Turk Time
DOLAR
49,6918 ▲ %0.08
EURO
55,7233 ▼ %-0.14
ALTIN
6384,7620 ▼ %-0.62
BIST-100
11116,99 ▼ %-0.92
PETROL
112,1300 ▲ %2.83
BONO
39,8300 ▲ %0.53
ISTANBUL
BUGÜN
13/18°
ISTANBUL
YARIN
14/21°

Güllü cinayetinde gerekçeli karar açıklandı: 25 sayfalık kararda dikkat çeken ayrıntılar

Yalova'da şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 25 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı.

  • Son Güncelleme:
Güllü cinayetinde gerekçeli karar açıklandı: 25 sayfalık kararda dikkat çeken ayrıntılar

Kamuoyunda Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesinde yaşadığı binanın penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında verilen mahkûmiyet kararının gerekçelerini açıkladı.

Mahkeme, 9 Ekim 2026'da görülen duruşmada Gülter'i, annesine karşı işlediği kabul edilen kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Gerekçeli kararda, dosyadaki delillerin nasıl değerlendirildiğine ve suçun hukuki niteliğine ilişkin ayrıntılara yer verildi.

GÜLLÜ'NÜN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN SORUŞTURMA SÜRECİ

Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binada bulunan evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay gecesi evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı.

Gülter, 13 Aralık 2025'te kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı. Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Soruşturmanın tamamlanmasıyla Gülter hakkında tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 1 Ekim 2026'daki ilk duruşmasının ardından, 9 Ekim'deki ikinci duruşmada hüküm açıklandı.

MAHKEME TANIK BEYANINI VE KAMERA KAYITLARINI DEĞERLENDİRDİ

25 sayfalık gerekçeli kararda, olay sırasında evde Gül Tut, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun bulunduğu belirtildi. Ev ve apartmana ait kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda, olay günü ölümün gerçekleştiği saate kadar bu üç kişi dışında eve başka birinin giriş çıkış yaptığına ilişkin bulguya rastlanmadığı kaydedildi.

Mahkeme, olayın tek görgü tanığı olarak değerlendirilen Sultan Nur Ulu'nun duruşmadaki anlatımına itibar etti. Ulu, ifadesinde Gül Tut'un odaya geldiğini, kendisi aynaya döndüğü sırada Gülter'in annesini üst baldırından tutarak pencereden aşağı ittiğini gördüğünü söyledi.

İlk ifadelerinde düşme anına tanık olmadığını belirten Ulu, daha sonra neden farklı bir anlatımda bulunduğu sorusuna, sanığın kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından korktuğu yanıtını verdi. Mahkeme, tanığın önceki beyanlarıyla duruşmadaki ifadesi arasındaki farklılıkları değerlendirdi ve sonraki anlatımının dosyadaki diğer unsurlarla uyumlu olduğu kanaatine vardı.

Gerekçeli kararda ayrıca, Ulu'nun sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet nedeninin belirlenemediği ifade edildi. Tanığın korktuğuna ilişkin anlatımının da dosyada yer alan diğer ifadelerle birlikte değerlendirildiği belirtildi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI VE ADLİ TIP BULGULARI DOSYADA YER ALDI

Kararda kamera kayıtlarına ilişkin zaman bilgileri de aktarıldı. Görüntülere göre Gül Tut'un 26 Eylül 2025 günü saat 01.22 sıralarında tuvalete girdiği, 01.23.58'de buradan çıkarak “Herkes tamam mı?” dediği ve ardından kızının odasına yöneldiği belirtildi.

Saat 01.26.37 sıralarında ise düşme olayının ardından Gülter ile Ulu'nun evin dış kapısına yönelerek merdivenlere koştukları kaydedildi. Bilirkişi raporlarında, olay anında odada bulunan kişilerin Gül Tut'a yakın mesafede olduğu ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin fiziksel bulguların incelendiği aktarıldı.

Odanın zemininde kayganlığa yol açabilecek bir madde bulunduğu iddiası üzerine yapılan kriminal incelemede herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu raporlarında da Gül Tut'un zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi bir delil bulunmadığı, ölümün yüksekten düşmeye bağlı ağır travma, kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmalarının yol açtığı iç kanama sonucunda meydana geldiği ifade edildi.

TASARLAYARAK ÖLDÜRME SUÇU OLUŞMADI

Mahkeme, gerekçeli kararında suçun tasarlayarak işlenip işlenmediği konusunu da ele aldı. Sanığın öldürme kararını önceden ve kesin olarak ne zaman aldığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.

Suç kararının alınmasıyla eylemin gerçekleştirilmesi arasında tasarlama suçunun gerektirdiği koşulların oluştuğunun kesin biçimde ortaya konulamadığı belirtilerek, “şüpheden sanığın yararlanması” ilkesi doğrultusunda tasarlayarak öldürme suçunun oluşmadığı sonucuna varıldı.

Buna karşılık mahkeme, tanık anlatımı, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Gülter'in annesini kasten öldürdüğünün sabit olduğu kanaatine ulaştı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ

Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, Tuğyan Ülkem Gülter'i kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ve tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Gerekçeli kararda, hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabileceği de belirtildi.

AVUKATI KARARA İTİRAZ EDECEKLERİNİ AÇIKLADI

Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, gerekçeli karara ilişkin DHA muhabirine yaptığı açıklamada, mahkûmiyet hükmünün büyük ölçüde Sultan Nur Ulu'nun tanıklığına dayandığını savundu.

Tanık anlatımına neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını öne süren Uçanok, kararı hukuka aykırı bulduklarını belirterek üst kanun yollarına başvuracaklarını söyledi.

Uçanok, “Adalet yalnızca bir anlatıma inanmak değil, o anlatımın somut delillerle doğrulandığını ve başka türlü açıklanamayacak bir kesinliğe ulaştığını ortaya koymaktır” ifadelerini kullandı. Avukat, diğer delillerle desteklenmediğini ve çelişkilerinin giderilmediğini savunduğu tek bir tanık beyanının mahkûmiyet için yeterli kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz