E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11 Aralık 2013 Çarşamba

“Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır”  Bu söz,  günümüz toplumlarına uyarıda bulunmak amacıyla, Platon tarafından tam 2400 yıl önce söylenmiştir.

Peki aydın insan kimdir? Yoksa; sadece okuyan yazan, düşünen, sanatsal etkinliklere katılan, entelektüel sohbetler yapan, gidişattan memnuniyetsizliğini sadece dost sohbetlerinde dile getiren, ancak halka inmeyen, halkı dinlemeyen, kendini halktan farklı gören  insan mıdır?

Hayır, bilakis aydın insan, sorumluluk sahibi örnek insandır. Topluma ışığıyla yön veren, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkan, akla, bilgiye, özgür düşünceye önem veren, her türlü baskı ve zorbalığın karşısında bulunan, düşüncelerini özgürce savunan, toplumsal sorunlara karşı duyarsız kalamayan, toplumun çıkarları için kendi çıkarlarından ödün verebilen insandır. Aydın insan, halkın sorunlarını, toplumun endişelerini ve mağduriyetlerini görmezden gelemez. Dolayısıyla aydın insan omuzlarında büyük bir yük olan insandır.

Bu sebeple anlayış ve görüşünün daha iyiye ulaşmak için doğru olduğuna inanan aydınlarımızın, bu düşüncelerini yayarak, gerektiğinde inisiyatif alarak çözümün bir parçası olmaları hiç de zor olmadığı gibi, zaruridir de. Ancak, bu illaki fiilen siyasetle uğraşmak anlamına da gelmemektedir. Bırakın siyaseti, sadece böyle bir haber sitesinde yapacakları yorumlarla düşüncelerini paylaşmaları dahi, doğru olduğuna inandıkları konularda kamuoyu oluşturmak adına son derece önemli bir girişim olacaktır.

Yine Platon, Devlet isimli eserinde; toplumun kendisini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olmasının şart olduğundan ancak bunun sağlanamaması durumunda demokrasinin otokrasiye, tek bir kişinin mutlak sınırsız biçimde iktidarı elinde tuttuğu bir siyasal sisteme  evrileceğinden   bahsetmiştir. Başka bir deyişle,  Platon bu sözleriyle, aslında gerçek demokrasi için, yönetenler kadar o yönetenleri seçen yönetilenlerin niteliklerinin de ne kadar önemli olduğunu,  günümüzden binlerce yıl öncesinde olağanüstü bir  öngörüyle,  oldukça net bir şekilde  ifade etmiştir.

                                                      ***

Demokrasilerde  vatandaşın siyasetin bir parçası olabilmesinin en geçerli ve basit yolu ise şüphesiz sandığa gidip oy kullanmaktır. Ve doğal olarak seçimlerin adil bir şekilde yürütülmesi, sonuçların halkın iradesini tam olarak yansıtabilmesi için bu süreçte  tüm vatandaşlarımıza basit ancak bir o kadar da  önemli görevler düşmektedir. Peki bizler üzerimize düşen bu görevleri layıkıyla yerine getirebiliyor muyuz? Ya da sandıklardan sonuçların doğru çıkabilmesi için gerekli çalışmaları yapıyor muyuz?

Her şeyden evvel adil bir seçim için, seçimin sadece seçim günü sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret olmadığı gerçeğinin tüm vatandaşlarımızca idrak edilmesi son derece önemlidir.  Öyle ki,  seçim öncesi vatandaşlarımızca bildirimi ihmal edilen bir ufak  değişiklik dahi, demokrasinin gerçek anlamda tecelli etmesine engel olabilmektedir. Örneğin, mükerrer seçmenlerin bulunması, aynı adreste birbirini tanımayan kişilerin ikamet ediyor gözükmesi, seçmen bilgilerinin yanlış olması, vatandaşların haberi dahi olmadan seçmen kütüklerinden düşürülmesi, ikamet değişikliği gibi konular , uyanık, duyarlı ve gerçek demokrasinin tezahür etmesi  çabası içinde olan aydın vatandaşlarımız sayesinde kolayca önlenebilecek, son derece  önemli konulardır.

