E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum
Günün haberleri| Günün manşetleri| Giriş sayfam yap |Gazete manşetleri  | Künye| İletişim| Sitene haber ekle| RSS
Üye girişi   Üye ol
​​
 

Ve Ünlü astrolog Elif Hece Konuştu 

Röportaj vermemesiyle bilinen ünlü astrolog Elif Hece, www.derki.com sitesine astroloji ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte o ilginç röportaj.

24.10.2010 - 19:57
 
 
Ve Ünlü astrolog Elif Hece Konuştu

Elif Hece

Yıllarca yaptığım gazetecilik mesleğim sırasında birçok astrologla tanıştım ve röportajlar yaptım. Kendi adıma yaklaşık 11 yıldır özellikle astroloji alanına basında en büyük katkıyı sağlayan insanlardan biri olduğuma inanıyorum. Astrolojiyle dalga geçildiği günlerden bugünlere geldik. Artık astrologlar en çok takip edilenler arasında. Artık ‘Ben Balık burcuyum, Balık’lara ne olacak’ gibi sorular azaldı, artık insanlar ayın evrelerini, gezegen geçişlerini, yükselen burçlarını, açılarını filan merak eder oldular. Bir basın mensubu olarak astrolojinin bugünlere gelmesine önemli bir katkı sağladığım için çok mutluyum. Ki zaten bir yükselen Merküryen olarak görevimmiş... Kurulduğu günden bu yana takipçisi ve yazarı olduğum derKi de diğer ruhsal branşların yanı sıra astrolojinin de geniş kitlelere yayılmasına öncülük ediyor.

Öte yandan sevinçle fark ediyorum ki, astroloji alanı her geçen gün genişliyor. Genç kuşaklar kendi dünya görüşleri, yeni bilinçleri, taze yürekleri ve sınır koymayan beyinleriyle yepyeni ufuklar açıyorlar astroloji alanına. Onları tanıdıkça, gezegenimizdeki ruhsal serüvende hızla ileriye gitmekte olduğumuzu, tekamülün basamaklarını uçarak çıktığımızı görüyorum. Sevgili Devrim Dölen’den sonra yeni ve genç bir diğer astrologla tanıştırmak istiyorum derki okurlarını. Bu sayıda 1982 doğumlu bir Balık burcu Elif Hece’yle tanıştıracağım sizi. Namı diğer Astrolojistik Elif Hece. Yükseleni Akrep, Ay burcu Yengeç ve özburcu Balık olan sevgili Elif bilgisini ruhasallıkla, sezgileriyle ve kalp gözüyle birleştirmiş. Bloğunun sayısız takipçisi var. Önemli, adı sanı tanınmış danışanları var. Ruh yaşı dünya yaşından çok ilerilere gitmiş,  çok bilge yerlere erişmiş, alemlerde yanmış, pişmiş bir ruh o. Sözcüklerindeki Jüpitersel genişliğe, inanca ve iyimserliğe siz de şaşacaksınız. Elif Hece ile astroloji serüvenini, astrolojinin hayatımızdaki kadersel anlamını, Türkiye ve dünyayı konuştuk... Çok ilginç ve derin bir söyleşi oldu... İyi okumalar...

Öncelikle kısaca seni tanıyabilir miyiz? Ne okudun, ne ile meşgulsün?

Hayatın esmer kıyılarından, sarışın hüzünler çalan, kızıl hasretlere gebe, siyahın matemini geceye eş ederek gökyüzüyle olan yoldaşlığını kutsayan öylesine biri...'' dinim vicdan, kıblem yüreğim, felsefem Edep Ya Hu ''. Kendimi bildim bileli, yüreğimde yazılı olan kitaba bakıp, hayatı okumaya çalışan meraklı, ama sağduyu ve empatiyi kaybetmeden; rüya okulunun bir öğrencisiyim. Benim için kutsal bir amaç vardı: “insan insana nasıl sahip çıkar, üstelik kendi kanından bile olmayan birine nasıl can verir yeniden” bunun ispatı adına asıl mesleğimi bıraktım. Eğitim olarak yüreğimdeki kitap verdi diplomayı, o kitapla yoluma devam ediyorum hala, hayata ve insana referansım, ne geçmişim ne de diplomalar sadece yüreğim kendimim.

Hem içinde hem de dışında hayatın bambaşka bir yerinde, hem kalabalık hem de bir o kadar yalnız. Sadece astroloji var yaşamımda, tüm yaşamım astroloji gecem gündüzüm, astroloji ve baki dostlarım onların yaşamı var, sevgili Reşat Çalışlar benim için “huzur verme merkezi” sözünü kullanmıştı, huzur verme merkezi meşguliyetim. Gerçek adım Elif Hece değil bunu da not düşmek isterim her iki isim de özel manada aldığım isimlerdir. Ve zaten bu iki ismin enerjisini taşıyorum tüm yaşamımda bu minvalde gelişmiştir. 22 Temmuz 2004 yılından sonra başlamıştır tüm yaşamım.

Astrolojiye ilgin nasıl başladı? Ve bu nasıl bir süreç izledi? Herhangi bir eğitim aldın mı? Aldıysan ne?

