E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Şahin Alpay Sordu:  Medyada Eski Rejim Değişti mi?

"Medyada 'eski rejim' değişti mi? Yoksa yerinde mi duruyor?" Zaman yazarı Şahin Alpay sordu...

3.02.2012 - 13:55
Şahin Alpay Sordu:

Şahin ALPAY/ZAMAN

Medyada 'eski rejim' değişti mi?

Türkiye, rejim değişikliği sürecinden geçiyor. Bu sürecin ülkeyi bürokratik-askerî vesayet altında olan türden bir demokrasiden ("eski rejim"den) özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasiye götüreceğini umuyoruz.

Ne var ki bu sürecin umulduğu şekilde sonuçlanması ne Allah emridir, ne de tarih kanunu. Muhakkak ki bu, özgürlükler ve çoğulculuk için verilen mücadelenin başarısına bağlı.

Son zamanlarda medya mercek altında; demokratik görevlerini yerine getiremediğine dair kaygılar artıyor. Çok sayıda gazetecinin tutuklanması; siyasî görüşleri yüzünden işlerini kaybeden gazetecilerin artması; otosansürün yaygınlaştığına dair gözlemler; saygın bir uluslararası kuruluşun Türkiye'nin basın özgürlüğünde son bir yılda 138. sıradan 148. sıraya gerilediğine dair raporu; nihayet ünlü bir Amerikalı yazarın işi Türkiye'deki durumu, otoriter bir tek parti rejimiyle yönetilen Çin'e benzetmesi rahatsızlığın işaretleri.

Giderek geçerlilik kazanan soru şu: Medyada "eski rejim" değişti mi, yoksa yerinde mi duruyor? Bu soruyu hakkaniyetle, nesnel bir biçimde cevaplamak için öncelikle bürokratik-vesayet altındaki "eski rejim"de medyanın durumu neydi, ana hatlarıyla hatırlamakta yarar var. 1990'lara gelindiğinde Anayasa ve yasalarda bin dolayında hüküm, ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlıyordu. Medya, medya-dışı yatırımları genişleyen iki büyük grubun egemenliği altındaydı. Bunların ellerindeki medyayı, esas olarak medya-dışı çıkarlarını ilerletmek için kullanan patronları (Başbakan Erdoğan'ın tabiriyle "dükkân sahipleri") zaman zaman rekabet, zaman zaman da işbirliği (kartel) halindeydi.

Büyük medya kamu ihaleleri, düşük faizli krediler, sübvansiyonlar ve sair avantalar için hükümetlerle patronaj (karşılıklı destek karşılığı hizmet) ilişkileri kurmuştu. Patronların çevresinde onların borusunu çalmaları için çok yüksek ücretlerle ödüllendirilen editörler ve köşe yazarlarından oluşan bir "medya aristokrasisi" oluşmuştu. Gazete yöneticileri patron, patronlar gazeteci rolü oynuyordu. Büyük medyayı gazeteciler değil patronlar yönetiyor, onlar da iktidar partilerinden ve öncelikle Genelkurmay paşalarından talimat alıyorlardı. Yani medyanın demokratik görevlerini yerine getirmesi için şart olan editoryal bağımsızlığın zerresi yoktu. (Vesayet rejimi altında medyanın durumunu en iyi iki büyük gruptan birinin patronu olan Dinç Bilgin, bu konumunu kaybettikten sonra verdiği mülakatlarda anlattı.)

Ülkenin temel meseleleri, kısmen yasal kısıtlamalar, kısmen yöneticilerin sansürü ve oto-sansür nedeniyle özgürce tartışılamıyor; haberler manipüle ediliyordu. Gazeteciler arasında meslek ilke ve ahlakından ziyade, devletin ideolojisine ve patronların çıkarlarına bağlılık çok yaygındı. Sektör sendikasızlaştırılmış, meslek örgütleri patronların denetimine girmiş, gazeteciler arasında meslek dayanışması sıfırlanmıştı. Patronlar dilediklerini işe alıp, dilediklerinin işine (küstahça) son verirken meslek mensuplarının gıkı çıkmıyordu. Büyük medya patronları ile iktidar partileri arasındaki patronaj ilişkilerinden kaynaklanan "hortumlamalar", Türkiye'nin 2001 yılında karşı karşıya kaldığı büyük finans krizinin nedenlerinden de biri oldu.

