Turk Time
DOLAR
48,2297 %0.17
EURO
55,9200 %-0.49
ALTIN
6908,7430 %-3.01
BIST-100
14641,56 %0.45
PETROL
87,9900 %-0.4
BONO
40,1000 %-0.1
ISTANBUL
BUGÜN
22/28°
ISTANBUL
YARIN
22/28°

TERCÜME HALA BİTMEDİ AMA… ZAHİD AKMAN SAVCILARA 1.5 SAAT İFADE VERDİ!

Almanların Deniz Feneri e.V. davasında ’asli fail’gösterdiği RTÜK Başkanı, dava dosyasının tercümesi bitmeden savcının çağrısı üzerine Adliye Sarayı’na gitti ve ifade verdi. Akman’ın tercüme bitirildikten sonra ek ifadesinin alınabileceği de belirtildi.

  • Son Güncelleme:
TERCÜME HALA BİTMEDİ AMA… ZAHİD AKMAN SAVCILARA 1.5 SAAT İFADE VERDİ!

Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasının Türkiye bağlantılarının araştırılması üzerine Ankara’da başlatılan soruşturmada adı geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın dosyanın tercümesi bitmemesine rağmen 1.5 saat ifadesi alındı.

 Adliyeye avukatıyla gitti

İşçi Partisi’nin, RTÜK Başkanı Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’la Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği yöneticilerinin de aralarında olduğu isimler hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma çerçevesinde Almanya’dan dava dosyası istenmişti. 170 gün sonra Türkiye’ye gelen 3 bin sayfa ve 3 klasör belgenin Türkçe’ye tercümesi devam ederken ilginç bir gelişme yaşandı. Önceki sabah Akman, bir toplantı çıkışında gazetecilerin soruşturmayla ilgili soruları üzerine, “Savcılığımızın talebi üzerine ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. Akman aynı gün Ankara Basın Savcısı Nadi Türkaslan’ın çağrısı üzerine Ankara Adliye Sarayı’na giderek, 1,5 saat süreyle ifade verdi. Alınan bilgiye göre, önceki gün mesai saati sonuna doğru adliyeye avukatı Ali Yıldız ve koruması eşliğinde gelen Akman, Savcı Türkaslan’ın odasında 1,5 saat kaldı. Zaman zaman çay aralarıyla bölünen ifade verme işleminin ardından Akman adliyeden ayrıldı. Tercümenin bitirilmesinin ardından Akman’ın ek ifadesine başvurulabileceği de öğrenildi.

2’nci dosya için de ifade verecek

Adli yardım talebiyle Frankfurt Eyalet Savcılığı’nca Ankara’ya gönderilen ikinci soruşturma dosyasında da ifadesi alınması istenen 16 kişiden biri olarak gösterilen RTÜK Başkanı Akman’ın, bu dosyayla ilgili de Talimat Bürosu savcılarına ifade vermesi bekleniyor.

TALİMAT GİTTİ: 16 kişinin ifadesi alınacak

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı, ikinci Deniz Feneri e.V. soruşturmasını başlatan Alman savcılığının adli yardım talebinde ismi geçen 16 kişinin ifadesinin alınması için talimat gönderdi.

Adalet Bakanlığı’nın, 30 Nisan’da ilettiği ikinci Deniz Feneri e.V. soruşturması ile ilgili adli yardım talebi dosyasıyla ilgili ilk işlemini yapan Başsavcılık, dosyayı talimat savcılığına havale etti. Soruşturmanın yürütüldüğü kentlerin dışındaki şüphelilerle ilgili işlemleri yapmak ve ifade almakla görevli olan Talimat Bürosu savcılarının işleme başlaması bekleniyor.

İşte 16 kişi

Talep yazısında yer alan ve ifadeleri alınacak 16 kişi şöyle: RTÜK Baş-kanı Aykut Zahid Akman, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mehmet Sıddık Balıkçı, Bedrettin Bülent Bilgin, Mustafa Çelik, Ahmet Coşar, Orhan Durmaz, Gökhan Gürbüz, Harun Kapıyoldaş, İzzet Kurum, Şahin Küsmüş, Seyyar Kutun, Hakkı Sadal, Ümit Yaşar Sincanoğlu ve Erhan Atar. Talimatla sorulacak sorular arasında Deniz Feneri e.V. ile Kanal 7 yöneticileri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve derneğin Türkiye’de dağıtılış şekli de bulunuyor.

