E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Artık Yeter!
8 Eylül 2015 Salı

          Hani bazen yaşanan olaylar karşısında sözler kifayetsiz kalır, öfke, üzüntü,  isyan tüm benliğinizi sarar, sessiz çığlığınızı kimse duyamaz ya, aylardır hemen her gün ve son olarak da Hakkâri- Dağlıca’dan gelen 16 şehit haberi, tüm ülkede vicdan sahibi her vatandaşın yüreğini, işte böylesine etkilemiştir.
           Peki, ülke nasıl bu hale gelmiştir?  Ya da çözüm süreci nidalarıyla barıştan demokrasiden söz edilirken PKK bu derece nasıl güçlenmiştir?
         Artık kısır siyasi tartışmalar yerine, ülkemizin bekasını ilgilendiren böylesine önemli konuların derinlemesine analiz edilip, sorgulanması, ülkeyi yönetenlerin Meclise, TSK’ne gerekli bilgileri verirken, fikir alışverişinde de (!) bulunmaları şarttır. Çünkü “Ben yaptım oldu” zihniyetinin ülkeyi getirdiği nokta ortadadır. 
        Her şeyden evvel Türkiye’de dış politika, artık iç politika için yapılır hale gelmiştir.   Öyle ki kutuplaştırıcı, bölücü ve çatışmacı bir anlayış üzerine kurulu olan iç politika, dış politikayı da etkisi altına alarak, Türkiye’yi dışarıda yalnız bırakacak bir sorunlar yumağının içine hapsetmiştir.
        Şu anda terör sorununu sadece PKK ile sınırlamak mümkün değildir. Çünkü AKP’nin yıllardan beri dile getirilen, dış politikadaki “sıfır öngörü” ve “değerli yalnızlık” politikası sonucunda, ülkemizdeki terör sorunu artık uluslararası bir boyut kazanmıştır.  Zaten Dağlıca saldırısının büyüklüğü ve kullanılan silahlar düşünüldüğünde, olayın vahameti ve niteliği daha iyi anlaşılacaktır.
         Bilhassa çözüm sürecinde yapılan hatalar silsilesi, bugün terörü işin içinden çıkılmaz bir hale getirmiş ve süreci bir fırsat olarak değerlendiren PKK’nın, Doğu ve Güneydoğu’da   “alan hâkimiyetini” tamamen ele geçirmesine neden olmuştur.
          Yine devlet, çözüm süreci boyunca operasyon yapmazken, PKK bol bol silah yığınağı yapmıştır.  Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  “ Çözüm süreci PKK için bir silah depolama süreci olmuş” açıklaması da, verilen tavizlerin ve istihbarat zafiyetinin bir göstergesi değil midir?
          Ayrıca Çözüm Süreci’nde yine stratejik bir hata yapılarak meclis, ordu ve toplum dışlanmış ve sürece dâhil edilmemiştir.  Öyle ki Oslo’da kapalı kapılar ardında neler vaat edildiğini,  ya da 7 Haziran sonrası hangi vaatler yerine getirilmediğinden çatışmasızlığın sona erdiğini bilen var mıdır?  Ama ne yazık ki tüm bu basiretsizliğin ve öngörüsüzlüğün ceremesini masum askerlerimiz, güvenlik güçlerimiz ve vatandaşlarımız canlarıyla ödemektedir.
         Yine AKP’nin öngörüsüz dış politikasına gösterilebilecek en güzel örnek, İncirlik mutabakatıdır. Hiçbir risk analizi yapılmadan İncirlik Üssü’nün koalisyon güçlerine açılmasına karar verilmiştir. Hâlbuki koalisyon güçleri tarafından Suriye’ye yapılan hava saldırılarının milletlerarası hukukta hiçbir meşru dayanağı bulunmamaktadır. Çünkü bir ülke toprağına saldırı için öncelikli olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin izni gerekir. Zaten Rusya ve Çin’in vetosu nedeniyle buna imkân yoktur.
           Bir diğer dayanak ise meşru müdafaa hakkının kullanılması olabilir ki Suriye’den ülkemize yönelik  bir saldırı durumu da söz konusu değildir. Dolayısıyla koalisyon güçlerinin Suriye’ye yaptığı saldırıların, hiçbir meşruiyeti bulunmadığından ülkemizin milletlerarası hukuk uyarınca, cezai ve hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Bu tabii ki olayın hukuki boyutudur. 
          Olayın bir de güvenlik boyutu vardır ki asıl can alıcı kısmı burasıdır.  Bu mutabakatla birlikte vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği oldukça büyük bir tehlikeye atılmıştır. Öyle ki kalbura dönen Suriye sınırımız nedeniyle şu anda Türkiye’de kaç IŞİD militanının bulunduğu dahi bilinmemektedir. Dolayısıyla çözüm süreci boyunca PKK’nın her yeri silah ve patlayıcıyla donatması gibi,  aynı şeyin Suriye krizi çıktıktan IŞİD tarafından da yapılmadığının garantisini kim verebilir? Bir başka deyişle, bu haliyle İncirlik mutabakatına katılmanın, ülkemizi IŞİD terörüne açık hale getirmekten başka bir anlamının bulunmadığı ortadadır.
           Hâlbuki ülke güvenliği önceliği olan, sağduyulu ve öngörülü bir hükümetin, ilk olarak içerdeki İŞİD tehdidini tamamen bertaraf etmesi,  ancak sonrasında gerekiyorsa mutabakatı imzalaması gerekirdi.
        Yine PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD, Batı’nın Suriye’deki tek ve en önemli müttefiki olarak belli bir meşruiyet kazanmıştır. Bu durumda Türkiye IŞİD’le Suriye’de mücadele ederken, PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD ile de, bir yerde birlikte hareket etmek zorundadır. Dolayısıyla her ne kadar ABD, Türkiye’ye PKK’ya karşı meşru müdafaa hakkınız saklı dese de,  bu koalisyonun ülkemize yansıması; Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde elinin zayıflatılması olacaktır.
          İşte ulusal çıkarlarımız ve güvenliğimiz, ülkemizi yönetenler tarafından böyle korunmaktadır!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 13103 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Magazin
  •Spor
  •Medya
  •Ekonomi
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•hamza hamzaoğlu
•MHP
•Eczacıbaşı
•Christoph Daum
•Ferit Şahenk
•Beycan ÜÇKARDEŞ
•ygs soru ve cevapları
•Faruk Bal
•EPDK