E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
9 Kasım 2011 Çarşamba

   Yarın 10 Kasım 2011... Büyük Atatürk’ü sevgiyle, şükranla anacağız ama içimiz biraz buruk...

     O muhteşem insanın, bin bir güçlüğü yenerek kurup bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ni yeteri kadar koruyamamış olmanın ezikliğini hissediyoruz.

     Şu halimize bakın:

     Ülkemiz, Cumhuriyet’in kurulduğu 88 yıl önceki durumdan daha karışık bir görüntü içinde... Bocalayıp duruyoruz!

     21’inci yüzyılda hâlâ 1400 yıl öncesinin ilkel şartlarında yaşamak isteyenlerin olması hazin değil mi?

                                               ***

     Dış dünya bizi boğmaya kalkmış, topraklarımızda gözleri var.

     Onlara karşı tek yürek, tek yumruk olmalıyız!

     Peki, oluyor muyuz?

     Heyhat, ne gezer!

     Biz, birbirimizi yemeyi marifet sanıyoruz!

     Ülke bölünmek isteniyor. Bu açıkça dillendiriliyor!

     Her yandan kuşatılmış durumdayız.

     İçteki hainler saldırıyor, dıştaki düşmanlar hücum ediyor, hırsızlar, ahlâksızlar, uşak ruhlu kalleş insanlar iftiralar atıyor.

     Buna karşı biz ne yapıyoruz?

     Ülkemizdeki fukaralığı yenmek için çalışmıyoruz.

     Gelir dağılımındaki adaletsizliği yok etmek için çaba harcamıyoruz.

     Soygunculara, hortumculara bile muteber adam gibi bakıyoruz!

     Kısa yoldan köşeyi dönenleri seyrediyoruz.

     Kavga edip birbirimizin gözünü oyuyoruz.

     Yurtseverleri içeri tıkıyoruz!

     Bir kısım çıkarcılar da fırsattan yararlanıp devleti yiyorlar!

     Ülkenin değerlerini bir bir yok ediyorlar, ses çıkarmıyoruz!

                                              ***

     Atatürk ne demişti?

     “Cumhuriyet fazilettir.

     Cumhuriyet idaresi, erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir.

     Cumhuriyet, ahlâk erdemine dayanan bir idaredir.

     Cumhuriyet erdemdir.

     Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır.

     Samimi ve meşru olmak şartı ile her fikre saygı duyarız.

     Her düşünce bizce saygıdeğerdir.

     Hürriyet olmayan ülkelerde kişilerin hayat hakkı yoktur.

     Böyle bir toplum ilerleyemez, çökmeye mahkûmdur.

     Ancak, sonsuz bir hürriyet de tasavvur edilemez!”

                                              ***

     Büyük Ata’yı anarken, “Cumhuriyet nerede, kimlere emanet edilmiş ve ilkelerine ne oldu?” diye düşünmeden edemedik.

     Atatürk “Basın milletin ortak sesidir. Bir ulusu aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vererek ilerletmekte bir rehberdir” demişti.

     Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin:

     Bugün (yeni adıyla medya olan) basınımız o halde mi acaba? Atatürk’ün tarifine uyuyor mu?

                                               ***

     Geçen hafta Türk Time’da okudunuz. Başbakanlık binasında, medya patronları ve genel yayın yönetmenleriyle yapılan toplantıya, muhalif gazeteler Sözcü, Cumhuriyet ve Yeniçağ davet edilmiyor.

     Muhalefetin olmadığı toplantıya hep yandaş medya grupları katılıyor. Toplantıda, sansür sayılabilecek önerilere, bir-iki gazeteci “Sansür olmamalı” diye itiraz etmeye kalkışınca, onlara ağızlarını payı veriliyor.

     Kısacası “Abdülhamit devri sansürü” geri getirilmeye çalışılırken koca koca patronlar, yönetmenler buna hiç ses çıkartmıyor, hatta destekliyor!

     Her şeye rağmen basınımızın bir kısmı hâlâ düzgün... Halkın haber alma özgürlüğüne saygı gösterip dürüst yayın yapıyor.