YORUMLAR 

İlk Misafir

Bestekar, Dalan kendisinin suçlanmasının verdiği psikoloji ile bunları söylemiş olabilir... Ayrıca Dalan'ın kesin olarak Ergenekon örgütü ile ilgisinin olup olmadığını da bilemeyiz (Darbeci generallerle ilişkisi olabilir ama ben yine de Ergenekon Terör örgütüyle ilgisi yoktur derim)... Bu silahların Emniyetten bazı kişilerce oraya konmuş ya da gömülmüş olup olmadığından da emin olamayız... Şimdilik görülen tek şey bunların Ordu malı olmadığı ve SAT ya da SAS Komutanlığına ait bulunmadığıdır...

bestekar

dalanın o araziye hiç bir sivilin giremeyeceği yalanını sende es geçmişsin dostum.dalanın neden yalan söylediğini atlamanda düşündürücü.bence asıl irdelenmesi gereken konu o.hem başbuğ paşaya,hem dalana inanmak mümkün değil çünki.bak sende diyorsun etrafı açık ve herkezin girebildiği bir arazi diye.ama dalan böyle söylemiyor.ben bile özel izinle girdim,oraya giren sivilin ölüsü çıkar diyor.peki bunu nasıl izzah edeceksin.bu yalandaki amaç ne hiç düşündünmü.yırtmak için topu tskya atmak değilmi.

İlk Misafir-4

Başbuğ Paşa bunların TSK ya ait olmadığını, doğal olarak su altı savaşçısı SAT ya da SAS birliklerinde bu gibi silah ve mühimmatın kullanılmadığını, MKE tarafından Irak’a da satılmakta olduğunu, oradan kolaylıkla PKK lıların elde edip yurda sokabileceğini açıkça belirtti… Ayrıca aynı silah ve mühimmatın Emniyet teşkilatında da kullanılmakta olduğunu, dolayısı ile belli amaçlarla oradan da gelebileceğini ima etti… Şimdi Emniyet Teşkilatı yetkililerinin ve İç İşleri Bakanının da konuyu araştırıp TSK gibi “Bu silah ve mühimmat bizim envanterimizde değildir” açıklamasını yapmalarını beklemek vatandaşın hakkıdır… Aksi halde bu defa TSK değil, Emniyet teşkilatımız zan altında kalmış olacak…

İlk Misafir-3

2 nci derecede Askeri Yasak Bölge olsa da, etrafı açık ve herkesin girebileceği İstek Vakfı arazisine bu silah ve “mühimmat” da bence aynı amaçlarla gömülüp, sonra da ihbar edildi… Göreceksiniz, Ergenekon şüphelileri, sanıkları ya da ilgilisi olduğuna inanılanlarla bunların hiçbir bağlantısı çıkmayacak...Aklı olan işe yaramaz boş lav kovanlarını itinayla sarıp sarmalayarak buraya niye gömer?.. Ayrıca bu boş lavlar dolu iken nerede kullanıldı?... Büyük bir ihtimalle PKK militanlarınca güneydoğu dağlarında ya da karakol, birlik baskınlarında…

İlk Misafir-2

Hani binlerce kayıp Kürt vatandaşı Asker ve diğer Devlet güvenlik görevlilerince infaz edilerek cesetleri kuyulara atılmış ya da sağa sola topluca gömülmüştü?.. Bülent Arınç bile safça inanıp beyan etmedi mi insan kemikleri çıkıyor her yerden diye?.. Ne oldu?.. Hepsi hayvan kemiği imiş…Nerede aslında PKK militanı olan bu insanların cesetleri, iskeletleri?... Doğal olarak Devletin Güvenlik Kuvvetleriyle Irak dağlarında yaptıkları çatışmalarda ölüp kurda kuşa yem oldular, ya da arkadaşlarınca gömüldüler…

İlk Misafir-1

Ergenekon denen birkaç asker, polis eskisi ile mafya bozuntusunun oluşturduğu menfaat çetesi eylemlerinin, iktidar karşıtlarına bulaştırılma gayretlerinin yarattığı sansasyonu ve fikir çatışmalarını fırsat bilen hainler, ortalığı iyice bulandırmak için ellerinden gelen her türlü melaneti yapıp iftirayı atıyor ve komplolar hazırlıyorlar… Sazanlar da bu gibi haberlere hemen atlayıp yargısız infazlarla insanları suçlamaya başlıyorlar…

kareas

tüh gene delil yok.nası olcak bu ergenekon ya

V.Değer

O,Zaman.Birde Aldıranların parmak izine bakmak lazım!!!!!!!!Belki orada unutmuş olunabilir!!!!

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz