Ümit Özdağ'dan Mansur Yavaş'a şartlı yeşil ışık: Bir daha yapmam!
Türk siyasetinin en tartışmalı başlıklarında sözünü sakınmayan, siyasi mücadelesini kendi çizgisinde sürdüren Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, gündemin sıcak başlıklarına ilişkin değerlendirmelerini ve partisinin siyasi perspektifini TURKTIME'a anlattı.
- Son Güncelleme:

Türkiye siyasetinde güvenlik, göç ve milliyetçilik eksenindeki tartışmaların öne çıkan isimlerinden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, ülke gündemini şekillendiren gelişmeleri, siyasi dengelerdeki değişimi ve partisinin gelecek dönem politikalarını TURKTIME'a değerlendirdi.
TURKTIME editörleri Gizem AK ve Yiğit SUBAK'ı Zafer Partisi Genel Merkezi'nde ağırlayan Özdağ; Türkiye'nin iç ve dış politikadaki önceliklerinden sığınmacı meselesine, Terörsüz Türkiye sürecinin siyasi ve toplumsal yansımalarından erken seçim tartışmalarına, muhalefetin mevcut konumundan Türk siyasetinin geleceğine uzanan geniş bir çerçevede sorularımızı yanıtladı.
Siyasi tartışmaların yalnızca güncel gelişmelerle sınırlı kalmadığı röportajda, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar, siyasi partilerin bu sorunlara yaklaşımları ve önümüzdeki dönemin muhtemel gündem başlıkları da ele alındı.
Zafer Partisi'nin temel politika tercihlerini, iktidara yönelik eleştirilerini ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin siyasi perspektifini ortaya koyan Ümit Özdağ'ın TURKTIME'a özel röportajı şöyle:

Sayın Özdağ, Zafer Partisi'nin temel siyasi söylemi yıllardır sığınmacılar üzerine kuruluyor. Ancak bugün seçmenin birinci gündeminde ekonomi ve geçim sıkıntısı var. Sığınmacı meselesi artık ekonomik sorunların önüne geçemiyorsa Zafer Partisi'nin siyaset dilini değiştirmesi gerekiyor mu?
"SIĞINMACILAR MESELESİNİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE GETİRDİK"
Zafer Partisi hiç kimsenin konuşmadığı iktidar ve muhalefetin sığınmacı ve kaçaklar meselesini konuşmama konusunda uzlaştığı bir noktada 2021'de kuruldu ve iktidara rağmen Türkiye'nin gündemine sığınmacılar meselesini getirdi. İktidarın ve muhalefetin görünürde "sığınmacıları biz de geri yollayacağız ama gönüllü olanları geri yollayacağız" şeklinde halka aldatıcı bir pozisyona geçmesini sağladık bu büyük bir başarıydı. Çünkü Erdoğan iktidara geldiği günden bu yana Türkiye'de siyasetin gündemini belirlemiştir ve başkalarının belirlemesine izin vermemiştir. Zafer Partisi buna rağmen Erdoğan'a rağmen bu yaşamsal meseleyi Türkiye’nin gündemine getirip siyasetin ana konularından birisi yapmayı başarmıştır. Önce ana muhalefet partisinin “sığınmacılar için bakanlık kuracağız onlara vatandaşlık vereceğiz” derken biz de gönüllü olanları yollayacağız noktasına getirmiş olduk.

"KILIÇDAROĞLU İLE İMZALADIĞIMIZ PROTOKOLDE KAYIT ALTINA ALDIK"
Sonra 2023 seçimlerinde 2. turda yaptığımız protokol ile sığınmacı ve kaçakları gerekirse zorla geri yollamayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla imzaladığımız protokolde kayıt altına aldık.
"İYİ PARTİ-CHP GRUBU OLUMLU YAKLAŞMADI"
2023 seçimlerinde sonuçların bu şekilde olmasında sığınmacılara verilen vatandaşlıkların büyük önemi oldu ve bunu da biz seçimlerden önce vatandaşlık alanlara 10 sene oy kullanma hakkı verilmesin yasada böyle bir değişiklik yapalım dememize rağmen İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi grubu olumlu yaklaşmamıştır.

