E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Bir Oy Deyip Geçmeyin
5 Ağustos 2014 Salı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kalmasına rağmen, halen ülkenin siyasi ve demokrasi geleceğini şekillendirecek olan seçimin ehemmiyetini, tam olarak idrak etmiş olduğumuz söylenemez. 
                  Bilhassa bu seçimin bir popülerlik ve güç yarışı olmadığı,  sistem değişikliğinin, rejimin, demokrasinin oylandığı tarihi bir seçim olduğu gerçeği, ne yazık ki kısır siyasi tartışmaların gölgesinde kalmış,  seçim sonucuna göre, ya daha sağlam bir parlamenter sisteme merhaba diyeceğimiz ya da otokratik bir yapının kurulmasına kendi ellerimizle zemin hazırlayacağımız gerçeği, hep göz ardı edilmiştir.
                  Bu zamana kadar ki tüm tartışmalar, adayların kişilikleri ve kimin kazanabileceği gibi ihtimaller üzerinde yapılmıştır.  Hâlbuki burada asıl tartışılacak konu, seçimi kimin kazanacağından çok, hangi adayın seçimi kazanmasının ülkemizin menfaatine olacağı, demokrasi özgürlükler ve kuvvetler ayrılığı gibi evrensel değerlerin hangi adayla mümkün olabileceği gibi hususlar olmalıydı.
                10 Ağustos’ta ilk defa gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde, seçmenin önünde üç seçenek bulunmaktadır. Seçmen;
                Ya   ülkeyi tek adam yönetimine sürükleyecek olan sistem değişikliğine,
               Ya mevcut parlamenter rejimin çok daha sağlıklı bir biçimde kurulmasına, dolayısıyla geleceğe daha güvenle bakmaya,
                 Ya da Türkiye Cumhuriyeti topraklarında, bölgesel özerklik ve bağımsızlık vaatlerine oy verecektir.
                 Mevcut sistemde son derece etkin ve geniş yetkilere sahip olan Cumhurbaşkanı’nın birde halk oylaması ile seçilmesinin onu sistem içinde mutlaka çok güçlü konuma getireceği ve neticede parlamenter sistemden çok farklı bir siyasal sistemin ortaya çıkacağı aşikârdır. Zaten AKP adayı Başbakan Erdoğan’a ilişkin en büyük bir kaygıda, bu siyasal yapı belirsizliği değil midir?
                  AKP adayı Başbakan Erdoğan, seçim sonucuna göre yetkilerini sonuna kadar kullanan, icracı güçlü bir cumhurbaşkanı olacağını, dolayısıyla yapılacak bir anayasa değişikliği ile başkanlık sistemine geçeceğini açıkça ifşa ederken, muhalefet ise yetkileri sembolik olacak parlamenter sistemi daha da güçlendirecek bir aday çıkarmıştır.       
               Aslında her kim seçilirse seçilsin Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi ile birlikte, artık siyasal sisteme ilişkin yeni bir anayasa değişikliği yapmanın zaruri bir hal aldığı açıktır.                     
              Çünkü bir tarafta halkın seçtiği sorumlu Başbakan,  diğer tarafta ise yine halkın seçtiği, bu kez sorumluluğu olmayan ancak geniş yetkilerle donatılmış bir Cumhurbaşkanı, birçok ihtilafı ve özellikle de iki başlılığı gündeme taşıyacaktır.  
                Bu durumda seçim sonucunda, sisteme ilişkin olarak yapılacak anayasa değişiklikleri de, seçilecek Cumhurbaşkanı’na göre farklılıklar gösterecektir.  Birinci ihtimalde;  halk tarafından yüzde elli+1 oy alarak seçilen cumhurbaşkanının aktif şekilde yetkilerini kullanmasını sağlayacak başkanlık sistemi gibi yeni bir sistem getirilirken, ikinci ihtimalde ise, cumhurbaşkanının anayasada belirtilen yetkilerinin daraltıldığı ve cumhurbaşkanlık makamının sembolik bir hale getirildiği klasik parlamenter sistem pekiştirilecektir.
            Yeni bir anayasa değişikliği yapılmadığı takdirde ise sistem, seçilecek cumhurbaşkanının talep ve kişilik özelliklerine göre şekillenecektir. Şöyle ki; seçilecek cumhurbaşkanı anayasada mevcut olan yetkilerini tam ve aktif olarak kullandığı takdirde başkanlık, yetkilerini tam olarak kullanmayıp hükümetin daha fazla yetki almasına imkân verdiği ölçüde ise parlamenter sistemden söz edilecektir.
           Ancak demokratik rejimlerde kişiye göre siyasal sistemler değiştirilemeyeceğinden,  anayasamızda kuvvetler arasındaki bu sınırların kesin olarak çizilmesi ve yetkilerin belirlenmesi gereklidir.  Başka bir deyişle,  kim seçilirse seçilsin şayet demokratik bir ülke olduğumuz iddiasında isek, siyasal sistem konusunda mutlaka bir anayasa değişikliğine gitmek er ya da geç kaçınılmaz olacaktır.
            Görüldüğü üzere sorun, sadece adayların kişilik özellikleri üzerinden yapılan kısır siyasi çekişmelerin çok ötesindedir.  Bu nedenle 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminin sadece üç isimden birini tercih etmekten ibaret alelade bir seçim olmadığını, aksine bu seçimin Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir siyasal sistem ve rejim tercihi sorunu olduğunun herkes tarafından idrak edilmesi gerekmektedir. 
               Kaldı ki adaylar arasında hiç birinin kendinizi temsil etmediğini düşünüyor olsanız bile,  bu seçimin bir iktidar mücadelesi ya da popülerlik yarışı olmadığını bilir ve kişilere değil, rejime, cumhuriyetin değerlerine,  tek adam iktidarına son vermek amacıyla oy verdiğinizi düşünerek sandığa giderseniz,  ülkemizin oldukça hasarlı olan demokrasisinin yeniden inşasında bir tuğla da siz koymuş olursunuz.
                Ayrıca bu seçimde sadece oy kullanan seçmenlerin yüzde 50+1 oyunu alan adayın seçimi kazanacak olması da,  sandığa gitmeyi düşünmeyenlerin bilmesi gereken çok önemli bir husustur. Dolayısıyla bir oy, çok şeyi değiştirebilir.
              Gün sorumluluk günüdür!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 27913 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 8 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 13 Ağustos 2014 Çarşamba 13:04

