E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum
Günün haberleri| Günün manşetleri| Giriş sayfam yap |Gazete manşetleri  | Künye| İletişim| Sitene haber ekle| RSS
Üye girişi   Üye ol
​​
  AYM Mansur Yavaş Kararını Verdi!  
 

Erhan Göksel: Güleni de, Erdoğan'ı da Yok Edecekler! 

Her konuşması olay yaratan stratejist Erhan Göksel Turktime Genel Merkezi’nde Turktime Yönetim Kurulu Başkanı Talat Atilla ve Genel Yayın Yönetmeni Ersin Tokgöz’e konuştu. İşte Göksel’in bomba açıklamaları…

30.06.2008 - 05:00
 
 

Özal’dan Demirel’e Yılmaz’dan Çiller’e kadar birçok siyasetçinin danışmanlığını yapan Erhan Göksel Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin kapalı kutusu, yürüyen hafızası adeta. Ancak son zamanlarda bu kapalı kutudan her hafta  birbirinden ilginç dosyalar çıkıp gündeme bomba gibi düşüyor. İktidar muhalefet ayırmadan herkesi topa tutan Göksel için “Ulusalcıların Tuncay Özkan’dan sonraki yeni coşku adamı” nitelemesi yapılsa da Göksel buna karşı çıkıyor. “Beni solcular da ulusalcılar da dinlemez.” diyen Göksel’e göre Tuncay Özkan benzetmesi özellikle Ak Parti tabanında geniş yankı bulan açıklamalarının etkisini kırmak için cemaat tarafından bilinçli olarak yapılan bir maniplasyon. Aslında öngörülerindeki isabet ve derin kulis bilgilerindeki hakimiyeti göz önüne alındığında Göksel’in söylediklerine her türlü ön yargıdan uzak bir şekilde bakmakta yarar var. İşte Göksel’in her satırı olay olacak açıklamalarının birinci bölümü…

 

 

 

TURKTIME: Tuncay Özkan’ın bıraktığı boşluğu doldurduğunuz ve ulusalcıların yeni coşku adamı olduğunuz yorumları yapılıyor. Bu yorum sizin duruşunuzu ve son dönemlerdeki çıkışları ne kadar doğru anlatıyor?

ERHAN GÖKSEL: Bu tamamen yanlış bir saptama. Bu şekildeki yorumlar özellikle cemaatin internet sitelerinde yayınladı. Beni dinleyen insanların sosyal tabanı kesinlikle Tuncay Özkan’ı dinleyen insanlar değil. Bunu hem ratinglerden hem de ekibimizin yaptığı araştırmalardan biliyoruz. Beni izleyenlerin yüzde 70’i muhafazakar kesim. Ben Tuncay Özkan’la özdeşleşirsem yüzde 70’lik tabanı kaybederim. Cemaatin siteleri onun için bunu yapıyorlar. Şu anda da cemaatle en büyük savaşa giren benim. CHP tabanı beni dinliyor olsaydı Ak Parti için bir rahatsızlık yaratmazdı. Ak Parti için Erhan Göksel ve Verso, kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda da belirttikleri gibi, büyük tehlike. Hatta bir Bakan, Ak Parti içinde pimi çekilmiş bomba etkisi yarattığımı söylüyor. Bazı illerde konferans verdiğimde belediye başkanları arkamdan seçim dengelerini değiştirecek kadar etkili olduğuma ilişkin yorumlarda bulunmuşlar. Bu yüzden Tuncay Özkan ile paralellik kurarak beni yıpratmaya yönelik bir girişim içindeler. Üstelik bu reel de değil. Ben sol kökenli bir insan olmama rağmen solcular benimle ilgilenmiyorlar. Yalnız Alevi kesimin hassas olduğunu biliyorum. Ancak Aleviler dışındaki sol kesimin beni dinlediğini söyleyemem. Nereye gidersem gideyim dinleyenlerin ağırlıklı bir bölümü Ak Parti ve MHP tabanıdır. Bırakın ulusalcıların coşku adamı olmamı internette bana gelen küfürlerin büyük bir bölümü ulusalcılar tarafından gönderiliyor.

 

TURKTIME: Neden? Söylemleriniz ulusalcıların söylemlerine çok yakın aslında…

ERHAN GÖKSEL: Bir röportajda Ergenekon ile ilgili yaptığım açıklamalardan dolayı. Bir de “Cumhuriyet mitinglerine katılanların yarısı orada vicdanlarını rahatlattı sonra gitti Ak Parti’ye oy verdi” dediğim için kızdılar bana.

 

TURKTIME: Sol kökenlisiniz, Ak Parti’ye sıkı muhalefet yapıyorsunuz ama sizi muhafazakarlar, sağcılar dinliyor. Bu aslında bir paradoks değil mi?

ERHAN GÖKSEL: Ben sol tabanlı olduğum için solcu olmayı önemli bir kriter olarak görürdüm. Benim için solculuk halkçı olmakla eş anlamlıdır. Halkçılık insanların adaletli bölüşümünü ön planda tutmak demektir. Diğerleri teferruattır. Ben her şeyin eşit bölüşülmesini savunan ve egemen sınıflara karşı bir adamım. Eskiden solcu olmak kriteri yetiyordu. Ama şimdi Türkiye’nin konjonktürünün olağanüstü kötüye gidiyor olması, sadece Ak Parti ile bağlantılı değil. 90’lı yıllardan sonra olağanüstü bir şekilde şirazesinden kayan bir iktisadi ve sosyal yapı var ve Türkiye bu coğrafyada varlığını sürdüremeyecek bir yapıya gidiyor. Bu da benim uykularımı kaçırdı.

 

TURKTIME: Bu yüzden mi bu kadar sertsiniz?

ERHAN GÖKSEL: Evet… Ben danışmanlık yaptığım dönemlerde doğal olarak hesap yaparak konuştum. 99’dan beri kimseyle çalışmıyorum. Bundan sonra da bir siyasi parti ya da liderle çalışmayacağım. Ben artık bu ülkeden yana olanlarla bu ülkeyi umursamayanlar diye iki grupta bakıyorum insanlara. Benim için artık sağcılık solculuk dindarlık laiklik önemli değil.  Son iki senedir söylemim şunun üstüne oturur: bu ülkenin ezilen bir halkı var. Dindarı da laiki de eziliyor. Ezenin kim olduğu belli, ezilen kim ise onun yanındayım. Bu aslında bu güne kadar ortaya konulmamış bir siyaset projesi. Ben öncelikle Türk halkını uyarmak ve silkelemek için konuştum. Bunda başarılı oldum. Şimdi de Türk halkı siyaseti ve sistemi silkelemeli.

 

 

“TUNCAY ÖZKAN’IN YAPTIĞI SİYASET DEĞİL, SLOGAN ATIYOR!”

 

 

TURKTIME: Tuncay Özkan ile özdeşleştirme beni yıpratma çabası dediniz. Bundan, sizin Tuncay Özkan’ı olumsuz bir figür olarak gördüğünüzü mü anlamalıyız?