Hiç şüphesiz büyük medya dışında kalan medyada ve büyük medyada barınma imkanı bulanlar arasında askeri vesayet düzenini, otoriter laiklik uygulamalarını ve Kürt sorununu öldürerek çözme politikalarını eleştirenler vardı. Ama büyük medya, askerî-bürokratik vesayet düzeninin çok önemli bir dayanağı haline gelmişti. Bu gerçek en berrak şekliyle büyük medyanın 28 Şubat post-modern darbesinde oynadığı rol ile ortaya çıktı. Susurluk kazasıyla suyüzüne çıkan devlet ile yeraltı dünyası ve faşist katiller arasındaki kirli ilişkileri protesto hareketinin, seçilmiş hükümete karşı kampanyaya çevrilmesinde medyanın büyük payı oldu.

AKP'nin iktidara gelmesinden sonra medyada "eski rejim" değişti mi? Cevabım gelecek yazıda.

YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 3 Şubat 2012 Cuma 15:02

sahin alpay bey,sizin ve sizin gibi yazarlarin sayesinde bu ulke diktatorluk ulkesi olmustur,bu ulkede demokrasiden bahsetmek komikliktir,elestirdiginiz suriye misirda ve turkiyedeki 80 darbesinde bile bu kadar gazeteci ve muhalif sebebi belirsiz iftiralarla imzasiz mektuplara hapse atilmamistir,sizden ve sizin gibi koru korune destekcilerden biktik inanin biktik sahin bey

Yorumu oyla      18      10  
Misafir 3 Şubat 2012 Cuma 14:30

Ülkemizde ve dünyada her şey değişir, paranın diğerlerine yön vermesi ve kullanması kuralı değişmiz. Mutfakta sermaye tarafından pişirilenler, vitrinde; medya-bürokrat ve askerler tarafından temsil edilmektedir. Tüm devrimler birer aldatmaca dır. Buna, Fransız ve Rus devrimleri de dahildir... (canmehmet)

Yorumu oyla      18      10  
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Uğur Dündar Turktime’a Konuştu
Star TV’nin Doğuş’a satılmasıyla birlikte ekranlara veda eden usta gazeteci ...
FOX Haber'in Patronu Doğan Şentürk Turktime'a Konuştu
FOX haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk Turktime Yönetim Kurulu ...
Şerefli Türk Ordusu Arazime El Koydu Şimdi Orada Rakı İçiyorlar... Böyle Adalet Olur mu? AİHM'E GİTTİM!
Vatan yazarı Can Ataklı Turktime Genel Merkezi’nde Turktime Yönetim Kurulu ...
 
Özbek BOMBALADI: Cevizoğlu’nun Aldığı Para Haramdır, Onun Yaptığını AKP Bile Yapmadı!
Ceviz Kabuğu fındık kabuğunu bile doldurmuyordu… Hulki Cevizoğlu ile ilgili ...
Bekir Coşkun: Türkiye'nin En Büyük Sorunu Baykal'dır! A. Necdet Sezer Hürriyet’ten Ayrılma Dedi!
Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Çölaşan’sız Hürriyet’ten göbeğini ...
Sakıncalı Gazeteci Çölaşan Turktime’a Konuştu: Habertük Gazetesi Yandaş Oldu!
Hürriyet’ten kovulduktan sonra üçüncü kitabını yazan Emin Çölaşan son ...
 
Vakit Gazetesi Ankara Temsilcisi Arseven: 32. Gün Kumpastı! Hidayete Geç Erdim!
Geçtiğimiz hafta 32. Gün’de Cumhuriyet yazarları ile sert bir tartışma ...
Uğur Dündar: Başbakan Erdoğan Kendi Ailesini Koruyor Ama Bize Çifte Standart Uyguluyor!
Uğur Dündar Başbakan Erdoğan ve Bakan şahin’e yönelik o çıkışı neden yaptı? ...
Çölaşan : Turgay Ciner Bana ‘Hükümet Benim Malımı Gaspetti, Kimden Korkacağım?’ Dedi!
Hürriyet’ten kovulan ve yakın zamanda Ciner Grubu ile el sıkışan usta ...
 
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
ÖSYM
hollanda
Christoph Daum
Şota Arveladze
Okan Buruk
Binyamin Netanyahu
harç
GAZİANTEP
Avustralya