E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12 Kasım 2013 Salı

İktidarın  toplumu germe, kutuplaştırma ve  ötekileştirme siyaseti,  seçimler yaklaştıkça daha da ivme kazanıyor. Yoksa  Başbakan’ın toplumda bomba etkisi yaratan ve gündemi bir anda tepetaklak eden açıklamalarının,  hasbelkader yapılan gaflar olduğunu düşünmek, son derece safdillik olur. 

Sadece muhalefette değil, iktidara yakın çevrelerde de  Erdoğan’ın hedefinin, iki yıl içinde yapılacak üç seçim öncesinde, tabanını konsolide etmek  ve sıkılaştırmak olduğu konuşuluyor.  Gerçekten  Mart 2014’de  yerel seçimler,  Ağustos 2014’te  Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015’de de genel seçimlerin yapılacak olması,  özellikle iktidarın  siyasi hamle  ve söylemlerini  git gide sertleştirmesine neden olmuştur.

2014 yazında yapılacak olan  Cumhurbaşkanlığı seçiminde, büyük ihtimalle aday olacak olan Başbakan Erdoğan’ın seçimi kazanabilmesi için, seçmenlerin yüzde ellisinden bir fazlasının oyunu alması gerekiyor. Bu nedenle, son derece kritik bu seçimler öncesinde Başbakan Erdoğan, daha önceki seçimlerde olduğu gibi halkın manevi duygularını etkileyecek, muhafazakar, milliyetçi kesimi kendi arkasında kenetleyecek, yeni arayışlar içine girmiştir.

Şöyle bir durup düşünülürse, öğrenci evleri konusunun, aslında kamuda türban serbestisinin bir devamı niteliğinde olduğunu anlamak, eminim  hiç de zor olmayacaktır. Her ikisinde de kendi tabanına ;  Bizler; İslam’ın, geleneksel muhafazakar ahlakın emrettiklerini , diğer tarafın her türlü karşı çıkışlarına rağmen yaparız.” mesajını vermek istemiştir.

Meclise türbanla giren  kadın milletvekillerine karşı,  CHP’nin muhafazakar kesimleri rahatsız edecek radikal çıkışlar yapmaması, iktidarı bir yerde hayal kırıklığına uğratmıştır. Bunun üzerine  bu kez de “öğrenci evleri” konusunda yapılan açıklamalarla,  demokratik kesimlerden  özgürlük, insan hakları itirazları beklenilmiş ve  bu sayede  muhafazakar, milliyetçi kesimlerin  arkalarında birleşmeleri sağlanmaya çalışılmıştır.

Başbakan Erdoğan’ın “kızlı erkekli olmaz, valiler gereğini yapar, yasa yoksa da yaparız” çıkışından sonra “Türkiye’de  demokrasi vardır” demek, acaba ne derece   mümkündür? Aslında bu talimat, Başbakan Erdoğan’ın isteklerinin, yasaların ve Anayasa’nın  üzerinde olduğunu, dolayısıyla ülkemizdeki hukuk devletinin geldiği son noktayı görmemiz açısından, son derece ibret vericidir. Ayrıca  unutulmamalıdır ki; kişi hak ve özgürlükleri bir kez asıl kriter olmaktan çıktıktan sonra, her mazeret, artık temel hak ve hürriyetlere  müdahalenin bir gerekçesi olabilir.

Nice diktatörlerin  seçimle iş başına geldikleri düşünülecek olursa, aslında demokrasi ile otoriter ve totaliter rejimler arasındaki temel farkın, seçim sandığı olmadığı açıkça anlaşılır. O halde aradaki  tek  fark, temel hak ve özgürlüklerin korunup korunmaması meselesidir.