ERHAN GÖKSEL: Tuncay bey ile ilgili yorum yapmak istemiyorum. Tuncay bey benim için siyasi bir kimlik değildir. Hayatının belli bir döneminden sonra siyaset yapmaya çalışan biridir. Tuncay Özkan’ın yaptığını siyaset de saymıyorum. O slogan atıyor. Bunu tarih değerlendirecek. Burada söylemek istediğim şu: Bir siyasi partiyi rahatsız eden şey, onun tabanına yönelik söylemle üst yapısı arasındaki farktır. Mesela Ak parti iktidarını CHP’nin söylemi hiç rahatsız etmez. Tam tersine CHP’nin tepkisi Ak Parti’yi kemikleştirir ve onu iktidarda tutar. Yüzde 47 oy almış bir parti kendi parti yönetimini değil de Erhan Göksel’i dinliyor ve o Erhan Göksel hükümet üzerine karabasan gibi çökmüşse Ak Parti’nin bir numaralı sorunu haline gelmiştir. Buna kartel medyası da dahil. Bu kadar büyük iddiaya sahibim, benimle ilgili bir tek satır ne kartel medyasında var ne de diğer medyada.

 

 

 

“BUGÜN SEÇİM OLSA CHP BARAJI AŞAMAZ!”

 

TURKTIME: Neden yer verilmiyor bu büyük iddialarınıza?

ERHAN GÖKSEL: Çünkü hükümetle kartel medyası birbirine göbekten bağlı. Kartel medyasında Türkiye’nin hiçbir gerçek sorunu yok. Buzdağının üstündeki kısmı büyüterek buzdağının altı gibi gösteriyorlar. Gerçek sorunları göstermiyorlar. Hükümet istese 24 saatte Cem Uzan gibi kartel medyasının defterini dürer. Ama dürmüyor. Çünkü bu bir pazarlık. CHP de bu büyük pazarlığın bir parçası. Örneğin büyük akaryakıt araştırma komisyonu, meclisten geçen raporda suçlanan şirketlerden bir tanesi İş-Doğan ortaklığı. İş bankasında CHP’nin yönetimde 4 üyesi var. Erdoğan’a soru önergesi verdiğinde Kemal Kılıçdaroğlu bütün belgeleri ile, Ak Parti CHP’ye zımni olarak “bu işin içinde sen de varsın” diyor ve CHP kımıldayamıyor.

 

TURKTIME: Siz Ak Parti ile CHP aynı pazarlığın parçaları dediniz ama CHP çok sert muhalefet de yapıyor…

ERHAN GÖKSEL: Nerede sert muhalefet? Benim söylediklerimin onda birini söylüyorlar mı? Neler oluyor Türkiye’de? Neler konuşuyorlar? Ağzını açması gereken konuların birinde tek söz ediyor mu? Sadece Salı günü grup konuşmalarında taş atıyorlar. Kamuoyunda da CHP muhalefet ediyor gözükmüyor. Öyle gözükseydi CHP ayakta kalırdı. Bugün seçim olsa CHP’nin barajı aşması mümkün değil. Ak Parti döneminde muhalefet ettiği tek bir konu var: Galataport. Onda da Şener’in arkasından gitmeselerdi muhalefet edecekleri yoktu. İş-Doğan’ın petrol kaçakçılığı iddiası olağanüstüdür. Ama dalaşmalara bakın, sende yolsuzluk var; yok sende daha fazla var. Türkiye’nin gündemi CHP’nin 1 trilyonu mu? Bakın, CHP iktidar olsa bu ülkede elektrikler kesilir, sular akmaz. Bir partinin kasasını bile idare etmekten aciz. Telefonu bile açıp kapatmayı beceremeyen bir yaşlı genel sekreter var. Onu da geçin, yaşlı genel sekreter bunu anlamamış olabilir. Ortaya bir olay çıktığında bir tane mühendise sorsalar neyin ne olduğunu öğrenebilecekken top yekûn, Baykal dâhil, açıklamalarda bulundular ve rezil oldular.

 

 

“TÜRKİYE BÖLÜNECEK, İÇ SAVAŞ ÇIKACAK!”

 

 

TURKTIME: Türk halkını silkelediniz… Peki silkelediğiniz halkın ortak bir harekette doğru bir şekilde kanalize olmadığını görürseniz duruşunuzu bir adım ileriye götürüp siyasete girer misiniz?

ERHAN GÖKSEL: Ben siyasetçi değilim. Siyaset yapsaydım 30 yıldır yapardım. Herkesten çok imkanım vardı. Yaptığım iş siyasettir ama ben siyasetçi değilim. Türk halkı mevcut siyasal sistemi değiştirmezse Türkiye konusunda çok karamsarım. İnsanların tahayyülü almıyor belki ama  benim dünyadaki popülerliğim geleceği görmek üzerine kurulu. Ben Türkiye’yi çok vahim görüyorum. Türkiye’nin bölünmesine, bir iç savaş çıkmasına kadar gidecek. Mevcut siyasal sistem 10 seneden bir kutuplaşmaya oturdu. Ya o ya o diye bir tercih sunuluyor halka. Hal bu ki halkın politik çıkarları kendi vatandaşlık çıkarından geçer. Sen kendi ekonomik talepleri, sınıfsal çıkarlarını bir kenara bırakırsan Erdoğan mı daha iyi çorba dağıtıyor Baykal mı ya sokarsan, sistem sana her gün daha iyi çorba verecek birini bulur. Böyle baktığınız zaman CHP ile Ak Parti’nin birbirinden hiçbir farkı yok. Türkiye’deki CHP Ak Parti kutuplaşması CHP’nin de işine gelmektedir. Kutup siyaset olmasa CHP barajı aşamaz. Ak Parti’den korkan kesim CHP’ye oy veriyor. Çünkü kutup teorisine göre iki ucu akordeon gibi çektiğinizde orta erir. Kutuplaştığınızda aradaki gri tonlar kaybolur. 22 temmuz seçimlerinde Ak Parti ve CHP’nin yüksek oy alıp diğer partilerin ezilmesinin nedeni bu kutuplaşmadır. Bu kutup siyasetinden kurtulup ekonomik çıkarın üzerine kurulmazsa bu bir sanal siyaset olur ki o zaman da körler sağırlar birbirini ağırlar.

 

TURKTIME: Bu yönde umudunuz var mı?

ERHAN GÖKSEL: Yeni yeni bir umut beliriyor. Son 15 gündür Anadolu’da birçok konferans verdim ve orada ciddi bir hareketlenme var.

 

TURKTIME: Bu hareket kimde karşılığını bulur?

ERHAN GÖKSEL: Siyasetçi demek savaşçı demektir. Türk halkı savaşçı arıyor. Şimdi ortada olan yada ortaya çıkmaya çalışanlardan hiçbiri savaşçı değil. Halk kendisini taşıması için savaşçı ortaya çıkarıyor. Ortaya çıkmaya çalışan insanların hepsi kendini halka taşıtmaya çalışıyor. O yüzden halkta karşılığını bulamıyor.

 

TURKTIME: Ama bu bir çıkmaz sokak. Bu sokaktan nasıl çıkılır?

