E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24 Şubat 2014 Pazartesi

İktidarın rahatsızlık duyduğu hemen her konuda, evrensel hukuk ilkeleri ve anayasayı hiçe sayarcasına kendisini koruma altına alan yasal düzenlemeler yapmaktaki marifet ve sürati    herkesin malumudur.

İnterneti iktidarın denetimine bırakan ve internete erişimi kısıtlayan internet yasası ile  yargıyı iktidara  bağlayan HSYK düzenlemelerinin  ardından,   Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yetkilerini de  fevkalade genişleten bir kanun teklifinin  Meclis gündemine getirilmesi ise, bu konudaki son hamle olmuştur.

Ancak burada sizlere, ne bu teklifle birlikte  MİT’e Anayasa üzerinde olağanüstü yetkiler tanındığından, ne de MİT mensuplarına soruşturmalara karşı sınırsız dokunulmazlık verildiğinden bahsetmek istiyorum. Çünkü yargı bağımsızlığının olmadığı böylesi  bir ortamda  tüm bu hukuka aykırılıkları yazarken duyduğum çaresizlik ve isyana, artık daha fazla  sizleri de ortak etmek istemiyorum.

Zaten  HSYK yasasının kabul edilmesi ile birlikte,  tahmin edeceğiniz üzere   demokrasinin teminatı kuvvetler ayrılığı ilkesi tamamen yıkılmış ve  artık  ülkemiz, fiilen hukuk devleti olmaktan  çıkarılmıştır. Nasıl bir ironidir ki  sürekli hukukun üstünlüğünden bahseden bir iktidar, yargıyı  tamamen kendi denetimine almıştır. Öyle ki;  yasanın Cumhurbaşkanı tarafından  onaylanması halinde, artık bu ülkede hiç kimse bağımsız yargının teminatı altında olamayacağı gibi, artık rejimimiz de fiilen demokrasi olmayacaktır.

Bu konuyla ilgili olarak İngiliz devlet adamı William Pitt’in, parlamentoda yaptığı bir konuşmada “Sınırsız güç, ona sahip olanların akıllarını yozlaştırmaya eğilimlidir”  ya da  1787 Amerikan Anayasa Kongresi’nin en deneyimli ve en etkili delegelerinden biri olan George Mason’un  “İnsanın doğası gereği gücü elinde tutanların… her zaman, yapabildikleri sürece…  onu arttıracaklarından emin olabilirsiniz” sözleri,  son derece iyi okunması gereken tarihe not düşmüş olan sözlerdir.

Eğer insanlık tarihinden gerekli dersler  çıkarılacak olursa, kontrolsüz ve sınırsız böylesi güçlerin yozlaşmaya sebep olacağı,  belli kişi ve grupların çıkarlarının ön planda  tutulmasına yol açacağı ve  ayrıca  devletin elindeki zorlayıcı gücün de kötüye kullanılacağı  ihtimalleri, kolayca  tahmin edilip, öngörülebilir.

Öyle ki iktidarın elindeki gücü kötüye kullanmaması için,  kuvvetler ayrılığının ve bilhassa bağımsız  yargının korunmasının gerekliliği, tüm batı demokrasilerince tecrübe edilmiş  bir gerçekliktir. Aksi  durumda diktatoryal rejime kucak açıldığına,   demokrasi kisvesi altında  demokrasinin ortadan kaldırıldığına, tarih pek çok kez tanıklık etmiştir.

Milli İrade Yanılgısı                                                                                

“Hırsızlığın, yolsuzluğun her türlüsü kötüdür, ama en büyük hırsızlık milli irade hırsızlığıdır. Milli iradeyi çalmaya kalkışan kişiler, çıkıp da başkasına yolsuzluk iftirasında bulunamaz…” sözleri,  Başbakan Erdoğan’ın milli irade kavramına,  dolayısıyla sandığa yüklediği anlamı göstermesi açısından son derece anlamlıdır

Peki milli irade nedir? İktidarın her durumda dile getirdiği gibi, her şeyin üstünde midir? Yoksa milli irade kavramına atfedilen bu demokrasi üstü anlam, sadece bir kavram kargaşasından mı kaynaklanmaktadır?

