E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20 Mayıs 2014 Salı

301 can yitip gitti. Artık yoklar. Olayın vahameti karşısında tüm sözler kifayetsiz kalıyor. Özellikle kaybettiğimiz emekçi şehitlerimizin hayat hikâyelerini okudukça, dinledikçe kahroluyor, isyan ediyoruz…
                   Maden ocaklarında ölmenin artık dünyada uzun süredir “fıtrat” olmadığını, 21. yüzyılda, teknolojinin böylesine geliştiği bir ortamda takdiri ilahi olarak geçiştirilemeyeceğini haykırmak ve bilhassa insan hayatını hiçe sayan tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılacağına inanmak istiyoruz.
                   1800’lerin İngiltere’si, 1900’ların Almanya’sı, 2014 Türkiye’si için referans olamaz. Ayrıca böylesi bir kıyaslamadan halkın nasıl bir teselli bulacağını anlamak da gerçekten mümkün değildir. Belli ki 1800’lerde kalmışız… Zaten maden kazalarındaki ölüm oranında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü olmamız da bu durumu açıkça ispatlamıyor mu?
                  Hâlbuki günümüzde maden sektöründe gelişmiş ülkeler, modern teknoloji sayesinde  “sıfır ölümü” hedef olarak benimsemişlerdir. Başka bir deyişle, bu ülkelerde sektörün fıtratında ölüm yoktur. Eğer illaki bir kıyaslama yapılmak isteniyorsa, neden en az 20-30 yıldır hiçbir ölümlü maden kazasının yaşanmadığı günümüz Almanya’sı, Fransa’sı, Japonya’sı, İtalya’sı ve İngiltere’si ile bu kıyaslama yapılmıyor?
                  1992’de 263 kişinin can verdiği Kozlu faciasından sonra  “bu bize ders olsun” denmişti. Ancak aradan tam 22 yıl geçmiş olmasına rağmen yine bir maden faciasında 301 emekçimizi kaybetmemiz, ne yazık ki yaşanılanlardan hiçbir ders çıkarmadığımızı, sistemin A’dan Z’ye yanlış, yapılan denetimlerin göstermelik ve bu sistemde maliyetleri düşürmek adına her yolun mubah olduğunu apaçık göstermiştir. Umarım aynı denetim zafiyeti ve ihmal, henüz inşaat ve proje aşamasındaki nükleer santrallerde de gösterilmez. Aksi halde bu kez sadece işçiler değil, köy ve kasabalarda yaşayan binlerce insan da hayatlarını kaybedecektir.
                  Maden facialarıyla sık sık karşılaşmamıza rağmen Türkiye’nin,  Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO)  “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’ni “ 19 yıldır  “maliyetin artacağı” endişesiyle imzalamaması, ülkemizde insan hayatına verilen değeri göstermesi açısından son derece üzüntü vericidir.  Şayet bu sözleşme imzalanmış olsaydı, Türkiye’deki tüm madenler ILO’nun standartlarına uymak zorunda kalacak;  kaza anında alınacak önlemler, hayat kurtaracak sığınma odaları, işçilerin korunma yöntemleri, işçilerin yerinin tespiti gibi(GPRS) önemli zorunlulukların, uluslararası standartlara uygun olarak yerine getirilmesi gerekecek ve neticede yürek yakan bu ölümlerin hiçbiri yaşanmayacaktı.  
                 Ne var ki yıllardır bu sözleşmeyi imzalamaktan imtina eden iktidarın, Soma faciası sonrası, “Türkiye’nin en kısa zamanda ILO’nun Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’ni imzalayacağını ve ayrıca yaşam odalarının da kurulabileceğini” açıklamış olması, yitip giden 301 canı geri getirmeyecek olsa da, son derece olumlu adımlardır.  Kaldı ki dört yıl önce Şili’de meydana gelen bir maden kazasında, korunma odalarına sığınmış 33 madencinin tam 69 gün sonra canlı olarak kurtarılmaları, maden kazalarındaki ölümlerin sona ermesi adına oldukça ümit vericidir
                     DİSK’in tespitlerine göre “Yıllarca kamu eliyle üretimin yapıldığı bu sahalar özel sektöre devredildikten sonra iş kazalarında patlama yaşanmıştır. 2002 yılından 2011 yılına kadar kömür madenlerindeki iş cinayetlerinin yüzde 40 artış göstermesinin nedeni özelleştirme ve taşeronlaşma sonucu işçi sayısının üçte bir oranında azalmasıdır.”  
                     Özelleştirmenin ve taşeronlaştırmanın ardında yatan tek neden ise,  ne yazık ki maliyetleri düşürmektir.  Evet, maliyetler bir hayli düşmüştür. Ama ne pahasına…  Devlet acaba 140 dolar olan maliyeti 24 dolara düşürdük diye övünen bu şirkete, maliyetleri nasıl düşürdüğünü, özellikle işçilerin iş güvenlikleri konusunda nelerden feragat edildiğini acaba hiç sormuş mudur?
                       Aslında anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi gereği, bazı sektörlerin devlet tarafından kâr amacıyla özelleştirme konusu yapılması söz konusu olmamalıdır. Bence madencilik sektörü de bunlardan biridir.  Çünkü madeni, Türkiye Kömür İşletmelerinden(TKİ), özelleştirmenin bir başka şekli olan rödovans yoluyla kiralayan şirketler,  kârı arttırmak, maliyetleri düşürmek adına işçilerin güvenliklerini tamamen göz ardı etmektedirler. Zaten kamunun, maliyetleri nedeniyle kârlı bir yatırım olarak görmediği bir madende, hem özel sektörün hem de TKİ’nin kar etmesi, ancak maliyetlerin fevkalade düşürülmesiyle mümkün olabilir.  Bununda en kolay yolu ne yazık ki işçi maliyetlerini düşürmekten geçmektedir.  Dolayısıyla sorun, tamamen bir sistem sorunudur.
                     Ayrıca; iş kazalarının yüzde 90’a yakınının taşeron çalıştıran işyerlerinde meydana geldiği düşünülecek olursa; çalışanların iş güvencesini azaltan, işçi güvenliği standartlarını ve işçi ücretlerini bir hayli düşüren taşeronlaşma da bir diğer sorundur.   
                    Neticede Soma faciasının acılarını dindirmek kolay olmayacaktır.  Ancak bunun bir son olması, benzer olayların bir daha yaşanmaması için devletin özelleştirme politikalarını, günden güne artan taşeronlaşma sorununu, iş güvenliği denetimlerini ve bu konudaki mevzuatları bir an önce kökten değiştirmesi gerekmektedir. Belki o zaman madencilik sektörümüzü 19 yy. İngiltere’si ile değil de, günümüz İngiltere’si ile kıyaslama imkânına sahip olabiliriz.
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 23730 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 15 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 27 Mayıs 2014 Salı 17:41

