AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "Ergenekon'un avukatlığını yapması"nın altında Doğu Perinçek ve Aydınlık Dergisi'nin elinde kendisiyle ilgili yeni iddialar olabileceği iddiasında bulundu. Ergün, Hürriyet gazetesi köşe yazarı Mehmet Yılmaz için de "Google ve internet faresi" ifadesini kullandı.
Ergün, TBMM'de düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Baykal'ın kendi partisine ve Başbakan Erdoğan'a yönelik eleştirilerine yanıt verdi. CHP'nin eleştirilerinin ''eleştirinin çok ötesinde'' olduğunu savunan Ergün, Türkiye'nin geçmişi karartan eylemler ortaya çıktığında, ''AK Parti muhalifleri susturulmak isteniyor'' denildiğini söyledi. ''Dünyanın neresinde silahla bombayla muhalefet yapılıyor? Buna göz mü yumulsun?'' diye soran Ergün, aynı şekilde bir gruba vergi kaçakçılığı cezası kesildiğinde de muhalefetin ''özgür basın susturuluyor'' diye tepki gösterdiğini anlattı.
Doğan grubuna kesilen vergi cezasıyla ilgili basına yansıyan "skandal dinleme" konusuyla ilgili de konuşan Ergün, ''Bu konuşmada olduğu gibi 'küçük rakamlarla geçiştiriliversin' politikalarına mı yönelsin kamu görevlileri? Bunu mu istiyorsunuz? Yoksa vergi denetmenleri, bıraksın büyük vergi kaçakçılarını, seyyar köfteci ve simitçinin peşine mi düşsün? İnsanlar haksızlığa uğradığında, hakkını arayabileceği yargı ve mahkemeler var. Baykal niçin bunları savunuyor?'' diye konuştu.
AYDINLIK DERGİSİ İDDİALARI
Ergenekon davası kapsamında İP Genel Başkanı Doğu Perinçek tutuklandığında, Baykal'ın ''Saygın politikacılar gözaltına alınıyor'' diyerek kendisine sahip çıktığını ileri süren Ergün, birçok ima ve suçlamada bulundu:
''Bu sahip çıkmanın altında acaba, 1980'li yıllarda Aydınlık Dergisi'nde, 'Baykal'ın evine bir şirketten çantalarla şu kadar milyon dolar gönderildi' iddiaları mı var? Yoksa, Aydınlık Dergisi'nin bu iddialarına paralel olarak Doğu Perinçek ve arkadaşlarının elinde sizinle ilgili yeni iddialar mı var ki siz onlara sahip çıkma gereği duyuyorsunuz? Siz, 80'li yıllarda siyasi yasaklı olduğunuz dönemde avukatlık yaptığınızı ve bugünkü servetinizin kaynağını o gelirle elde ettiğinizi iddia ettiniz. Bu avukatlık gelirlerinden bugünkü servetinize kaynaklık eden gelirlerinizden, bir zahmet ne kadar vergi ödediğinizi açıklayıversenize... Belli ki iyi kazanç elde etmişsiniz. Bu iyi kazancın iyi bir vergisi olmalıydı. Bugün vergi kaçakçılığı konusundaki hassasiyetinizin altında, acaba sizin de geçmiş yıllarda bir vergi kaçakçılığınız mı var?
AK Parti'ye, Sayın Başbakan'a davalar açılırken, nasihatın biri bin para... 'Bağımsız yargıya güvenin, Anayasa'ya boyun eğin, şeriatın kestiği parmak acımaz' öğütlerini duyuyoruz. İşinize gelmeyen olaylar olduğu zaman, 'canım zaten memlekette yargı bağımsız değil, parmağımız acıyor...' Eskiden bunu gecekonducular yapardı. Belediye zabıtaları, jandarma bir kanunsuzluğu ortadan kaldırmaya gittiği zaman, hemen Türk bayrağı, Atatürk posteri açılır, İstiklal Marşı söylenir, güvenlik güçlerinin görevlerini yapmasına engel olunurdu. Eski gecekonducular gibi siyaset yapmanın alemi var mı?''
