E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
5 Aralık 2012 Çarşamba

Başbakan Erdoğan’ın çok kızdığı ve öfkelenerek yargıya taşıdığı “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin Kanunî Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’dan sonraki üçüncü kahramanı Pargalı İbrahim Paşa!

     Tarihi saptırdığı, muhteşem bir devri sadece yatak odası olaylarından ibaretmiş gibi anlattığı gerekçesiyle tepki toplayan dizide İbrahim Paşa genellikle “Pargalı” diye anılıyor.
     Osmanlı tarihinin ilgi çekici tiplerinden biri olan Pargalı, sıfırdan zirveye tırmanmış, Sadrazam (Başbakan) olarak Osmanlı Devleti’ne hükmetmiş, kudretinin ve zenginliğinin zirvesindeyken, Padişah’ın bir emriyle öldürülerek tekrar sıfır olmuştur!
     Tarih, Sadrazam İbrahim Paşa’dan, iktidar döneminde “Makbul İbrahim Paşa”, boğularak öldürüldükten “Maktul İbrahim Paşa” diye bahseder.
     Pargalı’nın hayatı, ibret alınacak bir ders niteliğindedir.
                                                    ***

     Parga, Adriyatik Denizi sahilinde şirin bir balıkçı köyüdür.
     Pargalı bir Rum olan ve ilk adı bilinmeyen İbrahim, küçük yaşta esir olarak ele geçiyor, Padişah Yavuz Sultan Selim’in oğlu Şehzade Süleyman’a hediye ediliyor. Yıl 1510…

     15 yaşında olan Şehzade Süleyman, kendisiyle aynı yaştaki Pargalı İbrahim’le çok iyi arkadaş oluyor ve kardeş gibi büyüyorlar.

     İbrahim büyüdükçe, görenleri hayran bırakan yakışıklı bir delikanlı olup çıkıyor ortaya… İnsanın şansı yaver giderse, erişemeyeceği makam yoktur. Onun da, kölelikten Osmanlı İmparatorluğu Sadrazamlığı’na doğru müthiş serüveni başlıyor.

     Peki, Pargalı İbrahim Paşa şanslı mıydı?
    
Hem evet, hem hayır!

     Padişah Yavuz Sultan Selim, 22 Eylül 1520’de hayata veda edince 25 yaşındaki Şehzade Süleyman tahta çıktı.
     Pargalı İbrahim’in şansı iyice açılmış, yıldızı parlamıştı.
     Çünkü yeni padişahın en yakın arkadaşıydı ve hükümdar ona “Kardeşimden yakınsın” diyordu.
     Devletin bütün imkânları onun ayaklarının dibine serilmişti.

                                                 ***

     Pargalı İbrahim, çok iyi keman çalardı. Kemanın tellerini o kadar ustaca kullanırdı ki, dinleyenler hayran kalırdı.

     İbrahim’in kemanının tellerine sanki en içten nağmeleriyle şakıyan bülbül konmuş gibiydi. Bu yanık keman sesine Kanunî Sultan Süleyman da hayran olurdu.

     Pargalı İbrahim “Paşa” unvanını aldı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’la dillere destan bir düğünle evlenerek saraya damat oldu.
     Kanuni’nin, İbrahim Paşa’ya gösterdiği büyük sevgi, dostlarını bile çatlatıyordu.

     Çok akıllı ve diplomasiye yatkın olan Pargalı İbrahim Paşa, 27 Haziran 1523’te, Kanuni tarafından “Sadrazam” yapıldığında henüz 28 yaşındaydı.
     Böyle çok genç yaşta Sadrazam olup ülkeyi yöneten başka bir Sadrazam (Başbakan) yoktur.

     Kölelikten, Cihan İmparatorluğu’nun Sadrazamlığına yükselmek, muazzam bir olaydır.
                                              ***

     Damat İbrahim Paşa “Sadrazam” olduktan bir süre sonra kendisini padişahla eşit görmeğe başlamıştı.
     Sonsuz bir yetkisi, muhteşem bir gücü vardı.
     Çok önemli işler de başardı…
     Kazanılan zaferlerde, Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra, ikinci büyük şan onundu…
     Başarılarıyla iyice şımarmış, bazı konularda kendisini padişahtan bile daha yetkili gibi göstermeye ve öyle davranmaya başlamıştı.

     O kadar güçlenmişti ki, yabancı devlet adamları bile ondan “Sultan İbrahim” diye söz etmeye başlamışlardı.

     Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın ünü ve serveti hızla büyürken, bir yandan da adım adım acı sona doğru yaklaşıyordu.

                                              ***

     Kanunî Sultan Süleyman, devletin en yüksek makamına çıkardığı Pargalı İbrahim Paşa’nın ölçüyü kaçırdığını düşünmeye başlamıştı.

