E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26 Eylül 2013 Perşembe

Kadını sosyal hayattan tecrit ederek özgürlüğünün sadece ev ile sınırlı olması gerektiğine inanan, ayrıca çocuk  bakım yükümlülüğünü tek başına kadının üzerine yıkarak, bu doğrultuda   yasal düzenlemeler yapan   bir  anlayış,  ne yazık ki  kadını, hem iş hayatından, hem de sosyal hayattan günden güne uzaklaştırmaktadır. 

Her şey bir yana, kadına yönelik bu bakış açısı ve zihniyet değişmediği sürece,  toplumda neredeyse  her gün yaşanan kadına yönelik şiddetin azalması da  mümkün değildir. Zaten  20.03.2012 tarihinde kabul edilen ve son derece radikal düzenlemeler getiren  Ailenin Korunması ve Kadına Karşı şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna rağmen, resmi kayıtlara göre,  2012 yılında 165 kadın öldürülmüş, 150 kadına tecavüz edilmiş, 210 kadın yaralanmış ve 137 kadın ise taciz edilmiştir.

Bugüne kadar Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri  konusunda, daha çok hukuk  ekseninde  çözümler üretilmeye çalışılmıştır.  Ancak alınan tedbirler ve verilen cezalar ne kadar arttırılırsa arttırılsın, bu düzenlemelerin sorunu çözmeye yetmediği, ne yazık ki basında yer alan kadına yönelik şiddet ve cinayet haberlerinden de açıkça anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla kadına uygulanan şiddet, sadece kriminal bir sorun olarak algılandığı, şiddetin temelinde yatan ataerkil zihniyet sorgulanmadığı sürece, bu sorunun köklü bir çözümünün mümkün olmayacağı aşikardır. Sorunun temelden çözülebilmesi için; toplumumuzda kadınlara karşı sahip olunan geleneksel tavrın mutlaka sorgulanması, belki de ilköğretimden başlayacak bir eğitim formasyon süreci ile toplumsal değerlerin yeniden tanımlanması, ayrıca cinsiyetçi yasal düzenlemelerin de elden geçirilmesi,  son derece elzemdir.

Kadınlara Müjde!

 Başbakan Erdoğan’ın üç çocuk teşvikini  hayata geçirmek için çalışma başlatan iktidarın, bu konuya ilişkin yasa tasarısı,  bir süredir yazılı ve görsel basında  konuşulup, tartışılmaktadır.  Kadın istihdam paketi adı altında hazırlanan bu  tasarı,  aslında  iktidarın kadına bakış açısını göstermesi açısından bir hayli  önemlidir.

 Pakette yer alan; kadınların doğum izninin 18 haftaya çıkartılması, işyerlerinde kreş  açılması ,  kreş yardımı, doğumdan itibaren  69 ay süre İle   devlet memuru kadınların yarı zamanlı çalışması,,  annelerin doğum borçlanması hakkının  2'den 3'e yükseltilmesi  gibi düzenlemeler, her ne kadar kulağa hoş gelse de, acaba durum gerçekte böyle midir?

Her şeyden evvel, tasarıda kamuda kreş zorunlu hale getirilecek denilse de, işverenin kreş açma yükümlülüğünün adım adım yok edildiği dönem, yine AKP dönemi olmuştur. Ayrıca hükümetin çalışan kadınlara yönelik olarak çocuk başına aylık ödeneceği söylenen kreş desteğinin de, gelir ve eğitim gibi belli kriterlere bağlanmış olması nedeniyle, bu yardıma erişim de oldukça sınırlı olacaktır.  Şayet kadın istihdamının arttırılması  konusunda hükümet  gerçekten ciddi ise, neden ücretsiz kreşler açmayıp da bunun yerine   “kreş yardımı” ile yetindiğini anlamak da pek mümkün değildir.

Halbuki, her ne kadar amaç iyiniyetli dahi  olsa,  iş ve aile yaşamını dengeleyen bir alt yapı hazırlanmadan yapılan düzenlemeler, kadın istihdamını uzun vadede daha da aşağı çekecektir.    Burada devlete düşen görev, tüm sorumluluğu kadının üzerine yıkarak, kadını eve kapatacak  yasal düzenlemeler yapmak yerine,  kararlı bir politika uygulayıp  alt yapıyı hazırlayarak, kreş, çocuk bakım evi ve diğer birimlerin kurulmasını sağlamak ve böylece kadının aile ve iş yaşantısını uyumlu hale getirmek olmalıdır.

Çalışan anneler için  bir düzenlemede, doğum izni sonrasında  esnek  çalışma imkanının sağlanacak olmasıdır. Böylece kadınlar, bir yandan  geleneksel rollerini yerine getirirken, bir yandan da esnek çalışma sistemi içerisinde yer alacaklardır. Aslında ilk etapta  olumlu gibi  görünen bu düzenleme, uzun vadede düşünüldüğünde,  toplumsal cinsiyet eşitsizliğini artıracak, dahası kadının ayrı bir birey olarak değil de,  ikincil iş gücü olmasına  neden olacaktır. Bu düzenlemenin zamanla,  kadın çalışanların yerine, erkeklerin ikame edilmesine yol açması ise işten bile değildir.

