E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13 Ocak 2015 Salı

Çarpık kentleşmeye ve kentsel dönüşüm uygulamasının ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çeken Orhan Pamuk’un  “Kafamda Bir Tuhaflık”  adlı son romanı bana, kentsel dönüşüm aldatmacasıyla tüm ülke çapında rantsal dönüşüm sağlanırken, üstelik tarihi ve kültürel değerlerimiz birer birer bu hukuki zırhla tarumar edilirken,  bu konuda ne kadar çaresiz ve acz içinde olduğumuz gerçeğini bir kez daha hatırlatmıştır.
          Evet, ülkemizin gerçek anlamda bir kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğu ve bu konuda bir an önce bir şeyler yapılması gerektiği, yıllardır dile getirilen bir gerçektir. Ancak bu da demek değildir ki;   kent tarihini, kültürünü yok eden,  mülkiyet hakkı, barınma hakkı ya da hak arama hürriyeti gibi en temel hak ve özgürlükleri hiçe sayan, tektipleştiren, kentleri kimliksizleştiren ve ranta tamamen kapılarını açan bir kentsel dönüşüm anlayışını kabul etmek zorundayız.
         Aslında kentsel dönüşüm, ülkemiz ve şehirlerimiz açısından son derece önemli bir fırsattır. Doğru uygulandığında bilhassa dönüşümün sadece eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılmasına indirgenmesinden ibaret olmadığı idrak edildiğinde, çarpık yapılaşmaya ve büyük şehirlerdeki otopark,   yeşil alan gibi pek çok kangren olmuş sorunun tasfiyesine olanak sağlayacak, fevkalade önemli bir uygulamadır.
        Ancak ne var ki kentsel dönüşümü sağlayan 6306 sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi Hakkında Kanunun kabul edildiği 2012 tarihinden bu yana yaşanan pek çok hak ihlali ve mağduriyet,  bu kanunun tüm bu sorunları çözmekten ziyade, aksine daha da büyük sorunların kaynağı olduğu gerçeğini açıkça göstermiştir.
         Her şeyden evvel bu yasayla, kentsel dönüşüm alanlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediyeler ve TOKi’nin olağanüstü yetkilerle donatılmasının ve üzerlerinde hesap verebilecekleri hiçbir denetim mekanizmasının bulunmamasının hangi sorunlara sebebiyet verebileceğini tahmin etmek, eminim hiç de zor olmayacaktır.
        Ayrıca yıkımdan sonra kat maliklerinin 2/3’nün anlaşması halinde, 1/3’e hiç söz hakkı verilmemesi, gerekirse bu 1/3’ün haberleri olmadan ve itiraz hakları dahi bulunmadan mülkiyet haklarının komşuları tarafından veya devlet tarafından acele kamulaştırma yoluyla satın alınabilmesi ise mülkiyet hakkını hiçe sayan, akıllara ziyan bir düzenlemedir.
       Yine idarenin yıkım için 60 günlük süre vermesi, yıkımın gerçekleştirilememesi durumunda ise riskli yapının idarece yıktırılmasına ilişkin düzenlemede, bazı kesimlerin hukuki süreci işletebilmek için kanundaki boşluklardan faydalanmalarına zemin hazırlamaktadır.  
         Öyle ki bu işte ciddi rant beklentisi olan bazı kesimler, anlaşma için gerekli olan  3’te 2 çoğunluğun sağlanabilmesi için gözlerine kestirdikleri apartmanlardan daire bile satın almakta,  şayet buna rağmen yine de   çoğunluk sağlanamazsa,  bu kez de  riskli yapı olduğuna dair bir rapor alarak  tahliye kararı çıkarılabilmekte   ve neticede  iki ay içinde binanın boşaltılıp  yıkılmasını sağlayabilmektedirler. Başka bir deyişle, bu kanun yürürlükte olduğu sürece hiç kimsenin mülkiyet hakkı tamamen teminat altında olmayacaktır
               Ayrıca idari işlemlere karşı 60 gün olan dava açma süresi, bu yasayla birlikte kabul edilemez bir hukuk mantığıyla 30 güne düşürülmüştür. Ancak son derece yerinde bir kararla, yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceğine ilişkin düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2014 tarihli 2012/87 E. ve 2014/5 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ancak bu kez de kanundaki bu düzenlemelerin, “bir istisna rejimini çağrıştıran düzenlemeler olduğu, bu yüzden dar yorumlanması gerektiği, dolayısıyla sözleşme özgürlüğü ile mülkiyet hakkında çeşitli müdahalelerin yapılabileceği” ileri sürülmüştür.
         Ayrıca kentsel dönüşümün meşruiyet kazanması için deprem gerçeği kullanılmış olmasına rağmen, kentsel dönüşüm uygulamaları riskin yüksek olduğu alanlarda değil de aksine rantın daha yüksek olduğu alanlara odaklanmıştır Zaten yasadaki riskli alan-riskli yapı saptamasının, bilimsel ölçütlere dayanmamasının özünde de, bu çabanın olduğu bir hayli açıktır.
           Aslında bir hukuk devletinde hiçbir kanunun amacı  “yaşama hakkını sağlayacağız” diyerek mülkiyet hakkını, barınma hakkını, hak arama hürriyetini ciddi bir şekilde sınırlandırmak, hatta yok etmek, olamaz olmamalıdır!
              Dolayısıyla bu tarihi fırsatın kaçırılmaması için öncelikli olarak kamu yararının gözetilerek kentsel dönüşümün rant odaklı planlamaktan bir an önce uzaklaşılması vakit daha da geç olmadan sosyologlar, psikologlar, tarihçiler, hukukçular,  çevre bilimciler, sivil toplum örgütleri ve halkın mutlaka sürece dahil olduğu yeni bir düzenlemenin yapılması ülkemizin geleceği açısından son derece elzemdir.
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 35061 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 9 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 12 Haziran 2016 Pazar 15:57