ERHAN GÖKSEL: Bunun tek bir yolu var. Türk halkının önünü tıkayan İstanbul Dükalığı dediğimiz 13-15 aileden oluşan İstanbul burjuvasıdır. İkincisi kartel medyasıdır. Bakın, hükümet yandaşı medyayı kastetmiyorum. Hükümet yandaşı medyayı okuduğunuz zaman tavrını biliyorsunuz, süzgecinizden geçiriyorsunuz. Ama kartel medyası sanki hükümete karşıymış gibi gözüküp hükümetin ekmeğine yağ sürüyor. Ve üçüncü olarak siyaset suçludur. Kartel medyası ve İstanbul Dükalığı büyük bir imaj atağıyla Türkiye’deki bütün sorunların günah keçisi olarak siyaseti ortaya çıkartıyorlar. Üçüncü sırada olanı birinci sıraya çıkartıyorlar, kendi sorumluluklarını gizliyorlar. Bu sistemi değiştirmediğiniz sürece Türk halkını uyandıramazsınız. İkinci olarak, iyi bir savaşçı çıktığı zaman, savaşçının başarılı olması için arkasında halk desteği olması lazım. Ama o savaşçının çıkmasına kartel medyası ve İstanbul Dükalığı engel oluyor. Mesela; hiç haz etmediğim bir siyasetçi, Erkan Mumcu. 2001 yılında Mesut Yılmaz Erkan Mumcu’ya görevi bıraksaydı, Anavatan Partisi batmaz, AK Parti de yüzde 35 almazdı. Mumcu’nun çıkamamasının nedeni İstanbul dükalığıdır, karteldir. Türkiye’de siyaset, devlet pastasını tırtıklamak üzerine kurulu. 85 senedir bu ülkede devlet eliyle burjuvazi yaratacağız diye uğraşan Cumhuriyet, devlet pastasını burjuvaziye tırtıklata tırtıklata sermaye oluşturmaya çalıştı. Sermayesi olmayan, sermayesi olmadığı için ona uygun üst yapısı da olmayan bir ülke haline geldi. Türkiye’deki bütün bankaların toplam sermayesi bir Deutsche Bank etmiyor. TÜSİAD’ın Ecevit’i ilanlarla yıktığı rezil dönemi, benim için TÜSİAD’ın yüzkarası dönemidir, o TÜSİAD bile milliydi. Bu günkü TÜSİAD gayri millidir.

 

TURKTIME: Ferda Aksüt size dava açacağını söylemişti. Açtı mı?

ERHAN GÖKSEL: Hayır açmadı. Açamaz. Mahkemeye vermenin kötü yanı şudur: belgeler ortaya çıkar.

 

 

ÖZAL, DEMİREL, YILMAZ, ÇİLLER, ERDOĞAN…

 

 

TURKTIME: Özal, Demirel, Çiller, Aydın Güven Gürkan, Hikmet Çetin, Baykal, Yılmaz... Danışmanlığını yaptığınız siyasiler. Bu isimleri birer cümleyle nasıl tanımlarsınız?

ERHAN GÖKSEL: Özal, Türkiye’de geleceği en iyi gören adamdı. Ama talan ekonomisi de Özal ile başladı. Fakat Turgut bey olmasaydı Türkiye teknoloji ve gelişme açısından Afganistan olurdu. Türkiye’nin en önemli meselesinin Kürt sorunu olacağını gören kişi Özal’dır. Ayrıca Anadolu İslamiyeti’nin gerçek İslam olduğunu, şehirlerde Araplaşma eğiliminin başladığını, bunun büyük bir tehlike olduğunu, eğer bu konuda önlem alınmazsa bu konunun Kürt meselesinden daha tehlikeli olacağını, dinci-laik çatışması başlayacağını 15 yıl önce söylemişti. Süleyman bey 65-69 döneminde ciddi bir başbakandır. Ondan sonrasında siyasi başarısı dünyada olmayan bir başarıdır. Dünya tarihinde bu kadar uzun bir süre seçim kazanan hiçbir lider yoktur. Ama devlet adamlığı özellikle 65-69’da önemlidir. Mesut bey çok iyi bir cumhurbaşkanı olabilirdi, başbakan olamazdı. Yanlış tercih yaptı. Tansu hanım Türkiye’nin bin yıllık tarihini yazabilirdi. Adeta Türkiye’nin führeri olurdu. Ama Tansu hanım inanılmaz bir şansı harcadı. Tansu hanıma Türkiye ve uluslar arası platformun açtığı kredi çok az kişiye açıldı. Tayyip bey için açılan kredi de ne Özal’a ne Menderes’e açılmıştır. Tayyip bey de sanal gerçeklerle uğraşmak yüzünden o krediyi ve Türkiye’nin geleceğini berhava etmiştir. Diğerleri ile ilgili de konuşmaya gerek yok.

 

TURKTIME: En rahat çalıştığınız ve en rahatsız olduğunuz siyasetçi kimdi birlikte çalışırken?

ERHAN GÖKSEL: İkisi de Özal. Kavga etmediğimiz hiçbir gün yoktu. Hiçbir zaman dediğimi dinlemedi ama hiçbir zaman da Özal’ın ne yapacağını gazeteden öğrenmedim. Mutlaka tartışırdı. Tartıştığımız konularda benim dediğimi de kendi dediğini de yapmaz, bir üçüncü yol bulurdu. Beni dinlediği 10 tanede bir tanedir. Kendi söylediğini yaptığı da 10 tanede 2 tanedir. Geri kalanında üçüncü bir yol bulurdu ve Özal’ı Özal yapan oydu.

 

 

 

 

GÖKSEL, KIRIKKALE’DE HALKI NEDEN KOVDU?

 

 

TURKTIME: Şu an araştırma şirketinizin durumu nasıl? İş alabiliyor musunuz? Yoksa belli bir ön kesme çalışması var mı?

ERHAN GÖKSEL: Yutdışından zaman zaman Türkiye’nin durumu ile ilgili araştırma talepleri oluyor. Biz en son seçimde anket yayınlamadık.Yaptık ve sadece sitemize koyduk. Medyanın alıntı yapmasına izin vermedik. Çünkü 2004’te Tarhan Erdem’in maniplasyonlarından sonra anket yayınlamama kararı aldık. Siz ne yaparsanız yapın Kartel Medyası Tarhan bey hiç girmediği anketleri bile birinci çıkartır. Çünkü kartelin 19 yıllık genel koordinatörüdür. 2002 seçimlerini tek bilen şirket biziz. Vatan Gazetesi seçimlerden önce 5 şirketin sonucunu yayınladı. En kötü sonuç Tarhan beyin. Ama 4 kasım tarihli Hürriyet Tarhan Erdem bildi diye çıktı. Biz Türkiye’nin en eski araştırma şirketiyiz. Araştırma şirketleri birkaç yılda bir isim değiştirirler. Biz 25 yılını doldurmuş tek şirketiz.

 

TURKTIME: Kırıkkalede halkı “Defolun gidin” diyerek kovduğunuz söyleniyor. Doğru mu bu?

ERHAN GÖKSEL: Evet…

 

TURKTIME: Neden?

