E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

16 Nisan 2013 Salı

Uzun yıllardır tartışılan bir konudur bu…
     Allah var mı, yok mu? Kâinat bir tesadüf sonucu mu oluştu?
      Yer küremizde yaşayan, çeşitli dinlere mensup 6 milyar dolayındaki insanın büyük çoğunluğu Allah’ın varlığına inanır.
     İnanmayanlar azınlıktadır ve bunlara “Ateist” denir. Tanrı tanımazlardır onlar…
     Hemen her ülkede, entelektüeller arasından çıkan ateistlerin sayısı bir hayli kabarıktır!
                                             ***
     Yazar Ahmet Altan, yeni yayınlanan “Son Oyun” adlı kitabında Allah’ı, kötü, vahşi ve savruk bir romancı olarak tanımlamış ve “Bu hayatta tesadüflerden başka bir şey yok” demiş!
     Kâinatta her şeyin tesadüfen, kendi kendine oluştuğunu iddia eden yazar özetle “Allah yok” demeye getirmiş!
     Ben, kendi adıma,  dincileri ve yobazları sevmem ama Allah’ın varlığına içtiğim su, soluduğum hava gibi inanırım. Tanrı inancım güçlüdür.
     Bu nedenle Talat Atilla’nın Ahmet Altan’a verdiği cevabı beğendim. “Beynine, eline ve kalemine sağlık…” diyorum.
                                             ***
      Talat Atilla, Ahmet Altan’ın görüşlerini eleştirerek:
      “Allah yok, dese, kişisel inancıdır, diyerek parantez kapatılır ama  o aklınca kurnazlık yaparak, bir yandan kâinatın tesadüfle oluştuğunu iddia ediyor, diğer taraftan Allah’ı neredeyse sanal bir karakter olarak sunmaya çalışıyor.” diyor ve ekliyor:
      “Altan ve benzerlerinin tesadüf olarak resimlemeye çalıştığı varoluş TESADÜF değil, tam bir DİZAYN harikasıdır.
      Cehalet, önyargı ve ego kıskacından kurtularak bir bakalım bu kâinat bir tesadüf mü, yoksa milim şaşmayan bir MİMARLIK HARİKASI mı?”
                                             ***

      Talat Atilla bunları sorduktan sonra akla ve mantığa hitap eden örnekler vererek, bu kâinatın ve yaratılan eşsiz düzenin, kesinlikle bir tesadüf olamayacağını anlatıyor.
      Aynen katılıyorum. Bu muhteşem düzeni yaratan üstün bir güç, bir yaratıcı vardır ve biz ona “Allah” veya “Tanrı” diyoruz.
                                              ***
     Din açısından bakmaya gerek yok. Akıl ve mantık da bu yaratıcı güce inanmamızı gerektiriyor.
     Kâinatın “Big bang” denilen büyük patlama sonucu oluşumu, dünyanın güneşten koparak onun yörüngesinde dönüşü, mevsimlerin oluşması,
canlıların ortaya çıkması, bu muhteşem düzenin milyonlarca yıldır bir milim sapmadan devam etmesi bir tesadüf sonucu olamaz.
                                               ***
       Talat Atilla “Ahmet Altan vesilesiyle ortaya çıktı ki, kendisini ister sağda, ister solda, isterse dindar olarak tanımlasın, bu zümreden ne yazık ki, büyük bir kısmı, şartlara göre değişken ve cesur olmayan bir kalabalık. Aksi olsaydı, Altan’ın bu sözleri karşısında ‘Allah’ın hatırı yücedir, hiçbir hatıra feda edilemez’ diyenler susarken, şu satırları yazmak, bu sıradan adama düşer miydi hiç?” diyor.
      Talat Atilla  görüşlerinde haklıdır.
      Bizdeki dinci çevreler milleti sadece “Allah ile aldatmayı” bilirler, bu gibi durumlardan anlamazlar!
      İlgilenen okurlarımı, aydın bir din bilgini olan Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Allah ile aldatmak” adlı kitabını okumalarını öneririm.
                                        ***
       Birkaç yıl önce Hürriyet Gazetesi’nde “Allah nedir? Tanrı Nedir?” başlıklı bir yazmıştım.
       Ben “Allah” adını da kullanırım ama genellikle “Tanrı” derim. Bunu anlatmıştım…
       Meselâ “Tanrım, sen büyüksün” ifadesini kullanırım “Tanrı uludur” derim ama “Tanrı razı olsun” demem, “Allah razı olsun” derim. “Tanrı razı olsun” cümlesi kulağıma hoş gelmez.
      “Allah nedir, Tanrı nedir?” başlıklı yazımdan sonra çeşitli okur grupları tarafından e-mail bombardımanına tutulmuştum… Rekor denilecek sayıda mail gelmişti…
                                            ***
      Mesaj yollayanları üç grupta topladım:
1) Tanrı sözcüğünün kullanılmasına kesinlikle karşı çıkıp Allah adını kullanmanın şart olduğunu söyleyenler… Bunlar, ılımlı ve saygılı ifadelerle fikirlerini savunuyordu. “Müslümanların Allah’ı vardır, Tanrı’sı yoktur. Tanrı Mitolojik bir ifadedir. Tanrı’nın dişisi de vardır, ona Tanrıça denir. Oysa Allah tektir” diyorlardı.