3 yaşında okumaya yazmaya başlayan bir çocuk iseniz ister istemez bir süre sonra öğrendikleriniz, okuduklarınız ve dünyayı algıladığınız göz, yürek daha fazlasını çok erken yaşta merak ediyor, öğrenmek istiyor, bloğumda astrolojiyle tanışmama yer vermiştim. Bu sene 20 yıl etti yıldızların kalabalık duran ama birbiriyle kavuşması yok olmayı temsil eden yalnız dünyalarına gireli. Çok okuyan meraklı bir çocuktum, kitaplar, gazete ve dergiler oyuncaklarımdı, babamın, okumam için, kilo ile aldığı eski yeni güncel oradan buradan bir sürü kitap, dergi, gazete. Ve 1990’ın yaz ayı yine okumam için getirdiği bir çuval dolusu (evet aynen çuvalla) kitapların arasından çıkan Nezihe Rona ve Diane Erkut’ un hazırladığı “Astroloji” adlı kitapla tamamen yaşam yolum değişti.  Niçin buradayım, yaratılışımın evrensel amacı ve bireysel geliş amacı nedir, bu kâinattaki bana verilen görev nedir, neyi zorlarım neyi kabullenmeliyim vs. hepsinin cevabını ancak bu ilimle alacağımı anladım. Öncesinde gazete, dergilerden burç yorumlarını, karakterlerini, gezegenlerin etkisini zaten biliyordum ama hep aklımda bu kadar basit olmamalı, bunun bir derinliği olmalı diye düşündüğüm anda işte bu kitapla tanışmam ile şuanda buradayım. Ardından, ‘ephemeris’ (yıldız günlüğü) tablosunu, gök günlüğü, harita çıkarma tekniği gibi alt teknik envanterlere de ulaşarak, manuel harita çizmeye başladım. Yakın çevremden başladım, kendi hayatım da dâhil ve gözlem ve istatistik derken teknoloji ilerledi, harita çıkaran programlarla tanıştım artık haritalarımı elimle çizmiyorum ama zaman zaman, yakınlarıma elimle kendime göre süsleyerek semboller çizerek renklendirip hediye ediyorum. (özlemiyor değilim o günleri o heyecanı)

Astroloji kocaman bir şatodur ve kulesi gökyüzüne değen, sayısız odalara sahiptir ve her bir oda diğer odaya geçmek için bağlaçtır. Astrolojide yorumlama bir sanattır, (astroloji kaderin yorumlanmasıdır…) teknik yapıyı alırsın, diğer gezgen, burç vb. bilgileri de edinirsin, gözlem, analiz ve istatistikî veriler ve yorumlama sanatı olmadan bilgi işe yaramayabilir. Benim dönemimde astroloji eğitimi veren astrologlar yoktu, medyadan takip ettiğimiz astrologlar ve yine Türkçe’ye çevrilmiş kitapları olan yabancı astrologlar vardı. Astrolojide orijinalite şarttır, birbirinin aynısı klişe şeyler, ezberci, kitapta yazılanlarla yetinmek ya da sunulanı alıp kabullenmek astroloji ilmini geriletir. Günümüzde teknoloji sayesinde evimizden de astrolojiyi öğrenme imkânlarına sahibiz, gerek uzaktan eğitim dediğimiz interaktif eğitim gerekse yazılı görsel pek çok veriye ulaşmak mümkün. Yıllarca net dünyasında, değişik kullanıcı adlarıyla ki en tanınanı “Esmeralda” adıyla forum sitelerinde bulundum, kendimi geliştirdim, sayısız harita analiz ettim, yorumlarda bulundum ve yine 4 sene önce interaktif online eğitimler yaptık. Paylaşımlarda bulundum baki dostlarımla birlikte hepimiz öğrenci, üstün ya da alt demeden birlikte çalışmalar yaptık.

Hülya Koçak ile 14 yaşında tanıştım ve yorumlama sanatının inceliklerini aslında ondan esinlenerek geliştirdim. O dönemler böyle msn, facebook, mail gibi elektronik iletişim yoktu ve telefon ile sık sık konuşarak ve yine İstanbul’a gittiğimde kendisini ziyaret ederek yaptığım çalışmaları kendisine sunarak, kendisinden aldığım feyz, ilim ile buradayım işte. Hemen öyle 1 sene sonra horoskop analizi yapacaklarını zannediyor insanlarımız oysa eğitimde verilen sadece tekniktir, işlemesi astroloji öğrencisine bağlıdır ve astrolog olabilmek için de, makaleler, doğru çıkan öngörüler ve bol bol analiz yapmak, gözlemlemek istatistik tutmak gereklidir. Eğitim alt yapı ise, üst yapı kişinin kendisine bağlıdır. 2011 de Londra’da bulunan astroloji okulu “Faculty of Astrological Studies” den, en azından neresindeyim bu ilmin ve yine eksiklerim nelerdir teknik anlamda eğitim almayı düşünüyor ve istiyorum.

 

 

 

 

Astrolojinin senin için anlamı nedir? Sana göre astroloji bize ne gösterir? Kendini bir astrolog olarak tanımlıyor musun? Bu mesleği mi yapmayı istiyorsun? Hedefin ne?

“AŞK”  gökyüzüyle yoldaş olmak. “Bu da geçer yahu” nun öncesindeki geçiş süresinin değerlendirilmesidir. Biz kimiz, kumaşımız ne, malzememiz ne kadar, bizden ne çıkar ne çıkmaz bunun bilincine varmamızı sağlar.  Yıldızlar rehberdir, çoğu zaman incir çekirdeğini bile doldurmayan şeylere öyle çok üzülürüz ki, bazen yaşam dayanılmaz bir hal olur, işin içinden bir türlü çıkamadığımız sorunlar, durumlar olur, insanoğlu tahammülsüzdür, sabrı bilmez sabrettiğini düşünür, rıza göstermez razı olduğunu düşünür, astroloji sabrı ve rızayı öğretir, tahammülü öğretir, iç dünya ile ilgilidir, iç dünyasını iyi tanıyan dış dünyada niçin korksun niçin başarısız olsun. İç dünyasını iyi döşeyen, düzenleyen, tanıyan bilen yaşamın getirdiklerine karşı niçin krize girsin.

