E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum
Günün haberleri| Günün manşetleri| Giriş sayfam yap |Gazete manşetleri  | Künye| İletişim| Sitene haber ekle| RSS
Üye girişi   Üye ol
​​
 
Turk Time

@turktimeCom

Turk Time'ı Twitter'da takip et
   
  Sibel Kızılkaya İtkü   
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22 Ağustos 2013 Perşembe

Dış politikadaki sıcak gelişmeler, günlük siyasi tartışmalar ve çekişmeler  içinde, ne yazık ki eğitim reformu adı altında dayatılan 4+4+4 eğitim sisteminin  girdiği çıkmaz  gözlerden kaçmaktadır.

Geçtiğimiz haftalarda iktidar, seçim barajını düşürmek istememesindeki en önemli mazeretini, siyasi istikrarın sağlanması olarak belirtmişti. Ancak, 11 yıllık AKP iktidarı süresince beş  Milli Eğitim Bakanı’nın görev yapmış olmasına rağmen,  (Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer ve Nabi Avcı)  eğitim sistemimizin yıldan yıla kan kaybetmesi ve yaz boz tahtasına dönmesi,   bu durumda nasıl izah edilecektir?

Halbuki;  eğitim  sistemini  4+4+4 gibi sonu  bilinmeyen  maceralara  sürüklemek  yerine, uzun vadede  uzman kişi ve kuruluşlarla en uygun  çözüm yollarını aramak, bulunan  çözüm yolu  içinde,  alt yapı çalışmalarını  ve pilot bölge uygulamalarını yaptıktan sonra, böylesine reform niteliğinde bir değişikliğe kalkışmak,  eminim 11 yıldır iktidarda olan AKP iktidarı için  hiç de zor olmazdı!

Bilindiği üzere geçen sene uygulamaya başlanan 4+4+4 eğitim sistemi ile,  pek çok pedagoji uzmanı ve eğitimcinin ısrarla yanlış olduğunu  belirtmesine rağmen, 60-66 aylık çocuklar, velilerin kararı ile   okula başlamıştı.  Ancak,  üst yaş gruplarındaki öğrencilerin tamamı nisan ayında okumaya başlarken,   60-66 ay aralığında kalan çocukların ise  ancak yüzde 18’i  okumayı sökebilmiştir. Tabi ki sorunlar bununla da sınırlı kalmamış, altını ıslatan , 40 dakikalık ders süresine tahammül edemeyen çocuklar, fiziki şartları bu minik öğrencilere uygun olmayan sınıflar… gibi daha pek çok sorunlar yumağı ile bu süreçte karşılaşılmıştır.

Ancak geçtiğimiz haftalarda bakanlığın nihayet geri adım atmasıyla; “bu çocuklardan 66, 67 ve 68 aylık olanlar velisinin vereceği dilekçe ile 69, 70 ve 71 aylık olanların ise  ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını belgeleyen sağlık raporları ile   kayıtlarının bir yıl ertelenebileceği” açıklanmıştır. Her ne kadar hatayı anlayıp geri adım atmak bir erdem olsa da, acaba bu erdem,  miniklerin hayatlarının başında  bozulan ruh sağlıklarını  düzeltebilecek,  bir yıl boyunca bu çocuk ve velilerin yaşadıkları sıkıntıları telafi edebilecek midir? 

Ayrıca   geçen yıl  çocuklarını  okula göndermeyenleri;  çocuğunuzun psikolojik sorunu mu var, ya da öğrenme kabiliyeti mi az” diye alay eden ve küçük düşüren yetkililerin  bu çocuklar ve velilerine de,   bir özür borçları yok mudur?

Aslında şimdi gündemdeki asıl mesele, 16 Eylül’de yani yaklaşık bir ay sonra okulların açılacak olmasına rağmen, SBS  sınavını kazanamayan yüz binlerce  ortaokul mezununun  hangi liseye kayıt yaptıracağının halen belirsiz olmasıdır.

