E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2 Aralık 2014 Salı

               Kadına yönelik şiddetin alınan onca önleme, çıkartılan onca yasal düzenlemeye rağmen bir türlü sona erdirilememesinin, üstelik her geçen gün artarak devam etmesinin nedenlerini anlamak için, sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde yaptığı açıklamalara bakmak yeterli olacaktır sanırım.
             Kadın ve erkeğin eşit olmadığına, eşitliğin kadının fıtratına ters olduğuna, ancak kadının kadınla, erkeğin erkekle eşitliğinin mümkün olabileceğine inanan bir anlayışla, ne kadına yönelik şiddetin önüne geçilebilmesi ne de kadının her geçen gün toplumsal yaşamda geri plana itilmesinin önüne geçmek mümkün olabilir.  Zaten sadece bedensel farklılıklar üzerinden kadın erkek eşitliğini açıklamaya çalışmak, tartışmayı başlamadan bitirmek amacı taşıdığı gibi, kadınlar üzerinde uygulanan baskının ve ikincilleştirmenin gerekçesini de hazırlamaktan başka bir şey değildir.
            Kadın ve erkek arasında elbette fiziksel farlılıklar vardır ancak bu durum onların hak ve özgürlükler açısından eşit olmalarını engellemeyeceği gibi, devlet tarafından kadınlara belli rollerin yüklenmesine de neden olmamalıdır.  Zaten eşitlik talebini kadının bedeni üzerinden değerlendirerek; kadınları zayıf, narin, güçsüz, anne gibi vasıflarla tanımlamak, hiçbir çağdaş toplumda kabul edilebilir bir durum değildir.
            Bu tarz sözler, belki de gündemi değiştirmek için söylenmiştir ancak ne olursa olsun devletin en üst kademesinden geldiği zaman, belli zihniyetteki insanların bu ve benzeri sözlerden; “kadın daha aşağıdadır, erkek üstündür” mesajı aldığı gerçeği, ne yazık ki göz ardı edilmektedir. Dolayısıyla böylesi söylemler, bu zihniyetteki insanların,  kadının cinsiyetçi bakış açısıyla içine hapsettikleri tanımlara, rollere uymadığını düşünmeleri halinde, onu cezalandırmak konusunda kendilerinde daha fazla cesaret bulmalarına neden olabilmektedir.   
           Gerçi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri, çok da yeni değildir.  Bundan dört yıl önce 2010 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda kadın örgütü temsilcileriyle yaptığı bir toplantıda da, yine kadınla erkeğin eşit olamayacağını söylemişti.  Tam da böyle olduğu içindir ki ülkemizde kadınlar, her geçen gün daha da fazla şiddete uğramakta, daha çok evin içine itilerek toplumsal hayattan silinmekte ve daha çok işsiz kalmaktadır. 
           İktidar tarafından günden güne muhafazakârlaştırılan toplumumuz, adım adım karanlığın derinliklerine çekilirken, hedefte ne yazık ki kadınlar ve çocuklar bulunmaktadır.  9-10 yaşlarındaki sabilerin başlarını örtmelerinin sağlanması, lisede evliliğe izin verilerek çocuk yaştaki evliliklere, devlet eliyle rıza gösterilmesi, 4+4+4 eğitim sistemiyle temel eğitimin 8 yıldan 4 yıla indirilmesi, çağdaş eğitimin önüne ket vurularak neredeyse tüm okulların imam hatip okullarına dönüştürülmesi, ülkemizin çocuk işçi cennetine çevrilmesi, kadının sadece annelik rolüne hapsedilerek kanunlarla en az üç çocuk doğurmaya teşvik edilmesi, gebe kadınların sokakta gezmemesinin istenmesi, kürtaj karşıtlığı ve son olarak önümüzdeki günlerde çıkarılacak karma eğitime son verilmesi gibi uygulamalar da, bu anlayışın neticesi değil midir?
         Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı konuşmada dile getirdiği;  “Kadınları, komünist rejimlerde olduğu gibi erkeklerin yaptığı her işte çalıştıramazsınız. Eline ver kazmayı küreği çalışsın. Olmaz böyle şey. Onun narin yapısına ters düşer” sözlerinin de kabul edilebilir bir yanı yoktur. Aksi halde devletin, kadınların hangi işte çalışıp, hangi işte çalışamayacağına dair bir liste hazırlaması gerekir ki bunun da hiçbir hak ve özgürlükle, eşitlikle, insan hakları ile izahı mümkün değildir.  Hâlbuki benim gücüm ve isteğim var diyen her kadın, istediği her işte çalışma hakkına da, kudretine de sahiptir.  Ayrıca bugüne kadar madenlerde, tarlada, inşaatta, ağır sanayide çalışan, iş makinalarını, kamyonları kullanan kadınlar, yaptıkları hiçbir işi de, erkeklerden daha kötü yapmamışlardır.
          Gerçi her ne kadar kadınlar cinsiyetçi bakış açısıyla narin varlıklar olarak ötekileştirilse de, özellikle emek sömürüsü söz konusu olunca, erkeklere kıyasla daha vahşi, daha acımasız bir eşitsizliğe kurban edildikleri de açıktır. Bugün ülkemizde tarlada, çay bahçelerinde, ormanda, ağır sanayide çok ağır şartlarda üstelik erkeklerin yarısı ücretle ve hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalışan kadınlarımız yok mudur? Burada devlete düşen görev, kimin neyi yapıp, neyi yapmayacağını tanımlamaktan ziyade, her ki cinse de hukuka ve anayasaya uygun eşit şartlar hazırlamak olmalıdır.
        Yine aynı konuşmada “Kadınlar için, eşitlik değil adalet istiyoruz diyerek adaletle eşitliği karşılaştırması ve bir yerde adalet adına eşitsizliği savunması da,  kabul edilebilir bir durum değildir.
        Dolayısıyla ataerkil zihniyet ve devlet sisteminin yarattığı toplumsal cinsiyetçi bakış açısı değişmediği sürece, kadına yönelik şiddet konusunda köklü bir çözümün mümkün olması söz konusu bile değildir.  Ayrıca kadının toplumda, kendini sınırlayan tüm tanımlamalardan ve rollerden arınmış olarak, sadece birey olarak dikkate alınmasının da,  çağdaş bir toplumun olmazsa olmazı olduğu gerçeği, asla unutulmamalıdır.
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 19914 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 18 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 15 Aralık 2014 Pazartesi 18:53