Astroloji ilmi, her şeyden öte kendimizi bilme yolunda önemli bir yerdedir, kader düşünceden oluşur eylem kaderi gerçekleştirir, iyi düşünen kendini iyi tanıyan eylemlerini de ona göre ayarlar. Astroloji bu bağlamda gerek iç gerekse dış dünyamıza ilişkin yaşamın içine dahil olmuş her olayda, öncesi ve sonrasında nasıl hareket etmeliyiz, yaşamımızı nasıl huzurun merkezi yapabiliriz ve benlik duygularımızdan nasıl arınıp evrenselliğe nasıl ulaşırız her şeyin anahtarıdır.
Bazı şeyler için etikete, ünvana, reklama ya da popüler olmaya gerek yoktur, insanlarda nice cevherler vardır kiminin uykuda kiminin ki ise aşikâr… Astrolog bir unvandır; unvan olarak kabul etmiyorum astrolog olduğumu sadece ne yaptığımı biliyorum, ne tür bir ilmin içindeyim biliyorum, ağır bir sorumluluk aldığımı biliyorum. Daha üst skalada ise astroloğum diyebilmek için, kişinin öğrenci yetiştirmesi ve o öğrencinin de bu ilime hizmet yaptığının elle tutulur gözle görülür verileri olması gerekir, orijinal makaleleri gerekir. Usta yetiştirdiği çırak sayısınca ustalığı hak eder. Son nefesime kadar evet astrolojinin içinde olacağım zaten kopmam mümkün değil, geride öyle çok şeyi bıraktım ki ve yaşamımdan o kadar çok şeyi çıkartıp, kendimden onca fedakârlıklar yaptım ki, aşk benim için astroloji evet astrolojiyle yoluma devam edeceğim. Hedefim yok, hırslarım yok, olsa idi keşke ama hırs yok bende. Hedef hırsı da gerektiriyor ve bazen hedefler insanı kendi bilincinden uzaklaştırabiliyor. Her şey olması gerektiği gibi olması gereken yöne gider.

Doğum haritamız kaderimiz midir? Kader konusunda ne düşünüyorsun?

Astroloji kaderin yorumlanmasıdır diye bir sloganım vardır, insanı diğer varlıklardan ayıran en temel özellik “akıl ve irade” dir, dünya yaşamı bir oyun sahnesi, bir rüyadır, her birimiz kendi düşümüzü görür ve yönlendiririz. Doğduğumuz andan başlayıp son nefesimize kadar ekeriz yarınların tarlasına. Ve ektiklerimizi biçeriz, insana bahşedilmiş olan akıl ve iradeyle kişi kaderini yönetir kendisine aittir kaderi. Astroloji burada kişinin akıl ve iradesinin güçlü ve zayıf olduğu yönleri çözümler, yaşamın hangi alanlarında etkindir bunları bulur.

Kadersel alan ve kişinin kendi akıl ve iradesine kalmış alanlar vardır haritamızda. Düşündüklerimizde, düşündüklerimizi gerçekleştirmekte, sonuçta hepsi kader, bizler kendimiz yaptık zannederiz hayır her şey kader. Yani yazılmış olan bir oyun var ve eylemlerimiz ise yaşam içindeki repliklerimizdir. Sondan başa doğru gidiyoruz, insanoğlu ve evren geçmişe doğru gidiyor. Haritalarımız ise kaderimizin yorumlanması oluyor, ne ben dediğim için olay öyle cereyan ediyor ne istediğim için, hayır yazılmış olanın hayata geçişi sadece. Âlem vesileler zinciridir, bize bahş edilmiş akıl ve irade ile yaşamımızı koordine etmede, boşa kürek çekmemek için, astroloji vesile oluyor çoğu yerde, doğru zaman doğru seçim ve doğru adım.

Astrolojik tahminler değişir mi değişmez mi? Örneğin kötücül gezegenler var mı, yoksa her şey bir denge içinde mi?

Sevgili Aycan Hanım, astrolojik öngörüler iyi bir uzman tarafından ele alınmış ise değişmez, tahmin yaptığınız şeye bağlıdır, insan ise ön görüler aklı ve iradesi yıldızların üstündeki güçtür zira akıl ve irade doğrudan yaradana bağlıdır. Dua kaderi değiştirir. Kişinin tedbiri ve çabası takdiri değiştirir buna inanıyorum. Nice tıp adamları tarafından asla çocuğu olmaz denen ailelerin bebek sahibi olduklarına şahit oldum ki paylaşmışımdır da bloğumda. Gezgenler dünya sınav alanındaki öğretmenlerdir, Hak Teala’nın görevli melaikeleridir, hayr ve şerri getiriler. İmam-ı Gazali’nin Kimya-ı Saadet adlı kitabında bu bahis geçer.  Yaratılmış olan her şeyin kâinatın içinde bir yeri görevi vardır. Evet, malefik (kötücül) etkili yıldızlar vardır ve bu rüya yaşamı sınav alanıdır, ruhların hiyerarşik yarışıdır, her şey düz olsa ne anlamı var bu yaşamın? İnsan yapısı gereği kendini ilah ilan etmeye cüretlidir, malefik etkili yıldızlar insanı kendine getiren öğretmenler gibidir, hayat dersini verir ve bize zor gelse de anlarız ki, şer’ rin içindeki hayr’ dır. Âlemde evet her şey bir denge içindedir, ne kötü yeterince kötüdür ne iyi yeterince iyi, her birinin bu dünya için bir değeri yeri önemi vardır.
Sen astrolojinin yanı sıra diğer disiplinlerle de ilgileniyorsun, kuantumla, Sufilikle vb... bunlarla astrolojinin bağlantısı nasıl sana göre?