ERHAN GÖKSEL: Konuşma yaparken birisi “Amacınız ne? Neden geldiniz” dedi. “Ben sizi uyandırmaya geldim. Ben siyasetçi değilim. Size yalakalığa gelmedim. Siz bana borçlusunuz, ben size değil” dedim. Ve hepsini kovdum. Herkes şaşkınlığa uğradı. Kahve toplantısıydı, 250-300 kişi. Hiç kimse gitmedi. Ben bir hesapla konuşmuyorum. Gerçekleri söylemeyi Türk halkı sevmiyor. Yüzleşmek istemiyorlar. Çünkü Türk halkına umut pompalandı. Çin’i nasıl afyonla 100 yıl uyuttuysa İngilizler Türkiye’de de umut pompaladı. Bunu daha önce ben iç siyaset sanıyordum. Değilmiş. Umut hep şu: bir gün gelecek her şey iyi olacak. Ben halkı çok kötü hırpalıyorum konuşmalarda.

 

TURKTIME: Halk sizin dediklerinizi ne kadar dikkate alıyor?

ERHAN GÖKSEL: Ben Konya’da iki konferansta, bir televizyon ve bir gazetede konuştum. Karteli boykot edin dedim. 3 binin altına düştü kartelin satışı. Bana “Hep eleştiriyorsunuz ama alternatif önermiyorsunuz” diye eleştiri geliyor hep. Benim dediğim şu; Önce siz yıkın bunları, alternatif gelir. Çünkü kartel varken alternatif çıkamıyor.

 

 

“AYDIN DOĞAN MEDYASINA BENİM ADIMI ANMAMALARI İÇİN TALİMAT VERDİ!”

 

TURKTIME: Kartel dediğiniz medya grubu size destek vermiyor ama pek yüklenmiyor da…

ERHAN GÖKSEL: Yüklenmiyorlar çünkü korkuyorlar. Yer vermemelerinin nedeni de şu:  Aydın Doğan’ın talimatı var. Benim adım anılmayacak. Bakmayın Yalçın Bayer yazıyor ama. Başkaları yazamaz artık. Benim Hürriyet’te yayınlanan röportajlarımın çoğunu veri tabanından çıkarmışlar. Başlığı var, tıklıyorsun çıkmıyor. Beni yok sayarak etkisizleştirmeye çalışıyor.

 

TURKTIME: Aydın Bey bu talimatı neden verdi?

ERHAN GÖKSEL: Mesut Bey nedeniyle.

 

TURKTIME: Mesut Bey’in çok da gücü kalmadı ama…

ERHAN GÖKSEL: Halk üzerinde pek gücü olmayabilir ama Mesut bey Türkiye’nin en güçlü adamlarından biridir. Almanya ve Rusya devletinin büyük müttefikidir.

 

 

“MESUT YILMAZ ASKERE DESTEK OLARAK ABD’YE MESAJ VERİYOR!”

 

 

TURKTIME: Mesut Yılmaz çok tartışılan bir çıkış yaptı ve bu çıkışı herkes tarafından farklı analiz edildi. Sizce tam da bu dönemde böyle bir çıkış yapmasının nedeni neydi?

ERHAN GÖKSEL: Mesut Yılmaz bu mesajı Türkiye için vermedi. Ben askeri destekliyorum dedi çünkü şu anda askeri Cheney destekliyor. ABD Mesut beyin üstünü iki kere çizmiştir. Ve Mesut bey bu dönemde askere destek vererek aslında ABD’ye mesaj verdi. Bu mesaj da alındı. Türkiye ile ilgili her şeyin kararını ABD’de Cheney veriyor. Cheney askerlere destek vererek Ak Parti’nin ipini çekecek. Bu arada Fethullah Gülen’i ve cemaati de yok edecekler. Türkiye tarihi bir devlet hesaplaşmasına gidiyor. Ve bu hesaplaşma çok katı olacak.

 

TURKTIME: Hesaplaşma fiziki bir çarpışma boyutuna gelir mi?

ERHAN GÖKSEL: Bu bir siyasi hesaplaşma değil. Fiziki bir çarpışma olmaz. Cemaatin böyle bir gücü yok. Ama fiziki olarak çok cismin ortadan kaldırılacağına eminim.

 

TURKTIME: Nasıl olacak bu ortadan kaldırma? Türkiye’de idam da yok…

ERHAN GÖKSEL: Putin birçok yöntem geliştirdi biliyorsunuz. İnsanlar kendiliğinden ölüyor.

  

“ABD, CEMAATİN DE ERDOĞAN’IN DA İPİNİ ÇEKTİ!”

 

TURKTIME: Bu çarpışmanın sonunda kim ayakta kalacak? Sizin öngörünüz ne?

ERHAN GÖKSEL: Müesses nizam… Cemaatin ipi çekildi çoktan. Gülen’i ABD dışarı atıyor. Yani askere teslim ettiler. Fetullah Gülen Türkiye’ye gelmeyecek, başka bir ülkeye gidecek. Yıllardır kerhen göz yumuyorlardı ama artık sınır dışı ediliyor. Bu olayı doğru okumak lazım. 3 ay önce Konya’ya inip 1,5 milyon kişiyle karşılanacak büyük bir organizasyon yapıyorlardı. Çünkü yüksek mahkemenin yeşil kart vereceğine inanılıyordu. Yeşil kart demek gerektiğinde geri dönmesi için önünün açık olması demekti. Bu arada Gülen’e kefil olanlardan birinin Emin Başer olduğunun altını çizmek istiyorum. Cemaatin nerelere kadar uzandığının işaretidir. Cemaat hatayı ordunun içine uzanmakla yaptı. Ve o yüzden bu bir tarihi hesaplaşmadır. Türk devleti 3 bin yıllık bir devlettir. Aslında Türk devleti diye bir şey yoktur, Türk ordusu diye bir şey vardır.

 

TURKTIME: Bu hesaplaşmada sanki Erdoğan müesses nizamın yanında olacakmış gibi bir hava var…

ERHAN GÖKSEL: Hayır… 1 Mart tezkeresinde fatura orduya çıkmıştı. Ama ondan sonraki süreçte en büyük hata Meşal’in getirilmesi oldu. Türkiye Öcalan hakkında ne düşünüyorlarsa Yahudiler de Meşal için onu düşünüyor. Onun için bu konuda uyardılar. Türkiye anlamadı bunu. Cheney nihai noktada ABD’ye tam olarak egemen haline geldi. Tayyip Erdoğan’a hiçbir şekilde güvenmiyorlar. Bu arada Erdoğan bir büyük hata daha yaptı. Davutoğlu, Gül ve çevresi gibi insanlar Tayyip beye yardımcı olmuyorlar onun dibini oyuyorlar. Tayyip bey artık yalnız adam ve ipi çekildi. Bundan sonra siyaset sahnesinde olmasının imkanı yok. Bir daha siyaset sahnesine çıkamayacak şekilde ortadan kaldıracaklar. Siyasi yasak geldikten sonra yargılama sürecinden kurtulamayacak. JP Morgan da Tayyip beyi hızla yargılayarak yok edecekler diye yazdı.

