E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16 Mayıs 2013 Perşembe

Suriye sınırında bulunan Reyhanlı ilçesindeki bombalı saldırıda, resmi olarak 52 kişinin ölümüne, yüzden fazla kişinin ise,  yaralanmasına neden olan katliam, Türkiye’nin dış politikada geldiği son noktayı görmek adına, son derece üzücü ve bir o kadar da ibret verici olmuştur.

Saldırı sonrası, saldırıyı gerçekleştirmesi  olası   faillerin;    Esad rejimi, Türkiye’nin Suriye politikasını  savaşa taşımak isteyen Suriye muhalefeti, ya da  Türkiye-Suriye savaşını kışkırtmak isteyen bir Ortadoğu ülkesi, olabileceği konusunda çeşitli senaryolar üzerinde durulmuştur.

Her ne kadar hükümet yetkililerince; “ Saldırganlar, Suriye’deki rejimle bağlantılı” denilse de bu iddia,  Esad yönetimi tarafından kabul edilmemiştir.

Ancak  saldırı kimin tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun, bu saldırının her şeyden evvel, Türkiye’ye  yönelik stratejik nitelikli bir saldırı olduğu kabul edilerek,  bir sonraki adımın  son derece ihtiyatla, sağduyuyla ve her yönüyle değerlendirilerek   atılması elzemdir.

Günü kurtarmaya yönelik, fevri ve hamasi çıkışlardan olabildiğince uzak durulmalıdır. Aksi halde; hem bölgede, hem de uluslararası arenada giderek yalnızlaşan ülkemizi, sıcak bir çatışmanın içinde bulmak, hiç de zor olmayacaktır.

Takdir edersiniz ki; hükümetin Orta Doğu politikasının en önemli belirleyicisi, 11 Eylül 2001 saldırısından sonra, yeni bir dünya arayışı içine giren ABD temelli olmuştur. ABD bu tarihten itibaren, din odaklı terörizm ve diktatörlüklerden kurtulmaya karar vermiş ve işe ilk olarak,  2001 Afganistan ve 2003 Irak müdahaleleriyle bu rejimleri yıkarak başlamıştır. İlerleyen dönemlerde  2011 Ocak’ta Tunus’taki devrimle  başlayan Arap Baharı, daha sonra Cezayir, Libya, Mısır  ve son olarak da   Suriye’ye sıçramış ve bu ülkelerde de  diktatörlüklerin yıkılarak, yerlerine  ABD güdümünde  muhalefetlerin iktidara gelmesi amaçlanmıştır.    

Zaten Başbakan Erdoğan’ın  “Türkiye’nin Orta Doğu’da bir görevi olduğu ve kendisinin de Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğu”  açıklaması,  girilen bu yeni yolda ABD ile birlikte hareket edileceğini, daha o tarihlerde  ortaya koymuştur. Ancak her ne kadar daha sonra bu eşbaşkanlık görevi,  iktidar yetkililerince inkar edilse de, AKP’nin hazırlayıp Türk Kamuoyuna sunduğu, “Alnımızın Ak’ıyla 8,5 Yıl” adlı kitabında,  Medeniyetler İttifakında Eşbaşkan Olduk” denilerek eşbaşkanlık sıfatı, açıkça kabul edilmiştir.

Bu nedenle, Suriye’deki kriz patlak verdiği zaman, hükümet bu duruma kayıtsız kalmamış, Şam’daki rejimin fazla devam etmeyeceğini, sürecin muhalifler lehine olacağını düşünerek,  stratejisini ona göre belirlemiş ve bu nedenle de  muhalifleri destekleme kararı almıştır.

Türkiye, süreç ilerledikçe, Dış İşleri Bakanı Davutoğlu’nun iddia ettiği gibi, Ortadoğu’daki değişim dalgasını yöneten devlet olmak istemiş, ancak geldiğimiz noktada, süreci yönetenden çok, süreçle birlikte sürüklenen durumuna düşmüştür.  Dolayısıyla bu öngörü de  Davutoğlu’nun “ sıfır sorun” politikası ile birlikte çökmüştür.

Aslında hükümetin yanlış dış politikası ve caydırıcılık kaybı  2003’de başlamış ve günümüze kadar devam etmiştir. 

2003’te Süleymaniye Baskını ve çuval olayıyla başlayan bu süreç, hükümetin 2005’te Yunanistan’ın Ege Denizindeki Eşek ve Bulamaç adalarının işgaline sessiz kalması  (Yunanistan’ın bu işgali, Ege denizinde halen 16 adacık ve kayalığı kapsamış durumdadır.),  2010’da uluslararası sularda 9 vatandaşımızın ölümüne neden olan İsrail’in Mavi Marmara Baskını, 2012’de bir Türk jetinin düşürülmesi, 2013  başlarında Cilvegözü sınır kapısındaki patlama neticesinde 14 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi ve son olarak da, 11 mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen ve resmi olarak 52 kişinin ölümüne neden olan menfur saldırıyla, günümüze kadar gelmiştir.  