Atenamıydın teylemidi yoksa seylemi

Yorumu oyla      1      2  
Misafir 27 Mayıs 2014 Salı 15:08

09:33; Bravo, seni yönetenlerden çok şey öğrenmişsin. Demek talihsiz fıtrat açıklamalarına da böyle kılıf uydurdunuz ha! Kaza sigortası ve fıtrat. Gerçekten battıkça yazıyor yazdıkça batıyorsun. Kah muhalefet diyosun kah fıtrat diyosun kah eskiler önlem alsaydıbizim suçumuz ne diyosun vs vs... Bence sen de ne dediğini bilmiyosun. Biraz saygı, biraz adap, biraz akıl, biraz fikir... ŞMK

Yorumu oyla      2      2  
Misafir 27 Mayıs 2014 Salı 09:33

Bence sen yazdıklarını oku. Ben hiç yazmışmıyım hükümetin suçu yok diye. Cmt. 13:04 te ne yazmışım tabiki eleştirilecek yazmışım. Sen diyorsunki örtbas etmeyin. Sizinki eleştiri değil yıkım diyorum. Anlarsan tabi . Kaza sigortaları neden vardır bir düşün. Çünkü her işin fıtratında kaza riski olasılığı nedersen de vardır. Tamam mı. Kendinize sakız aramayın.

Yorumu oyla      2      5  
Misafir 26 Mayıs 2014 Pazartesi 20:22

14:37;Bence sen hem yazıyı hem de yaptığın yorumları bir kere daha oku.Yorumunu okuyunca;acaba yorum yaptığı yerleri mi karıştırdı diye düşünmekten kendimi alamadım.Ben nerdeyiiiim sen nerdesin.Sen hala yok muhalefet yok hükümet diyorsun. Muha lefetten kim çıktı da,bu işin fıtratında bu var,dedi.Muhalefet gayet hareketlendi, yeter ki sizler işlerine taş koymayın!Kısacası gölge etmeyin yeter.Bu arada suçluya suçlu denir. Sizin yaptığınız gibi ört bas edilmez.Bu bir erdemdir, diyebilirsen tabi.ŞMK

Yorumu oyla      3      1  
Misafir 26 Mayıs 2014 Pazartesi 14:37

Hep muhalefette kaldığınız için işinizin adı belli. Suçla Karala Suçla Karala Suçla Karala Bir kerede olumlu iş yapın alnınızdan öpüyüm sizi. Hadi hükümet kötü muhalefet neden herşeyi bildikleri halde işçiler hakkında veya başka sorunlarla ilgili hiç harekete geçmedi. Çünkü işiniz günlük siyaset. Suçla Karala Suçla Karala Suçla Karala

Yorumu oyla      0      4  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
japonya
barcelona
MERSİN
1. Lig
survivor
Anadolu Partisi
Eğitim
New Orleans Pelicans
iletişim