E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18 Aralık 2013 Çarşamba

Yeri geldiğinde ülkemizin bir karış toprağının dahi kimseye verilemeyeceğinden dem vuran iktidar yetkilileri, Ege ve Akdeniz’de bize ait olan adaların  2004 yılından bu yana  Yunanistan tarafından   işgaline neden sessiz kalındığına dair, her nedense şu ana kadar makul, kabul edilebilir hiçbir açıklama getirememişlerdir. Yoksa “komşularla sıfır sorun” politikamız, 16 adamızı kaybetmek pahasına sadece Yunanistan ile mi sürdürülmeye çalışılmaktadır? Oysa ki ülke egemenliğinin anlaşmasız, savaşsız öylece bir başka ülkeye devri anlamına gelen  susmanın, kabullenmenin önlem almamanın  hiçbir izahı mümkün değildir.

Bu zamana kadar ne Yunanistan tarafından teker teker işgal edilen adalar, ne de bu adaların törenlerle iskana açılması konuları her nedense kamuoyunda hak ettiği önemde yer almadığı gibi, hükümetin gündemine de bir türlü oturamamıştır. Hemen her gün Mısır ya da Suriye’deki gelişmelerle ilgili detaylı analizler, değerlendirmeler yapılırken, ülkemizin egemenliğini bu denli ilgilendiren bir konuya neredeyse “yok muamelesi” yapılması son derece ilginçtir.

Halbuki Yunanistan ve Türkiye arasında kalan her bir toprak parçasının,  Orta Doğu’nun yeniden şekillendirilmesi, enerji kaynaklarına ulaşım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ülkeleri ile ilişkileri gibi konularda elimizi ne kadar güçlendireceği herkesçe bilinen bir gerçekken, hükümetin bu konuda 2004’den bu yana  hukuken ve  siyaseten sessizliğini koruması ülke menfaatlerimiz açısından kabul edilemez bir durumdur. Kaldı ki, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye verdiği tam üyelik müzakere tarihi ile işgallerin başladığı tarihin aynı olması da bir hayli düşündürücüdür.

2004 yılından itibaren, ülkemize ait olan Ege’de Eşek, Bulamaç, Nergizcik, Hurşit, Fornoz, (Aydın), Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba ve Ardacık (Muğla), Koyun (İzmir), Akdeniz’de ise, Gavdos, Dhia; Dionisades, Gidhoronisi ve Koufonisi adaları  Yunanistan tarafından işgal edilerek iskana açılmıştır. Bu işgaller,  önce adalara sivil nüfusun daha sonra askeri birliklerin yerleştirilmesi, rüzgar gücü ile çalıştırılan enerji santrallerinin kurulması, kiliselerin inşa edilmesi, belediye ve polis teşkilatlarının kurulması, Yunan bayrağının dikilmesi ve nihayetinde Yunanistan Genelkurmay Başkanı’nın Bulamaç Adası’nı, Cumhurbaşkanı’nın ise Eşek Adası’nı ziyaret etmesi ile aşama aşama  gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaretler aslında bir yerde fetih ziyaretleri olarak da görülebilir.   Benzer bir girişim 150 kadar ada içinde beklenebilir. Nitekim Türkiye’nin tüm bu işgallere  itirazda bulunmayarak sessiz kalması ise Yunanistan’ın  toprak genişletme ihtirasını daha da arttırmaktadır.

Aslında Ege Adalarının aidiyeti meselesi ilk olarak 1996’da Kardak krizi ile gündeme gelmiş ancak 2004’ten sonra süreç yeni bir boyut kazanmıştır. Kardak krizi  sonrası Avrupa Parlamentosu’nun  Yunanistan’ın sınırlarının Avrupa’nın dış sınırları olduğuna” vurgu yapan bir karar vermesi,   emimim Avrupa’nın bu işgallere nasıl baktığını anlamanız açısından son derece önemli ve ibret vericidir.

Yine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun işgal edilen bu adalara ilişkin bir  soru önergesine verdiği yanıtta, “sorunun Lozan ve Paris anlaşmalarının yorumuyla ilgili hukuki bir mesele olduğundan, ayrıca  Ege’deki deniz sınırlarının Yunanistan ile bu güne kadar geçerli bir anlaşma ile belirlenmemiş olmasının da sorunun  bir diğer boyutunu teşkil ettiğinden” bahsetmesi de hükümetin konuya nasıl baktığını göstermesi açısından  oldukça üzücüdür.

Halbuki  işgal edilen bu 16 ada,   Uluslararası Anlaşmalar gereği   ülkemize aittir. Şöyle ki; Osmanlı devleti Ege ve Akdeniz’de ilk egemenlik mücadelesini Venedik ve Cenevizlilere karşı vermiş ve bu denizlerde Osmanlı egemenliği kurulduğunda sahipsiz hiçbir ada kalmamış ve Osmanlı’nın denizlerdeki bu egemenliği,  Yunanistan’ın bir devlet olarak ortaya çıktığı 1830’a kadar da devam etmiştir.

