E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

20 Şubat 2013 Çarşamba

Okurlarımın affına sığınarak bugün kendimden bahsedeceğim.

      Gazeteci Faruk Mangırcı’nın yazdığı “Tirajların Efendisi” piyasaya çıktı… Bu kitap beni anlatıyor.
      Ana başlığın altındaki cümle:
      “Gazeteci Rahmi Turan’ın roman gibi hayatı”
     
Yerinde bir tespit…
      Geriye dönüp baktığımda gerçekten roman gibi bir hayatımın olduğunu görüyorum. Bir film hikâyesi gibi her şey var…
     
Kurşun yağmuru altında kalma, arkadaşlarımın vurulması, silahlı kovalamacalar, başbakanlarla kavga, tutuklanma ve cezaevi günleri…
     
Eşim Emel ile Taksim’de tesadüfen çarpışarak tanışmam ve bir süre sonra evlenmem bile başlı başına bir aşk hikâyesi…
      Hayatımda ne ararsanız var yani…
                                                 ***
      Günlerimizi damla damla harcıyoruz ama yaşam ırmağının suları hızla akıp gitmekte...

      Hayat bir taksiye benziyor. Bir yere gitmeseniz, dursanız da taksimetre işliyor.
      Bir de bakıyorsunuz, göz açıp kapayıncaya kadar yıllar, rüzgârda savrulan yapraklar gibi birer birer uçup gitmiş…
      Şimdi, bu hayatı anlatan kitabın büyük ilgiyle karşılandığını görüyor, memnun oluyorum.
      Gazetelerde Emin Çölaşan, Mustafa Mutlu, Ahmet Yabuloğlu gibi yazarlar, “Tirajların Efendisi” kitabıyla ilgili güzel yazılar kaleme aldılar.
Birçok gazeteci arkadaş da kitabı henüz okumakta olduklarını ve bu konudaki görüşlerini yazacaklarını bildirdi.
      Kitabın, birçok İnternet sitesinde de yankı  bulduğu görülüyor.
                                                   ***

      Her hayatın bir amacı olmalı…
      Önemli olan, uzun ya da kısa yaşadığınız değil ama neden yaşadığınız, neyin arkasında olduğunuzdur.

      “Ben geçen uzun süre içinde neler olmuş?” diye dönüp baktığımda, hayat mücadelesi arasında bir şeyler yapmış olduğumu gördüm.

      6’sı günlük, 3’ü haftalık 9 gazete…

      20 cilt, tarihî kahraman Kara Murat’ın serüvenleri, “Dağların Sesi” adında bir Güneydoğu romanı ve 10 ayrı kitap, binlerce köşe yazısı, seyahat anıları, fıkra kitapları…
      Kolay bir iş değil…
      “Kolay” diyenlere bunu bir denemelerini öneririm!

                                                  ***
      Geçen zamanlarda her şey tatlı değildi tabii ki... Fakat acıyı tatmamış olanlar, tatlının ne olduğunu bilemez!

      Azim ve kararlılığın büyük gücü vardır. Ben hiçbir zaman hiçbir şeyden vazgeçmedim.
      “Damlayan su, taşı deler” derler.
Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliğidir.
      9 gazeteyi nasıl yapmışım?
      Çok çalıştığım kesin ama şansım da yardım etti tabii ki…
      Doğru zamanda, doğru kişilerle çalışmak başlı başına bir şanstır.
      Çok çalışmak, azim, kararlılık…
      Bir de düzgün aile hayatı, her an kendisine destek olan güzel ve akıllı bir eş; Emel Turan… İki evlât; Pınar ve Murat, birbirinden güzel dört torun; Eda, Ata, Emre ve Tan.
      
İnsan daha ne ister ki?
                                                    ***

      Ben her şeyden önce, yapacaklarıma inandım.
      İnanmak sizi kalkış rampasından fırlatacak olan bir ateşleme düğmesidir. İnsan inandığı sürece her şeyi yapabilir.

      Sevenler de, sevmeyenler de çıktı beni… Bu da çok doğaldır…

      Bütün insanların aynı fikirde olmalarını beklemenin ne kadar aptalca olduğunu görebiliyorum.
      Sevenler de, sevmeyenler de sağ olsun. Başka ne diyebilirim ki?

                                                     ***     

      Bütün dostlarım bana “Senin hayatın bir roman gibi.. Neden anılarını yazmıyorsun?” diye soruyorlardı.