kötü niyetli bir komşu evim değerlensin satarım yada mutfağım eskidi diye risk raporu alıyor hiç sağlam çıkan bina yok haydi 40 daire dışarı atılıyor o bir kişi ilave daire avanta araba vs alarak diğerlerinin sırtından rant elde ediyor.müteahit binaya çöküyor çok az bir maliyetle çok yüksek kar ediyor yani haksız zenginleşiyor.kat malikleri haksız fakirleşiyor çünkü ev eve benzemiyor .bazende daireler dükkanlara göz dikiyor .kadıköy yakasında kentsel dönüşüm bu.haksızlık çakallık kötülük.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 22 Nisan 2016 Cuma 01:23

yeni binaların depreme dayanıklı olduğuna inanmıyorum.binalar delik deşik ediliyor ki insanlar soğusun rahatsız olsun.bunların hepsinin oyun olduğunu düşünüyorum.müteahitler kat malikleri aleyhine sözleşmeleri imzalatıyorlar s.kadıköyden yakında herkes kaçacak çünkü binalar 2 misli oluyor alt yapı yok trafik ne olacak.lego gibi binalar yapılıyor.1/3 2/3 ün kölesi oluyor.komşunun malına göz dikenler,avanta alan yöneticiler kurtlar sofrası kurulmuş.bu kanuna kim dur diyecek herkes birbirine düştü.

Yorumu oyla      2      1  
hulya 15 Ocak 2015 Perşembe 11:54

14:31cvp:Bu konu hakkında biraz bilgi sahibi olduğum için yazdım.İnsanlarımız o kadar fakir ki neyin şans,neyin şansızlık olduğunu bile ayırt edemiyor.Yazarımız yukarıda "kentsel dönüşüm uygulamaları riskin yüksek olduğu alanlarda değil de aksine rantın daha yüksek olduğu alanlara odaklanmıştır" diyor nedeni basit:Rant'ın yüksek olduğu yerlerde daha az fakir oturuyor ve bu şanslı yasadan yine zenginler faydalanıyor.

Yorumu oyla      11      0  
Misafir 14 Ocak 2015 Çarşamba 14:35

Ayrıca yapılan binaların gereçketen depreme dayanıklı olduklarını nerden biliyoruz. Yaşanan pek çok örnek yapılan inşaatların kalitesinide sorgulamaıza neden olmuştur.Üstelik itiraz hakkımız bile yok. Mal canın yongasıymış. Bu hayatta başımızı sokacak bir evimiz var derken o bile elimizden alınıyor. Ondan sonra gel yaşama hakkından bahset.

Yorumu oyla      18      1  
Misafir 14 Ocak 2015 Çarşamba 14:31

Hülya rumuzlu yorumcu bir kentsel dönüşüm mağduru olarak söyledikleriniz ilkesel olarak doğru olsa da işler hiç de öyle yürümüyor. 20.18'de yaptığım yorumda da olduğu gibi bizim bina ne rsiski bir yapı, ne de deprem riski altında. Sadece ciddi bir rant getirecek iyi bir semtte. Zeten hep yapacaklarına deprem gibi meşru kılıflar bularak sizin benim gibi insanları kandırarak istedikleri gibi at koşturmuyorlarmı? Hariçten gazel okumak kolay, birgün başınıza gelirse ne demek istediğimi anlarsınız

Yorumu oyla      12      0  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Club Brugge
•İstihdam
•Akhisar Belediyespor
•ROMA
•Fernandao
•ismail kartal
•ygs sonuçları öğren
•Nuran
•TÜBİTAK