 

 

 

TURKTIME: “Daha önce Türkiye'de büyük siyaset yoktu, bugün Başbakan Türkiye'yi taşıyabilecek çapta bir büyük siyaseti üretiyor...” Tayyip Erdoğan ile ilgili bu sözler sizin analizinizden. Ve şimdi, bu başbakanın ve partisinin en sıkı muhalifi durumundasınız. Ne değişti?

ERHAN GÖKSEL: Çok şey değişti. Başbakan birikimi çok olmayan birisidir. İyi eğitimli değildir. İyi kadroları dinlediği zaman iyi yapan, kötü kadroları dinlediği zaman kötü yapan bir adamdır.

 

TURKTIME: Başbakan şimdi kötü mü yapıyor? Kadro mu değişti?

ERHAN GÖKSEL: Evet… Başbakan’ın çevresindeki bütün iyi kadrolar kovuldu. Ayrıca yüzde 47’yi aldıktan sonra Gül’ün adaylığının önünü kesememiş olması kendi açısından başlı başına büyük bir hata oldu. Ahmet Davutoğlu, Akif Beki, Yalçın Akdoğan, Yasin Aktan, Ömer Dinçer gibi birikimi ve yeteneği olmayan insanlar tarafından teslim alınmış olması bütün perspektifini yok etti. İkinci bir önemli faktör; Danıştay saldırısından başlayarak kendisine karşı emniyet içinde yuvalanmış cemaatçi polisler; “sana darbe yapılacak, evinin krokisi bulundu, suikast yapılacak, sana komplo kuruluyor, yakınını dinliyorlar” diye korkuttular. Ve Tayyip bey polisleşti. Tansu Çiller’i Bülent Orakoğlu, Mesut Yılmaz’ı da Adil Serdar Saçan polisleştirmişti. Bir insanı gerekçelerini koyarak ürkütürseniz ona her şeyi yaptırabilirsiniz. İşte Başbakan’ı böyle bir noktada teslim aldılar. Başbakan’ın iki konuda zafiyeti vardır. En büyük zaafı Emine Erdoğan’dır. İkincisi İslamiyet’le ilgili konulardır. Ve cemaatçi polisler ve basın danışmanları dahil yanındaki insanlar zaaflarını kullanarak Tayyip beyi tuzağa çektiler. Mesela bakılsın, Akif beki Amerika’da nerelerde bulunmuş, oradayken onu kim finanse etmiş? Tayyip beyin tercümanlığını yapan zat, Egemen Bağış, hangi kolejden mezun olmuş? İngilizce Barak isminin İngilizce ismi olan Baruch Collage. Egemen Bağış bana canlı yayında bağlanarak Beyaz Saray’da çalışmadım dedi. Ama çevirmen olarak çalıştığının ispatı işte: http://www.baruch.cuny.edu/magazine/sum06/notes1.html... Ben işimi iyi yaparım. Kendi yazmış… Yabancı olup Beyaz Saray’da çalışabilirsiniz. Ama Beyaz Saray’da çevirmen olarak çalışmak için ABD vatandaşı olmak kuraldır. Çünkü; Başkanın en gizli konuşmalarını çevirerek olaylara vakıf oluyorsunuz. Peki bunlar kime hizmet ediyorlar? Ak Parti’nin kapatılma davasının bir numaralı nedeni Egemen Bağış’tır. Madrid’te “MHP türban olayını meclise sunacak, tuzak kurduruyor” diye Erdoğan’ı Egemen Bağış gaza getirmiştir.

 

 

 

 

“CANLI YAYINDA AĞLAMAMIN AYDIN DOĞAN’LA İLGİSİ YOK!”

 

 

TURKTIME: Gördüklerim duyduklarım karşısında ağlarım diye bir ifadeniz olmuştu geçmişte ve seçimden önceki bir programda Aydın Doğan’ın bağlanıp size çıkıştığı canlı yayında ağladınız. Sizi ağlatan hangi duyduğunuzdu o gün?

ERHAN GÖKSEL: İmaj böyle bir şey. Bu olayın ertesi günü kartelin bütün medyası “Aydın Doğan Erhan Göksel’i ağlattı” yazdı. Oysa hiç öyle bir şey yok. Biz o konuşmayı yaptık, 20 dakika geçti. Kamyon devrilmiş, 6 tane yoksul çocuk devrilen kamyondan sebze toplamak için otoyolu geçerken eziliyorlar, 4’ü ölüyor. Ben bunu anlatırken ağladım. Ağlamamın Aydın Doğan’la hiçbir ilgisi yok. Tüm sitelerde tamamı halen duruyor. Kim ağlamış; ben mi Aydın Doğan mı? Aslında, ben www.versohaber.com’u Aydın Doğan’a borçluyum. Daha önce kamuya açık bir sitemiz yoktu. Ama “Aydın Doğan Erhan Göksel’i ağlattı” denilince 48 saatte bu siteyi açtım ve o programın görüntülerini siteye koydum. Başından sonuna kadar adamın canına ot tıkıyorum. Bana müfterisin diyor, ben de ona "sen göbeğinden hükümete bağlısın" diyorum. Bana geri al diyor, almam diyorum. “Aydın Bey unuttunuz mu. Oturduğunuz bütün başbakanların masalarında ben de vardım.” dedim. Bunun üzerine paniğe kapıldı ve kapattı. Mesut Yılmaz’ın kendilerine biat etmeleri koşuluyla CNN TURK’ün başına Taha Akyol’u, Yalçın Doğan’ı Milliyet’e getirdiğini söylüyorum tekzip yok. Olamaz çünkü benim yanımda oldu.

 

 

“ERDOĞAN AK PARTİLİLERİN FLASH TV’YE ÇIKMASINI YASAKLADI…”

 

 

TURKTIME: Turhan Çömez ile Ertuğrul Yalçınbayır’ın sizin yanınızda danışman olarak çalıştığı söyleniyor. Doğru mu bu?

ERHAN GÖKSEL: Hayır… Söz konusu bile değil. Türkiye’de medya maalesef ayağa düştü. Masa başında oturup haber yapıyorlar. Özellikle Ergenekon işini kurcalayanların hepsi masa başı habercisi. Hayatında bir tane onbaşı tanımayan general tanımış gibi yazar. Mesela Şamil Tayyar’ın Başbakan’la merhabası bile yoktur. Ama başbakanın ağzından yazı yazar. Şimdi biri bunları yazmış çünkü Çömez de Yalçınbayır da Flash TV’ye çıkıyor. Flash TV’ye Ak Partililerin çıkması yasak 2003’ten beri. Tayyip Beyin emridir bu. Onlar Flash TV’ye çıkınca ben de orada program yapıyorum diye böyle yazıyorlar. Turhan Çömez’i tanırım, çok az hukukum vardır. Ertuğrul beyle Anap döneminden tanışırım. Ak Parti milletvekili olduğundan beri yüzünü görmedim, karşılaşmak da nasip olmadı. Ayrıca bir şey söyleyeceğim; Benim çok danışmanım var ama benim danışmanlarım dünya çapında akademisyenlerdir. Türkiye’de Demirel ve Erbakan hariç, Erdoğan dahil siyasetten kimi imtihan etsem sınıfta bırakırım. Elime su dökemezler. Bunu kabul edenle çalıştım bu güne kadar. Bu konuda hiç mütevazı değilim.  