      Bunu doğru buluyor ama bir türlü başlayamıyordum.

      Yazacaklarım subjektif olabilirdi…
      Oysa hayat hikâyelerinin tarafsız kişiler tarafından objektif yazılması daha doğru olurdu.

      Bu düşüncelerle kitaba başlayamadım.

      Doğrusunu isterseniz anılarımı yazacak zamanım da yoktu…

      Bir işi başarmak, elleriniz cebinizde tırmanacağınız bir merdiven değildir.
      Başlamayan bitiremez!

                                                    ***

      Derken bir gün (2012 yazıydı) Faruk Mangırcı telefon edip kendini tanıttı… Onu ismen tanıyordum zaten… Gazetelerde çalışan, televizyonlarda program yapan ve çeşitli kitapları olan başarılı bir meslektaşımdı… Dedi ki:

      “Efendim, hani hayatım roman olur derler ya… Sizin hayatınız da roman gibi… Mutlaka yazılmalı… Ben yazmak istiyorum” dedi.

      Başka birinin, hayat hikâyemi yazması belki benim yazacaklarımdan daha objektif olurdu.
      Faruk Bey zaten hakkımda çeşitli kitaplardan ve yayınlardan bol miktarda bilgi toplamıştı. Ben sadece onun hazırladığı sorulara cevap verecektim…

                                                    ***

      İyi de, o anda Bodrum’da tatildeydim. İstanbul’a dönünce görüşebileceğimizi söyledim.
      Yaz bitti, sonbahar geldi. Bu defa Londra’ya gitmem gerekti.

      Faruk Bey telefonla aradığında Londra’daydım. Orada uzun süre kaldım.

      Döndükten sonra bir kez daha Bodrum gezisi çıktı. Oradaki evimde ciddî bir tadilat yaptıracaktım.

      Faruk Mangırcı aradığında “Kusura bakma, yine Bodrum’dayım” dedim.
                                                   ***

      Başka biri olsa bıkar, bu işten vazgeçerdi. Fakat Faruk Bey yılmadı. Randevu için aramaya devam etti.

      Aradan aylar geçtikten sonra nihayet görüştük.
      Ve hayatımı anlatan “Tirajların Efendisi” adlı kitap ortaya çıktı.

      Yazar, TOGAN Yayınları tarafından basılan kitabın önsözünde “Rahmi Turan’ın gazetecilik yaşamı ile Türk basınının son 60 yılını anlatan ve kısa kısa anektodlar da yer alan bu kitap, umarız unutulmaya yüz tutmuş gazeteciliğin hatırlanmasında işe yarar” diyor.

      Gazeteci Faruk Mangırcı’nın yazdığı çok tartışılacak  “Tirajların Efendisi” kitabını, ilgilenen okurlarım kitapçılarda bulabileceği gibi, TOGAN Yayınları’ndan da sipariş edebilir.
        Mobil Tel: 0 533 712 14 94
        Ofis
Tel: 0 212 542 02 97
        E-Mail:
[email protected]
                                               ***
ÖNEMLİ NOT: Kitapta bazı yazım hataları var. (Dahi) anlamına gelen (de) ve (da) larla (ki) ler bitişik olmuş. Bu, bazı köşe yazarları arasında eleştirilere sebep oldu. Faruk Mangırcı bana bir mail göndererek şöyle dedi:
    “Her ne kadar yayınevinden kaynaklanan bir kusur olsa da, böyle bir eleştiriye sebep olduğum için, kitabın üzerinde imzası olan bir yazar olarak sizden özür diliyorum.
     Sonuç itibarıyla ben basın tarihine not düştüğümü düşünüyorum. Yeni baskılarda her yazım hatası düzeltilir. Önemli olan kitapta anlatılanlardır.
Saygılarımla… Faruk MANGIRCI”
                                                                           

            KİTAPTAN BAZI BAŞLIKLAR

·        Mafya tetikçisi, Günaydın Gazetesi’ni nasıl bastı?

·        Rahmi Turan’a sıkılan kurşunlar, yanındaki Ahmet Vardar ve Akgün Tekin’i yaraladı. Turan, saldırganı nasıl yakaladı?

·        Merhum Turgut Özal, Başbakanlık döneminde Rahmi Turan’ı susturmak için Devlet Bakanı Mesut Yılmaz vasıtasıyla ne önerdi?

·        Asil Nadir, Bedrettin Dalan’ı nasıl harcatmak istedi?