Ancak 2010 referandum sonuçlarına baktığımızda,   bu hassasiyetin ne yazık ki gösterilmediği çok net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.  Şöyle ki; 2010 referandumunda toplam seçmen sayısı  yaklaşık 49 milyon olmasına rağmen, kullanılan oy sayısının  sadece 38 milyonda  kalması, bize 11 milyon seçmenin şu ya da bu sebeple oy kullanmadığını açıkça göstermektedir.  Bu durumda gerçek halk iradesinin sandığa yansıdığı, ya da halkımızın seçimler konusunda son derece hassas olduğu,  nasıl iddia edilebilir?

Dolayısıyla geldiğimiz noktada;   seçimi sadece sandığa gitmekten ibaret  görmeyip oyuna sahip çıkan, adam sendecilikten uzak, haksızlığa ve hukuksuzluğa meşru yollardan tavır koymayı bilen, düşüncelerini özgürce savunan, toplumsal sorunlara karşı son derece duyarlı aydın insanlara,  her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımızın  olduğu  yadsınamaz bir gerçektir.

Goethe’nin de dediği gibi, “Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.”

 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 12421 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 15 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
TOTEM 16 Aralık 2013 Pazartesi 17:57

Kişiler ve yapılar herzaman bu emperyal çetenin taşeronluğunu ve piyonluklarını küçük çıkarlar uğruna satarlar.Yani sizin o beğenmediğiniz cahil ülkesiiçin canını seve seve verirken sizin göklere çıkarttığınız Sözde aydınlar üçkuruşluk menfaat uğruna ülkelerini ve halklarını satarlar. Bu iğrençliği artık benim yüreğim kaldırmıyor keşke bu kadar çok şey bilmesem ve zır cahil olsaydım diyorum o zaman bu iğrençlikleri görmez bu derece acı çekmezdim. o yüzden beni dağlar paklıyor insansız ne güzel.

Yorumu oyla      3      5  
TOTEM 16 Aralık 2013 Pazartesi 17:55

Demek doğru seçimler yapmak ve daha adil olmak için sadece kültürlü yada aydın olmak yetmiyormuş biraz insan olmak gerekiyor.Emin olun dünyada hiçbir ülkeyi cahiller yönetmiyor yönetemezde halkların iradelerine asla bırakılmaz bu Tıpkı Mısır da bırakılmadığı gibi tıpkı bizde bugüne kadar darbelerle engellenip şimdi de siz gibi sözde aydınlarla sarsılıp yıkılmaya çalışıldığı gibi yapılır ve yönetim asla sizin cahil dediğiniz insanların insiyatifine bırakılmaz ve o ülkelerde aydın diye tanımlanan-

Yorumu oyla      1      3  
TOTEM 16 Aralık 2013 Pazartesi 17:52

Dünyanın şu halini beğeniyormusunuz? Amerikadaki seçmen bizdekinden daha okumuş değil mi? İngilteredeki seçmen peki? Ya orada Aydınlar daha fazla değil mi? Fransa da Aydın insanların olduğu bir ülke almanya da öyle haksızmıyım? Peki onların seçtikleri iktidarlara bir bakalım! sizce iyiler mi? dünya da yaşanan kan gözyaşı ve ölümün bir numaralı mümessili onlar değil mi? Peki fakirliğin,sefaletin,sömürü açlığın mümessili kimler? o aydın diye nitelediğiniz insanlar ve onların seçtikleri değil mi?-

Yorumu oyla      1      1  
Misafir 13 Aralık 2013 Cuma 14:32

Sibel Hanım okuma yazma oranını artırdık ama sadece bineceği otobüsün hangi semte gideceğini okuyabilen...Bu toplum aydın olsa Zeyidler,Kamerler, Jet Fadıllar,Kırk nickli bayan erkek AKPLİ ve İpli hem AKPli hem Kemalist:) yorumcular, saygıyı kendisine gösterilmesi gereken bir davranış başkalarına hakareti de HAK gören insanlar bu kadar çok olur muydu?

Yorumu oyla      26      4  
Misafir 12 Aralık 2013 Perşembe 18:53

Siyasi kafalar etik eleğinden geçmediği, gerçek aydınlarımız gaflet uykusundan uyanarak tooplumsal sorunlara müdahil olmadıkları sürece ülkemizin aydınlığa çıkması gerçekten de son derece zor gözüküyor...

Yorumu oyla      8      1  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Ali Babacan'ın kuracağı parti başarılı olur mu?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Vladimir Putin
fransa
İran
Eczacıbaşı
Netanyahu
Euro
Mersin İdmanyurdu
TV8
Yeni Zelanda