"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE VE PKK İLE MÜZAKERELERE KARŞI ÇIKTIK"
Seçimlerden sonra kaybettiği kongrede Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesine neden olarak sığınmacılara vatandaşlık verilmesini gösterdi seçimlerden sonra da biz sığınmacılar meselesini Türkiye'nin gündemini tuttuk tutmaya devam ettik ancak bu arada PKK ile Abdullah Öcalan'la bir anayasayı yeniden yapma süreci başladı. PKK'ya af süreci başladı ve biz de bu konuyu Türkiye'nin en önemli iki temel meselesinden biri olarak gördüğümüz için anayasanın değiştirilmesine PKK ile müzakerelere karşı çıktık.
"Mehmetçik katillerine af yok" mitinglerine başladık. Karaman ve Antalya'da mitingler yaptıktan sonra ben tutuklandım ve 5 ay Silivri'de kaldım ben 5 ay Silivri’de rehin tutulurken, Türkiye'de PKK ile görüşmeler devam etti ve infaz yasası değişikliği üzerinde çalışıldı. Ben haziranda serbest kaldım Haziranda infaz yasası da çıkacaktı fakat sonrasında PKK infaz yasası çıkması ertelendi. Demek ki bir senkronizasyon vardı orada daha sonra yasayı çıkarttılar. Tabii biz de parti olarak sığınmacılar meselesini Gündemde tutmamıza rağmen acil bir terörle mücadele ve Teröre teslimiyet var o konuyu ağırlık vererek ön plana çıkardık. Türkiye'nin 17 ilinde hem Profesör Doktor müstafi tüm Amiral Cihat Yaycı hem anayasa profesörü CHP Eski Genel Sekreteri Süheyl Batum hem de Abdullah Ağar gibi isimlerin katıldığı paneller düzenleyerek bu ilerleyen süreci komisyon çerçevesinde komisyona verilen tavizler çerçevesinde ele aldık.
"BALKAN ÜLKESİ BOYUTUNDA SURİYE'DEN NÜFUS İTHAL EDİLMİŞTİR"
Ancak Zafer partisinin bu konuda Türkiye'yi uyarmakta haklı olduğu, AK Parti'nin sığınmacıları geri yollamayacağı konusunda haklı oldu ortaya çıktı. 6 Haziran 2026'da Şam Büyükelçisi Türkiye'de 2 milyon 300 bin sığınmacının kaldığını ve bunları geri yollanmayacağını, entegre edileceklerini düşündüğünü söyledi. 14 Temmuz'da İçişleri Bakanı Suriyelilerin geri yollanmasının istenmediğini söyledi. Demek ki en az 2,3 milyon Suriyeli’ye Türkiye’de vatandaşlık verilecek. Ama gerçekten 2,3 milyon mu hayır biz sayının daha fazla olduğunu biliyoruz. Çünkü 2025 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre anaokulundan üniversiteye kadar Türkiye’de okuyan Suriyeli öğrenci sayısı 777 bin 440. Bunların bir anne ve babası olsa zaten 2 milyon 300 bini aşıyor. Daha bebek olanlar var, yaşlılar var. Bu konuda da yalan söylüyorlar. Türkiye’ye altını çizerek söylüyoruz: Bir Balkan ülkesi boyutunda Suriye’den nüfus ithal edilmiştir. Durum bu, biz de bunu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Zafer Partisi’ne şöyle eleştiride bulunanlar oluyor. Siyasetinin yüzde 90’nını sığınmacılara veriyor. Daha geniş kapsamlı baksa o sosyolojisini genişletse, öyle bir imkanı yok mu? Yoksa kullanamıyor mu?
Hayır biz özellikle 2025'in ikinci yarısı Daha doğrusu 2025'in başından beri bunu planladık son bir buçuk seneden bu yana sığınmacılar dışında PKK terörü, ekonomi, tarım, kültür, sağlık ve eğitimle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz projelerimizi anlatıyoruz önümüzde Zafer ekonomisi programımız var. Tertemiz Türkiye projesi ile 6 milyon bağımlı var bu ülkede bağımlılara yönelik hangi politikayı izleyeceğimizi ortaya koyduk yani Zafer Partisi kadar Türkiye'nin hayati meselelerinde proje geliştirmiş bir parti yok.