·        6’sı günlük 9 gazeteyi ve 20 cilt kitap olan, 9 filmi çevrilen tarihî kahraman Kara Murat’ı nasıl yarattı?

·        Turgut Özal, Çanakkale mitinginde Rahmi Turan’ı halka şikâyet ederek “Senden büyük Allah var be!” diye bağırdı.

·        Rahmi Turan, Erol Simavi’ye “Patron patronluğunu bilsin” diye nasıl rest çekti?

·        Demirel, siyasî yasaklar kaldırıldıktan sona Rahmi Turan’a nasıl teşekkür etti?

·        Nazlı Ilıcak’a köşe açması için Rahmi Turan, Aydın Doğan’ı nasıl ikna etti?

·        Rahmi Turan, Haldun Simavi’ye  kızıp nasıl Sabah Gazetesi’ni kurdu?

·        Rahmi Turan’ın cezaevi günleri…

·        Eli silahlı katillerle kovalamacalar…

·        Basın dünyasının en büyük 4 patronu Haldun Simavi, Aydın Doğan, Dinç Bilgin ve Erol Simavi ile ilişkiler…

·        Brezilya dönüşü Demirel’in uçağında atlatılan büyük tehlike.

·        Eşkıyalarla çatışmalar…

·        Gangsterlerle mücadele.

·        40 yaşında siyah kuşak sahibi karateci, 45 yaşında iyi bir kayakçı  nasıl oldu?

·        Kenan Evren, Süleyman Demirel, Turgut Özal Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller ile yurt dışı geziler…

 

EDİTÖRÜN NOTU: Yayınevine www.bizimavrasya.com.tr adresinden ya da 0 212 542 02 98 numaralı faks numarasından ulaşabilirsiniz.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 40333 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Basında vefa kaldı mı?
2/12/2013
2/6/2013
Tanrı, Türkiye'yi diktatörlük heveslilerinden korusun!
1/30/2013
Tüm zamanların rekoru!
1/23/2013
Eden bulur! Herkes ektiğini biçer!
1/16/2013
Türk Toplumu nereye gidiyor? (2)
1/9/2013
2013'te Türk toplumu nereye? (1)
1/2/2013
12/26/2012
Bu Yazılar, Akıllı İnsanlar İçindir!
12/18/2012
12/12/2012
İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
12/5/2012
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 77 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 8 yorum var.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
TOTEM 26 Şubat 2013 Salı 23:29

nedense birden buralarda bazı arkadaşların kullandığı kelimeler aklıma geldi,Biatçı,yandaş ve yalaka:) nereden geldi acaba? ve editörün benim Yüzüklerin efendisi filmini yad etmemi neden engellediğini hala anlamış değilim.Destansı hayat deyince bana bu çağrışımı yapmıştı:) Tirajların efendisi yüzüklerin efendisine karşı! karamurat serisinden sonra bu seri başlamalı bence:)

Yorumu oyla      1      1  
Misafir 26 Şubat 2013 Salı 22:56

böyle destansı bir hayat bu kadar amatörce yazılmamalıydı. yazık olmuş

Yorumu oyla      0      0  
TOTEM 25 Şubat 2013 Pazartesi 20:00

Sayın editörler ve sayın TÜRKTİME yönetimi eleştiri anayasal bir özgürlüktür!içerisinde hakaret barındırmayan kişiliklere saldırı içermeyen her eleştiri kutsal bir haktır.ayrıca bu ülkede Cumhurbaşkanından,Başbakanına,vekilinden sanatçısına kadar herkes en ağır şekilde eleştirilirken ve sizlerde bu eleştirilere hoşgörü ile yaklaşıp yayınlarken,Yazarlarınızı dokunulmayan bir mertebeye koyup eleştirilerden muaf duruma sokmanız ne kadar doğru ve etik?Lütfen bu konuyu bir değerlendirin..

Yorumu oyla      8      5  
Misafir 25 Şubat 2013 Pazartesi 19:46

Faruk mangırcı yı kınıyorum.

Yorumu oyla      9      0  
Misafir 25 Şubat 2013 Pazartesi 16:23

Keşke böyle bir kitabı, türkçiyi ve anlatım tarzını iyi bilen bir gazeteci yamzış olsaydı

Yorumu oyla      8      0  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
Aydın belediyesi, Arapapıştı kanyonu,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
ÖSYM
döviz
AB
TCMB
Volero
Ayşe Ersöz
Murat Yıldırım
madenci
GAZİANTEP