Birakin arkadaslar böyle yorummu olur bakiniz (14:27 Pinar) Yorum yazarken birilerinin gözüne girecegim diye YANDAS yorum yazilmamalidir. Nedir bu denli her hangi bir partiye ve fikire kanalize olamak.Bizikkiler hep dogru digerleri cehenneme mantigi !..yüz kere modern fasistligi kiniyorum. Ataman

Yorumu oyla      0      2  
Misafir 11 Aralık 2014 Perşembe 11:46

Fikri sabit,düşünmeden sorgulamadan kabul eden, halen ortaçağ karanlığında kalmış zihinlerle konuşmanın da tartışmanın da bir anlamı yok. Yolun açık olsun!

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 10 Aralık 2014 Çarşamba 19:21

20:43 size cevap vermekle vermemek arasinda gidip gelmeme ragmen erkekligin onda dokuzu hic görünmemek olmus olsa dahi fikirlerim ve dogru bildiklerimle karsinizda duruyorum.. Sizin "Sen yorum yapacagin sayfayi mi sasirdin" temenni ve istegine ben degil de her halde cok kiymetli Itku alinmistir diye düsünüyorum. Benim yazdiklarim bir tez veya atmasyon degildir.. Gercekleri düsman görmenizi cok iyi anliyorum.. Selam ve dua ile

Yorumu oyla      1      12  
Misafir 10 Aralık 2014 Çarşamba 15:38

15:02;Senin yazdıklarından ben de anlıyorum ki sen de erkek değilsin. Erkek olsaydın bu kadar terbiyesizce yazmazdın. Sahi sen nesin??

Yorumu oyla      14      0  
Misafir 10 Aralık 2014 Çarşamba 15:02

20:43 anladığım kadarıyla sen bir bayansın. Yazdıkların o kadar tutarsız ki. Ben ne yazmışım sen ne söylemişsin. Seninle kesinlikle eşit değiliz.

Yorumu oyla      1      15  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Club Brugge
•Vladimir Putin
•Tehdit
•PETROL
•premier lig
•Endonezya
•İlker İnanoğlu
•survivor all star
•mehmet özkan