Sezer, durumu ‘dikkat çekici’ olarak niteledi.
“Savcılık, Yargıtay’ın cevabını beklemedi”
Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ’un avukatı Sezer, “Yargıtay’ın kararı beklenmeden dosya mahkemeye gönderildi” diyerek özel yetkili savcılığa tepki gösterdi.
Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer, İstanbul özel yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin, Yargıtay’a yaptıkları başvurunun sonucunu beklemeden soruşturma dosyasını mahkemeye göndermesine yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Sezer, durumu ‘dikkat çekici’ olarak niteledi. İnternet Andıcı soruşturması kapsamında tutuklanan Başbuğ’un avukatı Sezer, müvekkili hakkında hazırlanan iddianamenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulmasını yazılı açıklama ile değerlendirdi. Sezer, bir kimseye aynı zamanda, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanı, hem de ‘Silahlı Terör Örgütü’nün yöneticisi demenin, her şeyden önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve onun komutanına yöneltilebilecek en ağır suçlama olduğunu belirtti.
İddianame bize verilecekti
6 Ocak 2012 tarihinde müvekkilinin tutuklandığını, bir hafta sonra da Anayasa’nın 148. maddesi gereğince göreve ve tutuklama kararına itiraz edildiğini anımsatan Sezer, itirazların İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini. 20 Ocak 2012 tarihinde de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat edilerek, telafisi mümkün olmayacak zararlara meydan verilmemesi için Anayasa’nın 148. maddesi gereğince soruşturma dosyasının derhal istenmesini talep ettiğini kaydetti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvurunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı olarak bildirildiğini ve verilecek karara kadar beklenilmesinin talep edildiğini kaydeden Sezer, Başbuğ’un Anayasa Mahkemesi’nde yargılanması konusunda Yargıtay’a yapılan talebe ilişkin karar beklenilmeden, iddianamenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiğini ifade etti. İddianamenin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından kendilerine verileceğini belirten Sezer, şöyle dedi:
En ağır suçlama
“Anayasa’nın 117. maddesine göre, Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetler’in komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı namına yerine getirir. Bir kimseye aynı zamanda, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanı, hem de Silahlı Terör Örgütü’nün yöneticisi demenin, her şeyden önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve onun komutanına yöneltilebilecek en ağır suçlama olduğu kanaatindeyiz.” Savcılığın yönelttiği suçlamaların kişisel sınırda kaldığını iddia etmenin düşünülemeyeceğinin altını çizen Sezer, suçlamaların Başbuğ’un yalnızca Genelkurmay Başkanlığı görev süresini kapsadığını kaydetti. Sezer açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlamasının temel dayanağının ‘İnternet üzerinden hükümet aleyhine propaganda yapılması’ iddiası olduğu düşünülmektedir.”
yeniçağ
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
Bunlar da ilginizi çekebilir...