     Birçok çıkarcı kişi, kirli yüzlerini ortaya çıkarıp, ahlâksızlıklarını gözler önüne seren düzgün, nitelikli medyaya, öfkeden gözleri dönmüş boğalar gibi saldırıyor!

                                              ***

     Duyarlı, düzeyli, bilinçli kamuoyu tepkisini göstererek, yönetimleri hatadan döndürür

     Bizdeki kamuoyu ise bunun tersini yapıyor:

     İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyor!

     Ne kadar yalan söyleyen, halkı aldatan varsa onu bilinçsiz bir şekilde el üstünde taşıyor.

     O zaman, her yanda yaşanan olumsuzluklar için şikâyet etmeye hakkımız olur mu?

                                             ***

     Elbette yılmak yok, insanlarımızı aydınlatmak için mücadele edeceğiz, Atatürk’ün gösterdiği “muasır medeniyete” doğru ilerlemeye devam edeceğiz.

     O, her şeye rağmen hâlâ bütün yüceliği ve önderliğiyle ulusumuza yol gösteriyor.

     Her geçen gün, onu daha da büyütüyor.

     Rehberimiz Atatürk’tür.

     Onu sevgiyle anıyoruz.

     Allah başımızdan eksik etmesin.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 32646 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 15 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 15 Kasım 2011 Salı 22:26

Kuşku yağmuru altında bütün iyi şeyler, faziletli kişi ve saygın kurumlar karalanıyor ve bunu yapan emperyalist uşaklığına soyunmuş menfaatçileri, bu garip halk kendine benzediklerini zannederek kutsuyor.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 15 Kasım 2011 Salı 20:18

Kör,sağır ve dilsiz bir toplum olduk böylece düşüncesizce yaşıyoruz.Birileri nasıl uygun görüyorsa o kadar yaşıyoruz,o kadar yaşam alanına sahibiz,o kadar oksijen alıyoruz.

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 12 Kasım 2011 Cumartesi 16:37

Bu kafa atatürkü amaçları için kullanacak kadar yobazdır.Halkın inançlarına küfreder,hakaret eder,sözünü geçiremezse yukarıda yazıdaki gibi ağlarlar. En son örnek hakkı devrim tarafından kusulan fikirlerdir.Ülkemizde bu türden yobazların etkisi ne kadar azalırsa biz medeniyetimizi geliştirir ve yükseliriz.Son söz TÜRKİYE BU YOBAZLARA BIRAKILMAYACAK KADAR ÖNEMLİ BİR ÜLKEDİR.

Yorumu oyla      4      8  
Misafir 12 Kasım 2011 Cumartesi 14:45

Sayın Turan, bu topluluk (artık ulus olmaktan çıkmış olduğu için o sözü kullanamak gereksizdir), kendi köklerini -yeterince çaba gösterilmediği için- iyice öğrenemeden, acem, arap, daha sonra gavur dediği toplumların etkilerine girmiş ve Türklüğünü unutmuştur. Taşıdığı genlerin bile ayırdında olmayanlara neyi anlatabilirsiniz ki?

Yorumu oyla      7      1  
Misafir 12 Kasım 2011 Cumartesi 11:34

unutturmak ve inkar ettirmek gerekliydi sonra bu milletin kültürünü yok etmek gerekirdi,Ahlak kurallarını,yaşam tarzını aile hiyerarşisini hatta müzikten sanat anlayışına kadar değiştirmek gerekiyordu.Böylelikle içi boşaltılmış bir Türklük kavramı yaratılacaktı kültüründen,dininden ve tarihinden kopmuş bir Türk millet!! sanki bu millet 1920 li yıllarda birden gökten indi,osmanlıyı karaladılar reddettiler.ve en acısı bunu yaparken Atamın manevi şahsiyetini hayasızca kullanıp sömürdüler.

Yorumu oyla      3      6  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
beşiktaş
premier lig
Ezgi Mola
Dilma Rousseff
hdp
Ersun Yanal
Carlos Arroyo
Tunus
deniz ülke arıboğan