E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

12 Aralık 2012 Çarşamba

Başbakan Erdoğan’ın kızıp köpürdüğü ve “Bizim atalarımız böyle değil” diye bağırdığı “Muhteşem Yüzyıl” adlı tarihi dizide, aşkları ve yiğitlikleri anlatılan genç bir adam var:

     Talihsiz Şehzade Mustafa bu…

     Geçen yazımda Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa’nın Kanunî tarafından nasıl boğdurulduğunu anlatmıştım. Sıra Şehzade Mustafa’da…

     Kanuni Sultan Süleyman, ilk oğlu olan Şehzade Mustafa’yı çok seviyor, onunla gurur duyuyordu.

     Baba-evlât arasında büyük bir muhabbet vardı.

     Peki, aynı Kanuni Sultan Süleyman’ın, en çok sevdiği bu oğlunu, 38 yaşına geldiği vakit “Tahtımı elimden alacak” vehmiyle cellâtlara boğdurtacağını düşünebilir misiniz?

     Yalnız Şehzade Mustafa mı?

     Tarihin büyük olarak kabul ettiği, Batılıların “Muhteşem” sıfatını verdiği o güçlü padişah “Koltuğunu korumak uğruna” yalnız Şehzade Mustafa’yı değil, Şehzade Bayezid’i ve 5 torununu da boğdurtmuştu.
     Kanuni’nin bunları “Devletin bekası” (devletin devamı ve kalıcılığı) uğruna yaptığı söylenir ama gerçek şu ki;
     İktidar hırsı, ne baba, ne evlat, ne torun tanıyor!

                                              ***

     Kanuni Sultan Süleyman’ın 8 erkek ve bir kız çocuğu dünyaya gelmişti.

     Mahidevran Sultan’dan olan en büyük Şehzade Mustafa hariç, diğerleri Kanuni’nin büyük aşkı Hürrem Sultan’dan doğmuşlardı.

     Şehzadelerin dördü küçük yaşta hastalanıp öldü. 1553 yılında hayatta dört şehzade vardı: Mustafa (38 yaşında), Selim (30 yaşında), Bayezid (28 yaşında) ve Cihangir (23 yaşında).

     Konya Valisi olan Şehzade Mustafa mükemmel bir eğitim görmüştü. Sağlam karakteri, iyi yürekliliği, güler yüzlü oluşu, çalışkanlığı ve bilgisi ile büyük sevgi kazanmıştı.

     Ancak, müthiş bir zekâya ve sonsuz bir hırsa sahip bulunan Hürrem Sultan, babasından sonra tahta geçecek olan Şehzade Mustafa’nın karşısına şeytan gibi dikilmişti.
                                               ***

     Hürrem Sultan, kendi çocuklarından birinin padişah olabilmesi için bin bir dalavere çevirdi, damadı olan Sadrazam Rüstem Paşa ile birlikte, Şehzade Mustafa’nın ağzından İran Şahı’na, babasını devirmek için yardım istediği şeklinde sahte mektuplar yazdırarak bu mektupların Kanuni’nin eline geçmesini sağladı.

    Padişah, uydurulan bu mektuplara safça inandı ve devletin bekası (!) uğruna oğlu Şehzade Mustafa’yı ortadan kaldırmayı aklına koydu.

                                              ***

    1553 yılının Ağustos ayında Kanuni Süleyman, ordusunun başına geçip İran seferine çıktı. Şehzade Mustafa’ya da, askerleriyle birlikte orduya katılması için emir yolladı.

    Aslında bu bir tuzaktı. Şehzade’nin hazin sonu, adım adım yaklaşıyordu.

    Konya yakınlarında, Şehzade Mustafa babasının elini öpmek için Padişah çadırına girdiğinde, babasının orada olmadığını görüp şaşırdı.

    Aynı anda dev gibi iri yarı 7 dilsiz cellât, üzerine atılıp onu boğmak istedi. Fakat çok güçlü olan Şehzade Mustafa, cellâtların birkaçını devirip ellerinden kurtuldu, tam dışarı çıkacakken (sonradan paşa yapılan) Zal Mahmut Ağa arkasından yetişip, önce kafasına vurarak devirdi, sonra yay kirişi ile onu boğdu.
     Şehzade Mustafa hayatı boyunca Zal Mahmut Ağa’ya hep yardım etmişti. Kadere bakın ki, yardım ettiği o kişi tarafından vahşice öldürüldü!

     Bu sırada yandaki çadırda gizlenen Kanunî Sultan Süleyman, oğlunun ölüm çığlıklarını büyük bir soğukkanlılıkla dinliyordu.

                                                ***

     Şehzade Mustafa’nın katledildiği haberi duyulunca Yeniçeriler galeyana geldi ve yer yer ayaklanmalar başladı.
     Ancak, tarihin her döneminde olduğu gibi, bahşiş adı altında dağıtılan paralar, Yeniçerilerin öfkesini dindirdi, sevgilerini bitirdi!
    
Parayı alıp, sustular!
    Para, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de bütün kapıları açan bir anahtardır!
    Kanuni Sultan Süleyman
devletin bekası bahanesiyle (gerçekte iktidar hırsıyla) en yetenekli oğlunu yok etmekle Osmanlı İmparatorluğu’na büyük bir darbe vurmuş oldu.
    Eğer yetenekli Şehzade Mustafa öldürülmeseydi, Osmanlı tarihinin gidişatı değişecek ve belki de imparatorluk duraklama ve gerileme dönemine girmeyecekti…
                                                     ***

    Kanuni Sultan Süleyman, Şehzade Mustafa’dan sonra Şehzade Bayezid’i de boğdurttu ve bu arada Fransızlara kapitülasyon hakkı verip ülkenin ekonomisini tarumar ederek Osmanlı devletinin çöküş sürecini bizzat başlatan padişah oldu!
    (Kapitülasyon, kişilere veya devletlere o ülkenin hükümdarı tarafından tanınan  ayrıcalıktır ve sonraki yıllarda Osmanlı Devleti’ni mahvetmiştir.)

