E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7 Mayıs 2014 Çarşamba

Evet, sorun tespit edildi.  Çocuklarımız çığlık atmayı bilmiyor! Bu nedenle körpecik yavrularımız insanlıktan nasibini almamış sapıkların, canilerin kötü emellerine alet oluyor, cinayetlere kurban gidiyorlar. Yoksa bir çığlık atsalar her şey hallolacak, sorun çözülecek!
                Bu sözleri sarf edenler; bırakın çocukları, çığlık atmayı bilen binlerce kadının dahi güpegündüz, hem de ortalık yerde nasıl olup da hunharca katledildiklerini hiç mi düşünmüyorlar? Üstelik toplumda bir kadının çığlığı, bir çocuğun çığlığından çok daha fazla nazarı itibara alınırken…
             Özellikle son zamanlarda bir hayli artan ve canice işlenen çocuk cinayetleri toplumda infial uyandırırken, isyan, kısasa kısas gibi duyguları da körüklemiştir. İşte böylesi durumlarda, yaptırımı çok güçlü ve caydırıcı kanunların varlığı toplumu bir nebze de olsa rahatlatacak, toplumsal gerilimin ve histerinin gazını nispeten de olsa alacaktır. Aksi halde tarifi mümkün olmayan acılar içindeki anne babanın tek umudu, ya hapse girecek vicdansızların hapishane ortamında cezalandırılması olacaktır ya da yargılamalar sırasında, ölen çocuğun yakınları tarafından caninin cezası kesilecektir, üstelik toplum tarafından kahraman ilan edilerek! Dolayısıyla, devletin hukukla sağlayamadığı adaleti vatandaş, orman kanunları gereği kendi yöntemleriyle sağlamaya çalışacaktır.
            Bu nedenle cezaların bir taraftan toplum vicdanını tatmin ederken diğer yandan da caydırıcı olması hukuk devleti olmanın da bir gereğidir.  Ancak ne yazık ki resmi kayıtlara göre son 10 yılda 250 bin çocuğun cinsel istismara uğradığı düşünülecek olursa cezaların bu suçları önleme ve toplum vicdanını rahatlatma konusunda ne kadar yetersiz kaldığı daha iyi anlaşılacaktır. Her şeyden evvel halkta, nasıl olsa bir şekilde genel af çıkacağı ya da mahkûmun aldığı cezadan daha kısa bir süre de tahliye edileceği düşüncesi var olduğu sürece adalete ve cezalandırmaya olan inancın sağlanması da mümkün olmayacaktır.
           Ayrıca bir süredir çocuk istismarı, şiddeti ve cinayetleri konusunda ciddi ceza artırımlarına gidilmesinin şart olduğu hatta ve hatta bu tür suçlar için idam cezalarının yeniden getirilmesi gerektiği, toplumun oldukça geniş bir kesimince dillendirilmektedir.  Ancak tüm bunlar konuşulurken kanunların ve hukukun keyfi uygulandığı ülkemizde, idam cezalarının nelere yol açabileceği de iyi tahlil edilmelidir.
          Her ne kadar böylesi adi suçluların toplum vicdanında cezaları idam olsa da, mevcut konjonktürel durumda bunun pek de mümkün olmaması nedeniyle, başka caydırıcı cezalar da düşünülebilir.
          Örneğin kimyasal kastrasyon, kişinin cinsel isteğinin ilaçla azaltılması konusu 2009’da ilk gündeme getirildiğinde “tacizcilerin vücutları” üzerindeki haklarını kısıtladığı şeklinde bazı eleştiriler yapılmıştı. Nasıl oluyorsa tacizci, kurbanın vücudunu istismar edip her türlü hakkını gasp edebiliyor, ama onun vücuduna kimyasal müdahale yapılması anayasaya, insan haklarına aykırı oluyor.
             Hâlbuki Almanya, ABD, Polonya, Rusya ve Güney Kore gibi pek çok ülkenin hukuk sisteminde kimyasal kastrasyon,  pedofil fail ile mücadele doğrultusunda yasalaştırılmıştır. Ayrıca  bu ülkelerde kimyasal kastrasyon, pedofil faile alternatif bir ceza olarak sunulmuştur.  Türk hukukunda ise pedofil ile mücadele konusunda hiç bir hüküm mevcut olmadığından diğer ülke hukuklarının yanında cezalarımız oldukça hafif kalmakta ve neticede bu mahkumlar kısa sürede dışarı çıkarak, daha pek çok masum yavruyu iğrenç emellerine alet etmeye devam etmektedirler.
            Bu nedenle, sorunun çözümünde önemli aşamalar kat etmiş Almanya gibi ülkelerin kanunlarının örnek alınarak hukuksal yaptırımlarımızın bu doğrultuda çok güçlü ve caydırıcı hale getirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla Türk Hukuk mevzuatı pedofil ile mücadele konusunda değiştirilmeli, geliştirilmeli, oldukça radikal hükümlere yer vermelidir. Aksi halde bu dayanılmaz acıların son bulmasını beklemek hayalden öteye geçemeyecektir.
Çözüm Sineklerle Mücadele Değil; Bataklığın Kurutulması Olmalı
           Ancak toplumdaki bu sorunu sadece hukuki ve kriminal bir sorun olarak gördüğümüz sürece, sorunun içinden çıkmamız yine pek mümkün olmayacaktır. Çünkü suçu ve suçluyu üreten sosyolojik, psikolojik ve ekonomik nedenler ve bilhassa eğitim göz ardı edildiği sürece, cezalar ne kadar ağır olursa olsun beklenilen etkiyi yaratmak konusunda aciz kalacaktır.   Başka bir deyişle çözüm, sineklerle mücadele değil, bataklığın kurutulması olmalıdır.  
        Çocuk hakları konusunda bırakın çocukları, anne babalar bile yeterli bilgi sahibi değilken, (hâlbuki çocuk hakları okullarda ders olarak okutulmalı)  eğitim sistemimiz yaz-boz tahtasına dönmüşken, temel eğitim 4+4+4 kandırmacasıyla 4 yıla indirilmişken,  Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırı olarak liselerde evliliğe izin verilmişken, çocuk işçiler konusunda kanundaki % 10 tavan sınırlaması kaldırılarak ülkemiz çocuk işçi cennetine çevrilmişken, bu bataklığın nasıl kurutulacağı etraflıca düşünülmeli ve çocuklarımız için yapılan yanlışlardan dönülmesi de bilinmelidir.  
         Her şey bir yana sadece geçen yıl Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırı olarak 18 yaşından küçük 37 bin 481 kız çocuğunun resmi nikâhla evlendirilmesi dahi evlilik kılıfı adı altında çocukların istismarı değil de nedir? Yine Gündem Çocuk Derneği’nin raporuna göre, 2013 yılında Türkiye’de sadece 633 çocuğun önlenebilir sebeplerden dolayı yaşamını yitirmiş olması da bu konunun sadece hukuki olmadığını açıkça gözler önüne sermektedir.
       Bu yüzden asıl tartışmamız gereken, çocukların yaşam haklarına ailenin, çevrenin ve devletin nasıl sahip çıkması, neler yapması gerektiği olmalıdır.
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 24974 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 7 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 13 Mayıs 2014 Salı 21:03

