E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Çare Sizsiniz!
25 Ağustos 2015 Salı

Ve nihayetinde 45 günlük süre doldu ve malumun ilanı gerçekleşti.
                Ülke yangın yerine dönmüş,  45 günde 55 şehit vermişiz, PKK onlarca yerde özerklik ilan etmiş, devlet yüze yakın yeri özel güvenlik kapsamına almış, ekonomi dibe vurmuş, yatırımlar ve üretim durma noktasına gelmiş,  kimin umurunda.
               Çünkü tek başına iktidarı kaybeden ve bir şans daha verilirse mili iradenin yaptığı bu yanlıştan döneceğini düşünen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden seçim istiyor! Milliyetçilik unsuru bir hayli yüksek ve  “tek başına iktidar olamazsa ülkenin terör ve istikrarsızlık batağından çıkamayacağı ” propagandası ile seçimden müspet bir netice alabileceğini düşünen AKP, bu nedenle 45 gündür bir tiyatro sahneliyor. İktidarı kaybetmekten öylesine korkuyor ki 45 günlük sürenin dolmasına birkaç gün kala dahi, ikinci Parti olan CHP’ye, “ne olur ne olmaz diyerek” hükümeti kurma görevi veremiyor.
                Dolayısıyla Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı, anayasaya, teamüllere ve geleneklere uymayarak, 45 günlük süre zarfında ihsas-rey yaptığı bir parti haricinde diğer partilere görev vermiyor, tabiri caizse bir yerde milli iradeye el koyuyor.  Üstelik tüm bu senaryo sahnelenirken  “Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı var” sözleriyle anayasayı askıya alıp hükümete müdahale ettiğini de açıkça ikrar ediyor.
         Evleviyetle hukuk, fiili güç kavramını kabul etmez. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri anayasa ve kanunlarla değiştirilmemişse sırf halk tarafından seçildi diye, “fiili güç” kullanması mümkün değildir. Çünkü anayasa sadece ve sadece mad. 175’te öngörülen usul kurallarına göre değiştirilebilir.
          Aslında anayasanın kalbura çevrildiği böyle bir ortamda, PKK veya yerel otoritelerin ilan ettiği onlarca özerklik ilanının neden şimdi yapıldığını anlamakta, eminim hiç de zor olmayacaktır.  Çünkü Anayasa bir kez delinmeye başladı mı, bunun önünü almak oldukça güçtür. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sistem değişikliği söylemi ve buna anayasal kılıf hazırlama girişimi öyle zamana bırakılacak, sessiz kalınarak sineye çekilebilecek, masum bir açıklama değildir.
         AKP, Meclis toplanmasın dolayısıyla 17/25 Aralık soruşturmalarının gündeme gelmesin diye bu zamana kadar ki tüm planlarını ülkeyi TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın seçime götürmesi doğrultusunda yapmış ve bu planları da, şu ana kadar tıkır tıkır işlemiştir. Çünkü ancak Cumhurbaşkanı’nın atadığı bir seçim hükümeti kurulması durumunda hükümetin güvenoyu istemesi başka bir deyişle TBMM’nin toplantıya çağrılması mümkün olmayacaktır.  Böyle bir durumda da AKP’nin elinin Meclis’in açılış tarihi olan 1 Ekime kadar son derece rahat olacağı açıktır.
       Ancak ne var ki TBMM’nin sessizliği bu şekilde devam ettiği sürece, anayasa ihlallerinin artarak devam edeceği de yadsınamaz bir gerçektir.
      Her şeyden evvel şu anda mevcut olan TBMM,  geçici değil, tam yetkili bir meclistir ve bu nedenle de, Anayasa’nın bütün kurallarına uymakla ve uymayanlara karşı anayasa ve kanunlar çerçevesinde gerekli tedbirleri almakla mükelleftir. Dolayısıyla TBMM’nin daha fazla gecikmeden bir an önce toplanması, bilhassa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sistem değişikliği ve buna kılıf hazırlanması açıklaması karşısında üzerine düşeni yapması, parlamenter sistemin daha sağlam temeller üzerine oturtularak Beştepe’den kaynaklanan girişimin anayasaya aykırılığının açıkça ilan edilmesi, pamuk ipliğine bağlı demokrasi geleceğimiz açısından son derece önemlidir.
           En azından bu açıklama karşısında TBMM’de en az 184 milletvekilinin iradesini ortaya koyması,  TBMM’de savunma işlemlerinin söz konusu edilmesi, nasıl olsa gereken oy toplanamaz düşüncesi ile hareketsiz kalınmaması dahi, demokrasimize ve parlamenter sistemimize sahip çıkılması açısından önemli bir adım olacaktır.
         Evet, gerçek demokratik sistemlerde de sorunlar vardır, onlar da her zaman ideallerden daha azını gerçekleştirebilmişlerdir. Ancak Robert A.Dahl’ın “Demokrasi Üzerine” adlı kitabında da belirttiği gibi;  kusurlarına rağmen demokrasiyi uygulanabilir herhangi bir alternatifinden daha çekici kılan en önemli yararı; “Zalim ve kötü diktatörlerin yönetime geçmesini engellemeye yardımcı olmalarıdır.”
         Bu nedenle, ülkede demokrasinin kırıntısı dahi kalmış olsa, sonuna kadar mücadeleden vazgeçilmemelidir!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 12681 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 31 Ağustos 2015 Pazartesi 18:07

Sayın yazar, yazınız ülkemizin içinde bulunduğu durumu kısaca özetlemiş durumda, piyasaların bu çöküşüne, doların tüm Cumhuriyet Tarihinin rekorlarını kırmasını, borsanın allak bullak olmasını, güllük gülistanlık gibi görenler, her gün şehit haberlerini Tv. de sırıtarak izleyip, ellerindeki dolar ve Euroların artışından dolayı haksız kazanç sağlayıp, sadece kendini değil, tüm ülkeyi kandıranlardır. Yazılarınızı ilgi ile bekliyoruz.

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 31 Ağustos 2015 Pazartesi 15:52

tüh be memleket elden gitti ya. Oturup ağlasak mı? Ya arkadaş ekonomi çöktü diyonuz ben mi başka yerde yaşıyorum sizmi. Sizin geçim derdiniz olmadığı halde felaket tellallığı yapmanız sadece siyasi birşey. İnsan düşünmeli geçmişte ecevit hastaneden el sallayınca bütün taşlar yerinden oynuyordu şimdi bir aydır hükümet olmadığı halde ülkenin durumu daha iyi. Biraz şükür lütfen. Siyasi çıkarlarınız için muhalefet olmayın.Bu memlekette hepimiz yaşıyoruz.Milleti değil kendinizi kandırıyorsunuz.

Yorumu oyla      0      7  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Serdar Ortaç
•ihracat
•Sosyal Medya
•survivor all star
•Bütçe
•zonguldak maden
•mülteci
•Ersun Yanal
•Sınav