    TV’de devam eden “Muhteşem Yüzyıl dizisi” ve bu diziye kızan Başbakan Erdoğan’ın öfkesi, bize tarihin bu hazin sayfalarını hatırlattı.

    Fakat dizide, bu anlattıklarımız yok!

    Henüz sıra gelmedi ama sıra gelse de diziyi çevirenlerin bu bölümleri göstereceği şüpheli… Çünkü Başbakan Erdoğan’ın “Bizim böyle ecdadımız yok!” diye sert çıkışı yapımcıları ürküttü.
    Sayın Başbakan, ecdadının, öz oğullarını ve torunlarını öldürttüğünü televizyonda görmek istemez! Ancak…

    “Yok” demekle tarihî gerçekler yok olmuyor tabii ki…
    Başbakan’ın öfkesinden korkan televizyon sahipleri ve dizinin yöneticileri bu bölümleri atlarlar ya da diziyi tamamen yayından kaldırırlarsa hiç şaşırmamak gerekir!
                                                    ***
    Televizyon sahiplerinin birçok şirketi ve bu şirketlerinin devletle büyük işleri vardır.
    Hiçbir işadamı, menfaatleri gereği Başbakan’ın  hışmına uğramak istemez!
    Demokratik ülkelerde başbakanların  televizyon dizilerine karıştığı görülmemiştir…
    Peki, bizim ülkemizde demokrasi var mı?
    “Var” diyemeyiz ama tamamen “yok” da diyemeyiz…
    Ülkemizde demokrasi, iktidar partisinin  izin verdiği kadardır!
    NOT:  (Yetenekli Şehzade Bayezid’in dramı bundan sonraki yazımızın konusu olacak…)

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 57043 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
12/5/2012
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 189 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 17 Aralık 2012 Pazartesi 18:55

Kim olursanız olun ben buraya yazarları okumaya geldim.Konu ile ilgili yorum yazarım.Yazdığım yoruma sizden hakaretamiz yorum gelirse cevabını alırsınız.Editör arkadaştan rica ediyorum bu tür cümle içerenleri yayımlamasın.Tabi küfürleri çıkarınca sizin yorumlarınızda bir şey kalmaz.Siz küfürsüz yapamazsınız.Sizin kültürünüzde bu var.Liderinize bakın görün.O sizin aynanızdır.

Yorumu oyla      7      5  
Misafir 17 Aralık 2012 Pazartesi 17:11

kaNUNİ pargalıya la pargalı DEMİŞ halda haldaşım yolda yoldaşımdın la bunca yıl huzurla yaşadık iyi de la artık ben sana gıcık oluyom la DEMİŞŞ .sonra gel la seni bir öldürteyim demiş. DURUP DURURKEN DE ÖLDÜRTMÜŞŞŞŞŞ.MASALımız da burada bitmişşşş.

Yorumu oyla      15      3  
Misafir 17 Aralık 2012 Pazartesi 17:04

1514 yılında Yavuz Sultan Selim'in Kudüs ve çevresini fethetmesi ile birlikte, Filistin toprakları için 400 yıl sürecek huzur ve güvenlik dönemi başladı. Bunun en büyük nedeni, Osmanlı'nın Müslümanlar tarafından yönetilen bir İslam devleti olmasına karşın, tebasını zorla İslamlaştırmak gibi bir amaca sahip olmamasıydı. Aksine, Osmanlı Devleti, gayrimüslimlere de güvenlik ve huzur sağlamayı, onları adaletle ve İslam idaresinden razı olacakları şekilde yönetmeyi hedefliyordu. Oysa aynı dönemlerde dünya üzerindeki diğer büyük devletler çok daha katı, baskıcı ve müsamahasız bir yönetim anlayışına sahipti. İspanya Krallığı, İber Yarımadası'nda Müslümanların ve Yahudilerin varlığına tahammül edememiş ve her iki topluma karşı büyük bir vahşet uygulamıştı. Diğer pek çok Avrupa ülkesinde Yahudilere sadece Yahudi oldukları için baskılar uygulanıyor (örneğin gettolara hapsediliyorlar), hatta kimi Yahudiler zaman zaman toplu katliamlara (pogromlara) hedef oluyorlardı.

Yorumu oyla      5      0  
Misafir 17 Aralık 2012 Pazartesi 17:00

‘Osmanlılar’ı 600 Yıl Ayakta Tutan Vergi Sistemi ve Adalettir’ Prof. Heath Lowry, Princeton Üniversitesi Osmanlı Tarihi Hocası 1974-1979 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde ders verdi.

Yorumu oyla      4      6  
Misafir 17 Aralık 2012 Pazartesi 16:50

KİM NE YAPARSA yapsın lazıyla çerkeziyle kürdüyle türküyle MİLLETİMİZ yeniden büyük olmanın ne demek olduğunu insanlığa gösterecektir. Bu büyüklüğü ne ırkçı almanlar ve yahudiler ne amerika gerçekleştiremedi. Bizi bekleyen muhtaç eller var. SİZ ÜMİTSİZLİK ZERKEDİYORSUNUZ AMA ÜMitsizlik can veriyor sabrın çelik pençesinde. Koşanlara ihtiyaç var sövenlerden bıktık...

Yorumu oyla      6      0  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
TÜİK
NBA
İran
moskova
fatih terim
IŞİD
Christoph Daum
işte benim stilim
uzaktan çalışma