Tüm Cumhuriyet tarihimiz boyunca, neredeyse hiç karşılaşılmayan  bu  tür  vahim olayların, özellikle AKP iktidarıyla birlikte yaşanmaya başlaması, iktidarın yanlış dış politikasının  ve öngörüsüzlüğün en açık göstergesi değil midir?

Güvenlik zaafiyeti

Ayrıca hükümetin bölgede izlediği gayri ciddi  politikalar neticesinde,   sınırlarımızdan  giren çıkan belli olmadığından,  ülkemizde bulunan kesin mülteci sayısı da, tam olarak bilinememektedir.  

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) göre; şu anda ülkemizde bulunan kayıtlı Suriye vatandaşı sayısı, 192.770’dır. Ancak bunun yanında   hükümete göre;   birde kim oldukları , nerede oldukları ve ne yaptıkları bilinmeyen, kayıt dışı, yaklaşık 200.000 mülteci daha  bulunmaktadır.  Bu sayı BM göre ise 500.000’i bulmaktadır.

Evet savaştan kaçan insanlara yardım etmek, onlara  kapılarımızı açmak, önce kendi halkımızın   güvenliğini  gözetmek,  kontrolü elden bırakmamak ve giren çıkanı  kayıt altına almak kaydıyla, son derece insani bir  davranıştır. Üstelik alınacak  bu tedbirler,  yardım yapılacak mültecilerin ihtiyaçlarını tespit etmek açısından da, son derece önemlidir.

Bu kontrolsüzlük neticesinde, sınırdan ellerini kollarını sallayarak giren  mülteciler, ülke içinde büyük güvenlik sorunlarına yol açtığı  gibi, ciddi sosyal sorunlara da  sebep olmaktadır. Şu anda Reyhanlı’da, halen kendi nüfusu kadar, Suriyeli sığınmacı yaşamaktadır. Bölgede Türklerle- Suriyeliler, Sünnilerle- Nusayriler arasında  sürekli bir gerilim hali mevcuttur. Özellikle  güvenlik güçlerinin, Reyhanlı katliamından sonra, bölgedeki olası gerginliklere karşı, çok daha dikkatli olması gerekir.

İşte Reyhanlı’daki katliam, iktidarın bu yanlış politikalarının bir ürünüdür. Dolayısıyla, olacakları öngörmeyerek topraklarımızı Suriye iç savaşına açan, ülkemizi bu savaşta taraf yapan iktidar, bu saldırılar kimin tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun,  zaten vatandaşını, göz göre  bu  savaşın  içine sürüklemiştir.

Ancak unutulmamalıdır ki; hiç kimsenin,  iktidar hırslarıyla,  Türkiye Cumhuriyeti  devletini ve halkını  geri dönülmesi imkansız,  tehlikeli sulara sürüklemeye hakkı yoktur!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 155205 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 20 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 23 Mayıs 2013 Perşembe 19:30

Vallahi bir alemsiniz ulke de diyor bir tane yorumcu issizlik almis yururken! vallahi pes dogrusu.Hani sizin misafirperverliginiz hani siz miasafire kapinizi acardiniz..hani siz ezilenin yanindaydiniz.Ne diyorum biliyormusunuz ...birde bardagin dolu tarafini gormiye alissaniz....Akin

Yorumu oyla      3      5  
Misafir 23 Mayıs 2013 Perşembe 17:32

Ülkede işsizlik almış başını gitmişken, kendi insanlarımıza bile iş bulamazken, mültrcilerin ülkeye kontrolsüz dağılması nasıl kabul edilebilir

Yorumu oyla      5      2  
Misafir 22 Mayıs 2013 Çarşamba 23:23

yazıyıyı okuduktan sonra yorumlarıda dikkatle okuyorum nedense hepbir eleştiri birbirimize laf atıp rencide etmeler Bizler aynı vatanın çocuklarıyız ülkemiz böyle büyük bir tehlike içindeyken felakete sürükleniyorken hiç yoktan kardeşlerimiz ölüyorken birlik olma zamanı değilmi doğruları ve gerçeklei görme zamanı değilmi PINAR

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 22 Mayıs 2013 Çarşamba 20:25

Z.Y.:Yorumcuları, birbirini eleştirmekle eleştirerek, sizde oyunun parçası olmuşsunuz. Keşke asıl meseleye odaklanıp, biz yorumcuları aydınlatma yoluna gitseydinizde, bizlerde aydınlansaydık!ŞMK

Yorumu oyla      7      0  
Misafir 22 Mayıs 2013 Çarşamba 18:16

Evet,ulke elden gidiyor cunku;IMF bizden borc aliyor.Evet ulke elden gidiyor cunku;AKAN kan durdu.Ulke elden gidiyor cunku; Artik ulkemiz de musluman halk uykudan uyandi.Evet ulkemiz gidiyor cunku;80 senede yapilan yollarin tamamindan fazlasi 10 sene de yapildi Evet ulkemiz gidiyor cunku; ulkemiz artik kabugunu kirdi Z Y !!!....

Yorumu oyla      4      5  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
Aydın belediyesi, Arapapıştı kanyonu,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Club Brugge
Vladimir Putin
Türkmenistan
TÜİK
Acun Ilıcalı
MERSİN
Çankaya Köşkü
Ankara
Ayşe Ersöz