İnsanın kendi bilme yolculuğunda ilim ve bilim önemli bir kapıdır, tasavvufun önemli bir yeri vardır kuşkusuz bu yolculukta. İnsan kendi ektiğini biçiyor, yaşam dayanılmaz bir hal aldı niye? Kendini asıl kimliğini ve asıl yaratılış gayesini unuttu insan, hiçlikten geldi ve hiçliğe gitmekte, oyuncaklar yarattık kendimize bol bol ve o oyuncaklar için savaşıyoruz, negatif enerji üretim merkezi her birimizin zihni ve insan zihni dünya ile eş gider, dünya zannetmesinler bir taş bir kaya kütlesi dünya yaşayan bir varlık aynı insan gibi, bizlerin yaydığı o şuursuz, o bencil, o eşref-i mahlûkat olduğumuzu unutmamızın getirileriyle dünya şimdi bir bir kusmaya hazırlanıyor bizden aldığını. Hiçbir şey için geç değildir, bizler kendimizi düzeltelim âlem zaten biziz düzelir, işte bu noktada tasavvuf önemli bir yerdedir. Astroloji insan-ı kâmil olma yolunda bir basamak ise tasavvuf ve diğer ilimler, basamakların sonunda ulaşılacak kapılarıdır, kimi insan astrolojiyle tırmanır o kapılara ulaşmak için. Tasavvufta hayranlık makamından sonra, hayret makamı vardır, bu makam bir insanın ulaşabileceği en üst makamdır ve astrolojinin o engin denizine dalan kişi her an her zerrede her olayda hayranlığı artar ve hayrete düşer. Hem kendi gücü anlar hem de acziyetini idrak eder. Edep Yahu.

Günlük burç yorumları ya da aylık burç yorumları ne anlatır bize?

Hem bu konuda, hem de günlük-aylık vb. yorum yapmak istemiyorum aslında, fakat madem önümüze sunuldu birkaç kelam edelim. Burçlar yalın bazda sadece karakterin ipuçlarını taşır ve fakat her insanın doğum haritası kendisine verilmiş boş bir karnedir. Yaşam içinde kendisi doldurur öyle ya ödül ev ceza haybeye midir? Yaşam içinde karşılaşacağımız olayları tetikleyen yıldızlar her birimiz için farklı yerlerden gelir. Milyonlarca Balık burcu var, Akrep burcu var, günlük gazete köşelerinde dergilerde yazan yorumlar ve yine aylık yorumlar bireysel baza indiği zaman ne kadar gerçekçi olabilir ki? O ay tüm Yay’lar mülkiyet sahibi mi olacak, o gün her Boğa burcu mensubu eşiyle sorun mu yaşayacak? Venüs Akrep burcunda seyreder, Venüs Akrep’te diye yaşam içinde her Akrep’in ikili ilişkilerinde günlük güneşlik mi olacak hayat ya da finans alanında küçük para akışları mı olacak? Ev yerleşimi var, açıları var, negatif ve pozitif değerleri var, natalı var transiti var, solar dönüşümü var, işlemi var. Eğer ciddi anlamda astrolojinin içindeysek bireysel bazda yardımcı oluyor isek her teknikten yararlanmadan, sağlıklı veriye ulaşmadan basmakalıp klişe kelimeler bütünüyle hazırlanmış bu yorumlara itibar etmemeliyiz diye düşünüyorum. Astro zodyağa göre güneşin yerleştiği evi 1.ev alanı kabul edip o anda ki gökyüzü tablosuna göre hazırlanan aylık yorumlar ise bir nebze tutarlıdır ve bu alanda size sevgili büyüğüm İrem Su hanımefendinin çalışmalarını tutarlı görüyorum.

 Senin 2012 ile ilgili düşüncelerini öğrenebilir miyiz?

2012 ticari olarak şişirilmiş bir fenomendir. Dünyanın da aynen insan gibi, doğum, gelişim ve ölüm üçgeninde kesinliği asla inkâr edilemeyecek bir sona doğru gitmekte. Ve günümüz dünyası, yaşlı bir dünya, insanların negatif enerjilerini emen, hisseden, süzen, emanet olduğunu unutup hoyratça üzerinde deneyler yaptığımız, nefes alacak alanlarını daralttığımız, kuruttuğumuz, şeklini şemalini dili yok diye değiştirdiğimiz, canı yok diye üzerine bombalar attığımız, bize verdikleriyle yetinmeyip, verdiklerini korumak geliştirmek yerine,  yok petroldü yok su idi diye diye delik deşik ettiğimiz, yüzölçümü belirli olan alanlara dar gelip, daha da genişlemek adına bizlere çizilen sınırların daha fazlasına sahip olma adına, yüzünü kana buladığımız dünya, dünyamız… Kendisine verdiğimiz onca zararın, hasarın ardından bir gün kusacağını bilmezlikten gelip, onca ibrete hikmete rağmen salt kendi bencilliğimizle benden sonrası diğerlerinin sorunu diye diye atmosferini, dengesini, iklimini bozduğumuz dünya ve en nihai sebep –sonuç ilişkisiyle kâinattaki yerini, yörüngesini bozduğumuz dünya… Astrolojik olarak baktığımızda ise 2012 sonrası insanın kıyamıdır, uyanışıdır tabi nasibi olanın bilincini açanın. Kolektif gezegenler bilinçlerle ilgilidir, Neptün Balık bilinci, koşulsuz sevgi, kendini adama, sevgi ile şifalandırma, egoların erimesi ve insanın ne olduğunu bilmesi anlamında yeni bir doğum gerçekleştirecektir bilinçlerimizde. Bir tarihe endekslemeden değişmez olan sonuca gideceğiz, sürünerek gitmek yerine niçin uçarak gitmeyelim… Sonucu değil  belki, ama değiştirebileceğimiz şeyler mutlaka var. Bir oyun bir rüya sahnesi olsa da dünya yaşamı yarınların ön hazırlığıdır, oyunu düzgün oynayan, rüyasını kâbusa döndürmeyenindir sonsuz huzur. Düşüncelerimizde var olan negatif enerjilerden, fısıltılardan, şekillerden şemallerden arınarak, bilinçaltımızda bir köşeye büzüşüp kalmış sevgi damarımızı gün ışığına çıkartalım, kaybettiğimiz, setleri engelleri olan, empatimizi yeniden bulmaya gayret edelim.

