E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Demokrasi
1 Haziran 2017 Perşembe

                    Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!
                Bir süre yazmakla yazmamak arasında gidip geldim. Hiçbir fark yaratmayacağını bilmeme rağmen, “denizyıldızı misali, halen doğru bildiğimi savunmaya devam etmeli miyim, yoksa aykırı seslere hiçbir tahammülün kalmadığı böylesi bir ortamda, ben de sözcüklerimi gömmeli miyim”   diye düşündüm.     
              Ancak geçenlerde bir yerlerde okuduğum ve beni oldukça etkileyen  “yaşamın karşıtı ölüm değil, tepkisizliktir” sözü, her şeye rağmen mücadele etmenin ne kadar değerli olduğunu bana bir kez daha hatırlattı.
           Evet mücadele…  Demokrasiyi yeniden kurabilmek için, evrensel değerler için, temel hak ve özgürlükler için, basın ve ifade özgürlüğü için, yargı bağımsızlığı için, hukuk devleti için, geleceğe güvenle bakabilmek için,  hukuki güvenlik için ve Cumhuriyet’in tüm kazanımları için…
           OHAL’in artık olağan hale getirildiği, yüzbinlerce kişinin KHK’larla işten çıkarıldığı,  150’ye yakın medya organının (gazete, dergi, radyo ve TV) kapatıldığı, ifade ve basın özgürlüğünün kalmadığı, yargı bağımsızlığının yok edildiği, muhalif tüm seslerin sindirilmeye çalışıldığı bu ortam, takdir edersiniz ki demokrasi geleceğimiz konusunda pek de umut vaat edici görünmemektedir.  Oysa toplumsal huzur ve istikrarımız için asgari müşterekte elzem olan şeyler,  çoğunlukçu değil, çoğulcu bir demokrasi;  kutuplaştırıcı değil, kucaklayıcı bir dil; sansür değil, ifade ve basın özgürlüğü;  kuvvetler birliği değil, denetim, dolayısıyla bağımsız ve tarafsız bir yargıdır.
          Geçtiğimiz günlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu(HSK) üyeliği için Meclis’te yapılan seçim ise yargının artık bağımsız ve tarafsız olmasının mümkün olmayacağı gerçeğinin altını bir kez daha çizmiştir.  Bu durum elbette sürpriz değildir. Ancak hâkimler ve savcıların mesleki kaderini belirleyen HSK üyelerinin 7’sinin meclisteki partiler tarafından seçildiğini görmek, bilhassa bir hukukçu olarak içimi acıtmıştır.
          Öyle ki Hâkimler Savcılar Kurulu’na meclis tarafından seçilecek 7 üyenin seçiminde, AKP için 5, MHP içinse 2 olarak belirlenmiş kontenjana, parti yönetimlerinin belirlediği anahtar liste üzerinden oy kullanılmıştır.  Toplamda 13 olan HSK üyelerinin, 4’nün Cumhurbaşkanı tarafından seçileceği, kalan diğer iki üyenin ise Adalet Bakanı ve müsteşar olduğu düşünülürse,  yargının artık bağımsız ve tarafsız olduğunu iddia etmenin eşyanın tabiatına aykırı olduğu gerçeği son derece açıktır. 
       Hâlbuki gerçek demokrasilerde,  olmazsa olmaz olan yegâne şey bağımsız ve tarafsız bir yargıdır. Bunun için yönetim biçiminin parlamenter ya da başkanlık sistemi olması da fark etmez. Yargının bağımsız olmadığı, denetim mekanizmasının işlemediği bir sistem, sonunda keyfiliğe ve otoriterliğe dönüşmeye mahkûmdur. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu yanlıştan bir an önce dönülmesinden başka umudumuz kalmamıştır…
               Yine gözaltına alınan, tutuklanan yüzlerce gazetecinin dramı da ülkemizin demokrasi karnesini bir hayli zayıflatmaktadır. Oysa demokratik ülkelerde, herkesin kamusal tartışmalara katılımına olanak sağlamak suretiyle görüşlerini ve düşüncelerini açıklaması için gereken ortamı sağlamak, her devletin görevidir.  Devlet mademki bu yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır, o halde kendisi hakkındaki bütün eleştirilere de katlanmak zorundadır. Aksi halde basın, kamuoyunun gözü kulağı olma görevini yerine getiremez.  
            Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre de, “ifade ve basın özgürlüğü sadece lehte zararsız ve ilgilenmeye değmez haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler içinde esastır.” Özellikle siyasetçiler söz konusu olduğunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, (AİHM) eleştirinin sınırlarını fevkalade genişletmiş, bu eleştirilerin “abartılı, hatta tahrik edici içeriği bile sahip olabileceğini” kararlarında açıkça belirtmiştir.
        Başka bir deyişle sorun sadece basın özgürlüğünden ibaret olmayıp, herkesin ifade özgürlüğünün ve bilgi edinme hakkının sağlanması,  dolayısıyla temel hakların korunması sorunudur. Sorun aslında, insan hakları, demokrasi sorunudur…

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 53290 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
'Hayır'lısı Olsun!
4/13/2017
Yetkileri Tamamen Budanmış Meclis
3/30/2017
Söylenecek Sözümüz Var
3/8/2017
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Temmuz 2017 Çarşamba 16:14

cumhuriyetin kuruluşunda otorite kimdi?ya öncesinde?ya sonrasında ?sizin derdiniz otoritenin elden gitmesi.ayni batı mantığı;bende başkanlık sende parlamenter sistem iyi duruyor .bende demokrasi sana cumuriyetin yollari.bana bal börek sana çay simit bile fazla...erdoğan olunca diktatör sisi ye kırmızı halılar.sayin yazar yazmadığınız günler daha aydinlikti .başladınız istanbulu sel aldı..

Yorumu oyla      2      4  
Misafir 19 Temmuz 2017 Çarşamba 16:04

"abartılı, hatta tahrik edici içeriği bile sahip olabileceğini"bunun anlamı ne?acaba bizim sevmediğimiz liderlere ,kişilere sövmek serbest olabilirmi?batıda bir lidere abartılı bir cümle şöyle dursun karşı cumle bile kurulamaz.kendileri liderlerimizi biryana bırakın peyganberimize kadar sövmedikleri birini bıraktılarmı?atorite:kötü bişeymi(bu mavi marmara olayında otoriteden izin alınmalıydı diyen şahsiyetsizin darbe yapmasına benzer)darbe gerçekleşse otorite kendisi olmayacak mı idi.

Yorumu oyla      2      4  
Misafir 19 Haziran 2017 Pazartesi 12:57

Teröristlerin vatan hainlerinin reklamını yapmak onlara arka çıkmak devlet sırlarını ifşa etmek basın özgürlüğü değilmi. Tebrik ediyorum. O zaman neden kendi fikirlerinize karşı yorum yapılınca hoplayıp sıçrıyorsunuz. Adalet sizsiz daha iyi. Keşke biraz daha sessiz kalsaymışınız.

Yorumu oyla      3      14  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
En etkili transferleri hangi takım yaptı



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
şampiyonlar Ligi
passolig
sınav stresi
sanayi
Tehdit
Bütçe
konuk oyuncu
haşim kılıç
survivor all star