2) Tanrı sözcüğünün kullanılmasının Allah’a hakaret olduğunu iddia edip, ana-avrat sövenler, belâ okuyanlar ve tehdit edenler… (Ben bu gruptakileri insandan saymıyorum.)

3) Allah ile Tanrı kelimelerinin eşanlamlı olduğunu belirtip “Biz Türkçe olduğu için ‘Tanrı’ sözcüğünü tercih ediyoruz” diyenler… Bu mealde mesaj yollayan okurların oranı diğerlerinden daha fazlaydı…
                                             ***
        Gelen mesajlardan biri, rahmetli meslektaşım Güzin Sayar’ın kızı, “Güzin Abla” adıyla yazan Feyza Algan’dan idi… Algan şöyle diyordu:
       “Yazınızı okuyunca gülümsedim. Bunca yılın köşe yazarısınız. Yıllarca milyon satan gazeteleri yönetmişsiniz ama “Tanrı” diyor, Allah’sız oluyorsunuz. Vay, vay, vay!
       Aynı eleştiriler, aynı saçmalıklar bana da geliyor. Ben neden “Tanrı” diyormuşum? “Allah” demeye korkuyor muymuşum? İşte bu tür saçmalıklarla uğraşıyoruz.
       Yine gece okuduğum internet sitesinde Cüppeli Hoca’yı izlemeye gelen 5 bin kişiyi görünce aynı tepkiyi duydum. İyi ki annem bu günleri görmedi, yüreğine inerdi. Yazık, çok yazık!
       Allah (bakın Tanrı demiyorum) Allah hepimizi korusun bunların şerrinden…”

                                              ***
       Televizyon alanında saygın bir isme sahip olan Yılmaz Dağdeviren’in mesajı da ilginçti… Şöyle yazıyordu:
       “Adıyaman’ın Kâhta İlçesi’nde, erkekle konuştu diye babası ve dedesi, kızlarını öldürmüştü. Meğer diri diri gömerek öldürmüşler! Duruşları da vakur! Yaptıklarının doğruluğuna, cennete gideceklerine inanıyorlar âdeta!
        …Ve olay dünya basınında… Türkiye’nin, Müslümanlığın imajı ne halde! Babalığı, dedeliği, erkekliği, insanlığı, Müslümanlığı düşünebiliyor musunuz?”
                                               ***
        Bir tesadüf! Aynı konuyu değişik açıdan Tarık Karslı da ele almıştı. Karslı, Kanada’da yaşayan bir okurum… Şöyle diyordu:
       “Burada (Kanada’da) Türkiye hakkında çoğu zaman hiçbir haber çıkmaz. Fakat Güneydoğu’da bir baba ile büyük babanın, canlı olarak 16 yaşındaki kızlarını, sırf bazı erkeklerle konuşuyor diye kümesin yanına açtıkları iki metrelik çukura canlı olarak gömmeleri ve bunu da namusları için yaptıklarını söylemeleri, “Ottowa Citizen Gazetesi”nde yer aldı. İşte burada, cahil adamlar yüzünden vahşi, barbar bir ülke olarak hafızalara giriyoruz. Şu kara cehaleti bir türlü yenemedik gitti!”
                                             ***
        Tarık Karslı haklı… Cehaleti yenemediğimiz gibi, artıyor da…
        Her neyse… Ahmet Altan’ın kitabından başlayıp, nereye geldik… Allahsızlıktan, Tanrı tanımazlıktan, aşırı dinciliğin yarattığı yobazlığa kadar uzanan bir sohbet yazısı oldu bu…
        Ülkedeki siyasilerin kavgalarını düşündükçe ruhum kararıyor ama sonraki yazılarımda, ben de diğer meslektaşlarım gibi zorunlu olarak (daha doğrusu üzülerek) siyaset havuzuna dalacağım!     

