E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3 Ocak 2014 Cuma

Son zamanlarda gelişen olaylar, yapılan açıklamalar, itiraflar, iktidar-cemaat çekişmeleri, yargıya müdahaleler, orduya kumpas ve devlet içinde devlet iddiaları, duruma ve ihtiyaca özel yasal düzenlemeler, görevden almalar gibi kamuoyunda oldukça geniş yer tutan konular,  gündemdeki asıl gerçeğin gizlenip, toplum olarak olan biteni algılama yeteneklerimizin git gide zayıflatılma çabasından başka bir şey değildir.

Eminim tüm bunların bariz gerçeklerin manipüle edilerek,  toplumsal dikkatin daha az önemli konuların üzerine çekilmesi anlamına gelen bir nevi  algı mühendisliği olduğunu  bilmek,  asıl konudan uzaklaşmamıza kısmen de olsa engel olacaktır. Başka bir deyişle,  algı ve gündem mühendislerinin yöntemleri bilindiğinde, gündemi sarsan önemli bir gelişmenin ardından,  birdenbire bir başka şok yaratan olayın devreye sokulmasının ne anlama geldiği kolayca anlaşılabilecek dolayısıyla bir sonraki olayın, bir önceki olayı unutturmak ve kafaları karıştırmak için üretildiği  artık  kolayca tahmin edilebilecektir.

O halde tüm bu mühendislik çalışmalarının farkında olur ve olayları buna göre değerlendirme cihetine gidersek, aslında  gündemdeki tek ve gerçek konunun, 27 Aralık operasyonları sonrasında ortaya çıkan  rüşvet ve yolsuzluk iddiaları  olduğu, yadsınamayacak tek gerçek olarak  görülecektir.

                                                     ***

Gündeme bomba gibi düşen ve bütün taşları yerinden oynatan  rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, demokrasi ve bağımsız yargı karnesi bir hayli zayıf olan ülkemiz açısından,  son derece önemli bir sınavdır. Ancak, yargılamanın gerçek bir hukuk devletine yakışır bir biçimde  yürütülebilmesi için azami her türlü çabanın gösterilmesi hususunda, şu ana kadar  hiç de  iyi bir sınav verilememiştir. Özellikle soruşturma sonrası çıkartılan yasal düzenlemeler, görev değişiklikleri, iktidarın yargıya müdahale ettiği konusundaki şüpheleri bir hayli güçlendirmiştir.

Halbuki hukuk, belli bir grubun sadece kendi çıkarları ve hesapları için duruma kişiye ve zamana göre,  yasal düzenleme yapamayacağı kadar evrenseldir. Aksi halde hukuki güvenlik ilkesi zedeleneceği gibi hukukta evrenselliğini kaybedecektir.

 Acaba iktidar tarafından rüşvet ve yolsuzluk operasyonları sonrasında  hazırlanan ve henüz taslak halinde olan şu  düzenlemeleri, yargıya müdahale haricinde yorumlamak mümkün müdür? Şöyle ki; 

-Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere, iktidarın haberi olmadan hiçbir yolsuzluğun üzerine gidilemez yönetmeliği olarak da adlandırılan Adli Kolluk Yönetmeliği hakkında, Danıştay tarafından son derece yerinde bir kararla yürütmenin durdurulması kararı verilmişti. Başbakan Erdoğan’ın Danıştay’ın kararı sonrası “Gereği yapılır” sözü ile kastetmek istediğinin ise , “mahkemenin verdiği karara uyarız” değil de,  madem yönetmelik değişikliğine yürütmenin durdurulması ile cevap verdiniz, o halde bizde bu kez  kanun değişikliği  yaparız” demek olduğu daha sonra anlaşılmıştır. Yani önümüzdeki günlerde Ceza Muhakemesi Kanununda bir değişiklik yapılarak;  savcıların atacağı en küçük adımdan dahi, il emniyet müdürü ve valiler aracılığıyla iktidarın anında haberi olmasına bir kez daha  çalışılacaktır. Dolayısıyla Adli kolluk Yönetmeliğiyle başaramadıklarını bu kez de kanuni düzenleme ile yapmaya çalışacaklardır. Şayet Anayasa mahkemesi de yapılan bu kanun değişikliğinin iptaline karar verirse, bu kez de Anayasa değişikliğine mi gidilecektir?

Lakin kanundaki ve anayasadaki tüm bu düzenlemelerin evrensel hukuk kuralları gereğince  soruşturmanın gizliliğini sağlamak ve kuvvetler ayrılığı ilkesini korumak amacı ile  konulduğunu ve özellikle spesifik ihtiyaçlardan dolayı kanun çıkarılıp, anayasa değişikliğine gidilemeyeceğini  ısrarla vurgulamakta fayda olduğu düşüncesindeyim.