Ayrıca söz konusu taslakta, eşlerin ikisi de çalışıyorsa, yarı zamanlı istihdamın ancak  biri tarafından kullanılabileceğinden bahsedilmektedir.  Kimin esnek çalışacağına ise eşler karar verecektir.  Oysa birçok Avrupa ülkesinde birbirine devredilemeyen ebeveyn izni hakkı bulunmaktadır. Çocuk bakımının kadınların asli işi olarak görüldüğü ülkemizde ise, eşler arasında tercihin kimin tarafında kullanılacağı da,  eminim herkes tarafından tahmin edilebilir.

Dolayısıyla  ilgili bakanlıkların ve hükümetin ortak çalıştıkları yasa paketi her ne kadar çalışan kadının lehine görünse de,   uzun vadede çalışan kadının statüsü ve ekonomiye katkısı anlamında aleyhine olabilecek düzenlemeler içermektedir.  Ayrıca,  çocuk bakım yükümlülüğünün tamamen kadının üzerine bırakıldığı  bu  düzenlemenin,  bir zaman sonra kadını tamamen  eve kapatarak,  iş ve sosyal hayattan elini eteğini çekmesine yol açması  ise,  hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Halbuki,  çocuk bakımını sadece kadının üzerine bırakmak  yerine, bu sorumluluğu  anne baba ve devlet arasında paylaştırmak, kadınların iş ve toplumsal hayatta layık oldukları konuma sahip olabilmeleri açısından çok daha önemlidir.  Madem ki çocuk sahibi olmak, hem anne, hem de baba için eşit bir hak ve sorumluluktur,   o halde tüm sosyal politikaların kadınla erkek arasındaki fırsat eşitliğini göz önünde bulundurularak hazırlanması, birbirine devredilmeyen ebeveyn izninin  anne ve babaya   verilmesi,  doğum sonrası kreş ve bakım hizmetlerinin arttırılarak  ücretsiz hale getirilmesi , özellikle işverenlerin doğum ve çocuk sebebiyle kadınları dezavantajlı olarak görmeyeceği düzenlemelerin  yapılması, eşitlik ve kadın istihdamı adına  son derece önemli adımlar olacaktır.

Unutulmamalıdır ki;   bir toplumda kadın,  birey  olarak dikkate alınmadıkça, o toplumda gerçek bir  kadın erkek eşitliğinden ve  demokrasiden söz edilmesi  mümkün   değildir.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 16482 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 20 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 2 Ekim 2013 Çarşamba 19:22

00:11;Bruder olduğum kanısına nerden vardın? Zaten yorumumda hakaret içeren birşey olmadığı için şaşırdım. Yok entel kelime, yok dökülen köşe, yok kadın şımarır, yok kısa adı ŞMK yazarsan bunlar hakaret olmuş olur. Neyse biraz da konuya odaklanmak lazım diye düşünüyorum. Benim yorumlarımı eleştiriyorsun ama konuyla ilgili fikirlerini henüz okuyamadım! Paylaşımlarınla hepimizi aydınlatman dileğiyle...ŞMK

Yorumu oyla      5      2  
Misafir 2 Ekim 2013 Çarşamba 00:11

smk Beyin bize verdigi imajin disinda hakarete varip incitecek yorum yazmasini hic beklemezdim.Allah tan bu sitede bu tur yorumlarin yayinlamiyacagini bilebilmeliydi.Her kes isini dogru yapabilmeyi hedef belirlemelidir.Editorun bu konuda torpilli taviz vermesini bende istemiyorum sizde istemeyin ! Son yorumda hakaret namina bir nokta bile yok.Sayet bunun boyle olmadigina inaniyorsaniz o bolumu yok sayin.Alles klar Bruder ...

Yorumu oyla      2      4  
Misafir 1 Ekim 2013 Salı 22:43

Sayın editör, yaptınız yine yapacağınızı, sizin de ara sıra bu taraflı tavrınızı anlamak mümkün değil. Yani benim yorumum şu son yorumdan da mı garipti? Pes vallahi, hakaret içieren yorumlar var, dolayısıyle bana hak doğuyor. Ama sansürleniyor. E burası Türkiye, normal!ŞMK

Yorumu oyla      7      2  
Misafir 30 Eylül 2013 Pazartesi 23:38

Sn.Smk,nedir ayni 1950 yillarin mahalle aras trafik Pilisleri gibi"sen gec sen kal sen yuru..* islevi yabip kimin burada yorum yazacagina karar veriyorsun.Iste kafa zlkemizde demokrasinin hep hicret etmesine sebep olmustur.Uc kitada at kosturan Osmanli Padisahlarina,magrurlanma Padisahim senden buyuk yaratan var kulturunu bile yakalayamadin.Lutfen kendinizi demokrasiye uydurun demokrasiyi kendinize degil.Imla hatalarina verdiginiz hassasiyeti esrefi mahlukatlarada gosteriniz.saygimla

Yorumu oyla      2      10  
Misafir 30 Eylül 2013 Pazartesi 22:37

19:19;Kurduğun mükemmel ve anlam dolu!!! cümlelerden çok net anlaşılıyor ki sen zaten bu köşe yazısının yorumcusu olamazsın. Bunun için önce bilgi, sonra da düzey gerek. Sen bırak hayalet dünyasını hayal dahi edilemeyen hiç olmamış dünyanda kendi kendine mutlu ol! Senin benim gibilere yorum yapabilmen için önce algılaman gerek. Neyse, imkansız için kendini zorlama, boşa kürek çekip yorulma...ŞMK

Yorumu oyla      7      2  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Torku Konyaspor
TÜİK
Tedavi
ygs 2015
ygs puan hesaplama
Tarsus
Milwaukee Bucks
Danimarka
GAZİANTEP