E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Başkanlık da Başkanlık!
11 Ocak 2016 Pazartesi

         Ülkemizi saran terör,  işsizlik, yürütmeyle uyumlu yargı, enflasyon, Suriye, IŞİD, Rusya krizi,  mülteciler, özerklik, özyönetim gibi sorunlar her geçen gün artarken sanki her şeyin tek müsebbibi parlamenter rejimmiş gibi, iktidar tarafından sürekli olarak başkanlık sistemi pompalanmaktadır. Sanki başkanlık rejimine geçildiğinde tüm sorunlarımız şıp diye kesilecekmiş gibi! 
          Ancak yıllardır yapılan yeni anayasa tartışmalarının temelinde daha fazla demokrasiden ziyade, ne yazık ki iktidarın keyfi ve denetimsiz bir sistem isteğine anayasal bir kılıf uydurma çabası olduğu, herkesçe bilinmektedir.
         Zaten 1 Kasım seçimlerinden sonra Erdoğan’ın “İster kabul edilsin, ister edilmesin, Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir. Şimdi yapılması gereken bu fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni bir anayasa ile netleştirilmesi, kesinleştirilmesidir. “  sözleri, 2007 anayasa değişikliği ile yaratılan fiili durum dayatmasının, artık meşru hale getirilmesi talebi olarak okunmalıdır. Biz de artık işler böyle yürümektedir.  Yasalara hatta anayasaya uymayan ama illaki de gerçekleştirilmek istenen düzenlemeler için önce, “de facto” bir durum yaratılmakta,  sonra yasal düzenleme ise bir şekilde arkasından gelmektedir. 
       İşte 2007 Anayasa değişikliği de hem Cumhurbaşkanı’nı halka seçtirerek onu politik açıdan güçlü bir aktöre dönüştürmüş hem de buna rağmen onun anayasal yetkilerini genişletmeyerek tarafsız ve sorumsuz kimliğini muhafaza etmiştir. Dolayısıyla yapılan bu anayasa değişikliğiyle yetkilerini halktan alan Cumhurbaşkanı ile Başbakan karşı karşıya getirilerek, bir nevi sistemde iki başlılık ortaya çıkartılmıştır. Bir başka deyişle,  başkanlık sistemi taleplerinin ilk tohumları, 2007 yılında yaratılan bu fiili durumla atılmıştır.
       Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişmiş ülkelerde Başkanlıkla yönetildiği için Başkanlık Sistemi Türkiye’yi uçurur ayrıca üniter devlette de başkanlık sistemi olur” gibi tezleri de gerçekleri yansıtmamaktadır. Her şeyden evvel G-20 ülkeleri içinde hem üniter devlet olup, hem de başkanlık sistemiyle yönetilen bir tek Endonezya vardır ki onun da gelişmiş bir ülke olarak kabul etmek mümkün değildir.  Yine onlarca Avrupa Birliği ve G-20 ülkesi arasında başkanlık sistemiyle yönetilen ABD ve Güney Kore haricinde hiçbir gelişmiş ülke de mevcut değildir.
        Dolayısıyla burada asıl sorunun sistem sorunu olmadığı hususu ısrarla gözden kaçırılmaktadır.  Yeni anayasa ile ulaşılmak istenen amaç;  gerçekten daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ise sadece dünyadaki siyasal sistemlere ve yaşadıkları sorunlara bakmak yeterli olacaktır sanırım. Tabi amaç gerçekten buysa!
        Kaldı ki tüm bilimsel araştırmalar ve dünya siyasi hayatında bu zamana kadar yaşananlar göstermiştir ki;  adı ister başkanlık, isterse parlamenter sistem olsun, sağlam bir güçler ayrılığı ile desteklenmeyen hiç bir sistem ne demokrasiyi ne de adaleti sağlayabilme gücüne sahiptir.
          Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sistemin diktatörlüğe dönüşmemesi için adalet dağıtması gerektiği” yönündeki açıklamaları son derece ironiktir. Kaldı ki bir sistemde yargı, bağımsız ve tarafsız değilse, kuvvetler ayrılığı yoksa sistem bu adaleti nasıl dağıtacaktır? Bu nedenle yeni bir anayasa yapılacaksa, illaki Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısının değiştirilerek, yürütmeden etkilenmeyecek, çoğulcu, bağımsız bir yapıya kavuşturulması, olmazsa olmaz şart olmalıdır.
       Ayrıca sonu bilinmeyen yeni maceralara atılmak yerine, demokrasi ve siyasal kültürümüze son derece uygun olan mevcut parlamenter sistemimizi güçlendirmenin, demokrasi geleceğimiz açısından çok daha doğru bir adım olacağı aşikârdır. Bunun içinde dengeleyici, birleştirici ve hakem rolü oynayan bir Cumhurbaşkanı’nın parlamenter sistemin işlemesinde son derece önemli bir görev üstleneceği de unutulmamalıdır.
     Dolayısıyla yapılacak yeni bir anayasa ile Cumhurbaşkanını halka seçtirerek onu politize etmek yerine, onun yeniden meclis tarafından seçilmesine ve yetkilerinin sembolik düzeye indirgenmesine çalışılmalı, ayrıca parlamenter sistemin bilhassa kuvvetler ayrılığı ve tarafsız yargı ile güçlendirilmesine çalışılmalıdır. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 11312 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Postmodern Enerji Savaşları
16.12.2015
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 21 Ocak 2016 Perşembe 15:47

Amma korkuyorsunuz haa.Sanki parlamenter sistemi kabul ediyonuz.Meclisin yarısı elinde olan bir partiye heryerden saldırıyorsunuz.Şimdi parlamento kimin elinde kim seçti onları halk eeee sonra gene hükümet her istediğini yapamaz bilmem ne bilmem ne. Anlayın artık bu millet sizi parlamenter sistemde de başkanlık sistemindede istemiyor.Cumhuriyetin ilk dönemlerinde parlamenter sistem mi vardı.Yok.İnönü devri (DİKTATÖRLÜK) kapanana kadar sizin için güllük gülistanlıktı dini bile kaldırmak istediniz

Yorumu oyla      0      5  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Güney Kore
•MHP
•konya
•Ahmet Kural
•Murat Yıldırım
•ygs puan hesaplama
•yargıtay
•Avustralya
•Anadolu Efes