"TELEVİZYONLAR BİZE DAHA AZ YER VERİYOR"
Ama bunları bir tek nerede ifade etme imkanımız var ağırlıklı olarak sosyal medyada. Çünkü televizyonlar bize daha az yer veriyorlar ve biz de dolaşarak vatandaşla temas ederek ve sosyal medya çalışmalarıyla bu projelerimizi anlatıyoruz. Bakın önümde Zafer ekonomisi var Tertemiz Türkiye projesi var. Bunlar kitap çerçevesinde Anadolu Kalesi projesi zaten sahip olduğumuz bir projeydi. Şimdi tarımda ve hayvancılıkta Zafer raporu bugün çıkıyor, geliyor milli eğitim raporumuz yayınlanmak üzere o da matbaada baskıda yani biz hayatın her alanıyla ilgili parti olarak politikalarımızı açıklıyoruz açıklamaya devam edeceğiz.
"DÜŞMAN CEZA HUKUKU SÜRECİ UYGULANIYOR"
Siyasi parti transferleri hakkında belediye başkanlarının görev süresini doldurmadan başka partilere geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de yaşadığımız süreç bir baskı ve hukuksuzluk süreci. Düşman ceza hukuku süreci uygulanıyor. Bir konuda gözaltına alınmanız tutuklanmanız ve hapse girmeniz için suçlu olmanız gerekmiyor size ikna edilen bir suç ve evrak oluşturuyorlar. Ondan sonra da sizi tutuklayıp mahkum edebiliyorlar bunu anlatmak istiyorum çünkü Parti değiştirip CHP'den AK Parti'ye geçen belediye başkanlarını ancak bu çerçevede anlayabilirsiniz. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Genel Başkanı kimliğiyle Mersin'de yaptığı bir parti kongresinde yaptığı konuşmada Atatürk’ü eleştirmesine ertesi gün Antalya'da Zafer Partisi İl Başkanlığı toplantısında cevap verdim ve çok net AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'dan bahsederek bir gün sonra Ankara'da akşam bir lokantada yemek yerken yüzden fazla polis lokantayı kuşattı beni gözaltına aldı Cumhurbaşkanına hakaretten.
Bir siyasi parti Genel Başkanı cumhurbaşkanına gerçekten hakaret etmiş olsa bile bu şekilde 100 tane polisle kuşatılarak gözaltına alınmaz ifade vermeye davet edilir gider ifadesini verir. Örneğin Bağımsız Türkiye Partisi genel başkanı onunla da ilgili aynı suçlama oldu ve böyle yapıldı sonra İstanbul'a götürüldü konuşma Antalya'da olmuş Erdoğan, cumhurbaşkanı olarak Ankara'da Ben Parti Genel Başkanı olarak Ankara'dayım buna ya Antalya başsavcılığa bakar ya Ankara başsavcılığına bakar ve ne yapıldı İstanbul'da Ben Vatan Caddesi'nde Emniyet Müdürlüğü'nden sabaha kadar tutuldum. Bu arada bir tane suçlama var cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ama cumhurbaşkanına hakaret suçlamasından da tutuklanmam istenmiyor. Saat 11.00'de İstanbul Başsavcılığı Kayseri Emniyet Müdürlüğü'ne bir yazı yazıyor ve diyor ki Ümit Özdağ'ın veya Zafer Partilerin Kayseri olaylarını kışkırtan açıklamaları var mı, varsa bize bildirin.