Sence Türkiye'nin haritası nasıl? Gelecekle ilgili neler öngörüyorsun? Önümüzdeki günlerde Türkiye ve dünyada ne gibi gelişmeler olabilir? Neptün'ün 2011'de Balık burcuna geçişi, ve Uranüs'ün Koç'a geçişi nasıl etkileyecek dünyayı ve Türkiye'yi?

Ülkemiz zor bir süreçten geçmekte, zorluğu yaratan ise siyasiler değil bizzat halk. Uranüs ülkemiz için çok önemli bir yıldız konumunda, reformları, ani değişimleri, isyan, ayaklanmaları, grupları, mitingleri, modernleşmeyi ve ilericiliği, devrimleri ve anarşizmi üstlenen bir gezegen. Ülkemizin 10.ev alanında, son hükümet Uranüs 9. evde Balık burcunda iken iktidara geldi ve şimdi 9.ev alanımıza Neptün geçiş yapacak. Ardından Uranüs 11. ev alanımıza geçecek. İyimserim zira teslimiyet ve takdir arasındayım. Astrolojik olarak baktığımda ülkemizin geleceği gayet iyi bir noktadır, krizler, kaoslar, değişimler olacaktır olması gerektiği için ama bu ülke asla bölünmeyecektir, bölen halktır bizleriz yani. Halk, Neptün Balık geçişiyle bütünlüğü öğrenecektir. Bizleri bir arada tutan önemli olaylar cereyan edecektir ve kim vatan haini kim vatanı için bu yolda kurban olur bunu göreceğiz. Önümüzdeki seçimlerde bu hükümet yine tek başına iktidar olacaktır.

Tüm dünya için ise, Uranüs Koç, Satürn Terazi ve Oğlak Pluto etkisiyle gökyüzünde oluşan t-kare etkisiyle, öncü burçların düellosuna sahne olacak dünya. Ekonomik alanda, sosyo-toplum alanında, dengesizlikler, adaletsizlikler bir bir yargılanacaktır, iyileştirme adına çalışmalara gidilecektir. Burada tutan bağlaç Balık Neptün bilincidir.  Doğal afetler vs olması gereken şeyler tutulumlarla desteklenen doğal olaylar zaten bu alanlara girmiyorum.

2014 sonları ve 2015 yılında yaz aylarında 10.ev alanımızda yaralı siyasi tarihimizin simgesi Şiron üzerinde, transit Uranüs ve güney ay düğümü kavuşumunu deneyimleyeceğiz. Eski yaralar, eski alışkanlıklar, kalıplaşmış olan her şey bir değişime girecek ama kaosla tabi ki ve pek çok ayaklanmayla. Bunun iyi tarafı şudur ki, Uranüs burada Şiron kavuşumunda bizleri bir grubun lideri yapacaktır. Güçlü lideri, tüm dünyayı şaşırtacak şekilde. Ardından Uranüs 11.ev alanına girecek, bu değişim 11.ev alanını rahatsız edecek kimleri, yabancıları, büyük grupları, oluşumları, kurumları, partileri, 1932’lerde ülkemizin tarihini ilgilendiren pek çok olayın günümüze adaptasyon olmuş versiyonlarını göreceğiz. Bu konuya ve daha fazlasına bloğumda, makalelerimde değinmiştim. Daha kapsamlı olarak görüşlerimi oradan takip edebilirler.

22 Mayıs 1932 Adana Ağır Ceza Mahkemesi, Ağrı Dağı bölgesindeki ayaklanma olaylarına karışanlardan 34 kişi hakkında idam kararı verdi.   
4 Haziran 1932     Türkiye’deki yabancıların kamu işlerinde çalışması yasaklandı.   
30 Haziran 1932    Polis Teşkilatı Kanunu TBMM’de kabul edildi.
6 Temmuz 1932    Cemiyet-i Akvam Türkiye’yi üyeliğe davet etti.   
9 Temmuz 1932    TBMM Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne giriş davetini onayladı.   
18 Temmuz 1932 Türkiye Cemiyet-i Akvam’a üye oldu.   
29 Ocak 1932  Sultanahmet Camii’nde sekiz hafız Türkçe Kuran okudu.
22 Ocak 1932  İlk Türkçe Kuran Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii’nde okundu.
7 Aralık 1932      Bir Millet Uyanıyor adlı film gösterime girdi.
19 Şubat 1932  Halkevleri açıldı. 
9 Nisan 1932  İlk kadın hâkim Mürüvvet Hanım Adana’da göreve başladı.
3 Ekim 1932  Hükümet, İzmir Rıhtım Şirketi’ni satın aldı.

