E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12 Mayıs 2013 Pazar

Geçtiğimiz günlerde  iktidar yetkililerince;  “mahkeme kararıyla kapatılmış vakıfların yeniden hayat bulmasını temin etme konusunda, büyük bir mesuliyet hissettikleri  ve bu nedenle, 1990 yılından sonra kapatılan tüm vakıfların yeniden açılarak, el konulan taşınmazlarının da  iade edileceği”  haberi verilmişti.

Bahsedilen bu mesuliyet duygusu bende,  yıllardır belirli vakıf ve derneklere ciddi  ayrıcalıklar tanıyan, dolayısıyla vakıf ve dernekler arasında haksız rekabete yol açan   bazı düzenlemeler konusunda da, hükümetin aynı hassasiyeti gösterebileceği  ümidini,  her nasılsa bir nebze de olsa yeşertti!

Günümüzde pek çoğu yardım ve bağışlarla ayakta durabilen  vakıf ve derneklerin, toplumlarda  sosyal dengenin kurulmasında, sosyal bütünleşmenin sağlanmasında, sınıf çatışmalarının önlenmesinde,  çok önemli katkılarının olduğu kimse tarafından yadsınamaz.

Ancak  kamu yararını sağlama konusunda hiç birinin, bir diğerine üstünlüğü bulunmayan bu vakıf ve dernekler arasında, iktidarın  yasal düzenlemelerle  imtiyazlı bir sınıf oluşturarak haksız rekabet  yaratması, ciddi sorunlar  ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla; çoğu dernek ve vakıf kapanma tehlikesi yaşarken, bağış yapılması vergi muafiyetleri ile özendirilen diğer bir gruptaki  vakıf ve dernekler ise, tabiri caizse ihya olmuşlardır. 

Özellikle iktidar tarafından 2004 yılında yapılan bir düzenlemeyle, tüzüklerinde ya da senetlerinde  “gıda bankacılığı” yazan vakıf ya da derneklere bağış yapılması cazip hale getirilmiş, bu dernek ve vakıflara gıda, temizlik malzemesi, giyecek ve yakacak maddesi bağışlayan şahıs ve şirketlere % 100 vergi muafiyeti sağlanmıştır. 

Burada sorun, bağış toplanmasının iktidarca vergisel teşviklerle desteklenmesi değil, tam tersine eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olarak, bu teşviklerin  özellikle belli menfaat gruplarına yönlendirilmesi  ve bu yetkinin de  tamamen siyasi iktidarın elinde olması meselesidir.

 Şu anki mevcut düzenlemede, vergi muafiyeti sağlanacak vakıf ve dernekler, Maliye Bakanlığı’nın önerisi üzerine, Bakanlar Kurulunca tespit edilmektedir. Yine aynı şekilde gıda bankacılığı yapmak isteyen dernek ve vakıflar da  İçişleri Bakanlığı’ndan izin almak zorundadır. Başka bir deyişle, kime vergi muafiyeti sağlanacağı konusunda, belirleyici mekanizma tamamen siyasi  iktidardır.

Halbuki batılı ülkelerde,  siyasi karar verme ihtimalini ortadan kaldırmak için,  bu yetki son derece yerinde bir uygulamayla,  genelde mahkemelere verilmiş durumdadır. Aslında bu teşviklerin tüm dernek ve vakıflara olabildiğince adil bir biçimde yaygınlaştırılması,  vicdanlardaki soru işaretlerini de ortadan kaldıracaktır.

Mevcut düzenlemede,  gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara bağış yapan şahıs ve şirketlere, % 100 vergi muafiyeti  tanınmışken, bu kapsamda olmayan dernek ve vakıflara ise, o da iktidarın inisiyatifiyle  sınırlı bir avantaj getirilerek,  sadece %5 (kalkınmada öncelikli yöreler için ise % 10) vergi indiriminin sağlanması hangi adalet anlayışıyla izah edilebilir?

Olayı daha da somutlaştırmak adına şöyle bir örnek vermek gerekirse;  gelir vergisi mükellefi olan ve yüzer bin lira kazanç elde eden iki kişiden A, gıda bankacılığı yapan bir vakfa 100.000 TL. ,  B ise Mehmetçik Vakfı’na yine 100.000  TL’lik gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi bağışlamış olsun.

Bu durumda, gıda bankacılığı yapan vakfa bağışta bulunan A, 100.000-TL’lik bağışın tamamını kazancından indirecek ve hiçbir vergi ödemeyecekken, Mehmetçik Vakfı’na bağışta bulunan B ise, yaptığı bağışın sadece %5’ini, yani 5.000.-TL’sini kazancından düşebilecek, kalan 95.000.-TL’nın ise gelir  vergisini ödeyecektir.

Şimdi  elinizi vicdanınıza koyarak  bir düşünmenizi istiyorum.

-Böyle bir durumda;  ihtiyacı olanlara, vakıflar-dernekler aracılığıyla yiyecek, yakacak vs. yardımında bulunmak isteyen bir şahıs ya da şirket, bir tarafta bağışta bulunanlara % 100, diğer tarafta ise % 5 vergi muafiyeti sağlayan  bu  iki vakıftan, sizce hangisine bağışta bulunmayı tercih edecektir?