-Yine Danıştay’ın yetkilerinin elinden alınacağı, yapısının değiştirileceği ve özellikle yürütmenin durdurulması kararını her konuda veremeyeceği   bir yasa taslağı hazırlığı içinde olunması ise, diğer bir vahim düzenlemedir. Özellikle kısmen de olsa yürütmenin durdurulması kararı elinden alınmış bir Danıştay’ın  öksüz kalacağını  düşünmek için illaki hukukçu olmaya da gerek yoktur.

-Ayrıca HSYK’nın 13 üyesinin Adli Kolluk Yönetmeliği’nin anayasaya aykırı olduğu yönündeki açıklamasına sinirlenen hükümet, “söz konusu üyelerle ilgili soruşturmanın, ilgili dairenin önerisi üzerine HSYK tarafından açılabileceğine” ilişkin anayasada ayrıntılı bir düzenleme olması nedeniyle bu konuda  bir yasa değişikliğine gidememiştir. Ancak bu kez de yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ HSYK’nın açıklama yetkisini bir yazıyla kendisine almıştır. Hükümet bu konuda da HSYK yasasında bir değişiklik hazırlığı içindedir. Halbuki daha 12 Eylül  2010 referandumunda ileri demokrasi için HSYK’nın yapısını değiştiren bir anayasa değişikliği yapıldığı düşünülecek olursa, iktidarın kendi yaptığı bu değişiklikten pek de memnun kalmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

Görüldüğü üzere iktidar tüm bu rüşvet, yolsuzluk ve devlet içinde çete iddialarını ortaya çıkaracak , hatta ve hatta  böylesi   çürümüş bir yapıyı söküp atacak tek mekanizma olan yargıyı daha da bağımsızlaştıracağına, aksine  yaptığı yasal düzenlemelerle bağımlılığı daha da arttırmaktadır.  Ancak, artık mızrak çuvala sığmayacak kadar büyük olduğundan bağımsız olmayan böylesi bir yargılama neticesinde  kaybeden, ne yazık ki  sadece   Türkiye olacaktır.

Umut ederim ki; “Babamın oğlu da olsa, evladım da olsa yolsuzlukların üstüne giderim” söylemi sadece hamasi bir nutuk olarak kalmaz.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 19804 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 12 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 12 Ocak 2014 Pazar 20:52

Din ahlaktır .Aslında ülkemizin durumunu çok güzel özetliyor.Ilımlı islam kisvesinde yapılan yolsuzluklar "dinin aslında ahlak"olduğunu özetliyor.LAL

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 9 Ocak 2014 Perşembe 08:43

Kalemine sağlık SİBEL kutluyorum.Çok selamlar.Binnur Karadağ.

Yorumu oyla      10      5  
Misafir 6 Ocak 2014 Pazartesi 19:17

Eski siyasetçileri hatırlıyorum Özal,Demirel,Yıldırım Akbulut,M.Yılmaz,Çiller.Bu siyasetçiler bile arar olduk yahu.Ama sizinkisi de iş sayın yazar %50 oy almış adamlar.Çok fazla yazmayın bakın sizin için de gerekirse yönetmelik çıkarırlar.Hatta kanun.Ayrıca bu savcıarında başka işi mi yok.Gidip hem de bakan çocuklarını tutuklatırıyorlar.Yok yolsuzlukmuş falanmış filanmış.Hele polisler,hele polisler çok ayıp,bırakınız rahat rahat çalıp çırpsınlar yahu olmuyor böyle ağbi olmuyor...LAL

Yorumu oyla      9      5  
Misafir 6 Ocak 2014 Pazartesi 14:05

Ülkenin bu bataktan çıkmasının tek yolu hukuk olacaktır. Ama bakkaldan ekmek alır gibi çıkartılan yasalarla değil. ..

Yorumu oyla      6      0  
Misafir 5 Ocak 2014 Pazar 06:20

Çok şükür kendi beynim var. Ama bazılarının maalesef kılavuzu karga!Tam da bu sebepten bugünleri yaşıyoruz. Biraz ar, biraz haya lütfen. Ülke ye ye bitmesin, bir de hiçbiri ceza almasın. Vay efendim dış güçlermiş. Buna soktaki çocuklar bile gülüyor artık. 3-5 beyni yıkanmışın inandığı hikaye.Mesela olayları kendi beyninle değerlendirirsen, dış güç,mış güç olmadığını,tam bir hırsızlık, hak yeme,aç gözlülük olduğunu göreceksin.Kanun değiştirmeye çalışmalar, hep bana hep banalar.Yüz gerek yüz!!!ŞMK

Yorumu oyla      22      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
beşiktaş
AB
nato
konya
DEAŞ
survivor
Ersun Yanal
çin
ygs puan