Her şeyden evvel demokrasinin temelinin milli irade olmayıp, milli egemenlik olduğu gerçeği öncelikli olarak kabul edilmelidir. Kaldı ki egemenliğin kaynağı,  sadece ulustur.  Seçimin ortaya çıkardığı sonuç ise, iktidarın iddiasının aksine,  ulusun değil yalnızca çoğunluğun isteğidir. Başka bir deyişle, seçimlerle birlikte milli egemenlik  iktidara geçmemektedir. Sadece  iktidar, kayıtsız şartsız millete ait olan milli egemenlik kapsamındaki sınırlı yönetme yetkisini, seçimlerle belli süreliğine üzerine almaktadır.

Dolayısıyla, iktidar kendisine yönelik eleştirileri,  milli egemenliği temsil ettiği iddiasıyla ulusa yönelik sayamayacağı gibi, milli irade hırsızlığı sömürüsüne de girişemez. Özellikle,  sadece seçim sonucunda belli bir çoğunluğu elde etmesi,  milli egemenliğin tek temsilcisi gibi davranmasına neden olamayacağı gibi,  kuvvetler ayrılığını yıkarak her istediğini kendi menfaatlerine uygun bir biçimde gerçekleştirmesine de  imkan vermez,  vermemelidir.

Aksi halde bu rejimin adı, artık demokrasi olmayacaktır!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 18861 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 10 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 4 Mart 2014 Salı 13:05

Ülkemizde diktatör kriterlerini ihtiva eden birini "Trabzonlular gecesinde" fikrini beyan eden vatandasa YUMRUK atan ve üstüne cullananlara bile tepki vermiyecek kadar kati diktatör yürekli olarak tanimlamada bir sakinca yok.Kimin diktatör, kimin DIK DURAN oldugunu 30 Mart seimlerinde milletimizden duyacaksiniz.

Yorumu oyla      0      4  
Misafir 4 Mart 2014 Salı 11:07

bana kalırsa, başlıktaki 'eşiğinde' lafı çoktan hükmünü kaybetmiş, çok gerilerde kalmış...

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 2 Mart 2014 Pazar 18:40

Ya bir de sütten çıkmış ak kaşık edalarında televizyonda,meydanlarda konuşmuyor mu?Tahammüllerimiz sınırda.Bu zulüm umarım çok uzun sürmez...LAL

Yorumu oyla      7      1  
Dkapkiner 2 Mart 2014 Pazar 14:00

22.27,Bu tür cümleler kurmaktan vaz geçmeyeceksiniz değil mi?Atatürkçüler ağzıyla kuş tutsa siz sabit fikirlilere kendini kabul ettiremez.Açıkca kendi adıma istemiyorum da.Hiçbir Atatürkçü(Kemalist)darbeciliği savunmaz.Darbelerden en büyük zararı onlar görmüşlerdir.Bu nedenle artık bu tür cümleleri kurmaktan vaz geçin.Türkiyeyi karanlığa götüren bu hırsız şebekesinden kurtulmak istiyorsan o bilmem ne,şu bilmem ne diyeceğine onlarla beraber bu belayı asgari zararla atlatmanın yollarını arayalım.

Yorumu oyla      9      0  
Misafir 27 Şubat 2014 Perşembe 22:27

Atatürk için söz konusu vatansa diye söz uyduranlardan da ERGENEKONUN ESKİ SAVCISI YENİ AVUKATINDAN DA DEMOKRASİ beklemek hayal olur...Yeni bir anlayış.Atatürk'ü darbeci kafalarına alet edip demokrasiden bahsedenler de ALO Fatihçiler de inandırıcı değil.

Yorumu oyla      16      4  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Belçika
1. Lig
Chelsea
Sosyal Medya
burçin terzioğlu
İthalat
2013
bakkal kafalı
Ahal