Sevgili, yukarıdaki yazıyı ben yazdım. İbrahim Göçmen. Lütfen bu konuya öncelik verin ne olur. Türkiye Cumhuriyeti hiç olmazsa kurtarma helikopteri ve yiyecek ile su göndermeli

Yorumu oyla      0      1  
Misafir 13 Ağustos 2014 Çarşamba 13:01

Ezidi'ler katlediliyor. Belkide soykırım. Köylerinde yakalananlar, kadın çocuk demeden katlediliyor. Kaçabilenler dağlarda, yollarda ölüyor. Bunu yapan da müslüman olduğunu iddia eden IŞİD. Hani bizim özgürlük mücahitleri diye koynumuzda beslediğimiz. YPG güçleri henüz 2 gündür onlara kaçabilecekleri bir koridor açabildiler. Suriye'den sonra şimdi de İrak'ta bir insanlık dramı yaşanıyor. Barzani, PKK ve YPG güçleri birleşti ama çok yetersiz. AKP sus pus. Kürtler tepkisiz (güneydoğudakiler hariç)

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 12 Ağustos 2014 Salı 00:09

14.10 Beş milyon kişi değil, 13 milyon kişi oy kullanmadı ve ülke yönetimine dair olacak hiç bir şeye itirazımız yok dediler.

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 11 Ağustos 2014 Pazartesi 14:10

Maalesef beş milyon kişi bir oy deyip geçti. Ne denilebilirki...

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 6 Ağustos 2014 Çarşamba 14:12

Yüzeysel değerlendirmelerin aksine, derinlemesine bir analiz. Kaleminize sağlık.

Yorumu oyla      18      0  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
Aydın belediyesi, Arapapıştı kanyonu,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
hollanda
ygs sonuçları
uzaktan çalışma
ygs 2015
Bütçe
Sayıştay
Özbekistan
Houston Rockets
o hayat benim