 

 

 

“SINIR ÖTESİ HAREKAT SANILDIĞI GİBİ BÜYÜK DEĞİL… SADECE ORAYI BURAYI BOMBALADIK!”

 

 

TURKTIME: Siz 2007 de verdiğiniz bir röportajda sınır ötesi operasyon ve özellikle hava harekatının imkansızlığını dile getirmiştiniz ama ikisi de oldu. Siz mi yanıldınız yoksa o tarihten sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde bir şeyler mi değişti?

ERHAN GÖKSEL: Ben Amerika’nın izni olmadan hareket olmaz dedim. Ve olmadı da zaten. Biz neden çekildik apar topar? Çünkü ABD bize hava sahasını kapattı. Biz kuzey Irak’ı tanıyarak girdik. Bir sene önce Talabani’yi, Barzani’yi kabul etmiyorduk. Şimdi ne oldu da Talabani’nin elini öpüyoruz. Zap kampı kaç kilometre? Sadece 14. Evet, bizim yaptığımız hareket 14 km. Sanıldığı gibi büyük bir harekat falan yapılmadı. Sadece orayı burayı bombaladılar. Zaten çekilmenin ertesi günü Zap kampı tekrar PKK'nın eline geçti. Bunu da Yaşar Büyükanıt kendisi açıkladı. 

 

TURKTIME: Peki olay neydi? Günlerce harekat fotoğrafları yayınladık, kış şartlarında yapılan zor harekatın başarısı ile gurur duyduk…

ERHAN GÖKSEL: İç kamuoyuna yönelik siyaset... Ben tüfeklerin ağzında mantar tıkalı olduğunu gösterdim ekranda. Darmadağın oldular. Sonra da bizi neden eleştiriyorsun dediler. Biz apar topar neden çekildik hiç düşündünüz mü?

 

TURKTIME: Neden çekildik?

ERHAN GÖKSEL: Çünkü çekilmezseniz saat 05’te hava sahasını kapatırız dediler.

Hava sahasının kapanması demek, uçakların kodlarının bilgisayardan silinmesi demektir. Kuzey Irak’taki tüm ABD uçak ve radarları o anda bütün uçakları düşman uçağı görür ve düşürürler. Harekatın bittiğini ben mesajla bildirdim üst elite ilk kez, haber oradan yayıldı. Sonra Talabani açıkladı.

 

TURKTIME: Haber kaynağınız neydi?

ERHAN GÖKSEL: Genelkurmay… Harekatı yöneten komutanlardan birisi biz neden çekiliyoruz dedi, işin Amerika ayağını sordu. Ben de nereden çıktı çekilme diyince çekilme emrinin verildiğini söyledi. 

 

 

ABDULLAH GÜL’Ü VATANA İHANETTEN YÜCE DİVAN’A GÖNDEREBİLECEK ŞOK BELGE

 

 

TURKTIME: Siz gazetecilerden daha iyi haber alıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

ERHAN GÖKSEL: Gazeteciler haber almaz ki… Devlet içinden kimi adamlar gazetecilere bilgi verir. Derin gırtlak derler Amerika’da. Bana bu ülkede bilgi veren derin gırtlağım çok bugünlerde.

 

TURKTIME: Gazeteciler bu güveni neden tesis edemiyorlar acaba?

ERHAN GÖKSEL: Türkiye’deki gazeteciler gerçekleri açık bir şekilde tesis edemiyorlar. Amerika 200 yıllık bir devlet, Watergate olayında bir derin gırtlak çıktı; iki gazeteci dünya basın şeref ödülü aldı. Türkiye 3 bin yıllık bir devlet. Bir sürü derin gırtlak var. Siz işinizi iyi yaparsanız bir yığın derin gırtlağınız olur. Bana Abdullah Gül ile ilgili bir mektup geldi. Gayri resmi kriminal raporlarıyla kayıtlı. Talabani’ye 2002 yılında Kürdistan diye mektup atıyor başbakanken. Muhtemelen Gül atmıyor onu. Zarfın yapıştırma yerinde parmak izi var. O açıdan kriminal olarak önemli. O parmak izi de birkaç Kürt danışmanından birine ait muhtemelen. Yalakalık için yapıyorlar. Ben hakimlerle ve savcılarla da konuştum.   Eğer zarf doğrulanırsa Gül vatana ihanetten yargılanabilir. 

 

 

 

 

MGK’DA GÜNEYDOĞU’DA İSLAMİ FAALİYETLERİN ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN KARAR ALINDI VE…

 

 

TURKTIME: Deniz Ülkü Arıboğan’dan sonra Serdar Akinan da Erdoğan giderse güneydoğu biter dediler. Kimilerine göre de ayrışmaları tetikleyen Erdoğan. Bir böyle bir görüntü var bir de böyle. Sizce hangisi geçerli?

ERHAN GÖKSEL: Hiç alakası yok. Türkiye’nin Güneydoğusu'nun gitmesinin ne Erdoğan’la ilgisi var ne de başka biriyle. Bu, Türkiye’nin devlet politikası olarak 10 yıldır önünü görmemesiyle ilgili bir durumdur. Türkiye’deki en laik parti DTP’dir. DTP’ye karşı Ak Parti’yi ehven-i şer görüyorlar. Bu, devletin büyük yanılgısıdır. Devlet 24 Aralık MGK’sında Güneydoğu’da İslami hareketlerin önünü açmak ve teşvik etmek için karar aldı. Bu kararı bizzat askerler aldı. 800 tane imam atadılar bir gecede.

 

TURKTIME: Türkiye’de bundan sonra ne olacak?

ERHAN GÖKSEL: Türkiye’de bundan sonra ne olacağı, Ak Parti kapatılıp kapatılmayacağı gibi konuların karar verici mekanizması iç faktörler değil dış faktörlerdir. Eğer Ak Parti’nin kapatılması olmasa Türkiye’de rejim kesilir. Bir kuvvet komutanı ne dedi? Anayasa mahkemesi topu tutamazsa biz tutarız. Ak Parti’nin kapatılması uluslararası bir sorun haline geldi. Çünkü Türkiye’nin sorunları milli sorun olmaktan çıkmıştır. Türkiye’nin sorunları, uluslar arası siyasetin Orta Doğu bağlamındaki sorunlarının bir parçası hale gelmiştir. Dolayısıyla Türkiye burada senaryoyu yazan da değildir yöneten de. Sadece figürandır. Bu çok acı. Artık Türkiye’nin masada yeri yoktur. Bunun da en büyük sorumlusu Ak Parti iktidarıdır. Müesses nizam da iç siyasetle uğraşmaktan körleşmiştir, önünü görmüyor.

 

TURKTIME: Yok mu bunun bir düzelme çaresi?

ERHAN GÖKSEL: Çare için halkın silkinip yeni bir alternatif çıkarması lazım. Bu halk her zaman doğruyu görüyor. Ama halkın elinde silah yok. Halk Sünni kültürden geliyor. Başkaldırı yok. 5 yılda bir oy atıyor. Türk halkının hiçbir seçimde yanlış oy kullandığına inanmıyorum.

 

TURKTIME: Peki; alternatif çıkmazsa?

