YA EKRANLARDAKİ ÇOCUK İSTİSMARI BİTECEK YA DA DURMAK YOK, ALÇALMAYA DEVAM!
Büyüklerin dünyasında birbirinizden fena sıkıldınız. Aynı algılayış biçimi, aynı muhakeme sığlığı, aynı kirlenmişlik topraklamaya itiyor sizi. Arayıştasınız. Kullanacağınız gerçek farklı dünyayı çocuklarda buldunuz. Ama tehlikenin farkında mısınız?
- Son Güncelleme:

EĞLENİN HOCAM… Anlamsız sözleri ve melodileri arka arkaya getirip adına müzik dediğiniz çorba eşliğinde göbek atın, bel kıvırın, tepinin. Keyif sizin, ne isterseniz yapın… Ama bunu siz yapın.
COŞUN PAŞAM… Kahramanlık şiirlerinizi söyleyin. Garbın afakını çelik zırhlı duvar sarınca iman dolu göğsünüzü siper edeceğinizi bağırın, yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadı olduğunuzu çığırın. İstediğiniz gibi gazlayın kendinizi. Ama kendinizi.
KIVRANIN MİRİM… Çok fena hisli mizansenlerle en acıklı şarkılarınızı söyleyin. Arabeskin dibine vururken hislenin, içlenin, derbeder olun, yıkılın. Kadere falan kahredin. Felekle çekişin. İsyan edin. Ama yaşıtlarınızla takılın, yalnız kendi ruhunuzu pisletin.
KAZANIN AĞAM… Her gün yeni bir moda çıkartın. Modaya uygun formatlar geliştirin. Olmazsa yabancı kanallardan çeviri formatlar serpiştirin. Gözümüz yok, kazanın. Ama bacak kadar çocuklardan gelecek kazanca göz dikecek düzeyde zincirinizden boşalmayın.
DENETLEYİN RTÜK’ÜM… Şiddet ve korku içeren yapımlar toplumun ruh sağlığını bozabilir. Cinsellik içeren filmler maazallah ahlakımızın köküne dinamit koyabilir. Ama yüzlerine gözlerine sürülen boyalarla, abartılı kıyafetlerle bir İbrahim Tatlıses bir Bülent Ersoy yapılan çocukların neye dönüştürüldüğüne de bir göz atın.
İZLEYİN HEDEF KİTLEM... Zaten yapacak işiniz yok. Okuyacak değilsiniz ya. Ne verirlerse izleyin. Bağımlı olun. Kurmacaları gerçek sanın, en nihayetinde ödül avcılığı olan yarışmaları var olma savaşı… Ne görürseniz inanın. Seçmeyin. Ama hiç olmazsa insanlığınızı yitirmeyin. Kirletilemeyecek şeylerin de olabileceğini ve bu şuursuz ekrana akma halinizin kirlenmenin asıl zemini olduğunu şöyle bir anımsayın.
Bakın… Bizzat Bakan tarafından çocuklara okullarda tek tip kıyafet dayatma saçmalığının bitirileceği müjdesi verildi. Dahası var… Bu hızla gidersek yüzyıl içinde büyüklerin faşist yeminlerinin her sabah çocuk beyinlere kazınmasına son verileceğine dönük iyi işaretler bile belirdi.
Muhtemelen bürokrasi taş koyacak. Formacı esnafı ayak direyecek. Ağlak halkçılar yüzlerce ‘…ama…’ ile başlayan çürütücülük tezi geliştirecek. İstemezük korosu asli görevini bir kez yine anımsayacak. Muhalefet, sırf öneri AKP kanadından geldiği için cumhuriyetin temeline konulan bir bomba anımsatması daha yapacak. Ve muhtemelen her zamanki gibi AKP korkup zamana yayacak.
Ama olsun…
Yine de bir eşik aşıldı. Çocukları tek tipleştirmeyi önlemek için tarihi adım atılmaya hazırlanırken büyüterek tek tipleştirmeyin. Biliyorum… Büyüklerin dünyasında birbirinizden fena sıkıldınız. Aynı algılayış biçimi, aynı muhakeme sığlığı, aynı kirlenmişlik topraklamaya itiyor sizi. Arayıştasınız. Kullanacağınız gerçek farklı dünyayı çocuklarda buldunuz.
Ama lütfen… Bırakın onlar çocuk kalsın. Dudaklarına yerleştirdiği yalan tebessümü orada unutup ağzı açık donmak Pınar Altuğ’un üzerinde durabilir belki. Ama çocukların gülücükleri gerçek olsun.
Eğer bunu bir gün gerçekten isterseniz; çocukların kıvırmasıyla eğlenmeyin. Kahramanlığın olgu olarak bile çocuklara fazla geldiğini görüp gaza gelmeyin, getirmeyin. Küçücük hançerelerden çıkan acıklı türkülere yok deyin. Elinizdeki kumandayı bir kez olsun tepki objesi olarak kullanın.
Size uymadı mı? O zaman durmak yok, alçalmaya devam.
ERSİN TOKGÖZ/RADİKAL

YORUMLAR
İlk yorum yapan sen ol...