E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Kriz Paradoksu
4 Ekim 2018 Perşembe

           “Kriz mıriz yok”, “Bunların hepsi manipülasyon”
           Ama Türk lirası yabancı para karşısında erimiş,  işsizlik almış başını gitmiş, enflasyon rekor kırmış, çarşı-pazar ateş pahası, elektriğe, suya, doğal gaza anlayacağınız A’dan Z’ye her şeye zam gelmiş, tasarruf için emekçinin- dar gelirlinin maaşına, kıdem tazminatına, işsizlik fonuna göz dikilmiş, dış borcumuz 466 milyar dolara ulaşmış… Ancak yine de kriz yok!
            İlginç olan ise siyasi erkin bir taraftan ekonomik krizi yadsırken, diğer taraftan da krizin kaynağını dış güçlere bağlaması olmuştur.  Ayrıca madem kriz yok, hem tasarruf tedbirlerini içeren Yeni Ekonomi Programı(YEP) hem de yeni program bünyesinde kurulmuş olan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi’ni denetlemek üzere  Amerikan Danışmanlık Şirketi McKinsey ile anlaşma yapılması, nasıl izah edilebilir?
            Her şeyden evvel kabul edilmemiş bir sorunun çözümü mümkün değildir.  Krizin sebeplerini sadece iktisadi olarak değerlendirmek ise yapılabilecek en büyük yanlış olacaktır. Kaldı ki böylesi kompleks bir krizin çözümü için, ekonomik, siyasi ve hukuki tüm tedbirlerin birlikte alınması gerekir.
           Evet, 2001 krizi sonrası geliştirilen ekonomi politikaları;   ithalat bağımlılığı ve buna bağlı olarak artan dış borç; yabancı sermayeye dayalı sanal refah ortamı;   katma değeri yüksek ve döviz girdisi olabilecek ürünler yerine, ihracata konu olmayan ve döviz kazancı da sınırlı inşaat sektörü; gerekliliği tartışmalı mega projeler;  ticaret savaşları; Suriye’deki savaş; gerilimli ve öngörüsüz bir dış politika… ve özellikle son aylarda yaşanan döviz krizi, bugünlere gelinmesinde etkili olmuştur.
          Ancak tüm bunların yanında kriz ortamını etkileyen bizim iç sorunlarımızdan kaynaklı konjonktürel etkenleri de göz ardı etmemek gerekir. Parlamenter rejimin yıkılması, yönetimde keyfilik, kuvvetler ayrılığının ve bağımsız yargının ortadan kaldırılması, hukuk devleti ilkesinin ve demokrasinin zedelenmesi,  düzenleyici ve denetleyici kurumların etkisizleştirilmesi, fikir ve ifade özgürlüğünün kalmaması, yeni bir devlet yapılanması, devlette liyakat sisteminin bozulması… gibi etkenlerde küresel dünyada ülkemize olan güveni bir hayli zedelemiştir. Yani kriz sadece iktisadi göstergelerin bozulmasıyla sınırlı kalmamış, hukuki, siyasi ve yönetim krizleriyle de perçinlenmiştir. Bu nedenle alınacak tedbirlerin, geleneksel kemer sıkma programlarından çok daha fazlasını ihtiva etmesi elzemdir.
        Hoş, “Bu sadece iktisadi bir sorun, diğer etkenlerin bu krizle ne ilgisi var?” diye de düşünebilirsiniz. Ancak ekonomik krizler, evleviyetle güven krizi ile başlar. Kaldı ki ekonomide “sosyal sermaye” kavramı da oldukça önemlidir.  Topluma yön verme gücü de olan sosyal sermaye; sosyal bağlantıları, sosyal ağları ve bilhassa güveni ifade eder. Buna göre; sosyal sermayesi düşük, dolayısıyla kendi içinde güven ve uzlaşı ortamını, mutabakat kültürünü tesis edememiş,  yargı bağımsızlığı ve demokrasiyi sağlayamamış bir toplum, ülkesine ne yatırım ne de yatırımcı çekebilir.  Üstelik bu toplumlar sosyal sermayesi yüksek toplumlara göre de ekonomik şoklara karşı, çok daha kırılgan olurlar.  Zaten “üretici ve tüketicinin güven krizi yaşadıklarını gösteren” TÜİK’in Eylül 2018 güven endeksi de ekonomik krizin, güvenle ne derece bağlantılı olduğunu açıkça göstermektedir.
               Dolayısıyla ekonominin siyaset ve hukuktan ayrı düşünülmesi mümkün olmadığından, ekonomik krizden çıkmanın yolu da sadece iktisadi önlemlerde aranmamalıdır. Güven ve uzlaşı ortamı sağlanmalı, hukuk devleti, bağımsız yargı, kuvvetler ayrılığı, güçlü kurumsal yapı ve parlamenter rejim yeniden inşa edilmeli dolayısıyla her konuda normalleşme sağlanmalıdır.
           Yoksa sadece kemer sıkma politikalarıyla, krizin tüm faturasının emekçi ve dar gelirli vatandaşın üzerine yıkılması, ekonomik krizi daha da derinleştirir. Lakin millete çift haneli işsizlik, çift haneli enflasyon ve düşük gelir vaat etmekten öteye gitmeyen Yeni Ekonomik Program, bu konuda hiç de umut vaat edici görünmemektedir. Ayrıca ekonomiyi denetleyecek McKinsey şirketinin,  emekçinin haklarını ne derece gözeteceğini tahmin etmek de hiç de zor olmayacaktır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9350 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
AMERİKA’NIN YENİDEN KEŞFİ!
9/13/2018
Yeni Sistem Gerçeği
7/4/2018
Güçlü Meclis Aldatmacası
6/11/2018
Seçim Oyunları
5/19/2018
Hukuki Güvence Ve Adalet
3/26/2018
Kadının Prangaları!
3/8/2018
Barolar Tek Yürek
2/19/2018
Suriye Çıkmazı
1/19/2018
Rölatif Demokrasi!
12/22/2017
Körüklenen Ataerkil Zihniyet
11/22/2017
Müftülük Nikâhı Ve Örtülü Af
10/23/2017
Eğitim Çıkmazı
10/3/2017
Asgari Müşterekte Buluşmak!
9/13/2017
DÖNÜŞÜM
8/7/2017
Demokrasi
6/1/2017
'Hayır'lısı Olsun!
4/13/2017
Yetkileri Tamamen Budanmış Meclis
3/30/2017
Söylenecek Sözümüz Var
3/8/2017
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
En etkili transferleri hangi takım yaptı



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
Haber
Recep Tayyip Erdoğan
Kızılyıldız
seçim
Demba ba
Volero
sınav stresi
İstihdam
haşim kılıç