-Ya da dernek ve vakıflar arasında tamamen siyasi iktidarın eliyle yaratılan bu  haksız rekabet,  belli kesimlere bağışların yönlendirilmeye çalışılmasından başka nasıl yorumlanabilir?

-Ve son olarak gıda bankacılığı yapan bir vakıf,  Mehmetçik Vakfı ya da kamu yararı gözeten benzeri bir vakıftan daha mı önemlidir? Bu sorular, bu şekilde sayfalarca sıralanabilir.

Aslında tüm bu soruların cevabı son derece açıktır. Bu düzenleme ile;  hem  bazı dernek ve vakıflara bağış yapılması konusunda ayrıcalık tanınmış, hem de devlete verilecek vergilerin, gıda bankacılığı yapan vakıf ve dernekler aracılığıyla belli gruplara ve kişilere dağıtılmasının yolu açılmıştır. 

Dolayısıyla;  iktidar,  bağış toplama noktasında dernek ve vakıflar arasında  haksız bir rekabet ortamı yaratmıştır.  Dernek ve vakıfların büyük bir  bölümü maddi sıkıntı içinde ayakta kalmaya çalışırken, belli bir kesimin  bağış toplama noktasında ciddi avantajlara sahip olmasının  toplum vicdanıyla bağdaşması mümkün değildir.

Şayet buradaki amaç,  devletin vergi gelirlerinin,  sosyal yardım amacıyla kullanılması olsaydı, devlet bunu zaten kendi imkanlarıyla bizzat yapabilecek durumdadır.  Ayrıca  sosyal devlet ilkesi gereği, bunu yapmak zorundadır da.

Neticede, vergi muafiyetlerinin  tüm dernek ve vakıfların geneli için sağlanması, bu konuda karar verecek belirleyici mekanizmanın siyasi tercihlere bırakılmaması,  ve   bu konuda sıkı bir denetim getirilmesi, toplum vicdanını rahatlatacağı gibi, haksız rekabeti önleyecek ve dolayısıyla toplumsal gelişimde devletin en büyük yardımcılarından biri  olan dernek ve vakıflarında, daha da güçlenmesini sağlayacaktır.

Ayrıca; iktidarın kapatılan vakıfların açılması konusunda hissettiğini belirttiği mesuliyet duygusu, uzun yıllardır belli bir kesimi ihya eden ayrıcalıkların genele yayılmasını ve dolayısıyla devlet eliyle oluşturulan haksız rekabetin önlenmesini de gerektirmez mi?

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 12008 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 18 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 3 Haziran 2013 Pazartesi 15:34

Ayrıcalık tanınan vakıf ve derneklerin hepsini açıklayın bakalım millet kime bağışta bulunacak. Görelim haklımısınız haksız mı? Ayrıca ayrıcalıktan bahsediyorsunuz madem öyle kurban derilerinin toplama yetkisi neden sadece türk hava kurumunda. Yasal olarak neden başka kimsenin toplama yetkisi yok. Bu ayrıcalık değil mi. Tabi bunları görmezsiniz.

Yorumu oyla      0      3  
Misafir 15 Mayıs 2013 Çarşamba 12:00

Yeni nesil örtülü ödenek metodu.

Yorumu oyla      5      0  
Misafir 14 Mayıs 2013 Salı 16:03

Ya bi dakika FNA:Bana "asil"yorumunuz da olmayan sirkete ortakmisiniz diye imali imali sormussunuz !evet ortagim ama adalete hakka ve hukuka ortagim.Zavalli dökülen muhalfet kedinin bilmem neyini görmüs misali bir bardak su da firtinalar cikarmiya calisir.Bir de sn.Yazar dan Halk partiye TC kurulusundan bu tarafa akan Banka nemalarin dan nasil ve hangi hakla yararlandigini yazmasini rica ediyorum hazir bu konuyla ilgili kalemi elindeyken...

Yorumu oyla      0      2  
Misafir 14 Mayıs 2013 Salı 14:40

Yazarın bahsettği konu,yasaların boşluklarından kötüniyetli kişilerin nasıl yararlandığını ve halkımızın yardımsever duygularla bağışladığı yardımların kötüniyetli kişilerin elinde nasıl kullanılabileceğini çok iyi anlattığı gibi,aynı zamanda bazı kişilerin para aklama yolu olarak vakıfları kullandığınında bir göstergesidir.Bir vakıf kurun,gıda bankacılığı tabirinide alın, yurtdışındaki kara parayı getirip 0 vergi ile bağış gösterin. Yani parayı vergisiz olarak bir cebinizden diğerine aktarın.

Yorumu oyla      7      0  
Misafir 13 Mayıs 2013 Pazartesi 21:15

Allahtan korkmak onun rızası için yapılacak iyilikler kesinlikle karşılıksız çıkarsız Allah rızası için olmalı içinde bulunduğumuz durum yapılan herşeyin altında bize ne sağlar mantığı olan düzende yasamak çok zor sevgili Sibel Hanım kendi düşüncelerini yansıtmak yerine bilgiyle belgeyle bizleri aydınlattığınız için çok teşekkür ederim PINAR

Yorumu oyla      2      0  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Club Brugge
yangın
nato
Afganistan
PETROL
Jose Mourinho
BBP
Abdullah Ercan
Carlos Arroyo