Bakanın önerisi çok yaratıcı bence haksızlık ediyorsunuz .İnsanlar boşuna doçent,profesör oluyor.Bakın gayet güzel çözüm önerileri var...LAL

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 9 Mayıs 2014 Cuma 00:31

Sibel Hanım yazınız gercekten cok başarılı, olayı her yönüyle ele alan bir yazı olmus. Ama okurken bile dayanamıyorum bu olanlara. Burada belirttiginiz gelişmiş ülkelerin uyguladığı cezalar yada idam bile yetersiz kalır bu canilere, cok daha feci cezaları hakediyorlar bence. Elbetteki siz iyi bir hukukçu olarak olası cezaları her yönüyle ele almışsınız. Bence kanun yapmaya yetkili mantıklı bir kişi olsa, bu yazıyı okuması eminim ki onu bu konuda etkili bir yasa hazırlamaya ikna edecektir. Brky

Yorumu oyla      36      0  
hulya 8 Mayıs 2014 Perşembe 12:36

4+4+4 Sistemi ile binlerce çocuk okullardan alınmış.Bunun vebali karanlığa bir mum yakmayan ve halkı oyalayan herkesindir.

Yorumu oyla      18      0  
hulya 8 Mayıs 2014 Perşembe 12:31

Aydın insan karanlıkta bir mum yakmayı kendisine borç bilir "koca karanlığı bir mum mu aydınlacak?" demez.Sibel hanım gibiler basında ve tv.lerde fazla yer bulmazlar onların yerine "Allaha şükür anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilen maddelerini tartışabilir günlere geldik" diyenler ve fikirleri kendilerini bile aydınlatmaya yetmeyenler yer bulur.

Yorumu oyla      35      0  
Misafir 8 Mayıs 2014 Perşembe 00:55

pedofillerin devlet eliyle kayırıldığı, iktşdarartisinin destekçisi bir güruhun yayın organı gazetenin arka çıktığı bir pedofilin kahraman ilan edildiği bir ülkede çocuk gelinleriyle övünenlerin partisinin bu soruna çözüm bulmasını istemek akıntıya kürek çekmek değilse nedir? Sefil heriflerin ölçüsü, "sandalyeye oturunca ayağı yere değiyorsa yeter", siz neyi soruyorsunuz sayın yazar?

Yorumu oyla      14      0  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Euroleague
ygs
Belçika
Mehmet Şimşek
burçin terzioğlu
Vedat İnceefe
pkk
Duygun Yarsuvat
TÜBİTAK