7 NİSAN 2006 günü, Hürriyet Gazetesi'nin İstanbul baskısının 26'ncı sayfasında bir fotoğraf yayınlandı.
Fotoğrafı çeken kişi Anadolu Ajansı'nın muhabiri Hakan Göktepe'ydi.
Fotoğraf aynen şöyleydi:
Bir Türk subayı, türbanlı bir kadının önünde eğilmiş elini öpüyordu.
Bu Türk subayı, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tı.
Elini öptüğü kadın, Mükremin Başaran adlı bir şehit onbaşının annesiydi.
Şimdi Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın, GATA'ya sokulmaması ile ilgili haberleri ve yorumları okurken bu fotoğrafı hatırladım.
Aklıma bir başka fotoğraf daha geldi.
O da Hilmi Özkök'ün Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, Genelkurmay internet sitesine konmuş bir fotoğraftı.
O da, Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan bir törende çekilmişti.
Fotoğrafta Orgeneral Hilmi Özkök, iki türbanlı kadınla birlikte görülüyordu.
Bu fotoğraflara bakınca, askeri mekânlara türbanla girmek isteyenlerin neden engellenmeye çalışıldığını bir türlü anlamam.
Bir şehidin türbanlı annesinin elini öpen komutanın, ilerde Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, ülkenin Başbakanının başı türbanlı eşi niye GATA'ya sokulmaz?
O fotoğraftan 4 gün önce, yani 3 Nisan 2006 günü ise Hürriyet'in manşetinde çok ilginç bir haber vardı.
"Arka kapıdan gelen ziyaretçi" başlıklı bir haberdi bu.
Dönemin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül GATA'ya yatırılmış, eşi Hayrünnisa Gül, ziyaretine gelmiş ancak arka kapıdan içeri alınmıştı.
O haber başıma epey iş açmıştı.
Çünkü Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu habere büyük tepki göstermiş, sözcüsü Namık Tan, Hayrünnisa Hanım'ın ön kapıdan girdiğini açıklamıştı.
Biz de bu düzeltmeyi yayınlamıştık.
Üst düzey bir komutan da haberi yapan Fatih Çekirge'ye,"Komutanlar katına türbanlı giriş olmaz. Ama tabii bir bakanımızın eşi kalabalık olmayan bir saatte gelmiş olabilir. Bu da sonuçta insani bir durumdur" demişti.
O gün bu ziyarete "insani bir durum" olarak bakan Genelkurmay, Başbakan'ın eşine neden izin vermez?
Bazı yorumcular bunu komutanların farkına bağladılar.
Çünkü Gül'e izin verilen dönemde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'tü,
Ama Erdoğan'ın eşinin gitmek istediği dönemde Yaşar Büyükanıt'tı.
Buradan çıkarak Özkök demokrat, Büyükanıt "laikçi" olarak etiketlendiriliyor.
Öyleyse öteki fotoğrafa ne diyeceğiz?
Cevap şu olacaktı.
"O fotoğraf dışarda çekildi. Orduevi olsa sokmazlardı..."
Haksız da değiller.
Zaten benim de merak ettiğim şey bu.
Dışarda türbanlı bir annenin elini öpen komutanlar, onları kapalı çatılar altına niye sokmazlar.
Ertuğrul Özkök - Hürriyet
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...