Otoriter rejimler, kamu alanındaki temel hak ve özgürlükleri yok ederken, totaliter rejimler ise, hem kamu yaşamına, hem de özel yaşama müdahale ederler. Bireylerin hangi değerlere, ideolojiye sahip olacağını, nasıl yaşayacaklarını belirlerler.  Hem otoriter hem de totaliter  rejimlerin  tıpkı demokrasilerde olduğu gibi, siyasal ve  ideolojik olarak arkalarına  aldıkları  bir toplumsal güçleri  vardır. Demokratik rejimlerde ise, her türlü temel hak ve özgürlük kamu ya da özel alan denmeksizin   güvence altına alınmıştır.

Başbakan Erdoğan’ın “muhafazakâr kimliğimizin yanında biz demokratız” demesi ve buna mukabil AKP’nin Kurucu Genel Sekreteri ve Başbakan eski yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır’ın  “Biz AK Parti’yi ‘muhafazakar demokrat’ olarak kurmadık,”  sözleri,  bir partiye verilen isim ve yakıştırmaların, önemli olup olmadığının da  sorgulanmasına neden olmuştur.

Halbuki  siyasi partileri, tabelalarına, kendileri içine seçtikleri isimlere,  sıfatlara göre değil, niyetlerine, programlarına anlayışlarına icraatlarına bakarak  kavramaya ve tanımaya çalışmak gerekir.   Yoksa bir  partinin kendisini nasıl isimlendirdiğinin, ya da kağıt üzerinde ne sıfatla kurulduğunun  esasen hiçbir önemi yoktur.

Bence asıl ironik olan, haftalar önce açıklanan  Demokratikleşme Paketinde yer alan ve iktidarın diline pelesenk ettiği   “yaşam tarzlarının ve vatandaşların özel tercihlerinin korunması” hususunun bu kadar kısa zamanda unutulması olmuştur.   Acaba temel hak ve özgürlüklerin korunması,  her konuya,  duruma ve kişiye  göre göre değişiklik mi arz etmektedir?

Yoksa  demokrasi, hedeflenen   durağa gelinceye kadar binilecek, amaca ulaşınca  ise inilecek bir tramvay mıdır?

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 14644 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 34 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Kasım 2013 Salı 17:04

Bazı yorumcularda fikir üretemedikleri için sürekli polemik üretme peşindeler. Söyleyecek sözü olan yazar fikren iflas eden ise yumruklarını sıkarak saldırır.

Yorumu oyla      1      4  
Misafir 19 Kasım 2013 Salı 16:36

Bazı yorumcular 'Kibar Feyzo'daki' Şener Şen'in 'Ağa' tiplemesi misali,yazımın üstüne yazı olmaz diye yazdıkça yazıyorlar, coşuyorlar dolayısıyla da komik oluyorlar...ŞMK

Yorumu oyla      7      1  
TOTEM 19 Kasım 2013 Salı 14:50

Hangi kelime ki,bir ülkede çok zikrediliyorsa o kelimenin ifade ettiği kavram,kişi yada yapı o ülkede çok sömürülüyordur yada o toplum o kavramdan yoksundur. AHLAK buda o erdemlerden biri bu derece haksız,ahlaksız ve adaletsiz olup ta bu yüce ve değerli erdemleri dile dolamak nasıl bir duygu acaba?

Yorumu oyla      0      6  
TOTEM 18 Kasım 2013 Pazartesi 16:27

Buraya tam tamına 6 tane yorum yazdım hiçbiri kriterlere başkalarının aykırı yorumlarının yarısı kadar bile aykırı değişl ancak nedenini bilmediğim bir şekilde büyük bir keyfiyetle Editörler bu köşeye yorum yazmama engel oluyorlar bu keyfi tavrı şiddetle kınıyorum.

Yorumu oyla      1      13  
Misafir 17 Kasım 2013 Pazar 18:17

13:16;Tamam tamam, bu kadar üzülme! Madem ahlaklı olacaksın, o vakit sana da cevap yazarım!!!ŞMK

Yorumu oyla      18      2  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
beşiktaş
Gökhan Töre
AB
Gurbangulı Berdimuhamedov
Almanya
DEAŞ
Brezilya
Ayşe Ersöz
madenci