11. ev alanı, Kongre, parlamento, Temsilciler meclisi, millet meclisi, Yerel belediyeler için kasabalar, ilçeler, imam /papaz idaresindeki bölge ve birimler, cami/kilise, tarikatlar, ülke kamuoyunda yer alan büyük oluşumlar, uluslararası ortaklıklar, başkan yardımcısı veya ikinci derecede yönetimde söz sahibi olan, dış ülkeler ile sözleşmeler ve anlaşmaları kapsar. Uranüs bu noktaya 2015 sonlarında temasa geçecek, öncesinde yukarıda belirttiğim gibi 10. ev hükümet alanında ki Şiron ile kavuşum yapacak, natal haritamızdaki Uranüs üzerinden de transit şironun geçişini izleyeceğiz ve bu noktadan sonra Türk Siyasi Tarihi, önemli ve radikal bir değişime girecek. 11.ev alanının temsil ettiği olaylar faaliyete geçecek, başkanlık sistemi de olabilir bu ve yine ülkemizin uluslararası bir oluşumda başkanlığını üstleneceği yeni bir oluşumda liderlik de olabilir. 11.ev alanı ve Uranüs bağlacı Merkür ve Satürn ile 5.ev alanında muhalefet yapacağından dolayı, 80 öncesi ve yine 68 kuşağı dönemine benzer olayları da tetikleyebilir. Astroloji farkındalıktır, ne hayırlı ne hayırsız görmemizi sağlar. Sağduyu önemli bir noktada burada umarım bu hem artı hem de eksi olan bazı olaylarda toplumun bütünlük bilincine zarar gelmez.2015 için ise yaptığım araştırmalarda yeni, ilerici, çağdaş, halkın hepsini kucaklayan gençlerden oluşan bir grubun partileşme süreci başlayacak ve ülkemiz için oldukça önemli bir gelişme olumlu açıdan.

 Astrolojiden hayatımızda nasıl yararlanabiliriz?

Astroloji bilincimizle iç dünyamızla alakalıdır, iç dünyamızı güçlendirirsek dış dünyada da başarılı oluruz. Bizlere ders verme mahiyetinde bir gezegenin negatif tesirlerini alıyor isek onu nasıl tolere edebiliriz, olumlu olacak nereye kanalize edebiliriz gibi soruların yanıtını bulabiliriz. Satürn 12.ev alanımıza gelmiş ise ciddi bir yeniden yapılanma söz konusudur yaşamın her alanında, içsel bir büyüme gerekiyordur, yanlışlar var ise su yüzüne çıkacaktır ve Satürn 1.ev alanına geldiğinde yaşam sizin iradeniz dışında düğmeye basacaktır, hazırlıksız yakalanırsak şayet orada tıkanıp kalırız, sonra 2.ev alanı vardır kişisel değerlerimiz ve dünya yaşamı içinde ayakta kalmamızı hayata tutunmamızı sağlayan maddesel gereksinimlerimiz Satürn buraya geldiğinde zorlanmalar başlayacaktır., Neden önceden tedbir alınmasın ki tutan nedir?  Hak Teâlâ zaman zaman kapılarını açar yıldızlarla insan yaşamlarında, evlilik kapısını açar, bebek kapısını açar, rızık kapısını açar, o dönemlerde seçimlerimiz kaderimiz olur. Jüpiter 7.evime geldi diye açılan kapıdan evlenmek adına, akılsız bir şekilde girmeye kalkışsak şayet ve o dönemdeki iyimser gözlükle bazı gerçekleri göz ardı edersek şayet sonuç ne olacaktır hüsranla biten bir evlilik, zira Uranüs’te devrederdir ve 7.eve doğru sert ışınımların yolluyordur. Sabrı öğretir astroloji, rıza göstermeyi öğretir astroloji, kendini bilmeyi öğretir, tevazuyu öğretir astroloji. Doğru zamanı, doğru adımı gösterir astroloji. Bir vesile bir rehberdir astroloji.

Gençler artık astrolojiye ilgi duyuyorlar mı?

Evet, bu çok güzel bir gelişme, kulaktan dolma bilgilere değil, yazılı olanla yetinen ezberci değil, ciddi anlamda uğraşan, hayatını adayan, paylaşımcı, bilimsel olarak irdeleyen, kendini bilen tanıyan, sağlıksız egodan arınmış, hırsları ölçülü güzel bir nesil var astrolojiyle ilgilenen. Bu beni çok mutlu ediyor. Internet sayesinde forum sitelerinde ciddi bir araştırma ile istatistiksel bilgi depolayan bir gençlik var. Hepsine buradan sevgilerimi yolluyorum. Son zamanlarda ise gençlerden sevgili Devrim Dölen’e çok ama çok teşekkür etmek isterim. Bilimsel sıfatına yakışır şekilde üstün hizmetleri var. İnşallah layık olduğu şekilde bu ilim onu taçlandıracaktır.

Senin şahsi hayatında astrolojinin nasıl bir yeri var, mesela bir işe başlamadan haritaya bakar mısın?