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 71009 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
4/10/2013
Dubai yasaları bizi günahtan kurtardı (!)
4/3/2013
Millete gaz veriyorlar!
3/27/2013
Eğer inci bulmak istiyorsanız, derine dalacaksınız!
3/19/2013
Türkiye'de gazeteciliğin hali!
3/13/2013
Başbakan sevmiyorsa, işte o haberdir!
3/6/2013
130 yıl yaşamak ve Eczacıbaşı
2/27/2013
2/20/2013
Basında vefa kaldı mı?
2/12/2013
2/6/2013
Tanrı, Türkiye'yi diktatörlük heveslilerinden korusun!
1/30/2013
Tüm zamanların rekoru!
1/23/2013
Eden bulur! Herkes ektiğini biçer!
1/16/2013
Türk Toplumu nereye gidiyor? (2)
1/9/2013
2013'te Türk toplumu nereye? (1)
1/2/2013
12/26/2012
Bu Yazılar, Akıllı İnsanlar İçindir!
12/18/2012
12/12/2012
İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
12/5/2012
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 67 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
TOTEM 23 Nisan 2013 Salı 14:04

Ben Sayın yazarın hiçbirzaman Ateist olduğunu savunmadım bilakis hangi dine mensup olduğu hakkında fikirler bile beyan ettim:) Aslında oda beni ilgilendirmezdi ama tabi ki islama ve benim ceddime bu derece saldırmasaydı. Ben Yahudilerin dinlerini asla eleştirmiyorum inançları beni zerre ilgilendirmiyor ancak sınır onların benim dinime saldırmaları ile ihlal ediliyor. Neyse daha bu konu çok su kaldırır.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 21 Nisan 2013 Pazar 15:01

Sayın Turan,İnanç çok çok ömemli bir değer Diyarbakır cezaevine ve otuz yıldır dökülen kana rağmen bu ülke bölünmediyse Kürtlerin % 90'ı bölünmeye karşıysa bundan aynı kıbleye dönmenin önemi en önemli etken değildir de nedir??? Farklı değerlendirmeler yapılabilir ama güneş ortada İslam Güneşi.Moda Encümeninin oyunları bu İnancı silemediği için kaybetti.Allah her şeye kadirdir.Milletimizi oyunlardan kurtarır.

Yorumu oyla      2      0  
Misafir 21 Nisan 2013 Pazar 14:48

"Arı bal yapar fakat balı izah edemez." Kuran arıya ilhamla (vahiy kelimesi kullanılır Kuranda Arı-Nahl- suresinde) bu güzel gıdanın yaptırıldığı anlatılır.Arı hep bal yapar...Krem çikolata yapayım diyemez ve yaptığını izah edemez...Allah bir böceğiyle şifalı harika bir gıda sunar bizlere.Gözü Görenler için her şey delil...Görenler için.

Yorumu oyla      1      3  
Misafir 19 Nisan 2013 Cuma 21:01

İnançlı inançsız insan gibi insan olan herkese saygı duyarım..Ama şu da var biri tesadüf masalına başlayınca yerdeki karıncadan denizin dibinde karanlığa indikçe göz aynası gibi bir tabakayla gözüne içten ışık yansıyıp görüşü artan balinadaki bu sistemi vb...Milyarlarca harika sistemi tesadüfe bindirirse sadece gülerim komik olur o kadar...

Yorumu oyla      3      1  
Misafir 19 Nisan 2013 Cuma 16:15

GÜneş dünyadan ne kadar büyüktür? 1 milyon 300 bin defa daha büyük..Güneş ışınlarıyla dünyada hayata vesile olacak mesafeyi bulunca ben şurada bir yörünge edineyim de hiç milim şaşmadan milyonlarca yıl tesadüf tesadüf döneyim demiş...Tesadüüüüüf tesadüff...Güneş bir de zararlı ışınlar için de onları eleyecek bir ozon tabakası olsa dimiş diyinci de tabaka oluşmuş...tesadüüüüf tesadüf.

Yorumu oyla      7      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Bazı suçlar için (Kadın cinayeti, tecavüz, vatana ihanet, terör suçları V.S.) idam gelmesini istermisiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
bist
moskova
DEAŞ
sanayi
Kırgızistan
film
PSG
pkk
Çanakkale Savaşı