ERHAN GÖKSEL: Afyon’daki konferansta dinleyicilerden birisi “alternatif çıkmazsa ne yapacağız?” dedi. Ben “her şeyin alternatifi vardır” dedim. “Ya çıkmazsa” dedi?  “Seçimleri boykot edin” dedim. Bir ülkede sandığa gidenlerin yüzde 50’si sandığa gitmiyorsa o ülkeyi hiçbir iktidar yönetemez. Ve bu sefer rejim değişir. Kartel yıkılır. Bütün anlatmak istediğim şu: Kurulu düzen yıkılmadıkça hiçbir şey değişmez. Kurulu düzen bir sacayağı. Kamuoyu yaratmak için siyaset, İstanbul sermayesi ve medya arasında bir sacayağı oluşmuş. Siyasetçi devlet pastasından ulufe dağıtıyor. O ulufenin karşılığı medya ve sermaye siyasetçiye kamuoyu servisi yapıyor. O yüzden iktidara göbeğinden bağlı. Bu ilişkiyi yok etmek lazım. Halkın sistemi silkelemesi şu açıdan önemli; Kartel, dizileri gerçek hayat gibi gösteriyor. Gerçek hayatta yaşanan dramları da dizi gibi sunuyor. Kadın 150 bin dolara yatıyor, herkes hülya peşinde. Ama orada yanan çocuk hastane bulamıyor, onu da dizi gibi izliyor televizyonda. Bu değişmediği sürece Türkiye bir yere gidemez.

 

 

 

 

KISA KISA KISA…

 

 

TURKTIME: Turgut Özal?

ERHAN GÖKSEL: Vizyon.

TURKTIME: Süleyman Demirel

ERHAN GÖKSEL: Seçim başarısı.

TURKTIME: Mesut Yılmaz?

ERHAN GÖKSEL: Statüko.

TURKTIME: Tansu Çiller?

ERHAN GÖKSEL: Güzel sarışın kadın.

TURKTIME: Deniz Baykal?

ERHAN GÖKSEL: Yorumsuz!

TURKTIME: Devlet Bahçeli?

ERHAN GÖKSEL: Devlet!

TURKTIME: Egemen Bağış?

ERHAN GÖKSEL: Tercüman!

TURKTIME: Abdullah Gül?

ERHAN GÖKSEL: Maskeli adam!

TURKTIME: Melih Gökçek

ERHAN GÖKSEL: 4. adam olduğunu söylerken 1. adam olduğunu belirten atom karınca.

TURKTIME: Yaşar Büyükanıt?

ERHAN GÖKSEL: İsmiyle müsemma olmayan bir Genelkurmay Başkanı.

TURKTIME: İlker Başbuğ?

ERHAN GÖKSEL: Önümüzdeki dönemin başrol oyuncusu.

TURKTIME: Kartel medyası?

ERHAN GÖKSEL: Türkiye’nin önünü tıkayan takoz.

TURKTIME: Fethullah Gülen?

ERHAN GÖKSEL: CIA!

TURKTIME: Aydın Doğan?

ERHAN GÖKSEL: İmparator.

TURKTIME: Turgay Ciner?

ERHAN GÖKSEL: Mehmet Ağar!

TURKTIME: Mehmet Emin Karamehmet?

ERHAN GÖKSEL: Mesut Yılmaz!

TURKTIME: Ahmet Çalık?

ERHAN GÖKSEL: Damat!

TURKTIME: Ertuğrul Özkök?

ERHAN GÖKSEL: İmparatorun orkestra şefi.

TURKTIME: Bekir Coşkun?

ERHAN GÖKSEL: Bir namuslu adam

TURKTIME: Ahmet Hakan?

ERHAN GÖKSEL: Başarılı bir gazeteci

TURKTIME: Engin Ardıç?

ERHAN GÖKSEL: Eski dostum

TURKTIME: Mehmet Barlas?

ERHAN GÖKSEL: Her devrin adamı

TURKTIME: Tuncay Özkan?

ERHAN GÖKSEL: Turgut Yılmaz

TURKTIME: İlhan Selçuk?

ERHAN GÖKSEL: Bir ağabey

TURKTIME: Fehmi Koru?

ERHAN GÖKSEL: Siyasi çizgisini başından sonuna kadar değiştirmemiş bir insan. Ben böyle bir adama saygı duyarım.

TURKTIME: Emin Çölaşan?

ERHAN GÖKSEL: İyi bir gazeteci

TURKTIME: Uğur Dündar?

ERHAN GÖKSEL: İyi bir televizyoncu

TURKTIME: Oktay Ekşi?

ERHAN GÖKSEL: Duayen Gazeteci

TURKTIME: Fatih Altaylı?

ERHAN GÖKSEL: Zeki bir tartışmacı ama gazeteci değil.

TURKTIME: Serdar Turgut?

ERHAN GÖKSEL: Gençlik arkadaşım

TURKTIME: Mehmet Altan?

ERHAN GÖKSEL: İyi bir akademisyen

TURKTIME: Ahmet Altan?

ERHAN GÖKSEL: İyi bir edebiyatçı

TURKTIME: Ergenekon?

ERHAN GÖKSEL: Türkler için en kutsal olması gereken kavram

TURKTIME: Müesses nizam?

ERHAN GÖKSEL: Dağıldı

TURKTIME: Telekulak?

ERHAN GÖKSEL: Cemaat

TURKTIME: Seçmen?

ERHAN GÖKSEL: Siyasileri sırtında taşıyan.

 

RÖPORTAJ: TALAT ATİLLA&ERSİN TOKGÖZ/TURKTIME

Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
    Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
 
   Toplam 132 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 3 yorum var.
süleyman karaca 26 Haziran 2009 Cuma 18:53

allah böylesıni başimiza getirmesin kıyamet alameti gibi allah sonumuzu hayır etsin

Yorumu oyla      0      1  

süleyman karaca 14 Eylül 2008 Pazar 

11- O diyor demesine de, ben burada bir Genelkurmay yetkilinin “işin Amerika ayağını” neden Sayın Göksel’den sorduğunu ve teyit istediğini anlayamadım. Ve son olarak açılımını bulamadığım soru, “Bütün anlatmak istediğim şu: Kurulu düzen yıkılmadıkça hiçbir şey değişmez. Kurulu düzen bir sacayağı. Kamuoyu yaratmak için siyaset, İstanbul sermayesi ve medya arasında bir sacayağı oluşmuş” iyi de neden elinizi taşın altına koymuyorsunuz? Bir de madem “Kartel, dizileri gerçek hayat gibi gösteriyor. Gerçek hayatta yaşanan dramları da dizi gibi sunuyor. Kadın 150 bin dolara yatıyor, herkes hülya peşinde. Ama orada yanan çocuk hastane bulamıyor, onu da dizi gibi izliyor televizyonda” diyorsanız, bunu değiştirmek için konuşmak yeterli mi dünya çapında etkinliği olan bir adan(!) için?