"BELEDİYE BAŞKANLARI HAPSE GİRMEKTEN KORKARAK İSTİFA EDİYORLAR"
Herkes bilir ki bir ilin başsavcılığı diğer bir ilin emniyet müdürlüğüne yazı yazamaz. Muhatabı olan başsavcılığına yani Kayseri Başsavcılığına yazar. Bu arada Kayseri olayları ile ilgili Kayseri Emniyet Müdürlüğü üzerinden aylar geçmiş benimle ilgili bir soruşturma başlatılmamış. Bir tespitte bulunmamış çünkü benim olayları bir yatışması için çalıştığımı biliyorlar. Başsavcılıkta herhangi bir soruşturma açmamışlar onlar da biliyorlar müdahalim olmadığını. O dönem bana başka illerde de olaylar oldu teşekkürlerini yollayan valiler oldu il başkanlarımız aracılığıyla. Oradaki şube müdür yardımcısına bazı tweetleri toplatıyorlar Zafer Partilerini attığı bunlar olaylardan ya çok önce ya sonra olayların tahrik edilmesiyle hiçbir ilgisi yok. Hiçbirinde bir soruşturma yok ve beni bu belgeye dayanarak tutukladılar. Yani bana suç ürettiler onun için Cumhuriyet Halk Partisi'nden AK Parti'ye geçen belediye başkanları hapse girmekten korkarak istifa edip AK Parti'ye geçiyor. Bu kadar basit korkuyorlar. Neden? Çünkü onları koruyan bir hukuk yok. Hukukun olmadığı ortamda bir nevi kaba güç vardır.
"AK PARTİ-MHP SEÇMENİNİN DE HOŞUNA GİTMİYOR"
Profesör Doktor Adem Sözüer, cezaevine geldi bana şunu söyledi: “Siz dedi hapishaneden kaçsanız bile suç sayılmaz. Çünkü siz bir grup insan tarafından kaçırılmış ve bir evde tutulan insana benziyorsunuz” dedi. Onun için belediye başkanları korkuyorlar. Peki belediye başkanları geçiyor seçmen geçiyor mu? Hayır geçmiyor. Üstelik seçmen öfkeleniyor ve bu AK Parti'ye, MHP’ye oy veren seçmenin de hoşuna gitmiyor.
"AK PARTİ'DEN ZAFER PARTİSİNE GEÇİŞ OLUR"
Zafer Partisi’nden seçilen bir belediye başkanı ileride AK Parti’ye geçerse sizin tavrınız ne olur?
Zafer Partisi’nden belediye başkanları seçildiği dönemde yani önümüzdeki dönemden bahsediyorum. Hiç kimse AK Parti'ye geçmek istemeyecek. Ama AK Parti’den Zafer Partisi'ne geçiş olur.
Hapse girip çıktıktan sonra kelimelerinizde ifadelerinizde daha mı dikkatli oldunuz? Bir değişiklik oldu mu?
Ben söylemek istediğim her şeyi söyledim. Her şeyi söylemeye devam ettim üslubum yumuşadı mı? Hayır üslubumu ben konuya göre belirliyorum. Zafer Ekonomisi programımızı anlatırken sert bir üslubumuz olmaz devlet planlama teşkilatının kurulmasından bahsediyorsunuz planlı kalkınmadan bahsediyorsunuz enflasyonu düşürmeden bahsediyorsunuz. Ama Anadolu Kalesi projesini anlatırken Tabii ki üslubunuz sert olacak ya da uyuşturucu baronları ile mücadelemizi anlatırken Tertemiz Türkiye projesini anlatırken üslubumuz farklı oluyor.
"MANSUR YAVAŞ'I ADAY GÖSTERMEMİZ SÖZ KONUSU OLMAZ"
Mansur Yavaş’ın adaylığı konusunda bir çalışma var mı? Muhalefet bir araya gelip teklif götürecek mi? Net bir tavır var mı?
Hayır şu anda Mansur Bey aday olduğunu söylemedi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine devam ettiğini söyledi. O adaylığını açıklamadığı sürece bizim onun adına hareket etmemiz, aday göstermemiz söz konusu olmaz. Ben bunu bir defa yaptım 2022 Nisan'ında ve bir daha yapmama konusunda karar aldım. Ancak Mansur Bey aday olursa bunu yetkili kurullarımızla değerlendiririz.
"HIRSIZA HIRSIZ DERİZ"
Fon soruşturması için “Bu tamamen buzdağının görünen ucu” dediniz. Buzdağının altında ne olduğunu biliyor musunuz? Bildiğiniz halde açıklamadığınız bilgiler mi var?
