E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Asgari Müşterekte Buluşmak!
13 Eylül 2017 Çarşamba

Bir şeyin çok sık dile getirilmesi, “onun eksikliğinden”  kaynaklanırmış derler. Son dönemlerde köşe yazılarında,  söylemlerde, söyleşilerde, neredeyse hep demokrasiden bahsedilmesi de bu yüzdendir sanırım.
         10 Kasım 2015 tarihli yazımda;  bizdeki demokrasinin sandık demokrasisi olduğundan, çünkü sandıktan çıkmanın o partiye istediği her şeyi yapma yetkisi verdiği yanılgısına düşüldüğünden bahsetmiş; aslında uluslararası ölçütlere göre de sandığın,  demokrasinin tek kriteri olmadığından, sandıktan birinci çıkan partinin hukuka, demokrasiye, insan haklarına aykırı icraatlarına da meşruiyet sağlamayacağından bahsetmiştim Ancak ne üzücüdür ki 16 Nisan referandumu,  sandık demokrasisini bile mumla aratır hale getirmiştir.
      Öyle ki Cumhuriyet’in değiştirilemez tüm niteliklerini değiştiren, bu zamana kadar ki tüm kazanımlarını yok eden, parlamenter rejimi yıkan, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını, hukuk devletini, denge ve denetim mekanizmalarını ortadan kaldıran, kanunları kendi siyasal hedeflerine ulaşmak için kullanan, tüm gücü tek bir kişinin eline teslim eden, ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlayan, tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir de seçimlere gölge düşüren bir anlayış, doğal olarak ülkeyi demokrasiden bir hayli uzaklaştırmıştır.         
          Peki, neden illaki demokrasi?
         Robert A. Dahl,  “Demokrasi Üzerine “ adlı kitabında, demokrasinin herhangi bir alternatifine göre en az 10 avantajı olduğunu belirtmiştir. Buna göre demokrasi;
         -Zalim ve kötü otokratların yönetime geçmesini engellemeye yardımcı olur.
         -Vatandaşlarına, demokratik olmayan sistemlerin sağlayamayacağı pek çok temel hakkı sağlamayı garanti eder.
          -Vatandaşlarına, alternatiflerinden daha geniş bir özgürlük alanı sağlar.
          -Vatandaşların kendi temel çıkarlarını korumalarına, herhangi bir alternatifinden çok daha fazla yardımcı olur.
          -Vatandaşlarına, kendi kaderlerini tayin etme, başka bir deyişle kendi seçtikleri kanunlar uyarınca yaşayabilmeleri için azami fırsatı tanır.
          -İnsani gelişimi ve temel kişisel çıkarların korunmasını, mümkün olan herhangi bir alternatifinden daha çok destekler.
          - Göreceli olarak daha çok siyasal eşitlik sağlar.  
           -Ayrıca gerçek barış ve refah ortamı da ancak demokratik yönetimlerle mümkündür.
              Lakin bu demek değildir ki demokrasinin hiçbir eksiği yoktur. Doğal olarak bazı eksikleri olmasına rağmen M. Erişirgil’in de dediği gibi; “Demokrasi kendi aksaklıklarının çaresini de kendinde taşıyan bir rejimdir.” Ayrıca demokrasinin en önemli alternatifleri, demokrasiyle yaptıkları yarışı tamamen kaybetmiş durumdalarken, var olan demokrasinin  eksikliklerini gidermeye çalışmak yerine,  tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak da akıl alır gibi değildir.
           Ancak bilinen veya bilinmesi gereken tüm bu tarihsel gerçekliklere rağmen, 16 Nisan referandumuyla demokrasimize son darbe de vurulmuştur. Şu anda her ne kadar yürürlükte olmasa da, 2019 itibariyle parlamenter rejim tamamen kaldırılacak, tüm güçler tek kişinin elinde toplanarak, siyasi literatürde tanımı dahi olmayan antidemokratik bir yönetim biçimine geçilecektir.
        Bu nedenle 2019 seçimleri, bilhassa parlamenter rejimi yeniden tesis ederek, Cumhuriyet‘in kazanımlarına sahip çıkacak, başka bir deyişle demokrasimizi fabrika ayarlarına geri döndürecek bir Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi açısından, hayati öneme sahiptir.
          Dolayısıyla; ülkenin içinde bulunduğu durumdan rahatsızlık duyan, tek adam yönetiminin ülkeyi onarılmaz tehlikelere sürükleyeceğinin farkında olan hemen herkesin,  artık o veya bu parti demeden, sadece ülke menfaatini düşünerek asgari müşterekte buluşmalarının zamanı gelmiştir. Aksi halde yarın çok geç olacak, ülkede demokrasinin kırıntısı dahi kalmayacaktır. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 22811 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
DÖNÜŞÜM
8/7/2017
Demokrasi
6/1/2017
'Hayır'lısı Olsun!
4/13/2017
Yetkileri Tamamen Budanmış Meclis
3/30/2017
Söylenecek Sözümüz Var
3/8/2017
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 15 Eylül 2017 Cuma 10:36

Sayın yazar, artık öyle bir noktaya geldik ki asgari müşterekte bulunmaktan başka çaremiz kalmadı. İki inatçı keçi misali geleceği düşünmeden inatlaşmak tarih boyunca bu ülkeye en büyük zararı vermiştir. Artık takkelerimizi önümüze alıp düşünme zamanı geldi de geçiyor bile

Yorumu oyla      2      0  
Misafir 14 Eylül 2017 Perşembe 04:17

SayınYazar, affınıza sığınarak bir önceki makalenize yazdığım eklemeye bakmanızı öneriyorum.

Yorumu oyla      1      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
döviz
Acun Ilıcalı
survivor all star
film
Elif Erbakan
harç
ismail kartal
iletişim
Balıkesirspor