E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18 Kasım 2014 Salı

            İktidar, iç siyasette gerginliğin yaşandığı hemen her dönemde birbirine benzemez pek çok konuda ihtiyaca yönelik torba yasalar çıkararak tehlikeleri savmaya, bir yerde rotasını belirlemeye çalışmıştır
           Öyle ki 5. Yargı Paketi, 6. Yargı Paketi, İç Güvenlik Paketi gibi görünürde demokratik, ama özünde özgürlükleri tırpanlayan, günü kurtaracak düzenlemeler, günümüzde artık siyasetin hareket noktasını oluşturmaktadır.
           Son olarak sanki birbirinden farklı düzenlemeler gibi gözüken ancak esasında birbirini tamamlayan 6. Yargı Paketi ile İç Güvenlik Paketi ise, yine iktidarın kendisine yönelik tehlikeleri bertaraf etmek için ölçüsüz bir biçimde hazırladığı, tabiri caizse ustalık dönemi düzenlemeleri olmuştur.
          6. Yargı Paketi ile daha 2014 başlarında çıkarılmış olan 5. Yargı Paketi ile getirilen kimi yenilikler ortadan kaldırılırken, İç Güvenlik Paketiyle de, Şubat 2014’te getirilmiş olan bazı düzenlemeler “aynen” geri alınarak tekrar eskiye dönülmüştür. Başka bir deyişle iktidar kendisine yönelebilecek tehditleri bertaraf etmek amacıyla, 17 Aralık soruşturması sonrası getirdiği bazı olumlu düzenlemeleri tekrar değiştirerek, eskiye yeniden dönüş yapmıştır. Bu dönüşü ise ne özgürlüklerle, ne de daha çok demokrasi ile izah etmenin imkânı vardır.  Zaten takipsizlik kararlarıyla sonuçlanan 17 Aralık soruşturması sonrası, bu kadar özgürlüğe artık ihtiyaç da kalmamıştır. Çünkü özgürlükler görevlerini tamamlamıştır.
          Peki, bu paketle birlikte geri adım olarak nitelendirilebilecek düzenlemeler nelerdir? 
          Her şeyden evvel Şubat 2014’te kabul edilen 6526 sayılı kanunla, bir önceki düzenlemede yer alan “makul şüphe” ölçütü kaldırılarak yerine “somut delile dayanan kuvvetli şüphe” ölçütü getirilmişti. Ancak meclise gönderilen İç Güvenlik Paketiyle birlikte, daha eski düzenlemenin üzerinden bir yıl dahi geçmeden, şüpheli ve sanıkla ilgili arama işlemlerinde eskiden olduğu gibi yeniden “makul şüphe” kriterinin getirilmiş olması, uygulamada son derece ciddi sıkıntılara yol açacak niteliktedir. Çünkü düzenlemenin yasalaşması ile birlikte artık polisin herhangi bir kişinin evinde, arabasında, iş yerinde  “suç delilinin varlığından şüpheleniyorum” demesi, o kişinin aranması için yeterli olacaktır. Dolayısıyla buradaki makul şüphe kavramının oldukça sübjektif bir değerlendirme olacağı açıktır.
        -Bu paketin yasalaşmasıyla birlikte Şubat 2014 öncesinde olduğu gibi, yeniden keyfi tutuklamaların başlamasına da yeşil ışık yakılmış olacaktır.  Ayrıca eskiden olduğu gibi makul şüpheyle tutuklama kararı verilecek olması, tutuklamayı yine tedbir olmaktan çıkaracak, başka bir deyişle tutuklama, daha önce de olduğu gibi infaza dönüşecektir.    
       -Aynı şekilde önleyici gözaltı adı altında polise savcılık izni olmaksızın 24 saat gözaltına alma yetkisinin verilmesi, savcılık izninin ise sonraki 24 saat içinde aranacak olması, polisin bundan sonra rahatlıkla sorgusuz sualsiz vatandaşları gözaltına almasına ve her türlü keyfi muameleyi de gerçekleştirmesine olanak sağlayacaktır. (şiddete dayalı toplu suçlarda ise 48 saate kadar)
      -Ayrıca telefon dinlemeleri konusundaki kararlar, Şubat 2014’te yapılan önceki düzenlemeyle üç hâkim tarafından verilirken, paketin yasalaşması halinde artık yeniden tek hâkime bırakılacaktır. Hâlbuki iktidar tarafından bundan sekiz ay önce yapılan düzenlemede, telefon dinlemeleri konusundaki kararların üç hâkim tarafından verilmesinin gerekliliği açıklanırken, “iletişimin özgürlüğünün sağlanması ve soruşturmada keyfiliğin önlenmesi” gibi gerekçeler öne sürülmüştü.  Peki, o halde ne değişti de dün özgürlükler gerekçesiyle yapılan bu düzenlemelerden bugün vazgeçilmektedir, Özellikle dinlemelerde yeniden makul şüphenin yeterli olacak olması ise,  özel hayatın gizliliğini güvencesiz bırakacağı gibi, dinleme paranoyasının da tekrardan başlamasına neden olacaktır.   
        Yine İç Güvenlik Paketi ve Yargı Paketinde yer alan;  avukatların dosyaya erişim hakkının kısıtlanması, yasamayı, hükümeti ve anayasayı ihlal suçlarında da şüphelilerin malvarlıklarına el konulacak olması, Polis Kolejlerinin kapatılması, pek çok emniyet müdürünün emekliye sevk edilecek olması, iktidarın emniyet ve jandarma üzerinde tam denetim kurması, Danıştay ve Yargıtay’ın yapısının değiştirilmesi gibi ihtiyaca yönelik daha pek çok düzenlemenin yasalaşması ile birlikte, hukuk devletine ve demokrasiye güvenin oldukça büyük yara alacağı aşikârdır. Burada unutulan ise, demokrasinin istenilen durağa gelince inilecek bir tramvay olmadığı gerçeğidir.
      İktidarın demokrasi maskesi altında çıkardığı tüm bu düzenlemelere M. Kemal Atatürk’ün 1925’de söylediği;  “Özgürlük ve yasayı araç gibi ileri sürerek Türk ulusunun en küçük menfaatini bile tehlikeye uğratmak hakkına hiç kimse sahip değildir.” sözü eminim bugün yaşananlara verilebilecek en güzel cevaptır. (Behzat Şaşal. Atatürk’ü tanımak ve anlamak, s.36)
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 8918 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Kasım 2014 Çarşamba 13:46

Sibel hnm, sabun köpüğü misali içi boş yazıların mantar gibi türediği bir dönemde, objektif ve dolu dolu değerlendirmeler için teşekkürler...

Yorumu oyla      14      0  
Misafir 18 Kasım 2014 Salı 16:44

Adamlar herşeyi kanunlarla hallediyorlar. Bize de sadece oturup seyretmek kalıyor. Herhalde tarihin hiç bir döneminde kanunlar siyasete böyle alet olmamıştı. Bakalım nereye doğru gidecez. Allah sonumuzu hayır etsin

Yorumu oyla      5      1  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Serdar Ortaç
•nato
•sınav stresi
•Christoph Daum
•DEAŞ
•PSG
•Turizm Fuarı
•Medical Park
•TBMM