Fon soruşturması ile ilgili benim bilip de açıklamadığım bir konu yok bilsem açıklarım da. Zaten Yeni Parti'ye de seslendim dedim ki açıklayacaksınız açıklayın açıklayamıyorsanız bize verin biz açıklarız. Biz kitabın ortasından konuşuruz hep başından beri öyle oldu. Bizim genç seçmendeki karşılığımızın nedenlerinden birisi de bu. Çok net, açık, köşeli, siyah, beyaz. Yani salağa salak diyoruz durum bu hırsıza da hırsız deriz yani.
"AK PARTİ BU OLAYIN ÜSTÜNÜ KAPATMAYA ÇALIŞIYOR"
Soruşturmanın eski SPK Başkanı'na kadar uzanmasıyla birlikte kamu kurumlarının denetim sorumluluğu da tartışılıyor. Sizce bu olayda siyasi sorumluluk kime kadar uzanıyor?
Bu fon soruşturması iktidarın sorumluluğu. Çok net ortaya çıkması için yine iktidarın doğru açıklamalar ve doğru politikalar uygulaması gerekli. Ama ne yaptığını görüyoruz Şu anda biz iktidarın. Olayı basitleşmeye çalıştığını görüyoruz. Bir iktidar yetkilisi diyor ki: “her ülkede böyle şeyler oluyor” hayır her ülkede böyle şeyler olmuyor. Normalleştiremezsiniz bu hırsızlığı yüz binlerce insanı soydular çeteler ve şimdi Meclis’te bir önerge verildi komisyon kurulsun diye bunu reddetti MHP ve AK Parti. E peki siz bunun ortaya çıkmasını istemiyor musunuz kardeşim? Araştırılmasını istemiyor musunuz? Bu mu sonuna kadar gitme Biz AK Parti'nin bu olayının üstünü kapatmaya çalıştığını düşünüyoruz.
Kemal Kılıçdaroğlu deneyimi bir hata mıydı? Şu anda siz Kılıçdaroğlu’nu legal bir genel başkan olarak görüyor musunuz? Kendisiyle konuşuyor musunuz?
Hayır Kemal Bey 2 turda destek verdiğimiz için pişman değiliz. Çünkü Biz kendi şartlarımızla destek verdik kayıtsız şartsız destek vermedik. Ve bu şartlarda güçlü şartlardı. Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nı alıyorsunuz. Milli İstihbarat Teşkilatını alıyorsunuz Devletin temel sistematiği Zafer Partisi’ne geliyor. Sonra Anadolu Kalesi projesini kabul ettiriyorsunuz. Sığınmacı ve kaçakları geri yollamayı kabul ettiriyorsunuz bunun uygulamasını da size bırakıyorlar.
"KEMAL KILIÇDAROĞLU YANLIŞ YAPTI"
Özetle bizim yapmış olduğumuz çalışma mükemmel bir çalışmaydı. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu seçilmek istemiyordu ve ben de bunu kendisine söyledim böyle yaparak seçilemezsiniz dedim. Eğer benim İçişleri Bakanlığı’mı seçimlere son 4 gün kala öne çıkartmazsanız bu seçimi kaybedersiniz dedim. O da “kaybedersem kaybederim” dedi. Çünkü kaybetmeyi çok önemsemiyordu. Zaten 2. tur için hiçbir hazırlığı yoktu ondan dolayı biz doğruyu yaptık. Kemal Kılıçdaroğlu yanlış yaptı. Öyle bakıyoruz meseleye öyle bakmaya da devam edeceğiz. Gelelim bugün kendisi ile görüşür müyüm? Şartlar gerektirirse görüşürüz siyasette küslük olmaz. Siyasette Türk halkının menfaatleri gerektirirse herkesle görüşürüz.
Şartlar gerektirirse iktidarla da bir ortaklık gerçekleştirir misiniz?