2012 yılında  mevcut düz liselerin  tabelaları değiştirilerek Anadolu Liselerine dönüştürülmüştü. Ancak alt yapısı hazırlanmadan yapılan bu değişiklik şu anda eğitim camiasında büyük bir kaos yaratmıştır.  Çünkü;  son yapılan SBS sınavında puanları Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler lisesine  yetmeyen ancak imam hatip, meslek ve açık liseye de gitmek istemeyen yaklaşık 500 bin öğrenci, okulların açılmasına bu kadar az bir zaman kala açıkta kalmıştır. Bu durum  Milli Eğitimin öngörüsüz politikasının, eğitim sistemindeki çarpıklıkların hangi noktaya geldiğini anlayabilmemiz  açısından son derece önemlidir.

Bakanlık, sınavı kazanamayan ya da yeterli puan alıp Anadolu Liselerine yerleşemeyen yüz binlerce öğrenciyi Açık Lise, Meslek Lisesi yada İmam Hatip Lisesine yönlendirmektedir. 2012 yılında 537 olan İmam Hatip Lisesi  sayısının 708’e çıkarılması da sanırım bu dayatmanın sebebini açıklamaktadır.

Tüm bunlar iktidarın zorunlu eğitim süresini arttırmak bahanesiyle,  eğitim sistemini kendi siyasal ve ideolojik amaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirmeye çalışmak amacının, ne yazık ki dışa yansıyan tezahürleridir.

Çocuk işçiler

Yine 4+4+4 eğitim sistemiyle getirilen son derece tehlikeli ve pek dile getirilmeyen bir düzenlemede , Mesleki Eğitim Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan,  işletmelerde çalıştırılabilecek çırak oranının maksimum   % 10 olabileceğine ilişkin tavan sınırlandırmasının kaldırılmasına ilişkin olmuştur.   Bu  sınırlandırmanın kaldırılması, işletmelerde çırak olarak çalışan  çocuk işçilerin sayısını ciddi oranda arttırabileceği gibi, asıl işgücüne  dönüşmesine de  yol açabilecektir. Dolayısıyla işletmeler şayet isterlerse  son derece meşru bir şekilde, ciddi bir çocuk emeği sömürüsüne gidebilirler

Zaten DİSK’in 23 Nisan 2013 tarihli raporunda;  İş kazalarında Çin ile rekabet eden Türkiye, şimdi de çocuk işçiliğinde Asya tipi bir modeli benimsemiş görünüyor. Ucuz İstihdam Stratejisi ve 4+4+4 sistemi, bunun zeminini yaratma gayretidir” ifadesine yer verilmiştir.

Ancak unutulmamalıdır ki;  biz ne Ortadoğu’nun Çin’i olmak, ne de yavrularımızı “ucuz iş gücü” olarak görmek istiyoruz.

Çocukların işe değil okula gitmesi için çağdaş devletler bütün güçlerini seferber etmişken, çocukların gelişmesini engelleyecek ve sömürülmesine yol açacak bu düzenlemenin,  ülkemizi çağın gerisine götüreceği son derece açıktır.  Bu konuda da, eğitimle ilgili diğer konular gibi acilen bir şeyler yapılması, hem çocuklarımızın hem de ülkemizin geleceği açısından son derece hayati  öneme sahiptir.


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9254 defa okunmuştur.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
    Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
 
   Toplam 18 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Misafir 03 Eylül 2013 Salı 14:49

Sayın yazar sistemi çok güzel özetlemişsiniz.Gelen gideni gerçekten aratıyor.Nabi Avcı bence eğitim camiası için hayal kırıklığı.