Yorumu oyla      0      0  

süleyman karaca 14 Eylül 2008 Pazar 

10- Siz mi yanıldınız yoksa o tarihten sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde bir şeyler mi değişti?” Sayın Göksel, “Ben Amerika’nın izni olmadan hareket olmaz dedim” e, sormazlar mı adama, kendi denetimlerindeki bir hava sahasına girerseniz bu tecavüzün karşılığı ne olur diye.. Ve Iraktan çekilmemizi de aynı sakat mantıkla değerlendiriyor. Oysa bunlar artık herkesin ezbere bildiği gerçekler. Bunların bir sır değeri yok. Sır değeri olan ise, bu sorunun devamında Göksel’in söylediği, “Harekatın bittiğini ben mesajla bildirdim üst elite ilk kez, haber oradan yayıldı. Sonra Talabani açıkladı” sözü üzerine “Haber kaynağınız neydi?” sorusuna karşılık, “Genelkurmay… Harekatı yöneten komutanlardan birisi biz neden çekiliyoruz dedi, işin Amerika ayağını sordu. Ben de nereden çıktı çekilme diyince çekilme emrinin verildiğini söyledi” diyor.

Yorumu oyla      0      0  

süleyman karaca 14 Eylül 2008 Pazar 

9- Yine bu gerçekler kategorisinde kendilerine danışmanlık yaptığı Özal’ı bir tarafa bırakacak olursanız geriye kalan Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Aydın Güven Gürkan, Hikmet Çetin, Deniz Baykal ve Mesut Yılmaz’ın bugünkü konumları ışığında ne derece başarılı bir danışman olduğunu da itiraf olarak görmek lazım. Kendisinin araştırma şirketi ile ilgili olarak, “Yutdışından zaman zaman Türkiye’nin durumu ile ilgili araştırma talepleri oluyor” sözleri, içerde karizmanın yok olduğunun da bir başka itirafı. Kartel medyasının kendisini “yok sayarak etkisizleştirmeye çalışıyor” olmasını Mesut Yılmaz’a bağlarken söylediği “Halk üzerinde pek gücü olmayabilir ama Mesut bey Türkiye’nin en güçlü adamlarından biridir. Almanya ve Rusya devletinin büyük müttefikidir” iddiası üzerinde düşünülmeye değer. Bu arada Aydın Doğan tarafından canlı yayında ağlatılmasına örttüğü senaryo, çok ilgi çekiciydi. Ve bir başka can alıcı soru; Turktime soruyor: “Siz 2007 de verdiğiniz bir röportajda sınır ötesi operasyon ve özellikle hava harekatının imkansızlığını dile getirmiştiniz ama ikisi de oldu.

Yorumu oyla      0      0  

süleyman karaca 14 Eylül 2008 Pazar 

8- Eğer zarf doğrulanırsa Gül vatana ihanetten yargılanabilir” diye de ilave ediyordu. 4- Son olarak Sayın Göksel’in dile getirdiği gerçekler konusunda da hakkını teslim etmem lazım; İş-Doğan’ın petrol kaçakçılığı iddiası, Türkiye’de sistemin dindarı da laiki de ezdiği, ülkenin bu çıkmazdan kurtuluşu için, “Türk halkının önünü tıkayan İstanbul Dükalığı dediğimiz 13-15 aileden oluşan İstanbul burjuvası, kartel medyası ve üçüncü olarak siyaset suçludur” tespiti, bu tespitinde “Kartel medyası ve İstanbul Dükalığı büyük bir imaj atağıyla Türkiye’deki bütün sorunların günah keçisi olarak siyaseti ortaya çıkartıyorlar. Üçüncü sırada olanı birinci sıraya çıkartıyorlar, kendi sorumluluklarını gizliyorlar. Bu sistemi değiştirmediğiniz sürece Türk halkını uyandıramazsınız. İkinci olarak, iyi bir savaşçı çıktığı zaman, savaşçının başarılı olması için arkasında halk desteği olması lazım. TÜSİAD’ın Ecevit’i ilanlarla yıktığı rezil dönemi, benim için TÜSİAD’ın yüzkarası dönemidir, o TÜSİAD bile milliydi. Bu günkü TÜSİAD gayri millidir” ifadelerini imzalamamak mümkün değil.

Yorumu oyla      0      0  

 
Kızılay Başkanı Küçükali Turktime'a Konuştu: Veli Küçük'ün Kızılay’dan İhale Aldığını Sizden Öğrendim!
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali'den Turktime'a çarpıcı açıklamalar: ...
Türköne Konuşuyor: Eşimle Aram Kötü Olursa, Ak Parti'ye Muhalefet Ediyorum… MİT İşe Yaramaz, İlhan Selçuk Faşist, Çatlı Arkadaşımdı... Türkeş Bana Komünist Derdi…
Zaman’dan başka gazetede yazmam… Çok yakında medya savaşı çıkacak… Milliyetçilik ...
Cem Uzan Turktime'a Konuştu: Beni Kesebilirsin, Öldüerbilirsin ama Bana İnananlara İhanet Ettiremezsin!!!
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan Türk Basınında evinin kapılarını ilk ...
MENDERES TURKTİME'A KONUŞTU! : “AĞAR, DEMOKRASİNİN YANINDAN BİLE GEÇMEMİŞTİR!”
Sağ siyasetin patent sahibi ve DP’nin biyolojik ve siyasi varisi Aydın ...
 
 
BAŞÖRTÜSÜ ÖZ DEĞİL, SEMBOLDÜR!
(TURKTİME-ERSİN TOKGÖZ) 5 bini aşkın üyesi ile Türkiye’nin ...
Emin Çölaşan Turktime'a Konuştu
(ÖZEL-TURKTİME) Türk basının usta kalemi, Hürriyet Gazetesi yazarı Emin ...
 
 
İşçi Partisi:

İşçi Partisi:

Operasyonun gerçek sahibi biziz!

Ülkede adalet yok!
CHP Lideri Kılıçdaroğlu:
Demirtaş Erdoğan'a çattı:
CHP'li Tanrıkulu ateş püskürdü:
Kılıçdaroğlu Erdoğan'a sordu:
Bedreddin Dalan Mahkemeye başvurdu:
Arınç'tan şaşırtan İsrail açıklaması:
Ankara Seçimleri ile ilgili flaş gelişme:
CHP'li Koç'un hedefinde 'Erdoğan' vardı:
İhsanoğlu'ndan Erdoğan'a 'sayemizde' yanıtı:
Bunları Sakın Dolaba Koymayın!

Bunları Sakın Dolaba Koymayın!

2+2 Gerçekten 5 mi?

2+2 Gerçekten 5 mi?

 
 
     
 
 
Turktime.com®
• Künye
• İletişim
• Reklam
• Google +
 
Tüm Kategoriler
• Güncel • Spor
• Siyaset • Dünya
• Medya • Kültür
• Foto Galeri • Ekonomi
• Video Galeri • Röportaj
• Sağlık • Tekzip
• Aktüel • Yazarlar
 
Bağlantılar
• Günün tüm haberleri
• Sitene haber ekle
• RSS
• Facebook
• Twitter
• Giriş sayfam yap
• Sık kullanılanlar ekle
 
Popüler Kelimeler
• chp
• yolsuzluk
• Başbakan Erdoğan
• gazze
• telefon
 

 

 
  Copyright © 2003 - 2011 Turktime.com   • info@turktime.com