Bugün Ege Denizi’nde Yunanistan’a ait olan adalar ise, Osmanlı imparatorluğu ve onun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti hakimiyetinden Yunanistan’a,  Londra, Lozan ve  Paris Barış Anlaşmalarıyla isim isim belirtilerek geçmiştir. Doğal olarak  bunların dışında kalan diğer ada ve adacıklar ise  Türkiye’nin egemenliği altındadır.

Tüm bunları bir yana bırakıp  adaların aidiyeti(sahipliği) konusunun  belirsiz ve şüpheli  olduğunu varsaysak bile,  bu kez de  Eritre ve Yemen’in Kızıldeniz’de bulunan adaların paylaşımıyla ilgili olarak  gittikleri Hakem Mahkemesi  kararı, yol gösterici olmaktadır.  Bu mahkeme kararında,  her ne kadar dava konusu adalar Kızıldeniz’de bulunsa da, sorunun çözümü noktasında Ege’deki adaların durumunu  düzenleyen Lozan Barış Anlaşmasına dayanılmıştır. Bu nedenle bu karar bizim için son derece önemli olduğu gibi aynı zamanda da  emsal  niteliğindedir.

Söz konusu kararda, hiçbir devletin tek taraflı eylem ve uygulamalarla,  zamanaşımıyla bu adaları kazanamayacağı ayrıca aidiyetin(sahipliğin) belirlenmesinde dikkate alınacak kriterlerin; coğrafi yakınlık ve üstün hakkın varlığı olduğu belirtilmiştir. Özellikle Yunanistan’ın bu adalarda  devlet otoritesi kurma çabası içinde olması, ikinci kriteri yani üstün hakkın varlığını  işlevsel hale getirmek çabası içinde olduğunu düşündürmektedir.

Dolayısıyla, her halükarda bu toprak işgallerine  hükümet tarafından  artık bir an önce dur denilmesi ve meselenin sadece bir toprak parçasını sahiplenme meselesi olmayıp doğrudan egemenlik tesisi meselesi olduğunun artık  farkına varılması son derece elzemdir.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 20845 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 21 Aralık 2013 Cumartesi 12:25

Maalesef hükümet bazı işlerle o kadar meşgulmüş ki, gemiciklerle uğraşmak yerine 10-15 tane adacıkla uğraşmak gereksiz olmuş!Sanırım şehitlerimizin kemikleri sızlıyordur. Bir karış toprak uğruna feda edilen canlar...Ne bereketli topraklarımız varmış, ye ye, sat sat bitmiyor!Ama millet olarak yemeyi seviyoruz. Kimi makarnacı kimi kömürcü kimi milyon dolarcı. Ortak tarafları;hepsi yiyici!Az-çok fark etmiyor.Din sömürüsü yapanlara,abdest-namaz diyenlere sesleniyorum:Birazda Allah korkusu deyin!ŞMK

Yorumu oyla      32      14  
Misafir 20 Aralık 2013 Cuma 19:25

Sadece adalar mı?Fırsat bulsalar ülkemizi güney doğusundan başlayıp baştan başa pay edecekler.Adaları kim takar!?Çünkü milli olan önemli değil,islami olan önemli hükümet için.Ülkemiz bölünmüş bölünmemiş çok da önemli değil.Din sömürüsü üzerinden iktidar oldular,bununla iktidarlarını koruyorlar.Yazık çok yazık "Uyan Türk Milleti"...LAL

Yorumu oyla      16      1  
Misafir 20 Aralık 2013 Cuma 19:24

Sadece adalar mı?Fırsat bulsalar ülkemizi güney doğusundan başlayıp baştan başa pay edecekler.Adaları kim takar!?Çünkü milli olan önemli değil,islami olan önemli hükümet için.Ülkemiz bölünmüş bölünmemiş çok da önemli değil.Din sömürüsü üzerinden iktidar oldular,bununla iktidarlarını koruyorlar.Yazık çok yazık "Uyan Türk Milleti"...LAL

Yorumu oyla      3      0  
Misafir 20 Aralık 2013 Cuma 14:28

Rüşvet ve yolsuzluk topraklarimizin işgaline göz yumulmasi... şimdi sırada ne var. Tamamen kokusmus bir düzen

Yorumu oyla      15      0  
Misafir 19 Aralık 2013 Perşembe 13:12

Çıkarılan kanunlarla topraklarımız tamamen yabancı sermayeye açılmışken ve neredeyse iki İsrail devleti büyülküğünde toprağımız yabancılara satılmışken, birde varsın tüm adalarımız Yunalılar tarafından işgal edilsin. Gerçekten artık diyecek hiç bir şey bulamıyorum. Acaba kimin ne hakkı var, ülkenin bir karış toprağını bile satmaya. Tüm önemli diğer konular gibi, bu konu da kısır gündemler yaratılarak hasır altı edilmiş gibi görünüyor A.UMUT

Yorumu oyla      22      0  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Doalrdaki düşüş ne kadar devam eder?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Euroleague
yangın
AB
Ukrayna
CEV Şampiyonlar Ligi
DEAŞ
DEAŞ
Kocan Kadar Konuş
Faruk Bal