E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Cinsel istismar ve Devlet
12 Nisan 2016 Salı

Toplum olarak, bazı kabul edilemez konuları yok sayarak, konuşmayarak, görmezden gelerek düzeltebileceğimizi sanıyoruz. İşte bizleri insanlığımızdan utandıran cinsel istismar sorunu da böylesine hassas bir konudur.
Özellikle son yıllarda sadece basına yansıyan kısmı ile bile,  toplumda gözle görünür biçimde arttığı aşikâr olmasına rağmen, devlet tarafından şu ana kadar farkındalığın arttırılması ve gerekli tedbirlerin alınması adına hiçbir olumlu adımın atılmaması da oldukça düşündürücüdür. Üstelik çocuk haklarını ve istismarını önlemek için imzaladığımız onca uluslararası sözleşmeye rağmen! 
Öyle ki 2012’de Pozantı Cezaevi’nde, 2015’de İzmir Şakran ve Ceyhan cezaevlerinde, 2016’da Rize’de, geçtiğimiz günlerde Karaman’da ve Nazilli’de yaşanan cinsel istismar olayları dahi olayın ciddiyetinin ve vahametinin boyutlarının anlaşılmasını sağlayamamıştır.
Üstelik konu, her zaman ki gibi yine siyasi polemiklere, toplumsal kutuplaşmaya malzeme yapılmış,  sicili pek de parlak olmayan toplumsal hafızamızdan yine medet umulmuştur.  Lakin mızrak, artık çuvala sığamayacak kadar büyüktür. Araştırmalara göre dünyada çocuk istismarı yüzde 1 ile yüzde 10 arasında değişirken, bizde ise bu rakamın yüzde 10 ile yüzde 53 arasında olması,  olayın ciddiyetini anlamak açısından son derece önemli bir veridir sanırım.
Kabul edip imzaladığımız Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde, çocukların istismardan korunması hususunda öncelikli görev devletlere verilmiştir. Yine 20007’de imzaladığımız Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi ‘nde de devletlerin istismarın önlenmesi konusunda her türlü koruyucu tedbiri alması zorunlu kılınmıştır.
Ancak bizde önleyici tedbirden,  3-5 yılda bir cezaları arttırmak anlaşıldığından, bir türlü çocukları cinsel istismardan korumaya yönelik önleyici tedbirler, devlet politikası haline getirilememiştir. Kaldı ki Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince, çocuğun gelişimi ve korunması için aileyi destekleme görevi bizzat devlete verildiği halde, kanunlarımızla bu yükümlülüğün sadece anne-babaya bırakılmış olması da devletin sorumluluktan kaçtığının en bariz göstergesi değil de nedir?
Dolayısıyla yapılanların,  uluslararası sözleşme koleksiyonu yapmaktan fazla bir anlam ifade edebilmesi için, sözleşmelerin yüklediği yükümlülüklerin devlet tarafından yerine getirilmesini zorlayacak, sağlam bir kamuoyu desteği ve toplumsal bilince ihtiyaç olduğu açıktır.  
Peki, Neler Yapılmalıdır?
-Öncelikle uluslararası sözleşmeler gereğince; devlet üzerine düşeni yaparak, çocukları istismardan korumaya yönelik önleyici ve koruyucu tedbirleri derhal hayata geçirmeli, üstelik bu durum yasal düzenlemeler ile de teminat altına alınmalıdır.
-Toplumun tamamı, bilhassa aileler ve çocuklar, çocuk istismarına karşı bilinçlendirilmeli, bu konuda tüm ülke çapınca farkındalık yaratacak eğitim kampanyaları başlatılmalı, kurumlar arası etkili bir iletişim ve işbirliği sağlanmalıdır.
-Bilhassa çocukla çalışan kişi ve kurumların denetimi, son derece sıkı bir hale getirilmeli, herkesin her an ulaşabileceği çocuk istismarı danışma merkezleri kurulmalıdır.
-Devlet tarafından çocuk istismarını önlemeye, bunun içinde çocukları korumaya ve gözetmeye yönelik bir sistem geliştirilmelidir. Örneğin; devletin, çocuğu anne karnındayken bile takip etmesi sağlanmalı, bunun için aile hekimleri ve öğretmenlerde çocuk koruma sisteminin bir parçası haline getirilmelidir. Belki sosyal hizmetler de, mahalleler düzeyinde örgütlenmeli, böylece çocukların sürekli gözetim ve koruma altında tutulması sağlanmalıdır.
Dolayısıyla toplumun kanayan yarası cinsel istismar sorununun çözümü adına,  devletin bir an önce devreye girerek önleyici ve koruyucu tedbirlerin devlet politikası haline getirilmesi en başta toplum sağlığımız için elzemdir. Yoksa sadece cezaların arttırılması yolu ile bu sorunun çözümü mümkün olmayacaktır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 20630 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hayaller Avrupa Gerçekler?
23.3.2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
8.3.2016
Kurt Kapanı
23.2.2016
Her Derde Deva Anayasa
8.2.2016
Kıdemime Dokunma!
25.1.2016
Başkanlık da Başkanlık!
11.1.2016
Postmodern Enerji Savaşları
16.12.2015
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 30 Nisan 2016 Cumartesi 20:02

FBI tarafından bilgisayarına çocuk pornosu indirdiği iddia edilen ancak daha sonra savcı tarafından bilgisayarında çocuk pornosuna rastlanmadığı belirtilen Edirne Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Hüseyin Sarıoğlu'nun evinden çıkan 6 bilgisayardan 4'ünde çocuk pornosu bulundu.İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü'nün 4 bilgisayar ile ilgili hazırladığı 80 sayfalık raporda indirilen çocuk pornosuna ait videoların bilgi ve fotoğrafları yer alıyor.Buna ne buyrulur Sayin Yazar

Yorumu oyla      18      10  
Misafir 13 Nisan 2016 Çarşamba 15:59

Sayın yazar konu çok güzel. Görevi olduğu halde çocukları cinsel istismardan bile korumaktan bile kaçan ama iş oy devşirmeye gelince üç çocuk dayatmasında bılunan bir devlet. Cinsel istismarda tek sorumlu DEVLET

Yorumu oyla      43      16  
Misafir 12 Nisan 2016 Salı 13:36

Sayın yazar toplumsal duyarlılığınız için tebrikler. Halen sizin gibi insanlar olduğunu bilmek güzel. İnşallah önerileriniz iktidar tarafından dikkate alınır.

Yorumu oyla      53      24  
KAZANAN
Kardeşlik Kardeşlik
KAYBEDEN
R.O.K R.O.K
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•galatasaray
•Sağlık
•fatih terim
•Ankara
•ygs soru ve cevapları
•madenci
•İtalya
•Tatbikat
•muhsin yazıcıoğlu