"YANDAŞ MEDYA", "GOOGLE FARESİ", "ALMAN YAPIMI FENER"
İktidar ve Başbakan Erdoğan'a iftira ve çamur atıldığını savunan Ergün, Almanya'daki Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak Baykal'ın ''bunu basit bir dava olarak görmeyin, AKP'nin siyasetinin finansmanı meselesidir'' dediğini ifade ederek, "Böyle bir iddiaya yazıklar olsun. AK Parti, finansman kaynağını defalarca ve en şeffaf şekilde açıklamasına rağmen bu iddiaları sürdürmek büyük ayıptır'' dedi.
Baykal'ın "Başbakan'ın dünyanın en zengin 10 siyasetçisi arasında yer aldığı" iddiasında bulunduğunu hatırlatan Ergün, bu iddianın kaynağının da "Baykal'ın yandaş medyası" Doğan grubu olduğunu savundu.
Son iddianın kaynağının Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet Yılmaz'ın yazısı olduğunu savunan Ergün, yazının bir bölümünü okuyarak şöyle konuştu:
"Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış. Elalemin ağzı torba değilmiş ki büzelim. Sizin için medya çevrelerinde, şöyle böyle diyorlar. Derler... 'Sizin için sahibinin kapısındaki en sadık, en çok sesi çıkan iyi bir eleman' diyorlar. Öyle mi, bilmiyoruz. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, elalemin ağzı torba değil ki büzelim. İşin acı tarafı, Sayın Baykal'ın da siyasette bu malzemeleri kullanmasıdır. Bakın, bu google farelerinin peşine takılmayın. Bu google, internet fareleri sizi iyi bir yere götürmez. Pis, karanlık bir iftira ve karalama kanalına sürükler ve oraya sürüklüyorlar. Bu pis ve karanlık iftira kanalı, sizi siyasette bunaltır, boğar ve bu kanaldan malum medyanın elinize tutuşturduğu Alman yapımı fenerle de çıkamazsınız. Bu fenerle de yolunuzu aydınlatamazsınız. Onun için bırakın google farelerinin peşine takılmayı, daha düz bir alanda siyaset yapın."
"BAZI YANLIŞ İLİŞKİLER SÜRDÜRÜLÜYOR"
Ergün, Doğan Yayın Grubu Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy arasındaki telefon konuşmasının dinlenilmesinin sorulması üzerine, konunun iki boyutu olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Birincisi yasadışı boyutu... Hiç kimse yasadışı dinlemeye maruz kalmamalı. İkincisi ise kamuoyuna intikal ettikten sonraki boyutu. Kamuoyuna intikal ettikten sonra bazı yanlış ilişkiler sürdürülmektedir. Bu yanlış ilişkiler, kamuoyunun önüne düştükten sonra, sadece 'kim bunları sızdırdı?' boyutuyla değerlendirilmiyor. 'Bu tür yanlış ilişkiler niye sürdürülüyor?' diye de değerlendiriliyor. Bu tür yanlış ilişkiler olmamalı. Ama maalesef Türkiye'de yanlış ve çarpık ilişkilerin olduğunu bu tablolar önümüze koymaktadır.''
"KILIÇ, ALMANYA'DA KARANLIK İLİŞKİLER İÇİNDE"
Bir gazetecinin, CHP MYK Üyesi Ali Kılıç'ın kendisi hakkında tazminat davası açtığını hatırlatması üzerine Ergün, Deniz Feneri ile ilgili belgelerin nasıl elde edildiğinin de açıklanamadığını söyledi. ''Alman Adalet Bakanlığı her isteyene dosya mı veriyor?'' diye soran Ergün, bunun, Kılıç ve bazı CHP'lilerin Alman makamlarıyla ''çok özel ilişkileri'' bulunduğunun bir kanıtı olduğunu iddia etti. Ergün, Kılıç'ın ''Almanya'da yanlış ve karanlık ilişkiler içinde olduğunu'' ve CHP'yi yanlış bilgilendirdiğini de ileri sürdü.
akşam
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
Bunlar da ilginizi çekebilir...