Astroloji ilmiyle tanışmamış olsaydım, tüm hayatımı astrolojiye adapte ederek Bağlanmasaydım, emin olun ki, bu denli negatif enerji yüklü bir yaşam içinde ve üstelik fazla su özelliğimden dolayı naif yönlerimle oldukça fazla yara almış, kinle dolmuş ve intikam naraları atan zavallı biri olurdum. Akıl ve irademle, kaderimi yaşıyorum. Yıldızların rehberliğinden, bana ne demek istiyorlar, ne yapmalıyım şu noktada, nerede yürümelim nerede durmalıyım gibi pek çok alanda elbette astrolojinin yaşamımda önemi çok büyük. Günlük olarak değil ama önemli bir etkinin kucağına doğru gidiyor isem önlem almak adına ve o potansiyeli hakkıyla yaşamak adına mutlaka haritamı didik didik ediyorum. Yoksa yalnız bir insanım ben, yıldızlar ve kitaplar tek dostum, tiftikli bir keçiyim, çalıda kapardı tilki de. Umarım anlatabiliyorum.
Okurlara verebileceğin temel bazı astrolojik tüyolar var mı? Mesela Merkür geri giderken şunu yapmayın, ya da mesela ay büyürken şunu yapın gibi... Örnekleri sana bırakıyorum.

Yıldızlar değil insanın kendi bilincidir olayları hayra ya da şerre dönüştüren. Yıldızlar bilincimizi harekete geçirir burada aklımız irademiz devreye girer. Yaşam tedbir-çaba ve takdir ilkesinden oluşur. Kati kader farklıdır, insanın dünya yaşamı içindeki kaderi farklıdır. Geçmiş-gelecek ve anda olan her şey zaten kainatın sahibi tarafından bilinmektedir. Kader olmaz denilenin olması,olur denilenin olmamasıdır.Doğum ve ölümdür kader asla değiştirilemeyecek olan. İnsanların yaşam içindeki tercihleri gittiği yollar ve bu yollardaki yönleri tamamen kendi yazdığı kaderi kendi rüyası ve oyunudur. Kendini bilmektir her şeyin aslı ve özü. Burada konuştuklarımız yazdıklarımız vs. hepsi bir amaç içindir kendini bilme amacına hizmettir anlayabilene. Astrolojik olaylar bazen hayr adına, bazen şer adına insanın kendine gelmesi için, bu sistemin bütünlüğüne ait bir parçasıdır sadece. Merkür insan ve doğa yaşamında, ticareti, her türden iletişimi, yaşam içinde kullandığımız hayatımızı kolaylaştırmaya yönelik araçları vb. şeyleri yönetir. Merkür-retrosu zamanlarında haritalarımıza bakarak hangi yaşam alanımızı etkiliyor ise tedbirli olmakta fayda vardır. Dil yarasıdır Merkür, akılsız başın cezasını çeken ayaktır Merkür ve 7. ev alanınız Uranüs tarafından tetikleniyor ise evliliği askıya almakta fayda vardır ve yine Neptün tetikliyor ise 7.ev alanını ortak işlere girmemek lazımdır. Güneş’iniz Satürn ya da Pluto tarafından muhalefete uğramış ise, çok ağır imtihanlar bekliyordur, hazırlıklı olmakta alt yapımızı yeniden gözden geçirmekte fayda vardır. Değişmek, dönüşmek gerekiyordur ya da yapıyı yeniden restore etmek, direnmemek lazım, bazen teslimiyet gerekir. Güç savaşları olacaktır hem iç dünyamızda hem dış tesirlerle o halde ne isek onu göreceğizdir, gördüğümüz hoşumuza gitmeyebilir ya da gördüğümüz şey kendimizi dev aynasında görmemize yol açabilir. Etki geçtikten sonra ise bir daha asla doğrulamayabiliriz. Bu etki ile iç dünyamıza inmemiz gerekir, elimizdeki malzememiz nedir bizden ne çıkar ne çıkmaz bunu görmeli ve kabullenmeli, yapabileceklerimiz için uğraş vermeli yapamayacaklarımız içinse üzülmemeliyiz gibi. www.derki.com

 

Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
    Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
 
   Toplam 7 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 2 yorum var.
Misafir 10 Ocak 2011 Pazartesi 03:19

esmeralda öğrencıler olmalı demişsin acaba bana da bu şansı verebılır mısın ya da bu şansa sahıp ılmak ısteyen ınsanlar ne yapmalıdrlar röportajı çok beğendım astrolojı bılımının ınsana ne kadar açı kazandırdığını anladım ben sadece bu ropörtaj ıle astrolojının içi neler yapar o zaman ya

Yorumu oyla      4      0  

Misafir 10 Ocak 2011 Pazartesi 03:16

asıl adınızı bılmıyorum elıf hanım diıyorum şimdilik sıze karşı çok mahccubum quızde gördum sızı tam google dan bişeye bakacaktım sızı bı araştırmak ıstedım ve hafatalarıdr aklımda olan ve bı turlu bakmadığım şeyın cvbını tam bakacakken sızın bu yazınızın içinde gördüm oda esmaralda aradığım şey buydu quazımodonun meleği bence öle sızde gercekten bişeyler var zaten cümlelerınızden de anlaşılmakta özur dılerım facem benyakın senuzak

Yorumu oyla      3      1  

Misafir 01 Ocak 2011 Cumartesi 15:05

canım ahiretliğim harika bir röpörtaj olmuş takipdeyim...

Yorumu oyla      6      1  

Misafir 04 Aralık 2010 Cumartesi 23:31

uzun zaamndan beri ruhumu aydınlatan bu kadar astrolojı hakkında acık ve net yazan bır yazar ve yorum okumamız-stım tesekkurl ederım elıf hanım..ceylan yüce

Yorumu oyla      7      1  

Misafir 18 Kasım 2010 Perşembe 07:16

Astroloji ne kadar buralara gelsede hala bilinmeyen çok yönü var.....