Şimdi bu şartları somutlaştıralım diyelim ki Türkiye'ye yönelik 3 ülkenin aynı anda saldırısı oldu. Yani bir beka sorunu oldu o zaman bir araya gelirsiniz ve milli bütünlüğünüzü devletin ve milletin birliğini savunursunuz. Bu bir deprem de olabilir. Deprem sonrasında da görüşürsünüz. İktidar, muhalefetle ve bizle görüşmek ister görüşürüz. Yalnız şunu da ifade edeyim. AK Parti’nin bayramlaşmayı bile reddettiği yegane parti Zafer Partisi’dir. DEM ve HÜDA PAR’la bırakın bayramlaşmayı koalisyon kuruyorlar ama Zafer Partisi’yle bayramlaşmıyorlar bile.
Yıllar sonra açılan Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Umarım sonuç alırlar yani bu dosyalar konusunda bunları önemli olarak görüyoruz devam etmesini arzu ederiz ama sadece Kaşif Kozinoğlu ve geçmişte kalan diğer dosyalar değil Sinan Ateş dosyasında da aydınlatılması gereken noktalar var bunların üzerine de gidilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
"ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI ERKEN SEÇİME BAĞLI"
Erken seçim bekliyor musunuz? Türkiye seçime hazır mı? Zafer Partisi seçime hazır mı?
Erken seçim kesin zaten Erdoğan'ın yeniden aday olması erken seçime bağlı. Biz gördüğünüz gibi raporlarımızı hazırladık. Parti programımızı hazırladık ve yürütüyoruz. Biz hazırız.
"PKK SİLAH BIRAKMADI, SILAHLARINI İRAN'A KAYDIRIYOR"
Terörsüz Türkiye sürecinde deniyor ki silahlar bırakılacak daha ne istiyorsunuz? Sancılı bir süreç ama el birliğiyle halledelim diyen görüş de var. Siz terörsüz Türkiye sürecini sağlıklı buluyor musunuz?
Sürecin kendisi Türkiye'yi bölecek bir süreç. Bahsettiğimiz sadece PKK'nın silah bırakması faaliyetleri durdurması değil. Bir PKK silah bırakmadı. PKK silahlarını ağırlıklı olarak Suriye'den, Irak'tan, İran'a kaydırıyor. Kadrolarının da üst düzey yönetimlerini de İran’a kaydırıyor. 1991'de örgüte katılan Süleyman var Süleyman da İran PKK'sının başına getirildi ve PKK Türkiye içerisinde 3 ilin kırsalına çıkmış durumda. PKK bazı alanları medya için bırakıyor ama daha birçok bırakmadığı alan var özetle PKK silah bırakmış değil. Silah bırakmayacak da. Suriye'de varlığını sürdürüyor. Suriye ordusunun içerisinde varlığını sürdürüyor ve şartlar gerektiğinde bir saat içerisinde ayrılıyorum der ve ayrılır.
PKK Allah korusun silahlı gücüyle Türkiye’yi yenseydi. Türkiye’den neler isterdi? Bir, bölünmek isterdi. Uluslararası konjonktür buna izin vermediği için onun dışında bir yol geliştirildi ve bir federal devlet anayasası hazırlatılırdı. Bu anayasadan neyi çıkartırlardı? 42. maddeyi çıkarırlardı mevcut anayasadan. Yani çok dilli eğitime geçilirdi. İkinci olarak 66. maddeyi çıkarırlardı. Yani “Vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesi. Başka ya federasyon olurdu ya özerk bölge olurdu. Onun için de 127. maddenin değiştirilmesi gerekirdi. Anayasaya da Türk dışında Kürt isminin yazdırılması istenirdi. E şimdi bunları konuşuyoruz. Ama biz PKK’yı yendik…
Bakın ne dedi Cengiz çandar, Erdoğan’ı seçimlerde desteklememizi bekliyorlarsa Anayasanın 42. ve 66. maddelerini değiştiririz. Eşit yurttaşlık kabul edilir. Ondan sonra bakarız. Bunu daha yeni söyledi. PKK silahla yapamadığını şimdi siyasi yolla yapacak ve bu bize barış diye yutturuluyor.
GİZEM AK-YİĞİT SUBAK / TURKTIME

YORUMLAR
İlk yorum yapan sen ol...