     Padişah bir Ramazan akşamı Damat İbrahim Paşa’yı iftara çağırdı. Tatlı bir şekilde uzun uzun sohbet ettiler. Kanuni Sultan Süleyman ona “Bu gece sarayda kal” dedi.
     Sohbet o kadar güzeldi ve araları o kadar iyi görünüyordu ki, Kanunî’nin o gece onu boğdurtarak öldürteceği şeytanın bile aklına gelmezdi.
                                              ***

    Damat İbrahim Paşa yatmak için, hazırlanan odaya geçti, tatlı bir uykuya daldı.
    Mutlu ve huzurluydu.
    Az sonra Azrail’in oda kapısından içeri gireceğini nereden bilsin?
    Kapı usulca açıldı ve içeri Cellât Kara Ali ve yamakları oraya girdi, yağlı kemendi onun boynuna doladılar…
    Sadrazam Damat İbrahim Paşa dehşet içinde uyandı, bir süre direndi ama faydasız… Cellât Kara Ali ve yardımcılarına dayanması imkânsızdı..

    Yan odadaki Kanuni Sultan Süleyman, boğuşma seslerini duyuyor ve sonucu bekliyordu.

    Damat İbrahim Paşa, son nefesini verdiğinde 41 yaşındaydı. (15 Mart 1536)
                                              ***

    Padişahın bir numaralı adamıydı. Saraya damat oldu “Makbul İbrahim Paşa” unvanını aldı, sonra Padişah tarafından boğdurulup “Maktul İbrahim Paşa” oldu.
    Görkemli hayat acı bitti.
    İşte “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin, ders alınacak üçüncü kahramanı bu…
    Dizide görülen Şehzade Mustafa ile Şehzade Bayezid de daha sonra padişah babalarının gadrine uğrayacak ve ikisi de ayrı zamanlarda boğdurularak tarih sahnesinden silinecek.
    Şehzadelerin dramını da, kısmet olursa, başka bir yazıda anlatırım. Bunlar, ibret verici olaylardır.
    İktidar hırsı insanlara her şeyi yaptırıyor!         

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 54932 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 130 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 12 Aralık 2012 Çarşamba 12:05

Ceddimiz at sıtında Bağdat'a giderdi.Biz ise şimdi uçakla Erbil'e gidemiyoruz.Sayın başbakanımız da biraz ufak atsın(!)Kendisini dinleyen herkesi makarnacı ve kömürcü sanmasın.

Yorumu oyla      1      0  
FRONTAL 11 Aralık 2012 Salı 17:12

Hülya,sana bişi anlatmak yerine, artık deveye hendek atlatmayı tercih ederim.1. si tutarsızsın 2. sikendinle çelişki içerisindesin artık ne dediğinin farkında değilsin, hem bu "HARAMZADE" kelimesini sen niye üzerine alındınki? ben ortaya attım,bir atasözü vardır:"YARASI OLAN GOCUNUR"diye boşuna söylememişler.Dkapkiner sürekli beni TOTEM sanıyorsun,ben TOTEM değilim TOTEM de ben değil! bunu o şartlanmış kafanıza sokun artık.Sende hemen hemen Hülya ile hem fikirsin o vait sende Hülya mısın?

Yorumu oyla      3      1  
TOTEM 11 Aralık 2012 Salı 15:39

Hülya allah aşkına sus artık zira iyice komik duruma düşüyorsun!İki çümlelik yazında bile kendinle çelişiyorsun petrol sudan değersizse su sat sende belki zengin olursun:) Neyse yaa seninle tartışırken seviye düşüyor..Atatürk Ortadoğuyu yük vagon olarak görmedi hatta musul ve kerkük ü misak-ı milli ilan eeti yani bizim topraklarımız dedi ben alamadım şuan ama torunlarım burası sizin siz alın dedi.ama bunları bilemezsiniz sizin tarih bilginiz Hürrem dizisinden ibaret:)

Yorumu oyla      1      1  
Misafir 11 Aralık 2012 Salı 15:20

Sayın başbakan diyorki ceddimin gittiği her here giderim.Tabiki gidersin buna şüphe yok.Yalnız senin ecdadın istanbul da olduğu zaman cuma namazını kıldığı cammi Ayasofyada kıl ,orayı ibadete açta bir görelim

Yorumu oyla      3      1  
TOTEM 11 Aralık 2012 Salı 15:20

Dkapkiner rumuzlu vatandaş bana senin ecdadın kim söylesene!Anlamadığımı söylüyorsun da bu güne kadar senin ecdadının kim olduğu ile ilgili birtek kelime duymadık!Senin ecdadın tarihte hangi devleti kurdu?Sen tarihim derken kimlerin tarihini kast ediyorsun?Yoksa sen uzaylımısın?yada yumurtadan mı çıktın?Tutarsızlık diz boyu sizde tutarsızlıklarını bir bir ortaya döküyorum ama senin tek yapabildiğin,TOTEM hakaret ediyor yada Erdoğan Akp muhabbetleri.Bu zekana karşı inan sana kibar davranıyorum.

Yorumu oyla      2      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Bazı suçlar için (Kadın cinayeti, tecavüz, vatana ihanet, terör suçları V.S.) idam gelmesini istermisiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Belçika
yunanistan
TÜFE
Ukrayna
Cüneyt Çakır
Southampton
Ferit Şahenk
uzaktan çalışma
Ayşe Ersöz