E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

İnternete Sansür
28 Ocak 2015 Çarşamba

              Gezi olaylarıyla başlayan ve 17 Aralık soruşturmalarıyla yükselişe geçen, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, özel hayatın gizliliği gibi temel kavramların içinin boşaltılması süreci, geçtiğimiz günlerde meclise 3. kez ısrarla sunulan internete sansür düzenlemesiyle iyice çığırından çıkmıştır. 
            Bu girişim daha önce de iki defa denenmişti. İlk olarak iktidarın Şubat 2014’te çıkardığı yine bir torba yasayla; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB), yargı kararı olmadan internet erişimini engelleme yetkisi tanınmış ancak içeriden ve dışarından gelen tepkiler ve dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de itirazı üzerine geri adım atılarak,   “internet sitelerinin ancak mahkeme kararıyla kapatılabileceğine” ilişkin bir düzenleme yapılmıştı.
         Ancak Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından AKP iktidarı, yine mahkeme kararı koşulunu kaldırarak, “internete müdahale ve sansür yetkisinin yargı kararı olmaksızın TİB’e verilmesine” yönelik ikinci bir düzenleme daha yapmış,   lakin bu ikinci girişim de, bu kez CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından “internet sitelerinin ancak mahkeme kararıyla kapatılabileceği” gerekçesiyle, Ekim 2014’te iptal edilmişti.
         Ve son olarak geçtiğimiz günlerde meclise sunulan yeni bir torba yasayla, sanki Anayasa Mahkemesince bu konuda hiç bir iptal kararı verilmemişçesine, üstelik geçmiş girişimlere göre daha ağır bir sansür uygulamasının önü açılmıştır.
       Peki, bu düzenleme neler getirmektedir?
        Torba yasada yer alan bu düzenlemeyle birlikte;  Başbakanlık ya da ilgili bakanlık, "Bu kamu düzeni ve milli güvenliği ilgilendiren bir husustur" diyerek internet sitelerine erişim ya da içerik çıkarma kararı aldığı takdirdedurum Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB’e) bildirilecek ve TİB’de bu kararı 4 saat içinde yerine getirecektir.  Başka bir deyişle internet sansürü, Başbakan’ın ya da ilgili bakanların tamamen iki dudağı arasında olacaktır.
          İşin ilginç yanı ise, Anayasa Mahkemesi’nin “internet sitelerinin ancak mahkeme kararıyla erişime kapatılabileceğine” ilişkin kararının arkasından dolanmak için de, kapatma kararıyla ilgili olarak TİB’e, 24 saat içinde mahkemeye başvurma zorunluluğu getirilmesidir. Yani kapatma işlemi idarece acilen yapılırken, mahkeme bu durumu ancak bir gün sonra karara bağlayabilecektir. Dolayısıyla bu düzenleme açıkça Anayasa Mahkemesi’nin  önceki bozma kararına aykırı olduğu gibi,  hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.
          Görüldüğü üzere bu düzenlemenin yasalaşması halinde, Anayasamızla güvence altına alınmış olan ifade özgürlüğüne ve bilgiye erişim hakkına keyfi müdahalenin önü tamamen açılarak, idareye yargısal denetim yapılmadan özgürlükleri kısıtlama yetkisi verilmiş olacaktır. Ayrıca söz konusu içeriklere ilişkin engelleme kararının 24 saat içinde mahkemeye sunulması ise hak ihlallerini ortadan kaldırmayacağı gibi, düzenlemeye de hukukilik kazandırmayacaktır.
                     Bugün çağdaş dünyada “haber alma hürriyeti” en temel insan hakkı sayılırken bizim gibi demokrasi oyunu oynayan ülkelerde ise basının ve sosyal medyanın üzerindeki baskılar her geçen gün artmaktadır.
                     Ülkemizde bilhassa Gezi olayları sonrası,  TİB’in  (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) yetkilerinin bir hayli genişletilmesi nedeniyle internet yasakları zirve yapmıştır.  Resmi olmayan verilere göre ülkemizde 2006’da sadece 4 internet sitesi yasaklıyken, 2014’te ise bu sayı 50 bine fırlamıştır.  Tahmin edileceği üzere söz konusu internete sansür düzenlemesinin yasalaşması halinde, bu sayının yüzbinlerle ifade edileceği de son derece açıktır.
                  Aslında Anayasa Mahkemesi tarafından tekrar iptal edilme olasılığı kuvvetle muhtemel böylesi bir düzenlemenin, bir seçim taktiği olduğu, Anayasa Mahkemesi’nin kararı ne olursa olsun, genel seçimlere kadar tüm internet sitelerini ve sosyal medyayı zapturapt altına alma amacı taşıdığı açıktır. Çünkü yargılama sonucunda düzenleme iptal edilse dahi, Anayasa Mahkemesi’nde dava açılması, karar verilmesi, kararın resmi gazetede yayımlanması bir hayli zaman alacağından seçim süreci boyunca, tüm internet siteleri ve sosyal medyanın bu kanunla rahatlıkla kontrol altında tutulması mümkün olabilecektir.
                Dolayısıyla, Türkiye demokrasi oyununda son perdeye doğru hızla koşarken “Gerçeğin ışığı düşüncelerin çarpışmasından doğar” sözünün yadsınamaz gerçekliği de, ne yazık ki bir takım menfaatlere kurban edilmektedir.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 41800 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 29 Ocak 2015 Perşembe 13:31

Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterirmiş. Ama kime göre, neye göre. Sadece başbakan ya da bakanın gönlü öyle istedi diye yargıya başvurmadan site kapatılması ancak diktatörlüklerde olur. En iyisi yönetim şeklimiz otokrasi diyelim ve devletin başında kim varsa onun dediği olur diyelim de. Kimseleri kandırmayalım. yazarın da dediği gibi demokrasi oyunu oynamayalım

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 29 Ocak 2015 Perşembe 09:52

yasaklı internet sitesi 4 ten 50 bine çıkmış vah vah. 50 bin sitenin içeriğine bi baksanıza kaç tane haber sitesi veya kaç tane forum sitesi var. Mantıklı olun biraz yasaklanan siteler hep cinsel içerikli siteler. Tabi siz daha eğitimli bir nesil yetiştirmek için hepsini açarsınız. Sizede bu yaraşır. Ayrıca hukuktada ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi kavramlar yokmudur. Hükümeti tebrik ediyorum abus sabuk şeylerin önüne gaçiyorlar

Yorumu oyla      0      7  
Misafir 28 Ocak 2015 Çarşamba 14:11

Muhalif hiç bir sese tahammülleri yok. Gazetelerden sonra sıra şimdi intenet sitelerine, twitter'a youtoube geldi. Bu baskı yöntemleri günümüzde ancak Arabistan, íran gibi ülkelerde var. Daha başka söze gerek varmı

Yorumu oyla      11      0  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•yakmak
•Elif Erbakan
•Gürcistan
•Fernandao
•Anayasa
•Yemen
•Erbil
•THY
•Belarus