E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

Atatürk’ün Kürt politikası
19 Ekim 2011 Çarşamba

Geçen hafta, “Ülkemizi yangın yerine çeviren Kürt sorununun kökenini bilenlerin sayısı ne kadardır?” diye sormuştum.

       Kürt ayaklanmaları ne zaman başlamıştır?

       Bugüne kadar kaç tane bölücü Kürt örgütü kurulmuştur?

       Kürtlerin dilini, dinî inançlarını, geleneklerini, ilk Kürt ayaklanmasının 1806 yılında olduğunu bilen var mı?

      Abdurahman Paşa yönetimindeki “Baban Aşireti İsyanı” nın ilk Kürt ayaklanması olduğu, o günden bu yana 200 yılda irili ufaklı “49 Kürt isyanı” çıktığı biliniyor mu?

      Atatürk’ün Kürtlere bakış açısı neydi, nasıl bir “Kürt Politikası” izliyordu? Bu konuyu düşünen oldu mu?

      Az sayıda da olsa bilen, düşünen elbette ki vardır.

      Ben, bilmeyenler için kısaca bilgi vereyim…

                                            ***

      İlk Kürt ayrılıkçı örgütü 1900 yılında İstanbul’da kurulan “Kürdistan Azm-i Kavî Cemiyeti” idi. Bundan sonra 20’den fazla bölücü Kürt örgütü kuruldu.

      Başta İngilizler olmak üzere, Amerikalılar, Fransızlar ve Ruslar, Kürt cemiyetlerine büyük parasal destekler sağlayıp silahlar vererek isyan çıkarmalarını sağladılar.

      48 Kürt isyanı bastırıldı. 15 Ağustos 1984’te Eruh baskını ile ortaya çıkan PKK’nın 49’uncu isyan sayılan suikast ve katliamları devam ediyor.

                                           ***

      Ayrılıkçı Kürtler, Atatürk’e kızarak şöyle diyor:

      “Millî Mücadele’de Türklerle birlikte omuz omuza savaştık. İşgalci düşmanı birlikte kovduk. Cumhuriyeti beraber kurduk. Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza savaşmamıza rağmen Atatürk, Cumhuriyeti kurduktan sonra bize verdiği özgürlük sözünü tutmadı. Kürtlere ihanet etti!”

      Gerçekten öyle mi?

                                          ***

      Atatürk’ün Kürt politikası neydi?

      Tüm Kürt isyanlarını, Atatürk’ün Kürt liderlerle görüşmelerini ve izlediği politikayı inceleyen gazeteci-yazar arkadaşımız Yalçın Toker, iddialara şöyle cevap veriyor:

      “Bütün Kürt iddiaları, Atatürk’e yapılmış olan haksız iftira ve yalanlardan başka bir şey değildir, tarihî gerçekleri çarpıtmak, kirli amaçlarına Atatürk’ü âlet etmektir. Bu yalanlara gereken cevapları verebilmenin en kestirme yolu ise, heyecanlı cümleler kurup, nutuklar atmak değil, tarihe ve olayların cereyan ettiği dönemlere ait belgelere başvurmak, vesikaları gözler önüne sermektir. Ben kitabımda bunu yaptım.”

                                         ***

      Atatürk, büyük eseri Nutuk’ta “Türk ata yurduna, Türk’ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, topyekûn millet olarak silahla karşılık vermek ve savaşmak gerekmekteydi. Bunun için de, uygulamayı bir takım aşamalara bölmek, hedefe adım adım ilerleyerek ulaşmak gerekiyordu.” der.

      Atatürk “Topyekûn millet” ifadesini kullanırken, bu oluşumun içinde yer alan Türk, Kürt, Çerkez, her milletten Sünnî, Alevi, her mezhepten insanları kasteder, herkesi kucaklar.

      “Omuz omuza verecek, vatanı düşmandan temizleyeceğiz” derken hiçbir etnik ayrım gözetmemiştir.

      Yüzyıllardır bu vatan uğruna kanını akıtan ve canını veren kişiler hangi kökenden gelmiş olurlarsa olsunlar, Atatürk’ün gözünde hepsi birdir.

