E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Kıdemime Dokunma!
25 Ocak 2016 Pazartesi

Ne yazık ki yıllardır birtakım menfaat dengeleri gözetilerek  “ben yaptım oldu” mantığıyla çıkartılan kanunlar, öylesine canımızı acıtmış ve acıtmaya da devam etmektedir ki ülke menfaatleri gereği tabiri caizse artık yoğurdu bile üfleyerek yemek zarureti hâsıl olmuştur.
 
       Öyle ki 4+4+4 Eğitim yasası, Kentsel dönüşüm yasası, Büyükşehir yasası, Yabancılara mülk satışı, HSYK kanunu ve Petrol kanunu gibi aynı mantıkla çıkartılan düzenlemeler elimizi kolumuzu bağlamış,  hatta farkında olmadan bu düzenlemelerle fiili rejim değişikliğinin temel yapı taşları bile atılmıştır. 
 
        Son olarak iktidarın 2011 yılından bu yana hemen her sene “bir gün çalışan işçiye bile kıdem tazminatı” şeklinde kamuoyuna duyurduğu ancak sendikalar, konfederasyonlar, meslek örgütlerinin tepkileri üzerine her seferinde geri çekmek zorunda kaldığı ve son olarak 2016 eylem planı içine alınan kıdem tazminatı fonu düzenlemesi de artık yasalaşacak gibi görünmektedir. Şayet, iktidarın bu ısrarı karşısında daha kararlı bir duruş sergilenmez ve kamuoyu yeterince aydınlatılmazsa,   çok büyük bir ihtimalle yine iş işten çeçmiş olacaktır.
 
       Peki, bu düzenleme neler getirmektedir?
         Her şeyden evvel kıdem tazminatlarının fona devredilmesi halinde işveren işçi çıkardığında toplu ödeme yapmak zorunda kalmayacağından, işçinin iş güvencesi kalmayacak,  işten çıkarmalar kolaylaşacak ve tüm işçiler gündelikçi gibi çalışmak durumunda kalacaktır.  Hâlbuki alın terinin birikimi olan kıdem tazminatı, emekçilerin tek güvencesidir.  Ama fona devredildiğinde işçinin ücreti yükseldikçe, işçiyi işten çıkartıp yerine daha düşük ücretle işçi alınmasının önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
       Ayrıca mevcut sistemde işçilerin 30 gün olan kıdem tazminatı hakkı, fon sisteminde 15-20 gün ile sınırlandırılacak böylece işveren daha az ödeme yapacağından, çalışanların kıdem tazminatları da yarı yarıya azalmış olacaktır.
     Gerçi kıdem tazminatıyla ilgili birtakım sıkıntıların da olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Öyle ki kıdem tazminatı için gerekli olan bir yıllık çalışma şartının işverenlerce kötüye kullanılması, tavan sınırlaması, işçilerin ücretlerinin düşük gösterilmesi nedeniyle kıdem tutarlarının düşük ödenmesi, kıdem tazminatını ödemeyen işverene caydırıcı bir yaptırımın bulunmaması bunlardan birkaçıdır. Ancak işverenlerin bu hukuksuzluklarını etkili yaptırımlar ve düzenlemelerle önlemek yerine, kıdem tazminatını fiilen kaldırarak hukuksuzluğa hukuk üretmek de kabul edilebilecek bir durum değildir.
      Mevcut koşullarda kıdem tazminatından işçiler sadece işten atıldıklarında değil,  İşveren tarafından hakları yendiğinde, askerlik hizmeti dolayısıyla veya kadınlar evlendikleri zaman, 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3 bin 600 prim ödeme süresini doldurduklarında ve emeklilik hallerinde de hak kazanmaktadırlar.  Ancak fon uygulamasının yasalaşması halinde anlatılanın aksine, işçilere sadece emeklilik ve ölüm hallerinde ya da 10-15 yıl çalıştıktan sonra işten ayrılınca bu tazminat ödenebilecektir.  Bir başka deyişle,  işçilerin fondan tazminat alabilmesi bu düzenleme ile birlikte daha da zorlaştırılmış olacaktır.
           Dolayısıyla amaç sadece işçinin haklarını güvence altına almak ise, kıdem tazminatı kazanılmış hak olarak korunmalı, fona devredilmeden devlet güvencesi altına alınmalı, bir yılın altında çalışanların da bu haktan yararlanması sağlanarak kıdem tazminatı ödemeyen işverenlere ağır yaptırımlar getirilmelidir.
             Ayrıca sadece mevcut iş kanununda yer alan ve işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde işçinin son 3 aylık ücret alacaklarını garanti altına alan İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında yer alan Ücret Garanti Fonu’na eklenecek bir maddeyle de işçilerin kıdem tazminatları çok rahat güvence altına alınabilir. 
        Dolayısıyla tamamen işverenleri rahatlatacak bu sistemin hayata geçirilmesi halinde,  işçilerin payına yalnızca hak kayıpları ve yoksullaşmanın düşeceği açıktır. Çalışanların kazanılmış haklarında geri gidişi öngören bu türden bir düzenlemenin geçerli, akılcı hiçbir gerekçesi olamaz. Özellikle bu sistemle birlikte,  kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünden kaynaklanan caydırıcılık da kalmayacağından, toplu işten çıkarmalar da oldukça kolaylaşacaktır.
       Bu nedenle, henüz hazırlık aşamasında olan bu düzenlemenin özellikle yasalaşmadan, toplumun her kesimince konuşulup, tartışılması, yanlışlarının ve eksikliklerinin ortaya konması, milyonlarca çalışanın hakları açısından son derece hayati öneme sahiptir. Aksi halde, düzenleme yasalaştıktan sonra bunları yazmanında, dile getirmenin de, işçi hakları feryatlarının da hiçbir anlamı kalmayacaktır.  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 11330 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Başkanlık da Başkanlık!
11.1.2016
Postmodern Enerji Savaşları
16.12.2015
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•fransa
•tff
•Gökhan Töre
•Demba ba
•Chelsea
•Yükseköğretime Geçiş Sınavı
•yargıtay
•Milwaukee Bucks
•Slaven Bilic