Yorumu oyla      8      0  

 
Tayyar: Muhafazakâr Değilim… Ahmet Hakan Oynak… Gül Denge, Erdoğan Gönül Adamı!
Ergenekon’da ağababalar dışarıda, soruşturma zenciler üzerinden yürütülüyor… ...
General Dostum Turktime’a Konuştu: Taliban Güçlendi Ama Onları Ben Yok Ederim!
Hamid Karzai ile ittifak kurup seçimlere girmek için Afganistan’a dönen ...
E.Albay Türemen: Karadayı Darbe Konseptine Uymayan Subayları Ankara’dan Uzaklaştırdı!
Karadayı darbe hazırlığı için subayları nasıl fişledi? Darbe konusunda ...
Büyük Yangından Önceki Son Röportajı Turktime Yaptı… Özbey: İstanbul Kötü Yönetiliyor!
Birkaç gün önce yanarak kül olan Avrupa’nın en büyük gösteri merkezi İstanbul ...
 
 
Adnan Oktar Turktime’a Konuştu: Said-İ Nursi'yi Atatürk Konusunda Yanılttılar!
Evrim teorisine karşı onlarca eseri, şatafatlı hayatı ve ilginç çıkışlarıyla ...
Erhan Göksel: Teslim Bayrağı Çeken Büyükanıt Divan-ı Harp’te Yargılanmalı!
Sınır ötesi harekat yapıldığı zaman aslında sanıldığı gibi bir harekat ...
Fatih Karaca: Tuncay Özkan Grubun’dan Kimseyi İşten Atmadık, Kendileri Ayrıldı...
Aralarında Kanaltürk ve Bugün Gazetesi'nin de bulunduğu Koza-İpek Medya ...
Emniyet Genel Müdürü Köksal: Gazeteciler İçin Özel Dinleme Yok…
Türk basınının lokomotif gazetelerine dahi röportaj vermeyen Emniyet Genel ...
 
 
Kızılay Başkanı Küçükali Turktime'a Konuştu: Veli Küçük'ün Kızılay’dan İhale Aldığını Sizden Öğrendim!
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali'den Turktime'a çarpıcı açıklamalar: ...
Türköne Konuşuyor: Eşimle Aram Kötü Olursa, Ak Parti'ye Muhalefet Ediyorum… MİT İşe Yaramaz, İlhan Selçuk Faşist, Çatlı Arkadaşımdı... Türkeş Bana Komünist Derdi…
Zaman’dan başka gazetede yazmam… Çok yakında medya savaşı çıkacak… Milliyetçilik ...
Cem Uzan Turktime'a Konuştu: Beni Kesebilirsin, Öldüerbilirsin ama Bana İnananlara İhanet Ettiremezsin!!!
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan Türk Basınında evinin kapılarını ilk ...
MENDERES TURKTİME'A KONUŞTU! : “AĞAR, DEMOKRASİNİN YANINDAN BİLE GEÇMEMİŞTİR!”
Sağ siyasetin patent sahibi ve DP’nin biyolojik ve siyasi varisi Aydın ...
 
 
BAŞÖRTÜSÜ ÖZ DEĞİL, SEMBOLDÜR!
(TURKTİME-ERSİN TOKGÖZ) 5 bini aşkın üyesi ile Türkiye’nin ...
Emin Çölaşan Turktime'a Konuştu
(ÖZEL-TURKTİME) Türk basının usta kalemi, Hürriyet Gazetesi yazarı Emin ...
 
 
Rostov, UEFA'ya sevk edildi!

Rostov, UEFA'ya sevk edildi!

TS maçında cezalı adam oynatmışlar!

Devir-teslim programları belli oldu
Bahçeli'den Davutoğlu açıklaması:
Bomba iddia:
Barzani'den Peşmerge'ye talimat:
İsrail ordusundan şoke uyarı:
Dersim Katliamı'nda tarihi karar!
Bedelli askerlik ile ilgili çarpıcı araştırma!
Almanya Türkiye'yi 38 yıldır dinliyor!
CHP'li Tanal isyan etti:
Davutoğlu'nun Malezya'dan öğrencisi Karakurt:
SELFİE ÇEKMEK İSTERKEN REZİL OLDU..!

SELFİE ÇEKMEK İSTERKEN REZİL OLDU..!

Perde Arkası Kanal A - Talat Atilla Tamer Korkmaz - 06.07.2014 -2. Bölüm

Perde Arkası Kanal A - Talat Atilla Tamer Korkmaz - 06.07.2014 -2. Bölüm

 
 
     
 
 
Turktime.com®
• Künye
• İletişim
• Reklam
• Google +
 
Tüm Kategoriler
• Güncel • Spor
• Siyaset • Dünya
• Medya • Kültür
• Foto Galeri • Ekonomi
• Video Galeri • Röportaj
• Sağlık • Tekzip
• Aktüel • Yazarlar
 
Bağlantılar
• Günün tüm haberleri
• Sitene haber ekle
• RSS
• Facebook
• Twitter
• Giriş sayfam yap
• Sık kullanılanlar ekle
 
Popüler Kelimeler
• Milli Piyango
• MPİ
• Sayısal
• depresyon
• türkiye
• Sony
• depresyon belirtileri
 

 

 
  Copyright © 2003 - 2011 Turktime.com   • info@turktime.com