      O kritik dönemlerde Mustafa Kemal Paşa böyle düşünüyor, hesaplarını buna göre yapıyordu.

      Bu nedenle “topyekûn millet” kavramı içine Kürtler de giriyordu.

                                         ***

      Ancak bir kısım Kürtler öyle düşünmüyor, bölücü cemiyetler kuruyordu.

      İstanbul’da Fener Rum Patriği’nin öncülük ettiği Rumlar, Doğu Anadolu ve Adana’da ise Ermeniler direniş cemiyetleri kuruyordu.

      Pontusçular da, Trabzon’dan Zonguldak’a kadar olan Karadeniz bölgesinin Rum toprağı olduğu iddiasıyla isyanlar planlayıp, milis örgütleri kurmuşlar ve Rum devleti ilân etmek için ayaklanma başlatmışlardı.

      Ermeni ve Rumlar gibi Kürtler de, Amerikalıların İstanbul’da kurdukları “Wilson Prensipleri Cemiyeti”nin tüzüğünün 12’nci maddesinde yer alan “Azınlıklar, çoğunlukta oldukları bölgelerde bağımsız devlet kurabilirler” mealindeki ifadeden yararlanmak üzere, İngilizlerin de kışkırtmasıyla Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da üzerinde bir Kürt devleti kurma amacı taşıyan birçok bölücü dernek kurdular,

      Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti,

      Kürdistan Teali Cemiyeti,

      Kürt Azadi, Kürt Hivi, Kürt Haybun Cemiyetleri,

      Kürdistan Mühibban Cemiyeti,

      Neşr-i Maarif, İstihlas-ı Kürdistan Cemiyetleri, bunlardan bazılarıydı.

                                         ***

      Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını ağrıtan Kürt sorununun içyüzü ve tüm gerçekler Yalçın Toker’in kısa bir süre önce basılan “Atatürk’ün Kürt Politikası” adlı kitabında ayrıntılarıyla inceleniyor.

      Konuyla ilgilenenlere tavsiye ederim:

     TOKER Yayınları (0 535 319 93 49 – 0 212 601 00 35)

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 40407 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 8 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 23 Ekim 2011 Pazar 23:39

demekki okumuş laik faşist kafa böyle düşünüyor. Allahın kürtlere verdiği dil ırk kültür gibi nimetleri inkar etmek böyle bilimsel anlatılıyormuş. unutmayın bu kafa sadece pkk ya yarar gerçi atacılar ile apocular aynı dinden.. kardeş yani

Yorumu oyla      5      6  
Misafir 21 Ekim 2011 Cuma 22:59

Hala aynı kafa devam ediyor.Kürt yok dediniz ama kürt kimliğini tanımak zorunda kaldınız.İnkar ve asimilasyon ile bir topluluğu yok etmek mümkün değil.Bırakın bu boş işleri.Konuştukça batıyorsunuz.

Yorumu oyla      5      19  
Misafir 21 Ekim 2011 Cuma 13:08

‘BUGÜNKÜ Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine KÜRTLÜK fikri, ÇERKESLİK fikri ve hatta LAZLIK fikri veya BOŞNAKLIK fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar, -birkaç, DÜŞMAN ALETİ MÜRTECİ, BEYİNSİZDEN BAŞKA- hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır. Çünkü bu millet fertleri de umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.’ (Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

Yorumu oyla      17      2  
Misafir 20 Ekim 2011 Perşembe 12:57

"Doğru soru, cevabının yarısıdır." Geldiğimiz nokta itibariyle mi? (canmehmet)

Yorumu oyla      3      16  
Misafir 20 Ekim 2011 Perşembe 12:37

Sayın tokerin numaralarını aradım meşgüldü sanırım!

Yorumu oyla      1      0  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Doalrdaki düşüş ne kadar devam eder?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
galatasaray
TCMB
passolig
sınav stresi
PSG
Ahmet Kaya
muhsin yazıcıoğlu
Tatbikat
Odtü