Yorumu oyla      3      0  

Misafir 26 Ağustos 2013 Pazartesi 22:58

22:04;4+4+4'le eğitimin yeterli ve sevgi dolu olacağını sanıyorsan büyük yanılgı içindesin.60aylık bir çocuğu zorla okula başlatmak öğretmende sevgiden çok sinir yüklemesi yapar. O yaşta bir çocuğa bırakın yeterli eğitimi okumayı bile öğretemediler. 5 yaşındKi çocuğu okula zorla başlatmak iyi bir eğitim demek değildir. O zaman önce iyi öğretmen yetiştireceksin. %10 sınırlamasının kaldırılması da iyi eğitimle yakından uzaktan bağdaşmaz. Bilakis yazarında dediğigibi çağın gerisine gitmektir. ŞMK

Yorumu oyla      7      0  

Misafir 26 Ağustos 2013 Pazartesi 22:20

Kürşat;Almanyada ilkokulu bitirmiş birisi olarak,oradaki eğitim sisteminin ne kadar iyi olduğunu inan çok iyi biliyorum.Ama iyi bir eğitim iyi bir ekonomi değildir. İyi bir ekonomi iyi bir eğitimdir. Şimdi burada SBS yerine yazılı sınav yapacaklarmış.Yandaş hocalar, yandaş adayı çocuklarına bol keseden not verecek ve soruşturulmayacaklar.İdealist öğretmenler çocuğun hak ettiği notu verecektir.Bil bakalım ne olacak?Hak etmeyen çocuk, hooop hak edenin önünde.Bu mudur tarafsızlık?ŞMK

Yorumu oyla      3      0  

Misafir 26 Ağustos 2013 Pazartesi 22:16

Sizlere bir sey soracagim, belki dikkatlerinizden kacmistir.Bir gün sokagi cikin ve Osmanli egitim sisteminle Medrese egitimi almis birine iyi bir bakin, caktirmadan onu tepe den tirnaga kadar bir süzün bakalim.Onun durusu vakarligi agitligi laik egitim alan birine hic benziyormu ? Türk insani en basarisiz ve yapay egitimi Cumhuriyet döneminde almistir.Egitimde bilerek geri birakilan bu milletten ekonomik bir basari beklemek hayal ötesidir. Krst

Yorumu oyla      0      5  

Misafir 26 Ağustos 2013 Pazartesi 22:04

Ilk okul egitimini bende vatanimin cok güzel bir karadeniz Köyünde almistim.Benim aldigim egitimin ne kadar yetersiz ve sevgisiz bir egitimin oldugunu yillar sonra anladim.Ülkemizde yillarca falakali egitim verilmistir.Asik suratli ögretmenler,ögrencisini düsman olarak gören bir ögretmenin o ögrenciye verecegi egitim den her halde "Dünya insani yetismesini beklemek" fazla bönlük olmus olur.Yukaruda zikr etmis oldugum Almanya modelinin mimari Martin Luther dir.Kendisi ayni zamanda Rahiptir +2

Yorumu oyla      1      3  

 
 
 
İsmail Kartal:

İsmail Kartal:

Bu sene de şampiyon olacağız!

Başbakan Davutoğlu net konuştu:
Bozdağ'ın gündemi 'çözüm' süreci:
Arınç'tan 'istikrar' vurgusu:
Kültür ve Turizm Bakanı Çelik:
Bakan Ala'dan sert açıklama:
Davutoğlu Kayseri'den seslendi!
Diyanet İşleri Başkanı Görmez:
Çavuşoğlu'ndan 'Peşmerge' açıklaması!
MHP lideri Devlet Bahçeli:
SP Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak:
Diva Pırlanta Yutmuş..!

Diva Pırlanta Yutmuş..!

16 Aylık Gerçek Bir Deha!

16 Aylık Gerçek Bir Deha!

 
 
     
 
 
Turktime.com®
• Künye
• İletişim
• Reklam
• Google +
 
Tüm Kategoriler
• Güncel • Spor
• Siyaset • Dünya
• Medya • Kültür
• Foto Galeri • Ekonomi
• Video Galeri • Röportaj
• Sağlık • Tekzip
• Aktüel • Yazarlar
 
Bağlantılar
• Günün tüm haberleri
• Sitene haber ekle
• RSS
• Facebook
• Twitter
• Giriş sayfam yap
• Sık kullanılanlar ekle
 
Popüler Kelimeler
 

 

 
  Copyright © 2003 - 2011 Turktime.com   • info@turktime.com